Özet (TL;DR) @ 2018-08-28 08:19:46.836007: Aşkım Kapışmak ile Danla Biliç, Kapışmak’ın yaptığı bir beden dili analizi sonrası karşı karşıya geldi, kılıçlar çekildi, hakaretler havada uçuştu, konu mahkemeye taşındı. Bir kişisel gelişim uzmanı…
◊ Ben çalışmalardan, yeni projelerden falan once, YouTuber Danla Biliç'le yaşadığın olayı sormak istiyorum. O seni "Kalçalarını gorelim" demekle suçluyor, sen onu hakaretle... Olay mahkemeye taşındı galiba, değil mi?
- Doğru. Mahkemeye ben verdim, dava benim davam.
◊ Ne oldu, nas ıl başladı bu kavga?
- Bundan 3 ay once YouTube'da bir programa başladım, unlulerin beden dili analizlerini yapıyordum. Bana getirilen isim listesinde Danla Biliç de vardı. Kendisi daha once "Beyaz Show"a katılmıştı. O yayından sonra fazla kiloları ve goruntusu yuzunden resmen linç edilmişti. Gerçekten uzulmuştum duruma.
◊ E şu ana kadar bir sorun yok...
- Yok yok... Ben sonrasında HaberTurk'te yaptığım programa çağırdım, "Gel konuşalım" dedim. Menajeri dedi ki "Depresyonda, kendini iyi hissetmiyor". O sebeple goruşemedik. O sureçte ben çalışmayı yaptım, analizi bitirdim ve menajerine gonderdim. Bunlar da mahkemeye sunuldu zaten.
◊ Mahkeme s urecine atlamadan once, ipler hangi noktada koptu, onu bir anlatır mısın?
- Dediğim gibi analizi menajerine gonderdim, "Çok teşekkurler, elinize sağlık" diye yanıt geldi. İçimiz rahat yayına verdik. Ama aynı hafta birlikte çalıştığı kameraman sorunlu şekilde işten ayrılıyor ve Danla Biliç hakkında bir şeyler soyluyor. Ortalık karışıyor. Yine aynı donemde bu Şeyma Subaşı ile ilgili bir video koyuyor, Acun da aynı gun onu kaldırtıyor. İki olaydan sonra sosyal medyada yine linç yemeye başladı. Ve dikkati dağıtmak, kendine taraftar toplamak için bana saldırdı.
◊ Nas ıl saldırdı?
- "Aşkım Kapışmak benim kalçalarımı gormek istiyormuş" dedi.
" TAKINTILI DEĞİLİM" DEDİ SONRA M İDE AMELİYATI OLDU
◊ Neyin uzerine boyle bir şey soyledi? Durduk yere değil herhalde...
- Ben analizde şunu soylemiştim; "Bu kadar ozguvensiz olma, çekimlerde hep masanın arkasında konuşuyorsun. Gel masanın onune, kendini goster, ozgur bir şekilde konuş"... O analiz uzerine dedi işte. Bir de benim tavsiyeme, "Ben çok takıntılı değilim" diye cevap verdi. Ama geçenlerde mide ameliyatı olmuş.
◊ Sen de bunun uzerine dava açtın...
- Direkt bunun uzerine değil aslında... O tutup da "Aşkım Kapışmak kalçalarımı gormek istiyor" deyince, videomu izlemeyenler beni linç etmeye başladı. Normalde ciddiye almazdım ama milyonlarca fake hesaptan tehdit, kufur yağınca mecbur kaldım. Benim videoda soylediklerimi çarpıtıp gundem yaptı. Ben de hakaret davası açtım. "Hiç soylemediğim bir şeyi soylemişim gibi gosterip beni siber saldırıya uğrattı" dedim.
◊ İftira tamam, hakaret davası niye?
- Kendisi ayrıca benim için "Şeref yoksunu, karaktersiz" demiş. İstediğin kadar YouTuber ol, unlu ol fark etmez, benim kimseye eyvallahım yok. Kimseye "şerefsiz", "karaktersiz" diyemezsin. Bazı yeni nesil YouTuber'larda boyle bir patavatsızlık var ne yazık ki. Kufur falan. Beni kadını aşağılamakla suçluyorsa, once kendi çektiği videolarda kadınlarla ilgili soylemlerine bir bakmalı.
◊ Belki i şin eğlence kısmındaydı, bu noktaya geleceğini duşunmuyordu...
