Özet (TL;DR) @ 2018-08-29T19:07:07.000Z: Türkiye'nin alternatifsiz olmadığını herkesin göreceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizi ekonomi üzerinden sıkıştırmaya çalışıyorlar ama bu dalgayı atlatacağız" dedi. Ankara'da…



Son dakika haberi! Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bir şairimizden esinlenerek soylediğim gibi biz her biri top gullesi niyetiyle atılan manşetlerle koşelerini kurşun gibi kullanan kalemşorlerle çarpışa çarpışa bugunlere geldik." dedi. Başkan Erdoğan, Sheraton Otel'de duzenlenen Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği 2017 Yılı Medya Oscarları Ödul Torenine katıldı.Erdoğan, katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmada, bu yıl odul alacak medya mensuplarını tebrik etti. 1979'dan beri bu odulleri veren derneği, sektoru kucaklayan istikrarlı çalışmaları sebebiyle tebrik eden Erdoğan, radyo ve televizyon kuruluşlarında gorev yapanlara çalışmalarında başarılar diledi, geride bırakılan Kurban Bayramı'nı bir kez daha kutladı.Erdoğan, bu sektorde ebediyete irtihal edenlere Allah'tan rahmet diledi.

" GAZETECİLİK MESLEĞİ KÖKLÜ VE ÖNEMLİ BİR İŞ"

Haberleşmenin insanlıkla birlikte ortaya çıkmış ve gunumuze kadar kesintisiz şekilde farklı biçimlerle gelmiş bir ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bu ihtiyaç guvercinden dumana, atlı ve yaya ulaklardan, geçmişi milattan onceye kadar uzanan yazılı dokumanlara kadar pek çok yontemle karşılanmaya çalışılmıştır. Matbaanın keşfiyle birlikte bu alanda yeni bir donem açılmıştır. Daha once el yazması veya tahta harflerle sınırlı sayıda çoğaltılan eserler, matbaanın icadıyla çok sayıda ve uygun maliyetlerle uretilmeye başlanmıştır." diye konuştu.Haberleşmede çığır açan bir başka donum noktasının da radyo ve televizyonun keşfedilmesi olduğuna işaret eden Erdoğan, "Radyo ve televizyon yayıncılığı her geçen yıl buyuk gelişmeler gostererek gunumuze kadar gelmiştir. Bu arada haberleşmede bir başka donum noktası icadı olan interneti de ozellikle zikretmemiz gerekiyor. Temelleri 1960'larda atılan, ulkemizde de 1990'lı yıllardan beri gunluk hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen iletişim aracı, sosyal medya ve diğer işlevleriyle hala gelişmeye devam ediyor. Bu kısa medya tarihini sizlere hatırlatmamın sebebi gazetecilik mesleğinin ne derece koklu ve onemli bir iş olduğunun altını çizmektir." değerlendirmesinde bulundu.

" ZAMAN KAZANDIRICI YÖNÜ YANINDA KONTROL EDİCİ TARAFLARI DA TARTIŞILIYOR"

