Özet (TL;DR) @ 2018-08-15T13:47:04.000Z: Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Başkanı Jeolog Prof. Dr. Şükrü Ersoy, "Yabancı ve yerli yer bilimcilerinin ortak fikri, gelecekte Marmara Denizi içerisinde 7'den büyük bir deprem…



Yaşam

13:47 15.08.2018URL'yi kısaltın

Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Başkanı Jeolog Prof. Dr. Şukru Ersoy, "Yabancı ve yerli yer bilimcilerinin ortak fikri, gelecekte Marmara Denizi içerisinde 7'den buyuk bir deprem olabileceği ve beraberinde yıkıcı bir tsunami dalgası oluşabileceği yonunde. En kotu senaryoya gore deprem buyukluğu 7.7'ye bile varabilir" dedi.

İstanbul Buyukşehir Belediyesi (İBB) ve Afet ve Acil Durum Yonetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından duzenlenen 'İstanbul'un Afetlere Hazırlık Çalışmaları Çalıştayı' başladı. Çalıştayın açılışına AFAD Başkanı Mehmet Gulluoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Başkanı jeolog Prof. Dr. Şukru Ersoy katıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Şukru Ersoy, "Ülkemiz ekonomik anlamda gelişmiş bir ulkedir. Sadece bilime dayanarak, depremle, tsunamiyle, sel ve heyelanlarla, kuresel iklim değişikliğiyle baş edebiliriz. Buna inanmalıyız. Ülkemiz için gerekli olan tek şey saygıdeğer yoneticilerimizin gostereceği siyasi irade ve desteğidir. Yapılanları ovmek elbette yapacaklarımız için onemli bir motivasyon kaynağıdır. Ama bu çalıştayın amacı yapılanları ovmek değil, geleceği tesis etmek için, daha iyiyi ortaya koymak için eksikleri bulmaktır" diye konuştu.

' MİLLİ GÜVENLİK SORUNU GİBİ ELE ALINMALIDIR'

Ersoy, olası İstanbul depremine dikkat çekerek, "Yabancı ve yerli yer bilimcilerinin ortak fikri; gelecekte Marmara Denizi içerisinde 7'den buyuk bir deprem olabileceği ve beraberinde yıkıcı bir tsunami dalgası oluşabilir. En kotu senaryoya gore deprem buyukluğu 7.7'ye bile varabilir. Elbette ulkemizde buyuk deprem oluşturabilecek pek çok fay kuşağı bulunmaktadır. Ama nufus, yapı, finansal yoğunluk açısından Marmara'yı daha çok konuşmamız gerektiği bir gerçektir. Bu yuzden Marmara'daki deprem sorunu bir milli guvenlik sorunu gibi el alınmalıdır" dedi.

Ersoy, ilklim değişikliğine dikkat çekerek, "Değişime bağlı olarak yaşanan aşırı kış ve yaz koşulları, şiddetli fırtına ve hortumlar, sel ve su baskınları, heyelan ve toprak kaymaları artık şehirlerimizde sıkça yaşanan sıradan olaylar haline gelmiştir. Bunlar doğal kaynaklı değil, insan kaynaklı şehir afetleridir. Son gunlerde İstanbul'un bazı ilçelerinde yaşanan toprak kaymalarında tek suçlu olarak ilan edilen şiddetli yağışlar kotu muhendislik orneği defolu inşaatları ifşa etmiştir" şeklinde konuştu.

' TÜRKİYE VE İSTANBUL AFETLERE HAZIR MI?'

Ersoy'un ardından soz alan AFAD Başkanı Mehmet Gulluoğlu, AFAD'ın tek başına çok fazla "Turkiye ve İstanbul afetlere hazır mı?" sorusuyla muhatap olduğunu belirterek, "Bu soru tek başına AFAD'ın cevaplayabileceği bir şey değil. Bu soru İstanbul'da yaşayan her bireyle, her bir kurumla, ozel sektorle, hep beraber açıklamamız gereken bir soru. AFAD olarak mudahale konusundaki kapasitemizi 1999 yılına gore çok ileriye taşıdık, çok iyi bir yere geldik. Ancak afet yonetimi dediğimiz şey sadece arama, kurtarmadan ibaret değil. Arama, kurtarma bundan 30-40 onceki yapının onem verdiği bir kavram. Kentsel donuşum, şehirlerin donuşumu, bireylerin eğitim, ilkyardımın yaygınlaştırılması ulaşımın sağlanması gibi konular tamam olduğunda ancak o zaman tam olarak hazırız diyebiliriz. Afet yonetimi birlikte çalışmayı gerektirir. Bugunden dantel gibi oreceğiz biz bu çalışmayı ki, en sonunda istediğimiz yere varabilelim. Afet yonetimi bitmeyen bir sureçtir. Afet yonetimi birbirini tekrarlayan stratejik planlar gibidir. Yaparsınız, ilerlersiniz, sonra tekrar kontrol eder bir daha baştan planlamaya başlarsınız. İnsanoğlu tabiatla, yeryuzuyle beraber yaşamayı oğrenmek zorunda" diye konuştu.