Özet (TL;DR) @ 2018-08-27T22:44:00.000Z: Naim Babüroğlu’na göre, Türkiye için en kötü senaryo ABD ile Rusya gibi iki küresel güç arasında sıkışmaktı. Şam yönetiminin Rusya ve İran desteğiyle açılacak insani koridor eşliğinde İdlib’de…



Naim Baburoğlu'na gore, Turkiye için en kotu senaryo ABD ile Rusya gibi iki kuresel guç arasında sıkışmaktı. Şam yonetiminin Rusya ve İran desteğiyle açılacak insani koridor eşliğinde İdlib'de operasyona girişeceğini belirten Baburoğlu, ABD, Britanya ve Fransa'nın olası kimyasal silahlı komplosuna Ankara'nın karşı çıkması gerektiğini kaydetti.

Turkiye'deki uzun Bayram tatili boyunca Suriye/İdlib odaklı diplomatik trafik iyice hızlandı. Suriye ordusu, Rusya Federasyonu ve İran eşliğinde ulke çapında yeniden tam egemenlik haklarını sağlamak uzere İdlib'de el Kaide ve turevi orgutleri 'temizlemek' uzere operasyona hazırlanırken, ABD ordusunun da koruması altındaki Suriye Kurtleri'nin kontrolundeki bolgeye radarlar yerleştirdiği haberleri geldi. Moskova ABD, Britanya ve Fransa'nın el Kaide unsurlarının gerçekleştireceği kimyasal silah saldırısının ardından Suriye'ye saldıracağı yonunde istihbarat açıklamışken, Washington'ın da fırsattan istifade Suriye'nin kuzeyinde uçuşa yasak bolge tesis etmeyi planladığı one suruluyor. Tum bu gelişmeler karşısında Ankara'nın Rusya ve İran ile işbirliğinin çerçevesi, ABD'nin tutumu karşısında alacağı pozisyon merak konusu.

Gelişmeleri İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve emekli Tuğgeneral Dr. Naim Baburoğlu ile konuştuk.

' İKİ SÜPER GÜÇ ARASINDA SIKIŞAN TÜRKİYE, İNİSİYATİFİ KAYBEDER'

Naim Baburoğlu, Turkiye'nin ABD ve Rusya arasında kalması durumunda inisiyatifini kaybedeceğini, bunun da Turkiye'nin hareket etme kabiliyetini elinden alacağını belirtti. Rusya liderinin Turkiye'ye 'stratejik', ABD liderinin ise sadece 'taktik anlamda' yaklaştığını anlatan Baburoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun son olarak Rusya için 'stratejik ortaklık' ifadesini kullandığını anımsatırken, NATO uyesi olan Turkiye'nin, NATO'nun duşman olarak gorduğu Rusya'yı stratejik ortak olarak tanımlamasındaki sıkıntılı resme şu sozlerle işaret etti:

"Turkiye için en kotu senaryo Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya arasında sıkışmaktır. Çunku iki super guç veya kuresel guç arasında sıkışan Turkiye gibi bir ulke inisiyatifi kaybeder. İnisiyatifi kaybeden taraf da istediği yer ve zamanda manevra yapma, hareket etme imkan ve kabiliyetini elinden yitirir. Yani inisiyatifi kaybeden savaşta sonuç olarak yenilir. Boyle bir kural var askeri literaturde. Turkiye, ABD'den uzaklaştı ama Rusya'ya da çok fazla yanaştı. Burada sıkışma durumu var. Yani Rusya'ya mecbur olma durumu soz konusu. Rusya'ya mecbur olduğunuz takdirde Rusya'nın istediklerini yapmak durumunda kalırsınız. En azından çoğunu istemeseniz bile. Çunku karşınızda sizi surekli sıkıştıran bir ABD var. Rusya onemli bir NATO uyesi olan Turkiye'yi kendine doğru çekmeyi başardı. Putin'in stratejik adımları sayesinde. Trump taktik adımlar, Putin stratejik adımlar atıyor: Şoyle bir kural var stratejide: Taktik olmadan sadece strateji ile hareket ederseniz, zafere gidersiniz ama çok yavaş kaplumbağa gibi gidersiniz. Strateji olmadan sadece taktik ile gitmeye çalışırsanız bu sadece yenilgi oncesi gurultu gibidir. Trump'ın yaptığı da bu. Strateji yok ama surekli taktik. Turkiye sıkışmış durumda ne yazık ki. Putin surekli gerek ticari ilişkileri gerek ekonomik işbirliğini, S-400, Turk Akım projesi, nukleer santral gibi daha da onemli bazı işbirliklerini devam ettiriyor ve derinleştiriyor. O kadar ileri gittiler ki dışişleri bakanı stratejik ortak olarak soz etti Rusya için. NATO, kendi savunma konseptinde ve yıllık yayınladığı guvenlik belgesinde Rusya'yı daima bir tehdit olarak, duşman olarak gorur. NATO'nun muttefiki Turkiye. Dolayısıyla Turkiye de onu tehdit, duşman olarak gorur. NATO'nun duşman olarak gorduğu ve NATO kuvvet havuzunun her yıl buna gore oluşturulduğu bir ittifakta siz muttefiksiniz ama duşman olarak gorulen bir ulkeye bir kuresel guce stratejik ortak diyorsunuz. Bu çok onemlidir. İleride bu turden soylenen sozler Turkiye'yi NATO'ya ve ABD'ye yaklaştırmaz tersine uzaklaştırır."

