Özet (TL;DR) @ 2018-08-19 08:20:46.132058: Kilise, polis, parlamento, sosyal güvenlik ağı temsilcileriyle konuştuk, eşitliğin nasıl mümkün olabileceğini sorduk
Bu yıl Avrupa Onur Haftası'na ev sahipliği yapan Stockholm'de duzenlenen Onur Yuruyuşu'ne yaklaşık 60 bin kişi katıldı. En onde yuruyenler arasında Başbakan Stefan Lofven başta olmak uzere siyasi parti temsilcileri vardı. O gun şehrin tum sokaklarına, kaldırımlarına coşku, neşe ve gokkuşağı renkleri hakimdi. Yuruyuş rotasındaki tum mekanlar tıklım tıklımdı. İnsanlar onlerinden geçen korteji gormek için sandalyelerinin uzerine çıkıyor, el sallıyor, gokkuşağı bayraklarını dalgalandırıyordu. Bu iklimin nasıl mumkun olabildiğini, konunun taraflarıyla konuştuk...
Turkiye'de LGBTİ bireylerin yuzde 78'i çalışma hayatında kendini gizleme ihtiyacı hissediyor. Yuzde 29.5'i cinsel yonelimlerini saklamadan yaşayabilmek için ancak şehrin belirli bolgelerinde oturmak zorunda bırakıldıklarını duşunuyor. Yuzde 62'si yaşlılıklarıyla ilgili kendini guvende hissetmiyor. Turkiye'de eşcinsel komşu istemeyenlerin oranı ise yuzde 51.9. Bu arada Dunya Ekonomi Forumu'nun 2017 Cinsiyet Eşitliği Uçurumu raporuna gore Turkiye, 144 ulke arasında 131. sırada. 2011 yılında 10 bin kişiye ulaşarak Guneydoğu Avrupa'da ve Turkiye'de duzenlenen en buyuk onur yuruyuşu olan İstanbul Onur Yuruyuşu, 2015'ten bu yana engellemeler ile karşılaşıyor. Başkent Ankara'da da durum farklı değil; LGBTİ etkinlikleri 'toplumsal hassasiyet ve duyarlılıklar' gerekçesiyle yasaklanıyor. TRT Genel Muduru, Turkiye'nin Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmayışını, 2014'un birincisi Conchita Wurst'un cinsel yonelimiyle açıklıyor: "'Aynı anda hem erkeğim hem kadınım' diyen birini, çocukların seyrettiği bir zamanda ben canlı yayımlayamam..." 2015 Onur Yuruyuşu'nde polis şiddetine karşı direndiği anlarla akıllara kazınan trans kadın Hande Kader'in yakılarak oldurulmesinin uzerinden iki yıl geçti. Ancak bir iddianame dahi hazırlanmadı.Ülkede LGBTİ haklarında gerileme yaşanırken, cinsiyet eşitliğinde 5. sırada bulunan İsveç hukumetinin davetiyle Stockholm'e gidiyorum. Davetin sebebi, bu yıl Stockholm ve Goteborg'un ev sahipliğinde yapılacak onur haftası etkinlikleri. Ekipte benim dışımda Arnavut, Kosovalı, Pakistanlı, Litvanyalı, Rus, Ukraynalı, Ürdunlu ve Romanyalı gazeteciler var. Konu LGBTİ hakları olduğunda, benzer tecrubeler yaşayan ulkelerden geliyoruz hepimiz. İsveç'te cinsiyet eşitliği, uzerinde duşunulen, çaba harcanan, gelişmesi teşvik edilen bir devlet politikası. Bunun ilk işaretini ulkeye adım attığınız anda, havalimanında alıyorsunuz. Bizde annelere ozgu bulunan bebek bezi değiştirme odaları, İsveç'te erkekler tuvaletine de konuyor. Doğum iznine anneler gibi babalar da çıkabiliyor. Hatta giderek daha fazla gun erkekler için zorunlu hale getiriliyor. Otellere, restoranlara gay dostu mekan olmaları için eğitimler veriliyor. Pasaport kontrolunden geçerken, Vikinglerin torunu olduğu her halinden belli polis memuru, ulkeye neden geldiğimi soruyor. "Onur Haftası'na katılmak için" dedikten sonra yuzunde yargılayıcı bir işaret arıyorum ama hiçbir şey yok. Hatta biraz daha sempatik bir sesle "Hoş geldiniz" deyip pasaportumu geri veriyor.
Stockholm bu yıl Goteborg'la birlikte EuroPride'a da ev sahipliği yapıyor. 1992'den beri duzenlenen, Avrupalı LGBTİ bireylerin Onur Haftası'na... Bu yılın teması 'Birleşik bir Avrupa için İki Şehir Bir Festival'. Goteborg'da bugun sona erecek etkinlik, gelecek yıl Selanik'te yapılacak.
Hafta boyunca şehirde ve ozel olarak kurulan 'Onur Parkı'nda paneller, bilgilendirici toplantılar, partiler, konserler, film gosterimleri duzenleniyor. Finalde ise festival havasında geçen onur yuruyuşu yapılıyor. Yuruyuşe bu yıl sadece Stockholm'de 60 bin kişi katıldı, 600 bin kişi izledi ve destek verdi. Belediye binası onunden başlayan yuruyuş kortejinin en onunde Başbakan Stefan Loven ve mecliste koltuğu bulunan yedi partinin temsilcileri vardı. İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı, polis teşkilatı, silahlı kuvvetler, sivil toplum orgutleri, belediyeler, akademisyenler, ozel şirketler, bazı ulkelerin temsilcileri, goçmenler... Aklınıza bir toplumu var eden hangi kesimler gelirse hemen hepsi yuruyuşe kendi kortejleriyle katıldı. Aşırı sağcılar ve Neo-Naziler hariç. İsveç LGBTİ Hakları Federasyonu uyeleri, ağızlarına yapıştırdıkları siyah bantlarla 'Kendi Ülkelerinde Yuruyemeyenler İçin' yurudu. Onur Parkı'nda sona eren 4.5 km.'lik yuruyuş yaklaşık dort saat surdu. O gun şehrin tum sokaklarına, kaldırımlarına coşku, neşe ve gokkuşağı renkleri hakimdi. Yuruyuş rotasındaki tum mekanlar tıklım tıklım doluydu. İnsanlar onlerinden geçen korteji gormek için sandalyelerinin uzerine çıkıyor, el sallıyor, gokkuşağı bayraklarını dalgalandırıyordu. Bu iklimin nasıl mumkun olabildiğini, konunun taraflarıyla konuştuk...
