Özet (TL;DR) @ 2018-08-15T23:49:00.000Z: Türkiye’nin geçen sene petrolün yüzde 45’i, doğalgazın ise yüzde 17’sini İran’dan aldığını hatırlatan Necdet Pamir’e göre, ABD bu yaptırımlarla Türkiye’yi de sıkıştırmaya çalışıyor. Ankara'nın…
Turkiye'nin geçen sene petrolun yuzde 45'i, doğalgazın ise yuzde 17'sini İran'dan aldığını hatırlatan Necdet Pamir'e gore, ABD bu yaptırımlarla Turkiye'yi de sıkıştırmaya çalışıyor. Ankara'nın şimdiden petrol alımını azalttığını belirten Pamir'e gore, sorun sadece dolar değil dışa bağımlılık.
ABD'nin Turkiye'ye yaptırım kararı sonrası Turkiye-ABD arasında gerilim hızla tırmanıyor. ABD'nin yaptırım kararının yankıları devam ederken Turkiye'den yaptırım misillemesi geldi. ABD menşeli bazı urunlerin ithalatında ek mali yukumluluk oranlarının yuzde 100 artırılmasına dair Cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. ABD'nin yaptırım siyaseti Turkiye'nin ozellikle enerji zengini komşularıyla ilişkilerinde ne anlama geliyor?
Gelişmeleri eski Petrol Muhendisleri Odası Başkanı Necdet Pamir ile konuştuk.
' PETROLÜN YÜZDE 45'İNİ, DOĞALGAZIN YÜZDE 17'SİNİ İRAN'DAN ALMIŞIZ'
Necdet Pamir, Turkiye'nin geçen sene petrolun yuzde 45'ini, doğalgazın ise yuzde 17'sini İran'dan aldığına dikkat çekti. Pamir, ABD'nin Turkiye'nin petrol ve doğalgaz alımlarını sıkıştırmaya çalıştığını ifade etti:
DHA
"Turkiye tukettiği enerjinin yuzde 31'ini petrol, yuzde 28'ini doğalgazla karşılıyor. Bu 2017 rakamları. Ve biz hem petrolde hem doğalgazda neredeyse tamamen dışa bağımlıyız. Doğalgazın yuzde 99.7'sini, petrolunse yuzde 94'unu ithal ediyoruz. Bu politikalar temelden yanlış. Senelerdir eleştiriyoruz. Bizim yerli ve ozellikle yenilenebilir kaynaklarımız son derece zengin. Bunlara dayalı bir enerji tuketim profilimiz gerçekleştirilebilseydi, çok daha rahat bir yerde olurduk. Bu bir gerçek. Biz geçen sene ithal ettiğimiz petrolun yaklaşık 44.6'sını İran'dan almışız. İran kendi konumunu sağlama alabilmek için, piyasadaki payını artırabilmek için biraz daha olumlu fiyat teklifleri yapıyor. Yıllık bir bağlantı yaparsınız her ay referans aldığınız brent petrole ya da herhangi bir petrole gore eksi artı bir rakam belirlersiniz, buna gore odeme yaparsınız. Demek ki İran çok daha uygun koşullarla vermiş ki petrolun yuzde 45'ini oradan almışız. Diğer taraftan yuzde 17'sini de doğalgazın İran'dan alıyoruz. Amerika burada Turkiye'nin hem petrol hem doğalgaz alımlarını sıkıştırmaya çalışıyor. Yani mevcut yonetim Trump ve arkasındaki askeri endustriyel kompleks diyelim. Trump bir figur. Onun aklının urunu değil bunlar. Ama vitrinde o goruluyor onun adıyla anılıyor. Petrol ile doğalgazın şoyle farklı bir durumu var hem Turkiye açısından hem teknikalite açısından bakacak olursak. Petrolde sizin alternatifleriniz var."