Matbaa, radyo, televizyon, internet derken, bugun gelinen noktada medya araçlarının olmadığı bir hayatı neredeyse tahayyul edemez hale gelindiğine dikkati çeken Erdoğan şoyle devam etti:"Medyanın hayatımıza bu kadar girmesiyle birlikte kolaylaştırıcı ve zaman kazandırıcı pek çok yonu yanında kontrol edici ve yonlendirici tarafları da tartışılmaya başlanmıştır. Bu çerçevede kuresel koy, eşik bekçiliği, suskunluk sarmalı, enformasyon toplumu gibi pek çok teori geliştirilmiştir. Bugun baktığımızda, haberlerden sinemaya eğlence programlarından çizgi filmlere kadar medya içeriğinin onemli bolumunun belli odakların tekelinde olduğunu goruyoruz. Medyanın tekelleşmesi, giyim kuşamın, mimarinin, yeme içme alışkanlıklarının daha pek çok bireysel ve toplumsal davranışın da tek duze haline gelmesine yol açıyor. Gorevimiz gereği dunyada ayak basmadık ulke neredeyse bırakmadık. Gittiğimiz her yerde aşağı yukarı aynı kıyafetleri giymiş insanlar, aynı mimariyle inşa edilmiş şehirler, aynı eşyalarla donatılmış mekanlar goruyoruz. Ziyaret ettiğimiz ulkelerin yerel unsurları sadece otantik gosteriler ve sergiler olarak karşımıza çıkıyor. Turkiye'nin de bu tek duzeliğin dışında olmadığını uzulerek ifade etmek isterim."AK Parti iktidarları doneminde kişisel gayretiyle ilhamını kendi tarihinden, medeniyetinden alan bir mimari anlayışı geliştirmek için çok çalıştıklarını anlatan Erdoğan, "Medyada da boyle bir yaklaşımla uretilmiş eserlerin, yer alması konusunda ciddi çaba gosterdik." şeklinde konuştu.Yapılan guzel işlerin de varlığına işaret eden Erdoğan şunları kaydetti:"Ama hala tum dunyayı kuşatan kısırlığın dışına çıkamadığımız da bir gerçektir. Medyadan başlayıp, gunluk hayatımızın her alanına kadar bu sureci siyasi, ekonomik, kulturel, sosyal pek çok sebebi olduğunu biliyoruz. Bizim 40 yıllık siyasi hayatımızdaki tecrubelerimizden çıkardığımız sonuç şudur; şayet ulke ve millet olarak guçluyseniz, kendi ozgurluğunuzu koruma şansına sahipsiniz. Boyle bir gucunuz yoksa ya kendinizi dunyadan tecrit edeceksiniz ki artık boyle ornekler pek kalmadı ya kuresel duzene tabi olacaksınız. Bizim yontemimiz daha farklı. Biz ne tabi olmayı ne tecrit olmayı tercih ettik. Bizim tercihimiz guçlu hale gelmekten yana oldu. Bunun için geçtiğimiz 16 yılda Turkiye'yi 3,5 kat buyuttuk, geliştirdik, zenginleştirdik. Bunun için ulkemizi her alanda kendi ayakları uzerinde durur hale getirmeye çalıştık. Bunun için 81 vilayetimizin tamamının ve 81 milyon vatandaşımızın her birinin ulkemizin zenginliğinden pay alabilmesini sağlamaya gayret ettik. Bunun için vesayet odaklarından darbecilere, siyasi madrabazlardan ekonomik tetikçilere kadar herkesin karşısında milletimizle birlikte dimdik durduk. Bunun için her alanda yerli ve milli vurgusu yaptık, yapmaya devam ediyoruz."Sadece 15 Temmuz mucadelesinin bile millet olarak bu yondeki kararlılığın en somut orneği olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Açık konuşmak gerekirse İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanlığına aday olduğumuz gunden itibaren bize en çok saldıranların, bizi en çok linç etmeye çalışanların başında kusura bakmayın medya geliyor. Ana akım medya ulkemizde eskiden beri vesayetçilerle darbecilerle mandacılarla birlikte hareket etmiştir. Milletin yanında durmak yerine marjinallerin safında yer almayı maharet sanan medyaya karşı da çok buyuk mucadeleler verdik." dedi.

" KÖŞELERİNİ KURŞUN GİBİ KULLANAN KALEMŞÖRLERLE ÇARPIŞA ÇARPIŞA BUGÜNLERE GELDİK"