' ESAD, MUHALİFLER ÜZERİNDE STRATEJİK BİR ÜSTÜNLÜK SAĞLADI'

Baburoğlu, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın muhaliflere karşı kesin bir ustunluk sağladığını belirtti. Baburoğlu'na gore, İdlib'te Afrin'dekine benzer bir insani koridor kurulacak, ardından Rusya destekli bir operasyon başlatılacak:

(C) REUTERS / Alexander Zemlianichenko

"Rusya, İran desteğiyle Suriye coğrafyasının Fırat doğusu hariç ve Zeytin Dalı Harekatı ile Turkiye'nin kontrol ettiği alanlar hariç İdlib dışında butun coğrafyayı kontrol altına aldı ve muhaliflere kesin bir ustunluk sağladı. Esad şu anda muhalifler uzerinde stratejik bir ustunluk sağladı. Esad'ın, Rusya'nın ve İran'ın gozu İdlib'te. İdlib kuzeyde Reyhanlı guneyde Yayla Dağı, Turkiye'nin sınırıdır. Yaklaşık 130 km sınırı olan bir yerleşim birimidir. Şu anda 3-3.5 milyon insan yaşıyor. Ama bunların yaklaşık 90-100 bini de silahlı. Bunun dışında 30 bin kadar da Birleşmiş Milletler'in, Turkiye'nin, Rusya'nın ve tum ulkelerin terorist olarak kabul ettiği terorist grubu var. Rusya, İran ve Suriye diyorlar ki 'Biz butun coğrafyamızı kontrol altına aldık. Şimdi teroristlerin sığındığı alan İdlib. İdlib'te çeşitli ulkelerden gelen teroristler var. Bunlar Çin'in kabul etmediği Uygurlular var. Rusya'nın çeşitli yerlerinden gelenler var. Bunlar Rusya bu teroristlerin kendi ulkelerine, Çin de Uygurluların kendi ulkelerine donmelerini istemiyor. Bunların burada etkisiz duruma getirilmesini istiyor. Turkiye'nin 12 gozlem noktasında askerleri unsurları var. Rusya ve İran'ın da unsurları var. Turkiye 'Biz Rusya'nın İran'ın istediği gibi bir operasyon başlatırsak burada 3, 3.5 milyon insan yaşıyor. Katliam yapılır. Çunku bu 30 bin kadar terorist bu yerleşim birimleri içinde yaşıyor. Sivilleri kalkan olarak kullanıyor' dedi. Ancak bunlara bir sure tanındı benim değerlendirmeme gore. Ağustos'un sonun kadar Turkiye istediği için kendilerini arındırsınlar sivil halktan ve orayı terk etsinler. Bu terk etme durumu onemli. Yavaş yavaş Suriye ordusunun Lazkiye'den saldırı yapabilecek noktalarda şu anda oraya kendi teroristlerini yerleştiriyor El Nusra. Demek ki El Nusra silah bırakmaya niyetli değil."

