Özet (TL;DR) @ 2018-08-29T20:28:00.000Z: Yücel Özdemir’e göre Almanya, yeniden stratejik ittifaklar oluşurken süreçten karlı çıkmanın planlarını yapıyor. Trump yönetimi yüzünden Almanya’nın ABD ile ayrımlarına dikkat çeken Özdemir,…
Yucel Özdemir'e gore Almanya, yeniden stratejik ittifaklar oluşurken sureçten karlı çıkmanın planlarını yapıyor. Trump yonetimi yuzunden Almanya'nın ABD ile ayrımlarına dikkat çeken Özdemir, Turkiye'ye yoneltilen eleştirilerin ise geçici olduğunu ve Berlin'in rotasını stratejik çıkarların belirlediğini belirtti.
Turk hukumeti, ABD ile siyasi ilişkilerindeki sorunlar içerideki ekonomik krizi kamçılar gorunurken, yuzunu yeniden Avrupa'ya çevirmiş gorunumu çiziyor. Özellikle AB'nin oncu gucu Almanya 'nın Ankara'ya mali yardımda bulunmanın yollarını aradığı haberleri yansırken, Turk bakanların Dorduncu Reform Eylem Grubu (REG) toplantısı tuzenlemesi dikkat çekti. Ankara onumuzdeki hafta Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas'ı ağırlayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Berlin'e konuk olacak.
Yeni donemde Turkiye Almanya ve AB ilişkilerini Evrensel Gazetesi'nin Almanya temsilcisi, gazeteci ve yazar Yucel Özdemir ile konuştuk.
' YUNANİSTAN'A YAPILAN YARDIM BİÇİMİ TÜRKİYE'YE UYGULANAMAZ'
Yucel Özdemir, Almanya'nın Turkiye'ye acil mali kredi açılacağı yolunda çıkan haberleri değerlendirirken, Yunanistan'a yapılan turden bir mali yardımın soz konusu olamayacağının altını çizdi. Özdemir, Almanya Maliye Bakanı Olaf Scholz'un Turkiye'nin IMF'den borç almayı onerdiğini belirtti:
"Bu zorunluluktan bir araya gelme goruntusu aslında. Çok da isteyerek değil, hem Avrupa birliği hem de Turkiye, Amerika'nın bunlara almış olduğu tutumdan dolayı bir araya geldiler. Burada doğrudan Amerika'nın baskısından çok hem Turkiye'nin hem Avrupa Birliği'nin gelecek ile ilgili planlarına dair yapmış olduğu hesaplar daha ağırlıklı basıyor. Özellikle Avrupa Birliği açısından baktığımızda uzun zamandır Amerika ile olan ilişkiler değişik şekillerde tartışılıyordu. Donald Trump ise bu sureci hızlandırdı. Almanya'da bir haftadır ilk başta koalisyon hukumeti SPD Genel Başkanı Andrea Nahles gundeme getirmişti. 'Evet, Turkiye'ye yardım edebiliriz' dedi. Aslında bu biraz tabuydu. Bu kadar tartışmalı olan bir ulke ve Erdoğan'a biz nasıl yardım edebiliriz diye bir tartışma çıktı. Ve bu tartışmanın geldiği noktada Hristiyan Demokratlarla Sosyal Demokratlar arasında 'Evet, Turkiye'nin bu zor durumdan çıkması gerekiyor. Turkiye'ye el uzatılması gerekiyor' dendi. Almanya'nın maddi olarak bir problemi yok ama bunu Avrupa Birliği çatısı altında mı yapması gerekiyor, bu konudaki tezlere hemen itirazlar geldi. Avrupa Birliği çerçevesinde tıpkı Yunanistan'a yapılan bir yardım biçimi şu anda uygulanamaz. Çunku Yunanistan bir Avrupa Birliği ve avro bolgesi ulkesiydi ve ona ozel programlar hazırlandı ve ağır şartları var. Turkiye bu kategori içerisine giremez denildi. Geçen hafta De Spiegel dergisinde Alman Maliye Bakanı Olaf Scholz'un ağzından açık bir şekilde Turkiye'ye IMF adresi gosterildi. Gelecekte Almanya tek başına Turkiye'yi kurtarmak için bir program hazırlar ve uygularsa bu Avrupa Birliği uyesi ulkelerle de buyuk sorun olacağının farkında. Avrupa Birliği'ni once yanına alma ondan sonra da bu işi mumkun olduğunca IMF gibi uluslararası kurumlarla halletmek şu an ağırlık konusu."