- Bunu başka unlulere de yaptı, onlar cevap vermedi. Ben de cevap vermeyecektim ama işin içine "şerefsiz" falan karışınca, onun soylemleri nedeniyle linç yiyince başka seçeneğim kalmadı. Sonucu bekliyorum, malum adli tatil şimdi.
BEN KAL ÇADAN ETKİLENMEM ZEKAYA ÂŞIK OLURUM
◊ Tart ışmanın buyumesinden, antipati yaratmaktan korkmuyor musun?
- Hayır. Beni sevip sevmemeleri hiç umurumda değil ki... Ya "Kalçalarımı gormek istiyor" demiş, boyle bir şey soylenir mi? Bir kere ben sapyoseksuelim, kalçadan etkilenmiyorum. O kavramı bilmiyorsa da soyleyeyim, zekaya aşık olan insan demek. Beni kadının toplumsal olaylara duyarlılığı, verdiği reaksiyonlar, zekası, dik duruşu etkiler. Hiçbir zaman goğus ve kalça tahrik etmedi beni... O yuzden zaten benim goruş alanımda değil kendisi.
◊ Ge çmiş olsun diyeyim, konuyu burada kapatalım.
- Teşekkur ederim, sağ ol.
M ÜJDAT GEZEN "CİDDİ ANLATMA, K İMSE DİNLEMEZ" DEDİ, HAKLI ÇIKTI
◊ Şimdilerde ne yapıyorsun?
- Turneye hazırlanıyorum. 14 Eylul'de başlayacak.
◊ Sen ge çen sene Harbiye'de de çıkmıştın. Buyuk riskti ve sen bunu goze aldın.
- Evet, Turkiye'de bir ilk. Kişisel gelişim semineri ile stand-up'ı harmanladım. Boyle bir ilkle Harbiye'yi doldurmayı başardık. 5 bin kişi geldi. İşte o gun dediler ki "Sen bu işi artık dunyaya taşı". Sonrasında Avrupa turnesine başladım. 100 bin kişiye ulaştık. Donuşte de Turkiye'de 80 ili gezdik.
◊ Son d onemde neler yapıyorsun?
- 2 aydır yurtdışındaydım. Yeni sezon oncesi biraz dinleneyim dedim. Yakında Amerika'ya gideceğim. Sonra sırada Çin ve Avustralya var. 13 ulke dolaşacağım. Oradaki Turkler beni bekliyor.
◊ Senin seminerlerinde -ya da g osteri, tam olarak ne diyeceğimi bilmiyorum- bu kadar ilgi çeken ne?
- (Guluyor) Yaptığım işi sen çok iyi biliyorsun, daha mutlu ve başarılı olmak uzerine 2 saatlik bir seminer bu. Belki tek farkım stand-up'la harmanlamam.
◊ Stand-up 'çı mısın?
- Tabii ki değilim ama eğlenceli anlatıyorum. O da Mujdat Gezen sayesindedir, ne kadar teşekkur etsem az kendisine... Mujdat hoca 2 sene eğitim verdi bana. O sureçte hep "Ciddi anlatma, insanlar dinlemez. Komediyle harmanla çunku bunlar çok sert konular" dedi.
◊ Ne gibi sert konular mesela?
- İlişkiler serttir, ne kadar guzel gorunurse gorunsun aşk serttir, mutlu olmak buyuk bir problemdir. Neyse, onun okulunda 2 sene eğitim aldım ve verdiği guçle yurudum. O format tuttu Turkiye'de. Dunyada da bir karşılığı oldu. Az once dediğim gibi 14 Eylul'de başlıyor yeni turne. İstanbul'dan başlıyoruz, sonra Viyana, Almanya devam edecek.
◊ Yurtd ışında tepkiler nasıl?
- Şoyle bir handikap var, bazı kavramlarda karmaşa yaşıyoruz, tekrar tekrar anlatmak zorunda kalıyorum. Guldukleri şeyler de farklı, ağladıkları şeyler de. Bazen mimikler bile farklı oluyor.
◊ Senin seminerine en çok niye geliyorlar? Amaçları bilgilenmek mi, yoksa gulmek mi?
- Yaşadıkları acılara, gurbet kavramına ve ilişkilere komediyle yaklaşmam hoşlarına gidiyor... Sanırım her ikisi de...
◊ Gurbet ve ozlem konularına da giriyor musun?
- Tabii tabii... Hepsi var. Bu kavramları mizahi bir uslupla çok paylaştım onlarla.
◊ Yurtd ışındaki Turkler ile Turkiye'dekiler arasında, konulara yaklaşım açısından hiç farklılık goruyor musun?