' TÜRKİYE, İDLİB OPERASYONUNU ENİNDE SONUNDA KABULLENECEK'

Baburoğlu 7 Eylul'de Turkiye, İran ve Rusya arasındaki toplantıya dikkat çekerken, İdlib'e olası operasyonun Turkiye için sorunlar yaratacağını ancak Ankara'nın bunu eninde sonunda kabulleneceği değerlendirmesinde bulundu:

"Toplantıda iki onemli gundem maddesi var. Ana gundem maddesi İdlib, iki ABD'nin İran'a yaptırımlarına karşı Rusya'nın ve Turkiye'nin alabileceği onlemler. Rusya, Turkiye'yi ikna edecektir. Ama Turkiye'yi de fazla dışlamak istemiyor. NATO uyesi olan ulkeye o kadar yaklaşmış, S-400 Hava Savunma Sistemlerini 2019'da teslim edecek. Turk Akım Projesi var. Nukleer Santral Projesi var. Buna benzer ilişkilerimizi daha da derinleştirelim hatta savaş uçaklarını beraber yapalım gibi konuşmalar var. Putin stratejik duşunduğu için Turkiye'ye hemen 'İdlib'te istediğimizi yapalım, siz ne yaparsanız yapın' demez. Çunku stratejik adım atıyor, ongorusu var. Bunu Turkiye'yi en azından yuzde 50 ikna etmeye çalışacak. Ama İran ve Rusya sonunda bastırarak burada ben sivil halk için Afrin'de yapıldığı gibi bir insani koridor açılacağını duşunuyorum. Bu insani koridor Afrin'e, Fırat Kalkanı'na gidebilir. İnsani koridor açıldıktan sonra, sivil halk teroristlerden arındırıldıktan sonra buraya Rusya'nın desteğinde Suriye'ye bir operasyon yapılacağını ve Turkiye'nin de bunu eninde sonunda kabul edeceğini değerlendiriyorum. Aksi takdirde Turkiye bunu kabul etmedi, operasyon başladı. Birleşmiş Milletler ongorusune gore en az 500 bin-700 bin kadar ilave sığınmacı sınırlara yığılacak."

' SURİYE REJİMİN KİMYASAL SİLAH KULLANDIĞI İDDİASI BİR KOMPLODUR'

Baburoğlu'na gore, Suriye rejiminin kimyasal silah kullanması gerekçesi bir senaryodan ibaret. Baburoğlu, Turkiye'nin bunun bir senaryo olduğunu goz onunde bulundurması gerektiğinin altını çizdi:

(C) Sputnik .

"ABD, İngiltere ve Fransa'nın 'Suriye rejimi kimyasal silah kullanırsa karşılık veririz' gerekçesi tamamen bir komplodur, bir senaryodur. Bu tarihin tekerrurunde var. 'Saddam nukleer silahlara sahip, kimyasal silah uretiyor Irak'ta' dediler, işgal ettiler. Fakat 15 yıl sonra Tony Blair, 2015 yılında butun dunya kamuoyunda ozur diledi. 'Saddam için nukleer silah gerekçesi ile işgal ettik. Irak'ta boyle bir silahın olmadığı ortaya çıktı, ozur dilerim' dedi. Ama ozur dilediğinde 1.5 milyon Iraklı yaşamını yitirmişti. 'Esad veya Suriye rejimi kimyasal silah kullanıyor' dediler. 3 ay once de bu bahane ile ABD, İngiltere ve Fransa bombaladı. Sonra kimyasal silahın muhalifler tarafından kullanıldığı ortaya çıktı. Kendi muhaliflerine ve kendisine karşı savaşanlara karşı yuzde 90 oranında başarı kazanmış bir lider kendisini kotu duruma duşurecek oyle bir kimyasal silah kullanır mı? Bunun mantıkla bir ilgisi yok. Zaten Rusya bununla ilgili koordinat bile verdi. 'Bu senaryo burada bu koordinatlarda işlenecek' dedi.

' TÜRKİYE İÇİN EN BÜYÜK FELAKET'

Dr. Baburoğlu'na gore ABD, Britanya ve Fransa destekli bir kimyasal silah komplosu duzenlenirse Turkiye'nin buna şiddetle karşı çıkması gerekiyor. Baburoğlu, bu gelişmelerin Suriye'nin kuzeyinde ABD'nin uçuşa yasak bolge eşliğinde bir PKK/PYD bolgesi tesis etmesine uzanacağına şu sozlerle dikkat çekti:

