Özet (TL;DR) @ 2018-08-29T06:58:00.000Z: Anayasa Mahkemesi (AYM) 2. Bölümü, Türk eşinden olan kızının Fransa’ya iade kararı dört yıl süreyle uygulanmadığı için kızını dört yaşından sekiz yaşına kadar hiç göremeyen Fransız babayı haklı buldu.…



Turkiye

06:58 29.08.2018(Guncellendi 06:59 29.08.2018) URL'yi kısaltın

Anayasa Mahkemesi (AYM) 2. Bolumu, Turk eşinden olan kızının Fransa'ya iade kararı dort yıl sureyle uygulanmadığı için kızını dort yaşından sekiz yaşına kadar hiç goremeyen Fransız babayı haklı buldu. AYM, 'Aile hayatına saygı hakkı' ihlal edilen babaya 34 bin lira manevi tazminat odenmesine hukmetti.

Hurriyet'ten Oya Armutçu'nun haberine gore, AYM kararına gore, Fransa vatandaşı C.R.N. ile Turk vatandaşı olan S.Ç. 2009'da evlendi ve Fransa'da yaşamaya başladı. 2010'da bir çocukları olan çift, 2011'de Turkiye tatilleri sırasında tartıştı. Baba C.R.N. Fransa'ya yalnız dondu. Çift, bu tarihten itibaren ayrı yaşamaya başladı. Baba C.R.N., kızının fiilen yaşadığı yer olan Fransa'ya iadesi için dava açtı. İade davasında iki yıl sonra baba lehine karar verildi.

Ancak iade kararı, dort yıl boyunca hayata geçirilmeyince Fransız baba, 'ozel hayata saygı hakkının ihlal edildiği' gerekçesiyle AYM'ye başvurdu. AYM, 18 Temmuz'da babanın, Anayasa'nın 20. maddesinde guvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ve 34 bin lira manevi tazminat odenmesine hukmetti. Kararda ozetle şoyle denildi:

' DEVLET TEDBİR ALMALI'

"Devletin pozitif tedbirler alma yukumluluğu konusunda Anayasa'nın 20. ve 41. maddeleri, ebeveynin çocuğuyla butunleşmesinin sağlanması amacıyla tedbirler alınmasını isteme hakkını ve kamusal makamların bu tur tedbirleri alma yukumluluğunu içermektedir. Başvurucunun iade talebinden itibaren tum sureç incelendiğinde mahkemelerce talep doğrultusunda çocuğun iadesine karar verilmişse de bu kararın talepten yaklaşık iki yıl gibi uzun bir sureden sonra verildiği anlaşılmaktadır. Lahey Sozleşmesi kapsamında kalan uluslararası çocuk kaçırma davalarında yetkili makamlarca alınan tedbirlerin başında iade talepleri hakkında ivedi şekilde karar verilmesi gerekir. Çocuğun ustun menfaati gereği bir an once alışkın olduğu ortama donmesini amaçlayan bu yaklaşım karşısında iade kararının kesinleşmesi şekli eksikler nedeniyle yaklaşık iki yıl surmuştur."

ANNEYE YAPTIRIM YOK

AYM kararında "Velayet kararının, iade kararının kesinleşmesinden hemen sonra verilmiş olması, Lahey Sozleşmesi ve 5717 sayılı kanundaki duzenlemenin amacıyla bağdaşmamaktadır" denildi ve şu ifadelere yer verildi:

"Velayet kararının, 2014 başında başlatılan iade kararının icrasının uygulanmasında engel teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Annenin tutumu karşısında devletin aldığı tedbirlerdir. İşbirliğinden yoksun tutumu nedeniyle anne hakkında herhangi bir yaptırım uygulanmamıştır. Sonuç olarak, çocuğun mutad meskenine iadesine karar verilmiş ise de yaklaşık dort yıldır kararın infaz edilemediği ortadadır. Somut olayda idari ve yargısal makamların çocuğun iadesine yonelik bazı tedbirler aldığı şuphesizdir. Ancak bu tedbirler ozellikle kararın infazı aşamasında yetersiz kalmaktadır. Çocuğun iadesine ilişkin kararın icra edilmemesinde başvurucunun eski eşinin tutumu onemli rol oynasa da bu tutum iade kararının mevcut olmasına rağmen çocuğun velayetinin verilmesine ilişkin kararla desteklenmiştir. Bu nedenle devletin başvurucunun aile hayatına saygı hakkının korunması için makul tedbirleri almadığı sonucuna varılmaktadır."