Özet (TL;DR) @ 2018-08-26T23:23:00.000Z: Mezopotamya topraklarında yer alan Irak'ın kuzeyindeki Kanimasi bölgesinde arkeologlar tarafından yapılan kazılarda çıkırılan 2 bin 500 yıllık kil kaplarda, bira kalıntılarına rastlandı.
Yaşam
23:23 26.08.2018(Guncellendi 23:42 26.08.2018) URL'yi kısaltın
Mezopotamya topraklarında yer alan Irak'ın kuzeyindeki Kanimasi bolgesinde arkeologlar tarafından yapılan kazılarda çıkırılan 2 bin 500 yıllık kil kaplarda, bira kalıntılarına rastlandı.
Arkeoloji Bilimi dergisinde yayımlanan ve Kuzey Irak'ın Turkiye sınırına yakın kısmında bulunan Kaniması bolgesinde yapılan arkeolojik kazılara ilişkin yazıda, 2 bin 500 yıllık kil kaplarda bira kalıntılarına rastlandığı belirtildi. Elsa Perruchi ile birlikte araştırmanın sahibi olan İngiltere'deki Glasgow Üniversitesi'nde arkeoloji dersleri veren Claudia Glatz, çoğunlukla yazılardan ve çizimlerden, biranın antik dunyada onemli olduğunun bilindiğini, ancak bu mayalı içeceğe dair gerçek bir arkeolojik kanıt bulmanın her zaman buyuk bir sorun olduğunu soyledi. Kanimasi'deki kazılarda gun yuzune çıkarılan bira içme kapları, biranın varlığına dair en erken kimyasal kanıtlardan bazılarını taşıdığı belirtilen yazıda, kapların modern bileşiklerle kontamine olmasını engellemek için araştırmacıların ekstra onlemler aldığı kaydedildi.
DHA
2 bin 500 yıl onceye ait bira kalıntıları bulundu
' BİRÇOK YÖNDEN MEZOPOTAMYA KİMLİKLERİNİ BELİRLEYEN BİR İÇECEK'
Claudia Glatz, biranın, Mezopotamya mutfağının tipik bir oğesi olduğunun herkesçe bilindiğini, ancak rituelistik uygulamalarda sosyal bir onemi de olduğunu belirterek, "Birçok yonden Mezopotamya kimliklerini belirleyen bir içecekten soz ediyoruz" diye konuştu.
Araştırmada, Perruchini'nin kalıntıları test etmek için ilk olarak geleneksel kimya yontemlerini kullandığını, ancak sonuçların kontamine olduğunu fark ettiğini belirtilerek, "Kazı sırasında, insanlar genellikle her şeye dokunur, dolayısıyla uzerilerinde kendi kalıntılarını bırakırlar. Özellikle sorun çıkaran bir kontaminant, bol guneş goren alanlara yapılan kazılarda sıklıkla kullanılan guneş koruyuculardan geliyor. Perrcuhini'nin belirttiğine gore, guneş koruyucularındaki bazı kimyasal bileşikler, şarapla benzerlik gosteriyor, bu da arkeologlar için kimi durumlarda kafa karıştırıcı olabiliyor. Kazı alanında laboratuvar koşulları oluşturmaya karar veren Perruchini, daha guvenilir sonuçlar almak için topraktan yeni çıkarılmış kap ve kaseleri eldivenle tutmaya başladı" dendi.
Arkeolog Claudia Glatz, arkeolojideki organik kalıntı meselesinde pek tartışılan bir şey olmadığını belirterek, "O nedenle, Elsa'nın yontemi guvenilir arkeolojik sonuçlar elde etmede oldukça onemli. Bu, geçmişte çokça olan bir şey değil" dedi.
' EKİP, HEPİMİZİN HAYALİNİ KURDUĞU BİR ŞEYİ YAPTI'
Araştırma yazısında kullanılan yeni yontem ile organik kalıntı çıkarılması konusunda çeşitli universitelerdeki arkeologların goruşune ise şoyle yer verildi:
Mata Horowitz (New York Eyalet Üniversitesi Purchase College): Bu kaplardan bir bilgi madeni çıkarılabilir. Ekip, hepimizin hayalini kurduğu şeyi yaptı. Daha once çıkarılmış kapların hali hazırda modern kimyasallarla kontamine olduklarından bu yontem kullanılarak incelenemiyor oluşu buyuk bir talihsizlikti.
Augusta McMahon (Cambridge Üniversitesi): Kendim dahil birçok arkeolog eski kapları ve diğer maddi kanıtları tutarken pek dikkat etmiyoruz. Bu çalışma son derece heyecan verici ve faydalıdır. ****
DHA
2 bin 500 yıl onceye ait bira kalıntıları bulundu
' GILGAMIŞ DESTANI'NDA DA GEÇİYOR'
(C) Ruptly .
Kanimasideki bira içilen kil kapların M.Ö. 1415 ila M.Ö. 1290 arasına tarihlendirildiği ve bira içmenin ortak bir aktiviteden insanların kişiye ait kaplardan içtiği bir aktiviteye geçişini gozler onune serdiği belirtildi. Yazıda, biraya ait en erken fiziksel izin, M.Ö 4. binyılın sonlarına, gunumuzde İran sınırları içinde yer alan, arkeologların antik bir seramik materyal uzerinde demleme işlemiyle ilgili gozle gorulebilir bir kimyasal yan urun olan bira taşı olarak adlandırılan kalsiyum oksalata rastladıkları Godin Tepe'ye dayandığı ifade edildi.
Arkeologlar uzun suredir, bira içildiğini gosteren ikonografiden ve erzak olarak verilen biradan bahseden eski muhasebe metinlerinden, biranın Mezopotamya'daki varlığını biliyordu. En bilinen ornekler arasında tanrıça Ninkasi'ye yazılmış M.Ö. 1800 dolaylarına tarihlenen Sumer ninnisi yer alıyor. Biradan gunumuze ulaşan en eski edebi eser olduğu duşunulen Gılgamış Destanı'nda da bahsediliyor. Destanda, ormanda buyumuş 'vahşi insan' Enkidu, yedi testi dolusu birayı içer, bu uygarlaşmaya giden yolda attığı adımlardan biri olarak soz edilir.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.