"Hem ABD'nin hem İngiltere'nin hem de Fransa'nın ust uste verdiği bu demeçlerde bunun bir komplo olduğu ortaya çıkıyor. Şimdi silah kullanılırsa Turkiye'nin buna şiddetle karşı çıkması lazım. Çunku silah kullanılması demek ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde uçuşa yasak bolge ardından da bir guvenli bolge oluşturması soz konusu. Kuzey Irak'ta 1990'lardan sonra oluşturduğu bir coğrafyaya benzer bir oluşum olacak. PYD-PKK teror orgutunun orada ozerk, otonom veya federal bir yapı kazanmasını sağlayacak. Suriye'nin kuzey coğrafyasının tamamen kontrol dışına çıkmasını sağlayacak. Bir de Fırat'ın doğusunun Irak'a kadar olan ve Suriye'nin yuzde 30'unu kapsayan bir Suriye coğrafyasının tumunu ABD'nin eline vermek demektir. Bu Turkiye için en buyuk felaket budur. Bu şu demek: Şu anda Turkiye yurt içinde 5 bin-7 bin kadar olan PKK bolucu teror orgutu ile 34 yıldır başarılı bir şekilde mucadele ediyor. Ve yurt içinde PKK'yı zayıflattı. Ama PKK bolucu teror orgutunu yurt dışında zayıflatan bir ulke ABD, İngiltere ve Fransa'nın bu komplo teorileriyle ozellikle ABD'nin isteğiyle Suriye'de yaklaşık 70 bin -- 80 bin silahlı PYD- PKK'lıya ozerk bir devletçik veriyor. Bu PKK tehdidinin Turkiye için 10-15 kat artması demek. Bunu Turkiye'nin bilmesi lazım. Yurt içinde başarı kazanmak onemlidir. Ama yurt dışında 9-10 bin kilometrelik sınırda ABD'nin bu projesi karşısında sizin tehdidiniz azalmıyor. Turkiye'nin ABD'nin guvenli bolge oluşturma senaryosuna, bu kimyasal gazla ilgili komplo teorisine şiddetle karşı çıkması lazım. Turkiye 'Suriye ile ilgili problemi Rusya, İran ve Turkiye beraber çozme imkan ve kabiliyetine sahiptir' demeli."

' TÜRKİYE, SURİYE İLE İŞBİRLİĞİ YAPARAK TERÖRİSTLERİ BERABER YOK ETMELİ'

Turkiye'nin Suriye ile işbirliği yapması gerektiğini belirten Baburoğlu, Turkiye'nin ABD'nin Buyuk Ortadoğu Projesi'ne katkıda bulunmaması gerektiğini ifade etti. Baburoğlu'na gore ABD, Buyuk Ortadoğu Projesi'ni gerçekleştirerek burayı sadece İran'a karşı değil, Turkiye'ye yonelik operasyonlarda da atlama tahtası olarak kullanacak:

"PKK bolucu teror orgutu tehdidini ortadan kaldırmak için Menbiç modelini uygulayalım. Ama ne yazık ki benim değerlendirmeme gore, Fırat'ın doğusu yani Suriye'nin yuzde 30'u ABD tarafından PYD-PKK'ya teslim edilmiştir. ABD, orada radarlar, hava usleri vb. sistemler geliştirmektedir. Fırat'ın doğusuna ne Turkiye'yi ne de başka ulkeyi kesinlikle sokmayacaktır. Onun için Turkiye, İran ve Rusya ile işbirliğine devam etmeli ama Rusya ile işbirliğine devam ederken İdlib gibi cihatçı orgutlerin bulunduğu alanda bence Rusya, İran hatta Suriye ile işbirliği yaparak oradaki teroristleri beraber yok etmeli, PYD- PKK'ya da belki ileride beraber operasyon yapma, işbirliğine girişme şansına sahip olmalıdır. Bunu Suriye rejimi ile işbirliğine girerseniz yaparsınız, dışlarsanız yapamazsınız. ABD'nin Turkiye'nin isteklerini evet diyeceğini hiç değerlendirmiyorum. ABD zaman kazanma taktiği ve stratejisi guduyor. Fırat'ın doğusunu Suriye'nin yuzde 30'unu koparmıştır. Orada ileride uçuşa yasak bolge ilan edecekti. Ve orayı İsrail'in de isteği doğrultusunda, Buyuk Ortadoğu Projesi doğrultusunda hem İran'a karşı bir operasyonda hem de Turkiye'ye karşı yapılacak bir operasyonda bir atlama tahtası olarak kullanacaktır."