İ sveç Kilisesi pastorleri Kristina Ljunggren ve Johan Lindby: Hepimiz Tanr ı'nın çocuklarıyızBugune kadar pek çok eşcinsel nikah kıydık. İncil'i gerçekten okur ve verdiği mesaja bakarsanız, sevgi, aşk hakkında olduğunu gorursunuz. Aşk, anahtar kelimedir. Aşk, Tanrı'dan gelir. Biz kimiz ki, iki insan arasındaki aşkın yanlış olduğunu soyleyelim. Elbette iki yetişkin arasındaki aşktan bahsediyoruz. İki tarafın da rızası varsa, bizim için evlenmelerinde sorun yoktur. Ama elbette az sayıda da olsa, eşcinsel çiftleri evlendirmeyi reddeden rahipler var. Hıristiyan ya da Musluman fark etmez, tanrı inancı tektir. Nefes alan her şey Tanrı tarafından yaratılmıştır. Eşcinsel veya trans birey olduğu için birinin tanrı tarafından yaratıldığını inkar edebilir miyiz? O da hepimiz gibi nefes almıyor mu, içine uflenmiş bir ruh yok mu? Biz eşcinsel çiftleri evlendirmeye başlamadan çok once toplum buna hazırdı zaten.
Parlamenter Prof. Barbro Westerholm: Âşık insanlar hastalıklı sayılamaz
Barbro Westerholm, İsveç'teki LGBTİ toplumu için bir efsane. 1979'da eşcinselliği akıl hastalığı kategorisinden çıkartmayı başaran isim o. Hayatını kadın ve LGBTİ haklarının gelişmesine adamış. "Karşı cinsten veya hemcinsi fark etmez, aşık insanlar 'hastalıklı' sayılamaz" diyor. Aşırı sağın yukselişi, İsveç'te de endişe konusu, eyluldeki seçimlerde meclise girmeleri bekleniyor. Westerholm'e dunyanın dort bir yanında populizm yukselirken LGBTİ haklarının geleceği konusunda endişeli olup olmadığını soruyorum: "Şu an bu konu uzerine konuşmak, gerekli yasaları meclisten geçirmek, onur yuruyuşlerinin devam etmesi her zamankinden daha onemli. Biliyorum bunu yapmak her zaman kolay değil, çunku kim daha fazla oyu alırsa, politikalarınızı o belirler" diyor.
**
* İsveçli efsane parlamenter ve aktivist Barbro Westerholm basın grubuyla beraber
LGBT İ yaşlılar evi kurucusu Christer Fallman:
Ya şlanınca guvenlik daha onemli**
2009'da açılan Regnbagen Yaşlılar Evi, LGBTİ bireylere ozel. İçinde 28 daire, kuafor, restoran, spor salonu, klinik var. Burada yaşamak isteyenlerin en az 55 yaşında olması ve 70 Euro odeyerek listeye girmesi gerekiyor. Sıranın size gelmesini beklerken her yıl 30 Euro uyelik ucreti oduyorsunuz. Toplanan para kurumun işleyişi, masrafları için kullanılıyor. Christer Fallman, "Ülkemi ve şehrimi boyle bir projeyle temsil etmekten buyuk onur duyuyorum" diyor. Soylediğine gore sıranın ne kadar zamanda geleceği, kişinin talep ettiği dairenin buyukluğune bağlı. Kiralar, duşuk gelire sahip olanların da karşılayabileceği duzeyde tutuluyor. Sırada bekleyenlerden Jane Johnsson "Yaşlılığımda iyi komşularla, guven içinde yaşamak istiyorum. Burada onyargılar ile uğraşmadan sağlık hizmetine de kavuşabilirim" diyor.
E şcinsel Polisler Birliği kurucularından Goran Stanton: **Te şkilatta eşcinseller bulunduğunu açıklamak nefret suçlarıyla mucadelede onemli
**Goran Stanton, İngiliz trans polis Bee Bailey ile...
1978'de ben polis akademisindeyken, eşcinsel olduğunu meslektaşlarına açıklamak olacak şey değildi. 90'ların ortasında cinsel yonelimimi açıkladım. 1998'de Stockholm'de ilk EuroPride yapıldı. Orada diğer eşcinsel polis memurlarıyla tanıştım. Neler yapabiliriz diye duşunmeye başladık ve birliği kurduk. Polis teşkilatında da eşcinseller bulunduğunu açıklamanın bir onemi de nefret suçlarıyla mucadele edebilmek. Pek çok kişi cinsel yonelimi yuzunden saldırıya uğradığında polise gidemiyordu. Ama teşkilatta da eşcinsel polisler bulunduğunu bilince başvuru yapıyorlar. Birkaç yıl evvel birliği lağvettik çunku artık herkes kendini cinsel yonelimi konusunda ozgur hissediyordu ve uye sayımız duşmeye başlamıştı.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.