Başkan Erdoğan, "Bir şairimizden esinlenerek soylediğim gibi biz her biri top gullesi niyetiyle atılan manşetlerle koşelerini kurşun gibi kullanan kalemşorlerle çarpışa çarpışa bugunlere geldik." yorumunu yaptı. Hukuka da vicdana da ahlaka da sığmayacak bir mahkeme kararıyla mahkum edildiğinde, kendisi için atılan "Muhtar bile olamaz" manşetlerini unutmadığını dile getiren Erdoğan, şunları soyledi:"Şahsımız, hukumetimiz, partimiz aleyhine yazılan, çizilen, atılan iftiraların, yapılan çarpıtmaların haddi hesabı yoktur. Gezi ihanetini 'sosyal tepki', 17-25 Aralık emniyet yargı darbe girişimini 'hukuka saygı', çukur eylemlerini 'sivil direniş', 15 Temmuz'u 'tiyatro' olarak gostermeye çalışanlar, operasyonlarını hep medya uzerinden yuruttuler. Teroristlere guzellemeler yapan, milleti aşağılayan, hor goren, hakir goren bir zihniyet yıllarca medyada baş tacı edildi. Millete 'gobeğini kaşıyan adam' , 'bidon kafalı', 'koyun' diyerek ve daha nice ifadelerle en ağır hakaretleri yapanlar hep kusura bakmayın medya mensupları değil miydi?"Turkiye'nin geçirdiği buyuk değişimden medyanın da nasibini aldığını belirten Erdoğan, "Bugun artık eskisine gore hakikatlere daha saygılı, haberlerinde, yayınlarında daha dengeli bir medyamız olduğuna inanıyorum." diye konuştu.Ödul toreni vesilesiyle birlikte olunan Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği'nin de bu donuşume onemli katkıları olduğunu duşunduğunu dile getiren Erdoğan, bir kez daha dernek yonetimini ve uyelerini tebrik etti.Erdoğan, Turkiye'nin bulunduğu coğrafyanın tarihin her doneminde cazip bir yer olduğunu, neredeyse insanlık tarihiyle eşit bir geçmişi olan bu coğrafyaya sahip olabilmek için toplumların nice buyuk fedakarlıkları goze aldığını anlattı. Geçen Pazar gunu Malazgirt'te, bundan oncesinde Ahlat'ta, Anadolu'yu yurt haline getiren zaferin sahibi olan ecdadı coşkuyla andıklarını anımsatan Erdoğan, "Bundan sonra hem Ahlat'ta, çunku orada bir cumhurbaşkanlığı koşku butik de olsa yapacağız. Sayın Bahçeli'nin de oyle bir ricası oldu. İnşallah, onu kısa zamanda yetiştireceğiz. Önce Ahlat, çunku Sultan Alparslan otağını orada kurmuştu. Biz de otağımızı orada kurup orada Malazgirt'e geçeceğiz. Tarih, ibret alınırsa tekerrur etmez ve biz bunu yaşayacağız, yaşatacağız. Bundan sonra hem Ahlat'ta hem Malazgirt'te ecdadın hatırasını yaşatmaya devam edeceğiz." açıklamasında bulundu.

" TERÖR ÖRGÜTLERİ VASITASIYLA DIŞARDAN TAZZİKE BAŞLADILAR"

Bin yıldır acısıyla, tatlısıyla sahip olunan bu coğrafyaya çok daha sıkı sahip çıkılması gereken bir donemden geçildiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:"Ülke ve millet olarak son 150-200 yıldır surekli savunmada kalmak, surekli gerilemek mecburiyetinde kaldık. Her biri canımızdan birer parça olan nice vatan topraklarını gozu yaşlı, kalbi kırık bir şekilde geride bıraktık. Bugun kadim coğrafyamızın hangi koşesine gitsek, bizi anlatan eserler, hatıralar, izler bulmaya devam ediyoruz. Tavsiye ediyorum, Ahlat'a muhakkak gidin ve 8 bini aşkın o kabristandaki kabirleri gormek, inanıyorum ki sizlere ayrı bir cesaret verecektir. Orada bambaşka bir tarih var.Bunun için diyoruz ki Turkiye, mevcut fiziki sınırlarından ibaret bir ulke değildir. Aynı şekilde Turk milletini de bu sınırlar içinde yaşayanlardan ibaret goremeyiz. Bu ulkenin ve milletin gerisinde koskoca bir medeniyet, koskoca bir tarih, koskoca bir birikim vardır. Ülkemizin sınırları başkadır ama gonlumuzun sınırları bambaşkadır. Bunun için biz ulkemizin sınırları içinde vatandaşlarımıza en iyi, en guzel, en ileri hizmetleri sunmakla kalmıyor, her fırsatta gonul sınırlarımız içindeki kardeşlerimizle de kucaklaşmaya onem veriyoruz." Erdoğan, 1 Eylul'de Kırgızistan'a giderek Turk Cumhuriyetleri temsilcileriyle uç boyunca bir araya geleceklerini ve toplantılar yapacaklarını anlattı. Erdoğan, sozlerine şoyle devam etti:"Turkiye'nin bu onurlu ve kapsamlı politikası, birilerini rahatsız ediyor. Geçtiğimiz 5 yılda ulkemizin uzerine bu kadar çok gelinmesinin sebebi işte budur. Farklı toplum kesimlerini tahrik edip ulkemizi iç kargaşaya surukleyemeyince bu defa teror orgutleri vasıtasıyla dışardan tazzike başladılar. Yaptığımız sınır otesi operasyonlarımızla bu projeyi de akamete uğrattık.Şimdi ekonomi uzerinden bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Turkiye'nin ekonomide çozmesi gereken yapısal sorunları elbette mevcuttur. Biz bunları zaten biliyor ve çozmek için çalışıyoruz. Ancak, bunların hiçbiri son zamanlarda yaşadığımız hadiseleri açıklamaya yeterli olamaz. Nitekim, birileri ulkemizi ekonomi uzerinden koşeye sıkıştırmaya çalıştıklarını açıkça da ifade etmekte çekinmiyorlar. İnşallah biz bu dalgayı da atlatacağız. Altyapımız, bunu atlatmaya zaten inanıyorum ki kabiliyetlidir, o gucu de vardır. Gerek ekonomi yonetimimiz, gerek devletimizin diğer kurumları ihtiyaç duyulan tedbirleri alıyorlar, alıyoruz."