' AB KRİZİ TEK BAŞINA ÇÖZME SÜRECİNE GİDERSE, ABD İLE YENİ BİR ÇATIŞMA NOKTASI ÇIKAR'
Özdemir'e gore Avrupa Birliği, Turkiye'deki ekonomik krizi tek başına çozme yoluna giderse, ABD ile arasında İran yuzunden yaşanan gerilime benzer yeni bir çatışma noktası çıkar. Özdemir, Avrupa Birliği'nin Turkiye'yi yalnız bırakmamaya dikkat ettiğini belirtti:
"Turkiye tarafının da IMF'den borç alma konusunda katı bir tutumu var. Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın Almanya'ya yapacağı ziyarette asıl olarak bu konunun konuşulacağı konusunda yoğun goruşler var. 'Yardıma hazırız, gerekli para var. Ama yeter ki bunu uluslararası ekonomik kurallar içinde yapalım' diyorlar. Benim tahminim, Avrupa Birliği bunu IMF ile halletmeye çalışacak. Aksi takdirde IMF'den bağımsız sadece Avrupa Birliği, Turkiye'yi aday uyelik muzakereleri başlamış bir ulke statusune koyup tek başına çozme surecine girerse Amerika ile yeni bir çatışma noktası çıkacak. İran uzerindeki tartışmanın bir benzeri bu sefer Turkiye uzerinde yaşanacak. Ama Turkiye'yi de yalnız bırakmamaya dikkat ediyorlar."
' STRATEJİK ÇIKARLAR BELİRLEYİCİ'
Özdemir, Almanya ile yaşanan krizin zirve noktasının Deniz Yucel olduğunu hatırlattı. Özdemir'e gore, Turkiye'ye yoneltilen insan hakları ya da basın ozgurluğu ile ilgili eleştiriler geçici, belirleyici olanlarsa stratejik çıkarlar:
(C) REUTERS / Axel Schmidt
"Son 3-4 yıldır Turkiye ile Almanya hattı uzerinde yaşanan gerilime baktığımızda bu normalleşmenin çok kolay olmayacağını tahmin ediyorduk. Çok buyuk sarsılma olmazsa Almanya, Turkiye konusunda bu kadar laf soyledikten sonra, Turkiye de Almanya'ya bu kadar laf soyledikten sonra bu kadar kolay olmaz. Bu krizin en zirve noktası Deniz Yucel'in tutuklanması. Bu zirveden inişse yine Deniz Yucel'in serbest bırakılması. Çunku Almanya'nın Deniz Yucel'in serbest bırakılması konusundaki katı tutumu belli bir şekilde sonuç getirdi. Ondan sonra da peyderpey cezaevlerindeki Alman vatandaşları serbest bırakıldı. Bu hafta da Meşale Tolu hakkında 15 yıl hapis cezası istenmesine rağmen Almanya'ya gelmesine izin verildi. Şu an Alman basınında yer alan haberlere gore sadece 3 Alman vatandaşı Turkiye cezaevlerinde. Almanya kendi vatandaşlarıyla ilgili durumu çozup yoluna devam etmek istiyor. Turkiye'deki insan hakları, demokrasi, basın ozgurluğu yine dile getirilecek ama bunlar pek onemli olmayacak. Alman hukumetleri hep bunu yapıyor. Suudi Arabistan'a gittiğinde de aynı şeyi yapıyor, eleştirdiği Çin'e gittiğinde de aynı şeyi yapıyor. Geçen hafta Merkel Kafkasya'daydı. Alman kamuoyu içerisinde yoğun eleştiri gelmişti ozellikle Azerbaycan'daki uygulamalar konusunda. Orada da bazı duzenlemeler olsun dedi ama Azerbaycan'ın bizim için enerji yatırımları açısından değeri çok buyuk dedi Merkel. Bu bakımdan stratejik çıkarlar belirleyici. Bu turden insan haklarının geçici eleştiriler olduğunu biz biliyoruz. Ama bugun Erdoğan'ı karşılamak için hazırlanması Almanya için bunu bir kez daha doğruladı."