- Bir kere bizden daha mutlular, bunu oraya gidince anladım. Sorunlar ne kadar aynı gorunse de reaksiyonlar başka. Daha açık bir kafaları var. Hem kendi kulturlerini çok iyi koruyorlar hem başka kulturlere bizden daha saygılılar.
ALMANYA 'DA BENİM İÇİN "KİŞİSEL GEL İŞİMİN TARKAN'I" DİYORLAR
◊ Çunku farklı kulturlerle bir arada buyuyorlar.
- Aynen oyle. Bu arada soylemeyi unuttum, kasım gibi Berlin'de bir yer açıyoruz. Orada hem çalışıp hem de yaşama gibi bir planım var.
◊ Neden Berlin?
- Biliyorsunuz 4 milyon Turk yaşıyor orada. Ve onların da boyle bir şeye ihtiyacı var. Zaten oradakiler bana "Kişisel gelişimin Tarkan'ı" diyorlar.
◊ Anlamad ım, neden boyle bir benzetme?
- Çunku orada bu kadar çok turne yapan bir Tarkan bir de ben varım. Hatta bir turneye birlikte çıktık. Organizatorumuz aynıydı. Bir gun once o çıkıp eğlendiriyordu, bir gun sonra ben çıkıp gulduruyor, duşunduruyordum.
Ü LKEDEKİ EN BÜYÜK SORUNLARDAN B İRİ BABA-ÇOCUK İLİŞKİSİ
◊ Bu sene televizyonda olacak m ısın? Var mı oyle bir proje ufukta?
- O biraz muallakta. TRT'den geldi bir teklif, onu konuşuyoruz şimdi. Buyuk ihtimalle olacak, format uzerine goruşuyoruz.
◊ İki taraf da onaylarsa, nasıl bir format olacak?
- Babalarla çocuklarına yemek yaptıracağız, o sırada da aynı zamanda edep, adap, etik, misafirperverlik, nezaket ve zarafeti konuşturacağız. Biliyor musun, bu ulkedeki en buyuk problemlerden biri baba-çocuk ilişkisi. Neden dersen, babalar çocuklarıyla çok guçlu ilişkiler kuramıyor.
◊ Yeni jenerasyon babalar daha iyi ama... E şleri yanlarında olmadan bebekleriyle dolaşıyorlar falan...
- Bebekler, kuçuk çocuklar farklı... Ben gençlerden soz ediyorum.
Gençlerin babalarıyla ilişkisi neredeyse tamamen para uzerine kurulu.
Bir de belki biliyorsun, çocuk babadan cesareti, anneden ozguveni alır. Babanın cesaret verebilmesi için çocuklarıyla daha guçlu bir iletişim içinde olması gerekir.
SAKIN ÂŞIKKEN EVLENMEYİN
◊ İyi evliliğin sırları nedir?
- Bir kere aşıkken evlenmeyeceksin, sakın. Aşk, evlilik için gerekli bir şey değildir.
◊ Şaka mı bu?
- Hayır, yuzde 100 doğru. Aşk buluşmak, tanışmak, koklaşmak için gereklidir. Aşk bilinci goturur, evlilik bilinci getirir. Âşıkken evlenenlerde problem olur genelde, çunku olup biteni, gerçekleri goremiyorsundur.
◊ A şkın omru kaç yıl?
- 6 ay, bilemedin 1 sene. Bir de şunu unutmamak gerek, annesinden kopamamış adamlardan uzak duracaksın. Sakın!
◊ Erkek anneleri topa tutacak seni...
- Ama oyle. Turkiye'de annesine bağımlı adamları iyi evlat diye one surerler, aslında en problemli insanlar onlardır. Hani anasına çok iyi bakıyor falan denir ya... Anasına iyi olabilir de bu kadına da iyi olacak anlamına gelmez ki.
GEN ÇLER CEYDA DÜVENCİ VE B ÜLENT ŞAKRAK'I ÖRNEK ALMALI
◊ Evli unlulerle ilgili bir tahmin yurutmeni istesem... Hangi evlilikler guvende, hangileri değil?
- (Guluyor) Ağzımdan laf alamazsın. Ünlulerin sırları benimle gidiyor. Ama isim vermeden şunu soyleyeyim, bir anda evlenenler kimse işte onlar bir anda boşanacak.
◊ Evlilik oranlar ı da arttı bu arada... Duğun dernek haberleri peş peşe geliyor. Bunu neye bağlıyorsun?
