Özet (TL;DR) @ 2018-08-21 08:20:50.854591: Pop müzik dünyasında Edis rüzgarı falan esmiyor, bildiğiniz fırtınası kopuyor. Sadece bir single ve bir albümle bu kadar geniş hayran kitlesini nasıl edindi? Harbiye’yi nasıl oldu da ilk konserinde…



Ge çtiğimiz gunlerde Harbiye'deki ilk konserini verdin. Yer yerinden oynadı. Tek albumle boyle bir başarı yakalaman inanılmaz.

- Gerçekten çok buyulu bir akşamdı.

Harbiye 'deki gelmiş geçmiş en kalabalık "ilk konser"miş galiba...

- Bana da oyle soylediler. Genel konjonkture gore de çok ciddi bir seyirci sayısına ulaşılmış. Ama benim seyircim her zaman iyidir, bu durumu Harbiye'de fark ettiler. Çunku Harbiye hem basın için çok onemli bir yer hem de sanatçılar için bir nevi er meydanı. Yoksa daha once 60 bin kişiye de konser verdim.

Seni canl ı canlı izlemek için Harbiye'ye akın eden 6 bin kişi, izledikleri şovdan memnun kaldı mı dersin?

- Evet, kaldılar. Dediğim gibi çok buyulu bir anı paylaştık. Ben konserlerime ve kliplerime bazı kodlar koyarım. Hep bir metaforum vardır.

Ne gibi bir metafor?

- Onu anlatmam, ozel kalsın (guluyor). Ama ana duşuncesini soyleyeyim: Buyule ve buyu. Tırnak içinde boyle bir cumleyle başladık konsere biz.

İnsanlar senin sahnenin nesinden buyuleniyor olabilir?

- Bu karşılıklı bir durum, ben de onlardan buyuleniyorum ve bunu işime yansıtıyorum. Sonuç boyle oluyor.

D İPTE BAŞKA BİR EDİS  VAR, ONU SAHNEYE TA ŞIDIM

İlk albumun adı neden "An"dı?

- Benim felsefi bir tarafım var. Dipte bir başka Edis var ve albumde onu gostermeye çalıştım. O Edis'i sahneye de taşımak istedim.

Hangi "an"dan soz ediyorsun albumde?

- Birçok andan... Dalga geçtiğim anlar da var, çok mutsuz olduğum anlar da, şukrettiğim anlar da. Anda olabilmek onemli. Zaten sahne işi de anda kalmak uzerine kuruludur. Tiyatrocular da ses sanatçıları da anda, şimdide kalmalıdır.

Sen sahnedeyken anda kalabiliyor musun? Bu çok zor bir şey, insanlar başarabilmek için ozel spirituel çalışmalar falan yapıyorlar bildiğim kadarıyla.

- Açıkçası zaman zaman zorlandım Harbiye'de... Bazen kopmuşum zaten. Onur Başturk yazdı bunu. Hatta annem de soyledi.

Ne dedi annen?

- "İlk uç-dort şarkıda bir yerlere bakıyordun" dedi. Ben de dedim ki "Buyulenmiştim"... "Buyule" diye başladığımız gecede karşılıklı buyulendik gerçekten. Seyirciye ilk lafım da "Buyulediniz beni" oldu.

Üstu açık araba alıp da yollarda hava mı
atayım

İ NSANIN ZAAFLARIYLA  DERD İ VAR

Tela ş, panik durumları ne alemdeydi? Madem ki Harbiye sanatçıların er meydanı...

- Sahneye kendinizden çok emin çıkıyorsunuz ama Harbiye'nin bir başka etkisi, bir başka gucu var. O ozguven sarsılabiliyor. Duşunun, ben yıllarca orada Sezen Aksu'yu, Tarkan'ı, Şebnem Ferah'ı, Kenan Doğulu'yu, MFÖ'yu, onlarca onemli sanatçıyı izledim. İşte bu gerçek sahnede bir anda dank etti. Yıllarca seyirci olduğum yerde bu kez şarkıcı olarak bulunuyordum. O yuzden ilk uç-dort şarkıda durumu hazmetmeye çalıştım, bir dağıldım. Ama sonra anda kalmayı başardım.

S ozlerin spirituel konulara yatkın olduğunu duşunduruyor bana...

- Doğru, spirituel konulara çok meraklıyım. Parapsikoloji okudum, hala okumaya devam ediyorum. Onun dışında dini şeyler de ilgi anlamında. Her turlu din, her turlu felsefi goruş ve spirituel bakış açısına merakım var. Çunku butun insanların derdi aynı bence.

