Özet (TL;DR) @ 2018-08-21T18:36:00.000Z: HDP eski İzmir Milletvekili, eski Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan kurucu MYK üyesi olduğu partisinden istifa etti. Doğan, "Parti içinde oligarşik bir yapı oluştu. Bu oligarşik yapı partinin…
HDP eski İzmir Milletvekili, eski Kalkınma Bakanı Muslum Doğan kurucu MYK uyesi olduğu partisinden istifa etti. Doğan, "Parti içinde oligarşik bir yapı oluştu. Bu oligarşik yapı partinin demokratikleşmesine, parti paradigmasının gelişmesine olanak vermiyor" dedi.
(C) Fotoğraf : HDP
HDP'nin kurucu MYK uyesi, eski İzmir Milletvekili Muslum Doğan seçimden kısa bir sure sonra partisinden istifa etti.
7 Haziran 2015 seçimleri sonrası kurulan seçim hukumetinde Kalkınma Bakanı olarak da bir sure gorev yapan Doğan istifa nedeni olarak parti içindeki 'oligarşik yapı'yı gosterdi. HDP'yi 'yamalı bir bohça' olarak tarif eden Doğan'a gore partinin kurtuluşu demokratik kanalların açılmasından ve ezilen ulus psikolojisinden kurtulmaktan geçiyor.
Doğan, Duvar'dan Nergis Demirkaya'ya konuştu.
' PARTİ İÇİ ELEŞTİRİLERİMİZ DİKKATE ALINMIYOR'
Ne zaman istifa ettiniz?
"Seçimlerden sonra 12 Temmuz'da istifa ettim. Dilekçemde sadece, "Gorduğum luzum uzerine partiden istifa ediyorum. İlgili mercilere bildirilmesi hususunda rica ederim" ifadeleri vardı. Bu da bir tepkiydi aslında. Seçim sonrası bir değerlendirme yapılması gerekiyordu. Ancak ne ben ne de aday gosterilmeyen, seçilmeyen diğer vekil arkadaşlarım bir toplantıya çağrılmadı. Bu partinin kurucu MYK uyesiyim. Bu partinin paradigması dahil, bu siyasetin ileri noktalara taşınması için emek veren bir insanım. Kimse aramadı. "Nedir, konuşalım" denilmedi.
Peki, kurucu MYK uyesi olduğunuz partiden neden istifa ettiniz?
Partinin paradigması konusunda zerre kadar kuşkum yok. Ama burada ortaya konan paradigmayı ileri sureçlere aktarabilecek kadrolara guven meselesi onemli. Parti içinde bir oligarşik yapı oluştu. Bu oligarşik yapı partinin demokratikleşmesine, parti paradigmasının gelişmesine olanak vermiyor. Parti içi eleştirilerimiz ciddiye alınmıyor.
Oligar şik yapıdan kastınız nedir?
****Bu, demokratik team ullerin dışında, sozumona siyasi bir irade kendi adına, paradigma dışında, partinin politikası dışında, genel siyaset dışında davranarak kendi iktidarcı anlayışının egemen kılınmasıdır. Bu benim tarafımdan kabul edilecek bir durum değildi.
' Oligarşik yapı' nelere yol açtı?
(C) AA /
Parti organlarının seçimi, grup başkanvekillerinin seçimi ornek. Bu arkadaşlarımız yetenekli olabilir. Eğer demokratik bir yapıysanız o arkadaşların yeteneklerini heyete sunmalısınız. Siyaset tarzını, yeteneklerini paradigmaya faydalarını anlatmalısınız. Ama siz bunu dışarıda oluşturup dayatırsanız biz bunu kabul etmeyiz. Kadının ozgurleşmesi Kurtler açısından son derece onemlidir. Bu konuda demokratik bir devrim yaşanmıştır. Ama kadın hareketi açısından karar mekanizmalarında, "bizim kararımızı kimse tartışamaz" tutumu son derece yanlıştır. Örgutler içinde kadın kolları vardır ama irade oluşurken boyle bir ayrım soz konusu olamaz. Dayatma usulu siyaset tarzı kabul edilemez.
' İFADE VERMEMEK DOĞRU DEĞİLDİ'
Ba şka eleştirileriniz var mıydı?
Bu hastalıkları dile getirirken, bu oligarşik yapıdan çok partinin içindeki oncu kadroların parti içindeki soz, karar, yetki konusunda etkili insanların mevcut hukuk sisteminin demokratikleşmesi yerine onu reddetmesini de çok doğru bulmadım. Bu eleştirileri ben yaparken 'makyevalizmle' suçlandım. Mevcut hukuk sisteminin demokratikleşmesi çabası içinde yer almak var, bir de onu kabaca reddetmek var. Kabaca reddetmek bir siyaset tarzı, demokratik parlamenter sistem içindeki siyaset kurumunun tavrı olamaz.