' ALMANYA ARTIK YENİ PARTNERLERLE HAREKET EDİYOR'
Özdemir'e gore, Almanya dunya siyaseti içerisinde kimlerle beraber hareket edeceğine dair bir strateji belirlemeye çalışıyor. Özdemir, Almanya'nın artık ABD'nin istediği şekilde hareket etmeyeceğinin altını çizdi:
"Heiko Maas geçen hafta bir gazeteye yazdığı yazıda zaten Amerika ile ilişkileri stratejik ortaklıktan çıkardı, normal ortaklığa donuşturdu. Bu bakımdan artık Almanya, Amerika'nın her istediğini değil, yeni partnerlerle birlikte hareket ediyor. Bu partnerler içerisinde Rusya ile siyaseti de Amerika'nın istediği gibi olmayacak, İran ile da istediği tarz bir siyaset olmayacak. Onun için yeniden stratejik ittifaklar oluşurken Almanya da bu ittifaklar içerisinde şu anda Turkiye'nin zor durumunu gozeterek burada sureçten karlı çıkmanın planlarını yapıyor. Maas'ın ziyareti onceden gundemde değildi. Son anda gundeme geldi. En azından biz gazetecilerin bildiği bir goruşme değildi. Bu demektir ki dış siyasette Rusya ile bolge ile ilgili planlarda Almanya 'Ben de var olmak istiyorum' diyor. Var olmak istediğinde Turkiye'nin de bir şekilde kendi planlarını onaylayacağı bir hesap içerisinde.
' BERLİN'DE ERDOĞAN'A SESSİZ SEDASIZ BİR KARŞILAMA OLMAYACAK'
Almanya'da yaşanan Erdoğan heykeli krizine de değinen Özdemir, benzer bir krizin Erdoğan'ın Almanya ziyaretinde de yaşanacağını belirtti:
"Heykel bugun kaldırıldı. Wiesbaden Belediyesi'nin devreye girmesiyle bu kadar gerilim yaratan bir heykelin kent merkezinde olmasını istemiyoruz denildi. Çunku hakikaten herkes bir şok içerisine girdi. Almanya'da herkesin bu kadar karşı çıktığı kişi birden çıktı kent merkezinde heykeli dikildi 4 metre. Bienalin sozcusu, 'Biz ozgur bir ulkeyiz. Herkesin kendi duşunceleri ifade etmesi gerekiyor' dedi. Ama heykelin etrafında toplanan Almanlar tepki gosterdiler. Basın ozgurluğunu, insan haklarını bu kadar ihlal eden ve açıkça diktator olarak tanımlanan bir kişinin heykelini bu kentte istemiyoruz dediler. Bu sefer de Erdoğan yanlıları korumak için harekete geçti. En sonunda belediye bu gerilim daha fazla uzamasın diye kaldırdı. Ama bu gerilim Erdoğan, Almanya'ya geldiğinde de ortaya çıkacak. Berlin'de sessiz sedasız bir karşılama olmayacak. Devlet protokolu çerçevesinde bir karşılama olacak ama sokaklar Almanlar, Kurtler, Turkler şimdiden Erdoğan'a buyuk bir karşılama toreni hazırlamayı duşunuyor."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.