' KASIM AYI GELMEDEN TÜPRAŞ, İRAN'DAN ALIMLARINI YARI YARIYA İNDİRDİ'
Necdet Pamir, Turk bakanların ABD ile ilgili sert soylemlerde bulunmasına rağmen kasım ayı gelmeden TÜPRAŞ'ın İran'dan petrol alımlarını yarı yarıya indirdiğine dikkat çekti. Pamir, Turkiye'nin İran yerine başka bir ulkeden petrol alımı yapmasının mumkun olduğunu belirtti:
"Amerika'nın bu tek taraflı yaptırımları kabul edilebilir değil. Bu Birleşmiş Milletler yaptırımı değil. Avrupa Birliği başta olmak uzere aklı başında kim varsa herkes buna karşı çıkıyor. Onun için biz buna normalde uymak zorunda değiliz. Ama NATO uyesisiniz, Amerika'ya gırtlağınıza kadar bağımlısınız, silah alımlarınız ağırlıklı olarak oradan, bir de Amerika'ya rağmen politika yapması AKP iktidarının pek kolay olmadığı için içeriye milliyetçi soylemlerle hikayeler anlatabilirsiniz ama pratikte geldiğiniz zaman bunun boyle olmadığı goruluyor. Petrolde 18 tane ulkeden belki alım yapıyoruz. Bu alımı yapmak için sadece boru hatları değil, bir suru limanımızda musait Ceyhan başta olmak uzere. Dolayısıyla İran yerine başka ulkeye yonelmemiz mumkun ve bu sizin ekonominizi buyuk oranda sıkıntıya sokmaz. Ama İran kadar olumlu koşullarda alabilir misiniz ya da buna uymak zorunda mısınız, değil misiniz, ayrı bir tartışma konusu. Çunku Sayın Çavuşoğlu bir açıklama yapıyor, Erdoğan zaten surekli yapıyor 'Sen kimsin, o kim, bu kim'. Ama baktık ki biz daha Kasım ayı gelmeden TÜPRAŞ alımlarını yarı yarıya indirdi İran'dan. Yani diğer seçeneklere yoneliyor. Ağırlıklı olarak İran dışından Irak, Rusya ve Suudi Arabistan'dan almışız. Yuzde 27.6'sını Irak'tan almışız vs. burada bir seçeneğiniz var ama doğalgazda Turkiye'nin pratikte bir seçeneği yok. Siz 10 milyar metrekup gaz oradan alıyorsunuz yuzde 17'sini. Bunu ya boru hattıyla alacaksınız ya LNG Terminalleri uzerinden alacaksınız. Bir altyapı lazım. Turkiye'nin mevcut altyapısı İran yerine kısa ve orta erimde bir başka seçeneği koymak hele 10 milyar metrekupluk bir hacim için mumkun değil. Dolayısıyla daha once de boyle ambargolar olduğu zaman taraflar karşılıklı muzakere yaptılar. Bu durum açık olarak karşı tarafa anlatıldı. Bu istisnai bir durum yarattı, devam ettik İran'dan alıma. Fakat daha sonra Zarrab, Zencani turu alımlar soz konusu olunca açıkçası Amerika'nın Patriot yasası var, burada Turkler dahil yabancı bankaların buna uyma zorunluluğu var. Siz burada birtakım kaçaklar yaparsanız petrol tarafında, o pek olmaz. Doğalgazda ise makul biçimde karşı tarafa bunu anlatırsınız ve siz doğalgaz ticaretine devam edersiniz. Amerika'nın bu tek taraflı baskısına kesinlikle karşı koyulmalı. Ama benim soylemeye çalıştığım Çavuşoğlu ya da Erdoğan'ın farklı açıklamalarına rağmen petrolde aşağı iniş ki mecbur değiliz gosteriyor ki iç politikaya yonelik yine yağacaklar, gurleyecekler, içeride bunu devam ettirirken dışarıdan İran ile ilişkilerde bu tur birtakım oynamalar olacak. Geçen ay Reuters'e bakıyorsunuz Çavuşoğlu'nun 'Biz tek taraflı yaptırımlara uymak zorunda değiliz. Birleşmiş Milletler yaptırımı değildir, uymayacağız' açıklaması var. Hemen ertesi gun yine Reuters'den TÜPRAŞ'ın İran'dan petrol alımlarının geçen yılki oranlarının yarı yarıya duştuğune dair bir haber var. İkisi de Reuters. Uluslararası basından dikkatlice karşılaştırarak bunlara bakmak lazım. Biz her ne kadar akılcı olarak bunu one sursek bile Amerika'da akılcı, rasyonel bir yonetim olmadığı için gozu donmuş bir şekilde kendi çıkarları doğrultusunda dunyaya bir tasarım dayatıyorlar. Buna karşı çıkmak hepimizin gorevi."