Dokunulmazl ıkları kaldırılan milletvekillerinin ifade vermeye gitmemesi tavrına donuk mu bu eleştiriniz?
Tabii ki. Mahkemeleri reddetmesi. Sonra ne oldu, gidip ifade verildi. Bu doğru bir siyasi tavır değildi. Siyasi tavır mevcut hukuk sistemini reddetmek değil, onun demokratikleşmesini sağlamaktır. O zaman parlamentoda siyaset yapmayacaksınız. Halka sunduğu paradigma ile çelişkili bir durum soz konusu. Bu ulkenin demokratikleşmesini istiyoruz, ortak vatan diyoruz. Birlikte yarattık bu ortak vatanı, diyoruz. Bir demokratik ulus yaratalım, biz bir ulus olmuşuz, diyoruz. Bin yıllık bir arada yaşam deneyimimiz var. Bu ulusun altında halklar olarak da ozgurleşme mucadelesi çok doğru bir mucadele. Ama demokratik ulus tanımı yaparken bazı şeyleri reddederseniz o zaman demokratik sureçlere hizmet etmezsiniz. Mesele buydu.
' MİLLETVEKİLİYKEN DE ELEŞTİRDİM'
T um bu konularda eleştirileriniz karşılıksız kaldığı için mi istifa ettiniz?
Tabii. Bu oligarşik yapıya karşı eleştirilerimiz dikkate alınmadı. Bu parti içinde demokratik yapılar zorlandı. Benim yaptığım siyaset tarzı gittikçe kuşatıldı. Bu kuşatılmışlıkta yarar goremedim. Sosyal medyada, "Milletvekili seçilemediniz eleştirmeye başladınız" diyenler var. Hayır, ben milletvekili iken de bu eleştirileri yaptım.
HDP 'deki sıkıntılarda son 2-3 yılda yaşanan çok sayıda gozaltı, tutuklamanın etkisi yok mu?
Parti paradigması doğru ama pratiği yanlış. Siyaseten bir zihin bulanıklığı var. Yeni politik hat açmada bir zihin bulanıklığı var. Bu bulanıklık, bu siyaset tarzı mevcut sureci aşmamıza olanak vermiyor. Kadrolar uzerinde evet sıkıntı olabilir ama bunu ulkede demokratik siyaset yapan tum partiler hissediyor. CHP uzerinde de var. Sosyalistler uzerinde de var. Dışarıdaki insanlar uzerinde de baskı var. Mucadele demokratik kurallar içinde gittiğinde bunlar karşılanabilir.
' PARTİ YAMALI BOHÇAYA BENZİYOR'
Bu arada sistem de ğişikliği yaşandı. Bunun parti uzerindeki etkisi ne oldu?
Devlet, 15 Temmuz sonrası tum demokratik sureçlerden uzaklaştı. Cumhuriyetin birikimi, değerleri yok edildi. Biz siyasal İslam dediğimizde havaya zıplıyordu arkadaşlar. Ama kurulan siyasal İslamdır. Meclis'teki konuşmalarımda bu sistemin siyasal İslam olduğunu, Cumhuriyetin birikimlerine, değerlerine karşı olduğunu, cumhuriyetin halklar için aslında onemli bir rejim olduğunu, bunun değerini bilmemiz gerektiğini, o nedenle cumhuriyetin yaşaması için cumhuriyetin demokratikleşmesi gerektiğini anlatmaya çalıştım. Şoyle bir şey soylesem haksızlık olur mu bilemiyorum. Paradigma doğru ama oy istemeye gittiğinizde parti yamalı bohçaya benziyor. Siyasal İslamcıları kusturmeyin, muhafazakarları kusturmeyin, egemen Sunnileri kusturmeyin. İşte şunları, bunları kusturmeyin. Boyle bir siyaset tarzı olamaz. İleri batılı ulkelerdeki siyaset kurumlarının parti programlarını incelediğinizde duzgun bir hat gorursunuz. Yamalı bohçaya benzeyen ideolojik bir yapılanma hiçbir partiye yarar getirmez.
