Özet (TL;DR) @ 2018-08-27T19:25:00.000Z: ABD'nin son dönemde Rusya, Türkiye, Çin ve İran gibi çeşitli ülkeleri hedef alan saldırgan politikasına Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas'tan sert tepki geldi. ABD ve Avrupa arasındaki genişleyen…
ABD'nin son donemde Rusya, Turkiye, Çin ve İran gibi çeşitli ulkeleri hedef alan saldırgan politikasına Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas'tan sert tepki geldi. ABD ve Avrupa arasındaki genişleyen çatlağı Dr. O. Can Ünver ve Doç. Dr. Hakan Guneş, Sputnik'e değerlendirdi.
ABD'nin son donemde Rusya, Turkiye, Çin ve İran başta olmak uzere çeşitli ulkelerin ekonomilerini hedef alan yaptırımlarına Almanya'dan sert tepki geldi. Turkiye'yi ziyarete hazırlanan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, ABD'yle ilişkilerin gozden geçirilmesi gerektiğine işaret ederek "Washington, Avrupa ve Almanya'yı ilgilendiren yaptırım politikasına yanıt verilmesi konusunda Avrupa ulkelerini kışkırtıyor. Rusya, Turkiye, Çin'e uygulanan ve belki de gelecekte bir başka onemli ticari partnerimize uygulanabilecek son derece plansız ve spesifik olmayan yaptırımlar nedeniyle ABD'ye tepki gostermeliyiz" dedi. ABD'nin NATO uyesi Avrupa ulkelerine savunma harcamalarını artırmaları için uyguladığı baskıyla tezahur eden krizin ardından, Avrupa ve ABD şimdi de Turkiye'nin de içinde bulunduğu çeşitli ulkelere yonelik ağır ekonomik yaptırımları sebebiyle karşı karşıya gelmiş durumda. Peki, bu saldırgan politikası, ABD'nin izolasyonuyla sonuçlanır mı? Özellikle Avrupa'daki ulkeler, ABD ile ilişkilerini gozden geçirip farklı partner arayışına girebilir mi? Sputnik'in bu sorularına Dr. O. Can Ünver ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Öğretim Gorevlisi Doç. Dr. Hakan Guneş yanıt verdi.
' TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ KIRILGANLIK AVRUPA'NIN İŞİNE GELMEZ'
Maas'ın açıklamalarını değerlendiren Can Ünver "Turkiye, Almanya'nın gundeminden hiçbir zaman duşmedi. Özellikle son 2-2.5 hatta 3 senedir Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan uzerinden Turkiye karşıtlığını kopurttuler. Bu arada Trump'ın başkanlığından beri Almanya'da sezinlenen antipati havası, Trump'ın Alman otomobillerine vergi koyması, Deutsche Bank'la uğraşması yani genel olarak Avrupa karşıtı bir tutum sergilemesiyle daha da çok arttı. ABD'nin tedbirleriyle Turkiye'de yaşanmakta olan finans krizi, Avrupa'yı endişelendirdi. Şimdi bakıyorsunuz, Turkiye, Almanya'nın altıncı en buyuk ticari partneri ve 3.5 milyon Turk Almanya'da yaşıyor. Ayrıca Turkiye'de 7 bin 300 civarında doğrudan Alman yatırımı var. Dolayısıyla Turkiye Almanya için onemli bir ihracat ulkesi hem de onemli bir turizm ulkesi. Turkiye ekonomisinin kırılganlık içerisine girmesi işlerine gelmeyecektir. Dolayısıyla bir tavır değişikliğinden bahsedeceksek, bunda pragmatik bir tutumun rolu kesin" dedi.
' TÜRKİYE KRİZDEN KENDİ GÜCÜ VE ÖZGÜVENİYLE ÇIKACAKTIR'
Alman Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Andrea Nahles'in "Turkiye'ye mali yardım yapmalıyız" açıklamasına değinen Ünver "Bir suredir Avrupa'nın Turkiye'ye yardım yapabileceği konusu abartılı şekilde gundeme geliyor. SDP Lideri Nahles de bu konuda açıklama yaptı. Ancak Turkiye'nin boyle bir yardıma ihtiyacı yok. Zaten Almanya'da yapılan bir kamuoyu yoklamasına gore de halkın yuzde 72'si boyle bir yardıma zaten karşı. Birtakım beyanatların, yarattığı psikolojik destekten ote bir anlamı yok. Eğer bir krizden soz ediyorsak; Turkiye bu krizden kendi gucu ve ozguveniyle çıkacaktır" ifadelerini kullandı.
Turkiye'nin Avrupa Birliği'yle yaşadığı krizde her zaman soğukkanlılığını koruduğunu hatırlatan Ünver "O donem Almanya, Avusturya ve Hollanda başta olmak uzere çeşitli ulkelerden ciddi Turkiye karşıtı çıkışlar gelmişti. Bugun Turkiye'nin onemini bugun daha soğukkanlı şekilde anlıyorlar. Turkiye'nin içine duşeceği bir kırılganlığın Avrupa'yı da nasıl etkileyeceğini gordukleri kanaatindeyim. Yine de akıllarının başlarına gelmesinde fayda var. Çunku Tayyip Erdoğan uzerinden bir Turkiye karşıtlığının kimseye fayda getirmeyeceğini anlamalarının onemli olduğu goruşundeyim" diye konuştu.
