Özet (TL;DR) @ 2018-08-24T06:34:00.000Z: İngiltere'de yayın yapan Guardian gazetesi, Türk Lirası'ndaki değer kaybının inşaat sektörüne etkisine dair bir haber yaptı.



Analiz

06:34 24.08.2018(Guncellendi 06:45 24.08.2018) URL'yi kısaltın

İngiltere'de yayın yapan Guardian gazetesi, Turk Lirası'ndaki değer kaybının inşaat sektorune etkisine dair bir haber yaptı.

BBC Turkçe'nin Guardian'dan aktardığı haberde 'İstanbul'da gokyuzune doğru yukselen gokdelenlerden de anlaşılacağı uzere, son yıllarda gerçekleştirilen buyuk projelerle bir inşaat patlamasının yaşandığı, bunun da daha çok doviz cinsinden borçlanmalarla gerçekleştirildiği' kaleme alındı.

Turkiye'de ekonomik buyumenin onde gelen sektorlerinden biri olan inşaatın bunu 2008 finansal krizinden sonra doviz cinsinden ucuz kredi alarak gerçekleştirdiği belirtildi. 2016'nın sonu itibarıyla Turkiye'deki emlak piyasasının kredilerinin yuzde 90'ının yabancı para biriminden gerçekleştirildiği aktarıldı.

Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği'nin (GYODER) Gayrimenkul Sektoru 2018 1. Çeyrek Raporu'na gore 2017 yılı sonunda konut kredisi hacmi 191.4 milyar TL'ye ulaştı. Takipteki kredilerin miktarının toplam konut kredileri içindeki payı ise çok yuksek değil: Mart 2018 itibarıyla yuzde 0.41 olarak gerçekleşti.

(C) REUTERS / Osman Orsal

Bununla birlikte gazete, Turkiye'nin dunyanın en buyuk dokuzuncu çelik ithalatçısı olduğunu vurguladı: 2016'da ithalatın boyutu 8 milyar dolar iken Lira'nın değer kaybetmeye başlamasıyla bunun 2017'de 9 milyar dolara çıktığı aktarıldı.

Duşuk faizli kredilerle inşaattaki patlamanın 2013-2014'te hızlandığı, 2008'den bugune kadar 100 metreden uzun 69 gokdelenin inşa edildiği belirtildi.

10 milyar dolar masrafa yol açan yeni havalimanının 5.7 milyar dolar kredisinin 2015'te 18 milyar lira iken bugun 40 milyar lira değerinde olduğu vurgulandı.

(C) REUTERS / Murad Sezer

Farklı inşaat şirketlerinde ust duzey gorevler almış Kajin Bulut da gazeteye yaptığı açıklamada, inşaat sektorunun en buyuk sorununun uzun sureli planlar yapmaması olduğunu soyledi.

Bulut, ozellikle 2012 yılında yabancıların konut satın almasının kolaylaştırılmasıyla beraber luks konut projelerinin alıcılarının daha çok Korfez ulkelerinden beklendiğini belirtti. Ancak Bulut'a gore emlak sektorunun umut ettiğinin aksine Korfez'den gelen talebin yuksek olmaması kimi projelerin durmasına yol açtı.

İnşaat şirketlerinin mağduru olduğunu soyleyen yuzlerce muşterinin avukatlığını yapan Orhan Boran, "Bunu yıllardır goruyoruz, muşterilere hiçbir zaman inşasını tamamlamadıkları evleri satıyorlar" dedi. Boran, sosyal medyada çok sayıda online olarak organize olup protesto duzenleyen orta sınıf inşaat mağduru olduğunu soyledi.