Neymi ş derdimiz?

- (Guluyor) İnsanın zaaflarıyla derdi var. Surekli kalıcı olmakla derdi var. Ölumsuz olmakla derdi var.

A ŞK EN GÜZEL ANDA, AN  EN G ÜZEL AŞKTA YAŞANIR

Anda kalabilmenin p uf noktasını da alayım senden hazır yeri gelmişken...

- Aşk... Aşk en guzel anda yaşanıyor, an da en guzel aşkta yaşanıyor.

Egoyla m ucadeleyi kazanmış gibisin...

- Bu soylenmez ama benim egom yok.

Onu ilk kar şılaştığımızda anladım zaten.

- Teşekkur ederim. Hırslar, kalıcı olmak vesaire, bunların hepsi gelip geçici şeyler.

Ama as ıl zor gunler şimdi başlıyor diye duşunuyorum, çunku senden beklenti çok yukseldi.

- Beklentinin yukselmesi insanda stres yaratıyor, evet. Çunku sahne işi de bir nevi hizmet sunmak ve ben onlara en iyisini sunmam gerektiğine inanıyorum. Bu işin başından beri bana soylenen, aynı zamanda kendi tecrubelerimle de sabit olan şu: Samimiyet bu işin en onemli parçası. Yetenek, çok çalışmak ve disiplin tabii ki olacak ama samimiyet de şart. Sanatta torpil olmaz.

A İLEM VE DOSTLARIM  BEN İ ÇOK AZ ÖVER

Şohret geç geldi diye duşunduğun oluyor mu hiç?

- Önceleri hep "Neden 20 yaşında çıkmadım da 24'u bekledim" diye soylenirdim. Çunku zaten 19-20 yaşından beri bu duzenin içindeydim.

Şimdi ne duşunuyorsun?

- 27 yaşındayım ve iyi ki şimdi bunları yaşıyorum diyorum.

Bu s urekli yukselen başarı grafiğinin temelinde neler yatıyor? Yani az once bahsettiğin samimiyetin yanında...

- Çok çalışıyorum. Hep guncel tutuyorum kendimi. Disiplini elden bırakmıyorum. Egomun beni ele geçirip bazı şeyleri olduğundan farklı gostermesine izin vermiyorum. En onemlisi de ayakları yere basan bir ekibe, ayakları yere basan bir arkadaş çevresine sahibim. Beni çok az overler. Ailem de aynı şekilde. Bunlar çok onemli.

Hayat ın son birkaç yılda çok değişti mi?

- Hayır. Hayatım çok fazla değişmiyor, izin vermiyorum. Çunku kafam parayla paralel ilerlemiyor. Geçen hafta ekip arkadaşım "Abi neden çok luks bir araba almıyorsun?" diye sordu. "Niye alayım ki? Ne yapacağım alıp da?" dedim. Birincisi, işimin dışında çok fazla gezip dolaşmaya vaktim yok. İkincisi çıkacağım yollara da ustu açık arabamla hava mı atacağım! Bu bana gore bir şey değil. Konumumu seviyorum. Onu almak isteyeceğim zaman da olabilir ama bu iş temposunda sırf hava atmak için luks araba edinmem.

Üstu açık araba alıp da yollarda hava mı
atayım

BEYNiM KALDIRMADI KONSERVATUVARI BIRAKTIM

Seni yurtd ışındaki sahnelerde de gormek isterim. Boyle planların var mı?

- Hem de çok guzel planlarım var ama detaylı anlatmak istemiyorum. Çunku o zaman seninle ilgili beklenti buyuyor.

Bug une kadar neden olmadı peki?

- Önce burada iyi bir yerlere gelmem gerekiyordu çunku.

Yok, senin şahsında sormuyorum. Genel olarak Turk şarkıcılar neden isimlerini yurtdışında duyuramıyor?

- Bu sektorde dunyaya hakim iki dil var, İngilizce ve İspanyolca. Şov dunyasının major ulkelerinin dilleri bunlar. Bu dillere aksanlı veya aksansız hakim değilsen, geçiş yapamıyorsun. Kaldı ki biz o kulture ait değiliz, dilimiz onlara ait bir dil değil. Bir de şoyle bir ozeleştiri yapabilirim; bizim sektorde dışarıya pazarlama değil de burada gunluk parayı kazanma fikriyle iş yapılıyor. Yatırımcılar ileriye donuk yatırımcı değil. Yatırım bile yapmıyorlar bize. Ne yetenekler nerelerde kim bilir... Ayrıca eğitim sistemimizde de pop muzikle alakalı tek bir dal yok. Ya Turk muziği dalında eğitim alıyorsun, ya opera. Ben muzikal eğitimi alabildim mesela.