' DEMİRTAŞ OLMASA BARAJ AŞILAMAYABİLİRDİ'
HDP'nin bu tarzıyla o paradigmasını guçlendirecek pratiği ortaya koymadığı surece siyasette egemen olma şansı yoktur. Her zaman boyle oy alma şansınız yok. "Biz parlamentoya girmezsek şoyle olur" gibi. Bu doğru bir siyaset tarzı değil. O zaman Aleviler diyor ki, 'Yine mi kandırıldık?' Parti içindeki tartışmalara bakalım. Selahattin Bey'in çok onemli bir birikim olduğunu burada ifade etmek isterim. Kurt siyasi hareketinin demokratik zeminde yaptığı siyasetin en onemli figurudur Demirtaş. Siz o değeri parti organları içinde eleştirebilirsiniz ama dışarıda eleştiremezsiniz. Selahattin Bey olmasaydı yuzde 10 barajın aşılması mumkun olmayabilirdi. O değerin korunmasını, paradigmaya sahip olmanın da bir olçusu olarak goruyorum. O paradigmayı en iyi anlatan Selahattin Demirtaş'tı.
HDP t um bu eleştirilerinize karşın yuzde 11'i geçti.
Bu siyaset kurumunun bu kadar çelişki, zaaf içinde olmasına rağmen halkın ulaştığı bilinç duzeyiyle ilgili. AKP'nin kurduğu siyasal İslama karşı topyekun mucadele içinde HDP'nin son anda geliştirdiği, "Biz girmezsek AK Parti şu kadar alacak" siyaseti etkili oldu. Bu doğruydu da. Parlamentoda HDP'nin olması demokrasi adına çok onemli bir kazanımdır. HDP ve HDP gibi partiler olmalı. Guçlu bir CHP'nin de olması gerekiyor bundan sonra. CHP eğer ileri batılı ulkelerdeki sosyal demokrasi duzeyine ulaşma çabasını netleştirirse çok onemli bir taleple karşı karşıya kalabilir. Ama bugunku siyaset duzeyi bundan uzak.
' EZİLEN ULUS PSİKOLOJİSİ AŞILMALI'
HDP ne yapmal ı bu durumda?
HDP Turkiye'deki siyasi hareketler açısından baktığımızda onemli bir birikim. Her şeye rağmen ayakta duruyor ama paradigmasının hayat bulması için de yeni bir anlayışa ihtiyaç var. Bu oligarşik yapıyı yıkıp daha demokratik bir yapıya donuşmesi durumunda Aydın'da da, Çankırı'da da, Çorum'da da, Trabzon'da da çok farklı bir destek ve katkı beklenebilir. Egemen ulus ile ezilen ulus psikolojisini de yeniden değerlendirmek lazım. Şimdi HDP ezilen ulus psikolojisi ile hareket ediyor. Bunu yıkmamız lazım. Partinin yeniden bir ulusal şekillenmeye ihtiyacı var. Ezilen ulus psikolojisi ile hareket edemeyiz artık. Biz halklar eşit ve demokratik bir geleceği inşa etmek istiyorsak bir kere bir ozguvenimiz olacak. Ezilen ulus psikolojisinden kurtulacağız. Trabzon'daki bir yurttaşımızla Siirt'teki bir yurttaşımızın hiçbir farkı olamaz. Son seçim surecinde bir tepki de gelişti. Kurt coğrafyasında, orneğin Hakkari'de 10 yıl sonra HDP milletvekili kaybetti, AK Parti 1 milletvekili çıkardı. Şırnak'ta, Siirt'te oldu. Şimdi siz paradigma ile oynamışsınız, paradigmanın gerçekleşmesi için yeterince çaba sarf etmiyorsunuz. Ezilen ulus psikolojisini aşmadığınız surece siyaset kurumlarında gelişme olanağı yok.
Bundan sonra sizin yol haritan ız ne olacak?
Ben aydın, demokrat, yurtsever bir insan olarak genel toplumsal muhalefet içinde mucadelemi surdureceğim. Bu paradigmanın gelişmesi için de elimden geldiğince katkı sunacağım. Eleştirilerimi sunmaya devam edeceğim. Siyaset hayatımızın bir parçası. Karşımızda siyasal İslam olarak yeni bir devlet yapılanması ile karşı karşıyayız. Siyasal İslamla ilgili eleştirilerim HDP'yi zayıflatma, HDP'yi zaaf içinde gorme anlayışı ile ilgili değil. Devlet yeni bir ideolojik tercihte bulundu. Siyasal İslam devletin resmi ideolojisidir. Bu ideolojiye karşı doğru konumlanmak, doğru bir cephe oluşturma siyaseti bizim vazgeçilmez durumumuzdur. Onun için bir birey, yurttaş olarak mucadeleme devam edeceğim."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.