' RUSYA'YA BAĞIMLILIK DA BAŞKA BİR TEHDİT OLUŞTURUYOR'
Pamir'e gore, Turkiye için çozum ABD dışında bir ulkeye yonelmek değil, dışarıya bağımlılığın azaltılması. Turkiye'nin kaynak sorunu olmadığını vurgulayan Pamir, izlenen politikaların yanlışlığına dikkat çekti:
"Siz Rusya'ya doğalgaz alımlarında yuzde 52 bağımlısınız. Bir kere akıl dışı çok yuksek bir bağımlılık. Mesele Rusya, Azerbaycan, Amerika hangisine daha bağımlı olalım değil, hiçbirine bağımlı olmamak için sizin yerli kaynaklarınız var, enerji bağlamında soyluyorum. Bunlarda maalesef bugunden yarına duğmeye bas devreye girmez ama 16 yıllık bir iktidardan soz ediyoruz. 60 kilovat saatten fazla yerli yenilenebilir kaynağı orada bekliyor. Dolayısıyla kaynak sorunumuz yok. Politika temelden yanlış. Şimdi siz yuzde 52 doğalgazda bağımlısınız, yuzde 21 civarında petrol ve petrol urunlerinde Rusya'ya bağımlısınız, komurun yuzde 32'si Rusya'dan geliyor. Bunlara eğer Akkuyu gerçekleşirse yuzde yuz bağımlılığınız devreye giriyor. Bir taraftan NATO uyesi, obur taraftan Rusya'ya giderek artan bir bağımlılığın var. Ben birinden çıkıp otekinin kucağına oturmamalıyım. Çunku Rusya'nın da çok fazla çatışan çıkarı var. Amerika yada batılılar eliyle yaratılan IŞİD var mıntıka temizliği için sonra da yerine kendi duzenlerini kurmak için kullanıyorlar. Bu IŞİD dediğiniz yapının kopan militanlarının buyuk çoğunluğu anavatanlarına donduğunde eski Sovyet coğrafyası, Rusya bunu başlı başına tehdit olarak goruyor. En onemli çelişkimiz bu. Şimdi boyle bir Rusya ile siz yarın papaz olacaksak o zaman bu giderek artan Rusya'ya bağımlılık da başka bir tehdit oluşturuyor."
' MESELE SADECE DOLAR DEĞİL'
Pamir, sorunun sadece dolar olmadığını soyledi. Pamir, TL'ye geçme soylemlerinin gerçekçi olmadığını belirterek ekonomi dahil tum alanlara zaman kaybedilmeden mudahale edilmesi gerektiğini belirtti:
"Turk Lirası'na geçelim diye konuşuyorsunuz da kiminle ticaret yaptığınıza baktığınız zaman 20 kusur milyar doların uzerinde Amerika Birleşik Devletleri var, obur tarafta Avrupa Birliği var. Almanya'nın muthiş sempatik açıklamaları var. Mesela Avrupa Birliği'nin geçen sene Turkiye'ye ihracatı 85 milyar euro. Turkiye'ninki de 70 milyar euro civarı. Şimdi siz euro'nun yerine TL'yi ne kadar koyabileceksiniz? Mesele sadece dolar değil, TL'nin guçsuz olduğu bu ortamda bu kamuoyuna kuru gurultu konuşursunuz ama bunu bugunden yarına hayata geçirmek, obur tarafta alımlarınızın onemli bir kısmını Amerika ile yaparken, F-35'leri beklerken silahlarınızı çalıştıracak altyapı unsurları, kurşunumuza kadar oradan alıyorsanız, bunları konuşuyorsunuz ama onun gereğini yapabilmeniz lazım. Enerji bağımlılığınız başta olmak uzere dışa bağımlılığınızı azaltacak adımları çok geç kalsa da şimdiden atın. Savunma sanayinde olduğu gibi hamlelerinizi doğru yapın, ekonominizi bağımsız hale getirin ondan sonra konuşun. Bunların buyuk bir çoğunluğu maalesef 'kuru gurultu'."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.