Özet (TL;DR) @ 2018-08-21T23:27:08.000Z: Eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in, Türkiye'nin Batı'dan tamamen kopması durumunda uzun vadede nükleer silahlanmaya gitmesi tehdidinin bulunduğu açıklamasını değerlendiren Rossiyskaya…



Analiz

23:27 21.08.2018URL'yi kısaltın

Eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in, Turkiye'nin Batı'dan tamamen kopması durumunda uzun vadede nukleer silahlanmaya gitmesi tehdidinin bulunduğu açıklamasını değerlendiren Rossiyskaya Gazeta (RG) gazetesi, Turkiye'nin nukleer silah geliştirme potansiyeline sahip olup olmadığı sorusuna yanıt bulmaya çalıştı.

RG'ye konuşan uzmanlar, Turkiye'nin nukleer silah geliştirmek için gereken teknolojik imkanlara sahip olduğu veya bu yonde siyasi bir iradenin olduğuna şupheyle baktıklarını soyledi.

ABD'nin de reddetmediği genel bilgiye gore, Avrupa'nın birkaç ulkesinde 200'e yakın B61 atom bombası bulunabilir, ustelik onlarcasının İncirlik hava ussunde yerleştiği tahmin ediliyor. Birkaç yıl once ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un Turkiye'deki muhimmatını Romanya'ya aktarmaya başladığı yonunde soylentiler ortaya çıkmıştı, fakat Bukreş bu soylentiler kesin bir dille reddetmişti.

' TÜRKİYE'NİN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAYA ÇALIŞTIĞINI HAYAL ETMEK ZOR'

RG'ye konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi'nden Andrey Baklitskiy, "Nukleer savaş çıkması durumunda, silahın NATO kapsamında kullanılması ongoruluyor, bu yuzden Turk yonetimi tarafından caydırma faktoru olarak algılanıyor. Bunun yanında, Turkiye'nin bir şekilde nukleer silaha sahip olmaya çalıştığını hayal etmek zor. Standart yontemlere gore depolar ABD ordusu tarafından korunuyor, Turklerin bu depolara erişimi yok. Kendi nukleer silahı geliştirmek için de yuksek zenginleştirilen uranyum veya silah amaçlı plutonyuma ihtiyaç var. Halihazırda Turkiye ciddi bir nukleer sanayiye, uzmanlara sahip değil. Uranyumu zenginleştirmek için kapasitesi yok, plutonyumu işleyebileceği nukleer reaktoru yok" ifadelerini kullandı.

Uzman, Ankara'nın, onlarca yıldır uluslararası yaptırımlardan acı çeken İran'ın yolundan gideceğine de inanmıyor.

Rusya'nın Turkiye'de Akkuyu nukleer guç santralini inşa ettiğini ama hazır yakıtı getirip, kullandıktan sonra da geri alacağını belirten Baklitskiy, "Bu yuzden Ankara surece erişim almayacak. Turklerin yarın şunu soyleyebileceğini tahmin edebiliriz: tam dongulu nukleer programımızı geliştirmek, zenginleştirme fabrikalarını ve santrifujleri kurmak istiyoruz. Ama bunun içinde yıllara hatta on yıllara ihtiyaç var. Ancak onemli olan Turklerin neden buna ihtiyaç duyabileceği anlaşılır değil. Turkiye zaten askeri guç açısından bolge lideri, ki zaten kime karşı kendini koruyacak ki?"

' ANKARA'NIN İRAN'IN YOLUNU TAKİP EDECEĞİNDEN ŞÜPHELİYİM'

"Ankara'nın, bunca yıldır uluslararası yaptırımlardan acı çeken İran'ın yolunu takip edeceğinden şupheliyim" diyen Rusya Bilimler Akademisi Uluslararası Guvenlik Merkezi'nden Stanislav İvanov, RG'ye açıklamasında sozlerini şoyle surdurdu: "Elbette (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan, nukleer silahların yayılmasını onleme rejimini eleştiren birisi olarak biliniyor. Bir seferinde Turk lider bu konuda bir atasozunu anmıştı, şoyle bir şeydi galiba: balı bir kez tadan onu başkalarına yasaklayamaz. Ama Turkiye'nin bir şeylerden mahrum kaldığı açıklamalarında bulunmak başka, gerçekten de nukleer programa girişmek bambaşka bir şey. Şu anda Turklerin teknik imkanlara sahip olmadığı net, nukleer silah eşiğindeki ulkelere yaklaşmış bile değiller. Yani Alman politikacının açıklamasında çok fazla 'eğer' var: eğer Turkiye ABD'yle bozuşursa, eğer NATO'dan çıkarsa. Bu tahminlerin çok fazla hipotetik olduğunu duşunuyorum."