Ne zaman "Bu işi yapmalıyım" dedin?

- Kendimi bildim bileli. Anaokulunda bile gosterilerde rol alan, şarkı soyleyen, dans eden çocuktum. Bunun dışında bir iş hayal ettiğim tek bir donemim olmadı.

Yat ıp kalkıp muzik deyip de sonra iletişim okuman enteresan.

- O okulu seçme sebebim İstanbul'a taşınmaktı. O sayede de işin arka planını, mutfağını oğrendim. İsabetli bir karar oldu. Guzel yere kapak attım farkında olmadan (guluyor). Sonra konservatuvara da kayıt oldum, ikisini birden okumaya başladım. Ama konservatuvarı yarıda bıraktım, yapamadım o kadarını, beyin kaldırmadı. Yine de hala konservatuvarlı gibiyim, haftada uç-dort gun eğitim alıyorum.

◊ Ba şlarda sadece gençler senin hayranındı, şimdi onlar anne-babalarını da peşlerinden surukluyor. Ne diyorsun bu duruma?

- Evet, konserlerime anne-babalar da geliyor, hep takılıyorum onlara (guluyor).

Anne-babalar ın çocukları için onaylayacağı bir rol modelsin sonuçta. Goruntu, donanım açısından dort dortluk gorunen bir model...

- Kimse dort dortluk değil ama...

Ama oyle bir imaj soz konusu ki istesen de hata yapma luksun yok.

- (Kahkaha atıyor) Valla gerçekten şoyle. Ama anlık goruntuler bunlar. İnsan değişebiliyor.

Bu h ızlı çıkışta goruntunun payı yok mu hiç? Yakışıklılık/guzellik bu sektorde onemli bir sıçrama tahtası değil mi?

- Mutlaka gorunumun bir etkisi olacaktır ama sunum şekli daha onemli. Sunumu standart ustu tutarsan fark yaratırsın. Bir de benimki çok hızlı bir çıkış değil aslına bakarsanız. İlk iki-uç senede de bunları yapıyor ama boyle bir reaksiyon almıyordum. Sonra bir gun bir arkadaşım "Sen kısık ateşte pişersin. Çunku gorunmeyi sevmiyorsun ortalıkta. Bekleyeceksin" dedi. Öyle de oldu.

MEK İK *Ç EKERKEN * Ş AN ÇALIŞIYORUM

* ◊ *Dans ederken şarkı soylemek zor mu?

- Zor, hem de çok zor. Roma'da Beyonce'yi izledim, o bile playback yapıyordu. O an dedim ki "Ben de playback'e giriyorum, bu ne ya". Sadece o da değil, Jay Z playback yapıyor. Rap'çi adam.

Sen nas ıl canlı soylemeyi başarıyorsun?

- Canlı soyleyebileyim diye mekik çekerek şan çalışıyorum. Ama haklılar onlar da... 2 gunde bir konser veriyorlar. Ben bir Harbiye yaptım, 3 gundur kendime gelemiyorum.

KLiMALARI KAPATIN COCUK ÜSÜDÜ!

Hi ç sansasyonel bir haberine rastlamayacak
mıyız senin?

- Sansasyon da bu işin bir parçası aslında. Olabilecek şeyler. Bilemem o yuzden.

Birka ç sene kaçarsın, sonunda yakalarlar.

- İnsanız yani. Robot değiliz, kral değiliz. Bir de başarı elde ettikçe daha çok irdelenmeye başlıyorsun, normal bu. Ben her şeye hazırlıklıyım. Bu işe ilk başlarken ailemle oturup konuştuk, birbirimize soz verdik. Her ne olursa olsun, her ne yaşarsam yaşayayım birbirimizi bırakmayacağız. Bunun sozunu aldım onlardan.

PARA İNSANLARI BİRBİRİNDEN UZAKLAŞTIRIYOR

Anne-baba i çin zaten fark etmiyor, hiçbir koşulda evlatlarını bırakmazlar merak etme.

- Zaten bırakmıyorlar, her konserime geliyorlar. Annem millete kızıyor, "Klimaları kapatın çocuk uşudu" falan diye (kahkaha atıyor).

Aile deste ği ne
guzel şey.

- Aile desteği guzel, arkadaş desteği guzel. Farklı mesleklerden çok fazla arkadaşım var.

