Özet (TL;DR) @ 2018-08-15T07:24:16.000Z: Lübnan'da Hizbullah Genel Sekreteri Nasrallah, Başbakan Hariri'yi Suriye konusunda sonradan geri adım atacakları pozisyonlar içine girmemeye çağırdı.



İsrail-Lubnan savaşının 12. yılı dolayısıyla halka seslenen Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, Başbakan Saad Hariri'nin, ulkesi ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleşmesine karşı olduğu yonundeki sozlerini değerlendirdi.Nasrallah, "Suriye ile ilişkiler konusunda muhalif goruşler içinde olduğumuz bazı liderlere bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Kendilerini, sonradan geri adım atacakları pozisyonlar içine sokmasınlar. Biraz beklesinler, Suriye'deki durumun nereye gittiğini gozlemlesinler. Nihayetinde Lubnan izole bir ada değil." dedi.Hukumetin kurulmasının gecikmesi konusuna da değinen Nasrallah, başlangıçtan beri taleplerinde mutevazı olduklarını belirterek, "Bazılarının, bolgesel değişimlerin hukumetin kurulmasına etki edeceği bahsine girdiği netlik kazanırsa o vakit biz de isteklerimizi yeniden gozden geçiririz." ifadesini kullandı.Nasrallah ayrıca, diyaloğun hukumetin kurulmasını sağlaması temennisinde bulundu.

" BU SORUMLULUĞU YÜKLENECEK FİLİSTİNLİ HİÇBİR LİDER YOK"

"Yuzyılın Anlaşması" olarak bilinen planla ilgili Nasrallah, bazılarının, hukumetlere ve yetkililere Yuzyılın Anlaşması'nı "kader" ya da "kabul etmekten başka çarenin olmadığı" bir plan gibi dayattıklarını soyledi.Yaşanan gelişmeler ve Filistinlilerin soz konusu anlaşmaya karşı çıkan ortak tavrı nedeniyle anlaşmanın kabul edilmemesi ihtimalinin yuksek olduğunu vurgulayan Nasrallah, "Kudus'un siyonistlere satılmasının sorumluluğunu yuklenebilecek Filistinli hiçbir yetkili ve lider yoktur." diye konuştu.Lubnan Başbakanı Hariri dun, ulkesi ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleşmesine karşı olduğunu soylemişti.Lubnan'da hukumetin halen kurulamamasının arkasında, siyasi guçlerin hukumet içinde daha buyuk temsil oranına sahip olma isteği yatıyor.

Donald Trump başkanlığındaki ABD yonetiminin uzerinde çalıştığı "Yuzyılın Anlaşması" planı, "işgal altındaki Doğu Kudus'un İsrail'e bırakılması, Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim yerlerinin buyuk bolumunun varlığını korumaya devam etmesi" gibi şartları içeriyor.