" BİZİ BU TEHDİTLERLE YILDIRMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin elindeki kaynakların seferber edildiğini, yurt dışındaki dostların da çok ciddi rakamlarla mucadeleye destek vermeye başladıklarını soyledi.Bu surecin hem ekonomik hem de siyasi bakımdan yeni bir sıçrama donemine girişine vesile olacağına inandığını belirten Erdoğan, şoyle devam etti:"Turkiye'nin, alternatifsiz olmadığını herkes gorecek. Biz tum ilişkilerimizi tek taraflı kazanma değil, birlikte kazanma uzerine kuran bir ulkeyiz. Turkiye'yle birlikte hareket etmenin herkes için karşı bir tercih olduğunu bugune kadar beraber çalıştığımız herkese gosterdik ancak NATO'da birlikte stratejik ortak olduğumuz bir ulkenin, kalkıp da Turkiye gibi NATO içerisinde, ilk uçun içerisinde yer alan bir stratejik ortağına bu şekilde yaklaşımlarda bulunmasını hiçbir cumle ifade edemez.Şunu çok açık, net soyluyorum, bize boyle tehditlerle, bize ileri geri ifadelerle geri adım attırmak mumkun değil. Biz, oyle bir tarihin varisleriyiz ki bizi bu tehditlerle yıldırmak mumkun değildir. Demek ki onlar bu milleti tanımadılar ama tanıyacaklar. Biz bir oluruz, bin diriliriz, yapımız bu, karakterimiz de bu. Vatandaşlarımız ve yuzlerce milyon dostumuzla, kardeşimizle birlikte aydınlık bir geleceğe doğru yuruduğumuzden en kuçuk bir şuphemiz yoktur."Doğru bir yolda ilerlediklerine olan inancını dile getiren Erdoğan, hedefsiz bir ulkenin pusulasız bir gemi gibi olduğuna ve ne tarafa gideceğini bilemeyeceğine işaret etti. Turkiye'nin çok net hedeflere sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, 2023 vizyonunu ilan ettikleri 2011 yılından bu gune aynı rotada yurumeyi surdurduklerini vurguladı.Kısa ve orta vadede 2023 hedeflerine sıkı sıkıya sahip çıktıklarını belirterek, "Hayata geçirdiğimiz her proje, başlattığımız her program, inşa ettiğimiz her eser bizi 2023 hedeflerimize bir adım daha yaklaştırmaya yoneliktir. İnanmak, başarmanın yarısıdır. Biz 2023 hedeflerimize ulaşacağımıza yurekten inanıyoruz, sadece bununla da kalmıyor, sonraki nesillere de 2053 ve 2071 vizyonlarımızı emanet ediyoruz." ifadelerini kullandı.Erdoğan, gençlere ve çocuklara 16 yılda kurdukları bu altyapı uzerinde hayallerini gerçekleştirecekleri bir Turkiye bıraktıklarını vurgulayarak, "Umutsuzluğu kufurle eşdeğer goren bir kulture mensubuz. Hiç kimse milletimizin içini karartacak, şevkini kıracak, kafasında ve gonlunde şuphe uyandıracak yollara boşu boşuna tevessul etmesin. Turkiye'nin girdiği her mucadeleden sadece ayakta değil aynı zamanda kazançlı bir şekilde çıkmasından başkaları rahatsız olabilir ama bu ulkenin hiçbir ferdi, hiçbir kuruluşu boyle bir hakka sahip değildir." diye konuştu.Bu memleketin havasını teneffus edip, ekmeğini yiyip, suyunu içip, tum imkanlardan en ust duzey faydalanıp, Turkiye'nin yuzustu yere kapaklanmasını heyecanla bekleyenler olduğunu gordukleri değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:"Milletimize