Hepimiz biriz. Kim daha çok kazanıyor muhabbeti yoktur aramızda. Para insanları birbirinden uzaklaştırıyor, bundan eminim çunku çok orneğini gordum çevremde. Bizde yok işte o durum.

Hava atma durumunun olmad ığından soz ettin az once zaten...

- Valla babam ve annem de yıllarca canlarını dişlerine takıp çalıştılar, bir kere babamı ekstra luks arabayla gormedim. O paranın nasıl kazanıldığını biliyorlar çunku. Ben de biliyorum. Allah çalışan herkese sabır ve guç versin.

Sevenlerine bir bayram mesaj ı vermek ister misin?

- Herkese aileleriyle, aileleri gibi gordukleri tum sevdikleriyle birlikte, tum yuklerini atacakları, sıkıntıdan ve stresten uzak, mukemmel bir bayram diliyorum.

TATiLE ZAMAN YOK BOĞAZ'DA YÜZÜYORUM

Konser, reklam çekimi koşturup duruyorsun. Yok mu ufukta tatil planları falan?

- Çok istiyorum ama maalesef yok. Boğaz'da denize girebiliyorum ancak. Tekne kiralayıp açılıyoruz. 3. Kopru'nun orada çok guzel koylar var, Gocek'e benziyor. Ama arkalara doğru bakmayacaksın tabii (guluyor).

Yalanc ı tatil...

- Ne yapayım, uzun tatile vaktim yok. Çok yoğunum. Yeni album çalışmalarına başladık bile. Ayrıca reklam çalışmalarım var, onlar da çok zamanımı alıyor. İkisi bir arada gidiyor. Harbiye konserimin devamı olacak. Avrupa turnesi olacak. Ekim ayında yurtdışı konserlerim başlıyor. Bir yurtdışı maceram olacak, gidip geleceğiz. Detayları sonra veririm size, soz.

Üstu açık araba alıp da yollarda hava mı
atayım

İ ZMİR'İN RUH  HAL İNİ KAYBETTİM

Amerika m ı yoksa Londra mı? Aklımdan geçen bu ikisi bak...

- Amerika. Geçen sene Londra'ya gitmiştim. Londra doğumluyum zaten ama 2 yaşındayken dondum. Orada buyumedim yani, burası buyuttu beni. Ama yalan yok, çocukken Londra'da doğdum diye hava atıyordum (guluyor). Şu anda bakıyorum da iyi ki donmuşuz.

İ zmir'i çok seviyorsun sen...

- Zaten İzmirliyim, ondan. İzmir'dir beni buyuten yer. Aslında sadece ben değil birçok sanatçıyı buyuten yer.

Homeros'tan başla hatta, sadece sanatçı da değil. Çok ozel bir havası var. Gerçi İzmir'in ruh halini kaybettim, artık kozmopolit bir şehrin uyesiyim. Oraya her gittiğimde "Ben İstanbullu olmuşum" diyorum.

O KADAR MAKARNA, PiZZA   YiYiNCE KAFAM iYi OLDU

Yurtd ışında nereleri seviyorsun?

- Çok yer gezdim ama Roma'ya ilk kez bu sene gittim. Resmen aşık oldum. Normalde hamur işi sevmem, gluten falan yemem ama orada mecbur kalıyorsun.

O kadar makarna, pizza yiyince kafam iyi oldu herhalde, "Allah'ım ne kadar guzel bir hayat" demeye başladım. Arkadaşım "Sen normalde bunları yemiyorsun ya, ondan olabilir mi?" diye sordu. Dedim "Muhtemelen" (guluyor). Burada hamur işi yemiyorum, alkali su içiyorum, çok sağlıklı beslenmeye dikkat ediyorum normalde. Bundan mıdır bilmem, Roma gerçekten çok sevilesi bir yer gibi gorundu bana.

Sadece Roma m ı var "en sevilenler" listende?

- Hayır tabii ki... Stres atacaksam, kafamı dağıtacaksam, oralarda arkadaş çevrem geniş olduğu için ya Londra ya Paris oluyor tercihim. Geçen sene Londra'ya taşınma girişiminde bulundum. Produktorlerle konuştum, muzisyenlerle tanıştım. Buradan uzaklaşacaktım yani ciddi ciddi.

Neden vazge çtin?

- Buradaki kontrolumu kaybederdim, o yuzden. Bir de global bir iş yapmak için oralara gitmek zorunda değilsin, bunu fark etmiş durumdayım. Burada da çok yetenekli insanlar var. Arada gidip geleceğim, o yeterli.