Özet (TL;DR) @ 2018-08-20T20:23:15.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 10 yıl önce bölge için "olası demokrasi feneri" olma umudunu verdiğini belirten The New York Times, Erdoğan'ın tüm iktidarı elinde toplaması ve muhalefete karşı acımasız…
Analiz
20:23 20.08.2018URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 10 yıl once bolge için "olası demokrasi feneri" olma umudunu verdiğini belirten The New York Times, Erdoğan'ın tum iktidarı elinde toplaması ve muhalefete karşı acımasız baskıyı başlatmasıyla bu umudun tamamen yok olduğunu kaydetti.
The New York Times'ın Peter S. Goodman imzalı yazısında, "10 yıl once, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan din savaşlardan perişan olan bolgede olası demokrasi feneri olacağı yonunde bir umut kaynağıydı" dendi.
Turkiye'nin NATO'nun sadık muttefiki ve Avrupa ile istikrarsız Ortadoğu arasındaki kopru olduğu ifade edilen yazıda, şu değerlendirmelere yer verildi:
Erdoğan, Avrupa Birliği sıralarında ulkesi için bir yer açmaya çalıştığı için kendini reformlara hazır ılımlı Musluman lider olarak gosterdi. Turkiye'nin hoşgoru ve hukukun ustunluğu ile yonetilen bir liberal toplum haline geldiğine dair algılara hitap etti.
Fakat tum bunlar, Erdoğan'ın ustun yetkileri elinde toplamaya başlamadan ve iki yıl once meydana gelen darbe girişiminden sonra muhalefete acımasızca baskı yapmaya başlamadan onceydi. Buyuk olçude otoriter eğilimleri ve beceriksiz ekonomi yonetiminden kaynaklanan mali kriz başlamadan onceydi. Sayın Erdoğan'ın liberal bir guç olduğu fikrinden geriye kalan her şey tamamen yok oldu.
Batı için, daha once umut kaynağı olan Erdoğan, ki İslam ile demokrasinin barış içinde birlikte yaşayabileceğinin kanıtı olabilirdi, şimdi populizmi, suslu sozleri ve muhasebe kitaplarına hurmetsizliğiyle ulkeyi felakete surukleyen yeni bir otokrata donuştu.
Son yıllarda Erdoğan, reformist yoldan uzaklaşarak ozellikle Rusya ve onun guçlu lideri Vladimir Putin ile olmak uzere yeni ittifaklar kurmaya başladı. Gazetecileri hapsetti, siyasi muhaliflerin varlıklarını ele geçirdi ve muhalifleri ezerek Turkiye uzerinde tam kontrol sağladı. Ekonomiyi patronaj ağı gibi yonetmeye başladı, ahbapları tarafından kontrol edilen şirketlere krediler dağıtarak borç uzerinden ekonomik buyume elde etmeye çalıştı.
Erdoğan, onun siyasi ussunu oluşturan işçi sınıfa daha iyi hayat sağlamak için kamu fonlarını harcadı, hastaneler, okullar, yollar ve diğer altyapıyı inşa etti. Buyuk borçlara giren ozel şirketlere devlet kredileri ve garantileri sunarak inşaat sektorunde ani yukseliş sağladı.
Kredilerin buyuk kısmı dolar olarak gerçekleştirildi. Şimdi Turk parasının serbest duşuşe geçmesiyle bu borçlar çoğaldı. Bu da Turk şirketlerini rahatsız edici derecede iflasa yakınlaştırdı ki bu da potansiyel olarak kapsamlı bir ekonomik felaketi beraberinde getirebilir.
Turkiye'nin sıkıntıları, en azından kısmen Batı başkentlerinde alınan kararlardan doğan diğer sorunlar yuzunden daha da kotuleşiyor.
Komşu Suriye'deki savaştan kaçan milyona yakın insan Turkiye'ye akın etti. Avrupa kendini bu akına karşı barikatlayarak Turkiye'yi bu krizle baş başa bıraktı. Sığınmacılar, az vasıflı Turk işçiler için rekabet oluşturdu, bu da Turk servislere ek yuk getirdi.
İstikrarsızlık surerken Erdoğan kamu harcamaları musluğunu açık tutmaya devam ederek buyumeyi hızlandırdı ve borç risklerini artırdı.
Turkiye'nin yaşadığı krizden buyuk olçude Turkiye'nin kendisi sorumlu. Erdoğan'ın otoriterliği, başta Merkez Bankası olmak uzere Turk kurumlarına olan guveni yok etti.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.