' ABD'NİN ADIMLARI MÜTTEFİKLERİNE ZARAR VERİYOR, BU BÖYLE SÜREMEZ'
ABD'nin saldırgan politikasının çıkmaza gireceğini duşunduğunu soyleyen Ünver "Burada paradoksal bir durum var. Kureselleşmenin belli kuralları vardır. Serbest ticareti koruklerken bir anda bunu engellemeye çalışan bir ABD var. Bunu hangi saikle yaptığına ilişkin de ciddi şupheler var. Yani ABD, mantıkdışı bir takım adımlar atıyor. Ve atılan bu mantıksız adımların da ABD tarafından çok daha net bir şekilde anlaşılacağı kanaatindeyim. Ticaret savaşı, duvarlarının yukseltilmesi ve korumacılık bugunu koşullarına uygun değil. Neoliberal bir dunyada yaşıyoruz ve akıntıya karşı kurek çekmenin de bir faydası yok. Bir de bunun siyasi ve askeri boyutu da var. Bunlar hiç kolay değil. ABD duruş değiştiriyor. Değiştirdiği duruş muttefiklerine zarar vermeye başlayacak ve kendisine de ne fayda getireceği şupheli. ABD guçlu bir devlet ve orada akıllı insanlar var. Bunun surdurulemeyeceğine ilişkin kaygı ve eleştiriler zaten sıklıkla Amerikan basınında da yer alıyor. Bu durum değişeceğini ongoruyor ve umut ediyoruz. Çunku boyle bir ortamda kimse ticaret yapamaz, herkes zarar gorur" diye ekledi.
' ABD'NİN AVRUPA'DAKİ AĞIRLIĞI HALA GEÇERLİ AMA AVRUPA'DA ARTAN BİR RAHATSIZLIK VAR'
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Öğretim Gorevlisi Doç. Dr. Hakan Guneş "Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa ulkeleri arasında ekonomik ve siyasi ilişkiler hiçbir zaman puruzsuz değildi; ancak ozellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın goreve gelmesinin ardından bu puruzsuzluk daha gorunur bir hal aldı. Yine de bu durumun radikal bir siyasal kopuşa gitmeyeceğini duşunuyorum. Zira surecin o noktaya gitmeyeceğini, NATO tartışmalarında gorduk. Trump, en başında ABD'nin NATO'dan çıkacağını soylemiş olsa da daha sonra ABD'deki butun farklı siyasal çevrelerin uzerinde mutabık kaldığı bir goruşu ifade etti. O goruş de, kuresel olçekte ve ozellikle Avrupa'nın guvenlik harcamalarının buyuk olçude ABD tarafından ustlenilmesinin Washington açısından surdurulemez olduğu idi. Avrupa ulkeleriyle ABD arasında bir suredir anlaşmazlık vardı ve Trump, Avrupa ulkelerinin savunma butçelerini artırmaları konusunda istediğini aldı. Benzer bir durum, Rus diplomatların ulke dışına çıkarılması konusunda da yaşandı. ABD, Yunanistan dahil, butun ulkeleri yokladı; Rus diplomat bulamayanlar da birini bulup gonderdi. Yani Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa siyasetindeki ağırlığı hala tartışılmaz. Fakat ortada ABD'nin tek taraflı yaklaşımları sonucu Avrupalı muhatapları ciddi bir rahatsızlık içerisindeler" dedi.
' ORTADA GENİŞLEYEN BİR ÇATLAK VAR'
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, ABD'nin Rusya, Turkiye, Çin ve diğer onemli ekonomik partnerlere yonelik yaptırımlarına Avrupa'nın tepki gostermesi çağrısı yaptığının hatırlatılması uzerine Guneş "Almanya'dan gelen ve bu uç ulkeyi bir paket olarak kabul eden açıklama dikkate değer. Bunu eyleme dokeceklerini duşunmuyorum. Ancak yine de Almanya'dan boyle bir tepki, bir birikimin sonucu ve bugune kadar olduğundan daha fazla gerginlik yaşandığına işaret ediyor. Örneğin İran konusunda ABD'nin yaptırımlarına diğer ulkeler katılmadı. Daha doğrusu siyasi olarak katılmayacaklarını soylediler ama Renault, Peugeot çekildi. İran'la en içli dışlı olan ulke olan, İran'a en çok yatırım yapan ve o ulkeyi en çok koruyan Fransa bile bu karara çok fazla direnemiyor. Ama sonuçta burada bir çatlak olduğu, sadece Almanya değil ayrıca Fransa ve bazen de İngiltere'yle İran konusunda, Almanya'yla da Rusya konusunda çatlak olduğu çok açık. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le verdiği resim de Trump'a karşı bir tutum olarak yorumlandı" ifadelerini kullandı.
Guneş "ABD ve Avrupa'nın geçmişten daha fazla sorunla uğraştığı, anlaşmazlıkların NATO'nun maliyetleri duzeyinde ve ortak ticaret anlaşmaları duzeyinde sorunlar olduğunu biliyorduk. Ancak Trump'la bu sorunlar arttı. Avrupa'nın itirazları henuz ciddi bir karşı duruş yaratacak duzeyde olmasa da bu karşı duruşun şiddetinin arttığı da aşikar" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.