ve onun temsilcisi olarak gordukleri, şahsımıza karşı duydukları husumeti, ulkenin felaketini dileyecek kadar ileri goturenler bulunduğuna şahit oluyoruz. Medyanın da bilerek veya bilmeyerek bu alçaklığa aracılık etmesinden doğrusu uzuntu duyuyoruz. Batı ulkeleri başta olmak uzere dunyanın her yerinde medya kuruluşları faaliyet gosterdikleri devletlerin ve toplumların ortak çıkarlarını gozetirler, bu anlayış medyanın yazılı olmayan kuralıdır.Kendi ulkesine ve toplumuna karşı husumet içine giren kişiler ve kuruluşlar her yerde olduğu gibi medyada da dışlanır, mecrasız bırakılırlar. Turkiye'nin de bu olgunluğa, bu sorumluluk duzeyine ulaşması şarttır. Son donemde bu doğrultuda onemli bir mesafe katetmiş olmakla birlikte daha gitmemiz gereken çok yol olduğu da ortadadır."Salonda bulunanlardan Turkiye'nin medyadaki bu donuşumune onculuk etmelerini ve katkıda bulunmalarını beklediğini bildiren Erdoğan, "Sizden bu kararlılığı, bu inancı goruyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği'nin 2017 yılı Medya Oskarlarına layık gorulen medya mensuplarını tebrik ederek, başarılar diledi.Program, Radyo Televizyon Gazetecileri Derneğini anlatan kısa film ile başladı.Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği Başkanı Şebnem Bursalı, derneğin "Sporla kal Guvende Kal" projesine destek veren İçişleri Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığına teşekkur ederek, bu projenin cumhurbaşkanlığı himayesinde devam etmesi talebinde bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabının ardından torende odul alanlara odullerini takdim etti.Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği 2017 Yılı Medya Oscarları Ödul Toreninde şu isimler odul aldı:- Yılın en iyi reality haber programı / Muge Anlı ile Tatlı Sert / ATV - Yılın en iyi sabah programı / Parametre / CNN Turk - Yılın en iyi ekonomi programı / Piyasa Hattı / Hamdi Demirel / Bloomberg HT- Yılın en iyi tartışma programı / Turkiye'nin Nabzı / Didem Arslan Yılmaz / Haberturk- Yılın en iyi spor programı / Bir Zamanlar Futbol / Ender Bilgin-Kemal Belgin / A Spor- Yılın en iyi yarışma programı / Kelime Oyunu / Ali İhsan Varol / TV2- Yılın en iyi aktuel haber odulu / Memleket Meselesi / Hikmet Özturk-Duygu Leloğlu / A Haber- Yılın en iyi radyosu / TRT Radyo Haber- Yılın en iyi radyo yapımcısı / Adem Metan / Best FM- Yılın en iyi gezi kultur programı / Turgay Başyayla ile Lezzet Yolculuğu / Show TV- Yılın en iyi TV dizisi / Eşkiya Dunyaya Hukumdar Olmaz / ATV- Yılın en iyi erkek oyuncusu / Bulent İnal / Payitaht Abdulhamit / TRT 1- Yılın en iyi kadın oyuncusu / Burcu Kıratlı / Aşk ve Mavi / ATV- Yılın en iyi yerel kanalı / Kanal Fırat- Cengiz Polatkan Özel Ödulu / Gunun Manşeti / Murat Çiçek-Hikmet Genç / 24 TV- Nursal Tekin Özel Ödulu / Armağan Yeter / Anakaragucu Belgeseli / TRT Spor

- Mustafa Cambaz Özel Ödulu / A Haber Ekibi Kerim Ulak, Ata Gunduz Kurşun, Banu El, Hilal Özdemir / A Haber