Özet (TL;DR) @ 2018-08-27T23:39:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kanal İstanbul’un yapımıyla ilgili açıklamasının yol açtığı tartışmaları değerlendiren Rus uzmanlar, kanal yapımının çevre sorunlarına yol açmayacağını belirtti.



Analiz

23:39 27.08.2018(Guncellendi 23:47 27.08.2018) URL'yi kısaltın

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kanal İstanbul'un yapımıyla ilgili açıklamasının yol açtığı tartışmaları değerlendiren Rus uzmanlar, kanal yapımının çevre sorunlarına yol açmayacağını belirtti.

Sputnik'e açıklamasında, çevrecilerin kısmen haklı olduğunu dile getiren Rus su bilimcisi Mariya Kireyeva, sozlerini şoyle surdurdu: "İstanbul Boğazı'na alternatif kanalı yapma hayali 16. yuzyıldan beri suruyor. Bu hayali tam da şimdi hayata geçirme isteğinin sebebi olarak çevreyle ilgili endişeler gosteriliyor. İstanbul Boğazı gemicilik için zor bir yer olarak gosteriliyor ama buna rağmen aşırı yuklenmiş durumda. Her yıl 50-60 bin gemi buradan geçiyor, aralarında petrol tankerleri de var. Bu rakam yıldan yıla buyuyor ve dolayısıyla kaza sayısı da artıyor".

İ STANBUL'UN İÇME SUYU SORUNU

Kanal İstanbul'un zayıf yerlerinin de olduğunu dile getiren Kireyeva, "Projeye gore Kanal İstanbul, Sazlıdere'den geçecek. Bu da İstanbul sakinlerine içme suyunun teminini zora sokabilir. Sazlıdere, Batı Yakası'na içme suyu temin eden tek kaynak. Kanal kazılırsa Sazlıdere suyu tuzlu hale gelir. Bu durumda yetkililer kuyu kazmak zorunda ve çok sayıda kuyuya ihtiyaç olacak" ifadelerini kullandı.

(C) AA /

Uzman, "Sorun şu ki İstanbul nufusunun buyuk kısmı Batı Yakası'nda yaşıyor, su kaynaklarının buyuk kısmı ise Asya Yakası'nda" diye ekledi.

İ Kİ DENİZİN KARŞILIKLI DENGESİ

Çevrecilerin, Kanal yapımının Marmara ve Karadeniz'in ekosistemlerinde değişikliğe yol açacağı yonundeki kaygılarını değerlendiren Kireyeva, "Karadeniz'in seviyesi Marmara'ya gore yaklaşık 12.5 santim daha yuksek. Bu yuzden İstanbul Boğazı'nın yuzey katmanında, kuzeyden guney yonunde surekli oldukça guçlu akım gozlemleniyor. Tam da bu durum Boğaz'ı gemicilik için zor yapıyor. Ancak Boğaz'ın yaklaşık 20 metre derinliğinde de bir akım var. Marmara Denizi'ndeki tuzlu su daha yoğun ve ağır olduğundan aksi yonde, yani kuzeye doğru akıyor. İki deniz surekli birbirini seyreltiyor gibi. Doğal kanal olan Boğaz, 7 bin 500 senedir var. Bu zaman içinde denizlerin etkileşim sureçleri dengeye ulaştı. Çevreciler, yeni kanalın bu dengeyi bozacağından korkuyor. Marmara'nın tuzdan arınacağını, Karadeniz'in ise aksine tuzlanacağını, içindeki sakinlerin ise buna alışamayacağını ve iki denizin zengin sularının ıssız olacağını savunuyorlar" diye konuştu.

Moskova Devlet Üniversitesi Okyanus Bilim Bolumu oğretim gorevlisi Sergey Muhametov ise, "Ekosistem açısından hiçbir şey değişmez. Yeni kanalın olduğu yerde biraz tuz oranı değişir. İstanbul Boğazı'nın olduğu gibi kanalın hacmi de denizlere kıyasen çok kuçuk" dedi.

MARMARA H İDROJEN SÜLFÜR KOKMAYACAK

Uzmanlara gore, Kanal İstanbul'un yapımıyla Karadeniz'den Marmara'ya sızacağı iddia edilen hidrojen sulfur kokusuyla ilgili kaygılar da asılsız.

Muhametov, "Karadeniz'in ust tabakası alt tabakaya gore daha duşuk bir yoğunluğa sahip. Daha yoğun ve ağır olan suyun yukarıya çıkması mumkun değil. Bu yuzden hidrojen sulfur stabil olarak altta kalıyor" dedi.

Kireyeva de şunu dedi: "Karadenizde hidrojen sulfur sadece 200 metre altında yer alıyor ve ebediyen oraya hapsolmuş durumda".