- Çunku korkunun olduğu yerde bağımlılık artıyor. Kriz, sıkıntı vesaire gibi durumların etkisi... Burada devlete, sanatçıya, eğitimciye çok gorev duşuyor. Ne yapacağız, birlik beraberlik mesajı vereceğiz. Ayrıştırmayacağız, duyarlı olacağız.
◊ Tamam, evlili ği sallantıda olanların adını alamayacağım senden, anladım. Bari sağlam evliliklere ornek ver...
- Turkiye'deki en top, en iyi giden evlilik bana gore Ceyda Duvenci ile Bulent Şakrak'ınki. Onun dışında Doğa Rutkay ve Kerimcan Kamal. Pelin Akil ile Anıl Altan da var. Gençler bir evliliği ornek almak istiyorlarsa bunlara baksınlar. Unutmadan, Tolga Çevik ve eşi Özge de var. Tolga'yı birebir tanıdığım için soyluyorum. İyi sohbet edebilen ender çiftlerdendir onlar.
HER EVE KED İ GİRMİŞSE GİZLİ DEPRESYON YA ŞANIYORDUR
◊ İnsanların mutsuz olduğunu nasıl anlarız?
- En belirgin ozelliği şu, herkes evinde kedi besliyor artık. Her eve bir kedi girmişse, bilin ki gizli bir depresyon yaşanıyordur.
◊ Hayvanseverlik diyoruz biz ona!
- Tabii ki hayvanseverlere sozum yok. O ayrı. Bak, bunun ortulu depresyon olduğunu anlamak için şuna dikkat et; insanlar hayvan sevgisinden ziyade kendi yalnızlıklarını gidermek için kedi alıyorlar.
İ NSAN KÖPEKLE SOSYALLEŞİR KED İYLE YALNIZLAŞIR
◊ Ya k opek?
- Kopek almazlar, çunku kedi tuvaletini, mamasını her ihtiyacını evde kendi kendine karşılar, onu dışarı çıkarmak gibi bir sorumluluk yoktur. Ve çok ilginç, insanlar kopeklerle sosyalleşir, kediyle yalnızlaşır. İnsanların maskesiz halini sadece kediler gorur. Ama kopeği aldığında sokakta gezdirirsin, bir şekilde sosyalleşirsin. Bir de hayvana insan kimliği biçenler var. Papyon takmış kediye, fotoğrafını çekmiş, "En iyi dostum" diyor. Hayır, onları insan gibi sevemezsin, hayvan sevgisi başkadır.
T ÜRKİYE'DE İŞ SIKINTISI YOK CAN SIKINTISI VAR
◊ Her yapt ığın işle bir farkındalık oluşturmak zorunda hissediyor musun?
- Bizim gibilerin birkaç mesaj vermesi gerek diye duşunuyorum. Çunku ciddi anlamda ayrışan bir toplum olduk. Bir an once bir yerde buluşmak zorundayız.
◊ Nerede bulu şacağız?
- Ya kahkahada buluşuyor insan ya da bilgide. Bakın Turkiye'de iş sıkıntısı yok, can sıkıntısı var. İnan bana abartmıyorum.
Bizim ulkemizin en buyuk problemi can sıkıntısı. Şimdi zengin de sıkılıyor, fakir de... Ünlusu de unsuzu de sıkılıyor.
Can sıkıntısı oyle parayla giderilen bir şey değil çunku.
◊ Motivasyon s ıkıntısı mı var acaba? Gençlerle konuşurken bazen bunu hissediyorum.
- O da neden biliyor musun? Gençlerin en buyuk problemi davalarını, hedeflerini holiganizm şeklinde yurutmeleri. Bir siyasi partinin ya da bir futbol takımının peşinden koşar gibi hayatın, kariyerin peşinden koşamazsın. Bizde aşk bile holigan şekilde yuruyor.
◊ Ölumune sevmek...
- Kesinlikle... Ölumune... Ne demek "olumune" yaaa... Boyle bir dunya yok ki, boyle bir aşk yok ki.
◊ Gen çlerin birini dinlemeye de tahammulu yok.
- Dinlememelerinin sebebi de faydacılık. Kendisi için bir faydası yoksa seni dikkate almıyor.
Bu konuşmanın, bu mekanın, bu elbisenin, bu adamın ya da kadının bir faydası var mı yok mu, bakıyorlar...
Fayda yoksa da bırakıp gidiyorlar. Bir de şunu soyleyeyim sana, bu sene
boşanmalar
çok olacak.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.