Özet (TL;DR) @ 2018-08-14T11:02:00.000Z: "Eğer tedbir alınmazsa 2001'e benzer bir krize doğru gideriz" diyen ekonomist Atilla Yeşilada üç öneride bulundu: "Batı ile kavgayı bırakmalıyız, hukuk güvencesi sağlamalıyız, yanlış ekonomi…



Ekonomi

11:02 14.08.2018(Guncellendi 11:15 14.08.2018) URL'yi kısaltın

"Eğer tedbir alınmazsa 2001'e benzer bir krize doğru gideriz" diyen ekonomist Atilla Yeşilada uç oneride bulundu: "Batı ile kavgayı bırakmalıyız, hukuk guvencesi sağlamalıyız, yanlış ekonomi politikalarını terk etmeliyiz."

Sozcu'den Nil Soysal'a konuşan Yeşilada, dunyanın kuresel bir kriz içerisinde olmadığını soyledi.

Yeşilada, "Ayağını yorganına gore uzatan gelişmekte olan ulkeler var, bir de bunu beceremeyenler var. Dolayısıyla bunlar doğru değil. Bunun olacağı 2 yıldır biliniyordu. Turkiye çok uyarıldı. Tedbir almadı. Bu arada cari açık, milli gelirin yuzde 6'sına vardı. Bu şu demek: Harcadığımız 100 liranın 6'sı dışarıdan geliyor ve bu surdurulebilir değil. Hukumet buna inanmadı. Hukumetin açıklamalarını dinlerseniz; dunyanın bize borcu var! Merkez Bankası raporlarında da yazıyor bu. Durum şu: Bir denize uç tane buyuk nehir akıyordu. Bunlardan birisi kurudu. Birinin rezervi azaldı. Biri de her an kuruyabilir" dedi.

' ÜST AKIL, KOMPLO DEMEKLE KENDİMİZE DÜŞMANLIK YAPIYORUZ, ÇÜNKÜ PARA BATI'DAN GELİYOR'

Mustafa Kemal Ataturk'un Turkiye'nin hedefi olarak gosterdiği 'muasır medeniyetler' seviyesini hatırlatan Yeşilada, doviz karşısındaki onerilerini açıkladı:

"Birincisi; Batı ile kavga etmeyi bırakmak lazım. OECD'nin, Dunya Bankası'nın, AB'nin makul onerileri var. Kredi derecelendirme kuruluşlarının da oyle. Bunlar en azından samimi olarak tartışılmalı. Bunlara ust akıl, yabancı komplosu demekle kendimize duşmanlık yapıyoruz. Bir kere bu bitecek. Çunku para Batı'dan geliyor. Turkiye'ye para gelmemesinin en onemli sebeplerinden biri hukukun olmaması. Yani parasını getiren geri alacak mı, emin değil. Üçuncusu; yuksek faiz yuksek enflasyona neden oluyor gibi zihni sinir ekonomi politikaları terk edilmeli ve kamuoyu onunde de itiraf edilmelidir. Çunku bunların hiçbir geçerliliği yok."

' TEDBİR ALINMAZSA 2001'E BENZER BİR KRİZE DOĞRU GİDİYORUZ'

Yeniden yapılandırmaların aslında borç odeyememe durumu olduğunu soyleyen Yeşilada, şoyle devam etti:

"Kriz; Turkiye'de doviz bulamadığımız, banka kapılarında kuyrukların olduğu gun olur. İnşallah o gunleri gormeyiz. Ama boyle devam edilirse onumuzdeki yıl o noktaya da geliriz. 2008 krizi bir dunya kriziydi. 2001 krizinin nedeni, yanlış yonetim ve kamu bankalarının devletin kasası olarak kullanılmasıydı. Bankaların batması olarak ortaya çıktı. Tedbir alınmazsa 2001'e benzer bir krize doğru gidiyoruz. Bugun ozel sektorun 200 milyar dolardan fazla doviz borcu var. Yeniden yapılandırmalar, aslında borç odeyememe durumu. Yani kriz ozel sektorden bankalara sirayet ediyor. Bankalar ozel sektorden odeme alamadığı için kredi alamaz hale geliyor. Bir sure sonra bankalarımıza kredi veren yabancı bankalar kredi veremeyecek. O zaman bankalar batık duruma gelecek. Mudahale edilmez ise maalesef olacağı budur."