Özet (TL;DR) @ 2018-08-14T12:51:42.000Z: Türkiye'ye yönelik açık bir ekonomik saldırının varlığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eskiden bu işler, daha sofistike, daha örtülü, daha dolaylı yollardan yapılıyordu. Şimdi bodoslama bir…



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından duzenlenen "Kuruluşundan Bugune AK Parti Sempozyumu"na katıldı.

ATO Congresium'da duzenlenen sempozyumda konuşan Erdoğan, AK Parti'yi ve AK Parti donemini anlamanın bugunlerde çok daha onemli olduğunu belirtti. Erdoğan, siyasetten dış politikaya, ekonomiden toplumsal hayata kadar her alanda AK Parti'nin Turkiye'de gerçekleştirdiği buyuk donuşumun konuşulacak, tartışılacak, değerlendirilecek olmasını çok çok onemli gorduğunu soyledi. SETA'nın dort ayrı kitapla, bugunku sempozyumun tartışma zeminini oluşturduğunu aktaran Erdoğan, katılımcıların geleceğe ışık tutacak yeni yaklaşımları, stratejileri ortaya koyacağını bildirdi.

" AK PARTİ'Yİ ANLAMAK İÇİN ÖNCE TÜRKİYE'Yİ ANLAMAK GEREKİYOR"

Erdoğan, AK Parti'nin nevzuhur bir siyasi oluşum olmadığına işaret ederek, şoyle devam etti:"Biz en başından beri AK Parti'yi milletimizin partisi olarak gorduk ve oyle tanımladık. AK Parti'nin tarihi, milletimizin tarihi kadar eskidir. Cumartesi gunu yapacağımız buyuk kongremizde bu konuyu enine boyuna kamuoyumuzla paylaşacağız. AK Parti'yi anlamak için once Turkiye'yi ve Turk milletini anlamak gerekiyor. Tarihiyle, kulturuyle, sevinciyle, huznuyle bu milleti anlamayan hiç kimse AK Parti'nin ne olduğunu, nereden geldiğini, ne yaptığını, nereye gittiğini çozemez." AK Parti'nin 2001 Ağustos'unda kurulduktan sonra 2002 Kasım'ında iktidar olmasına ve girdiği her seçimden birinci çıkmasına akıl erdiremeyenlerin bakış açısını değiştirmeleri gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bizimle girdikleri her yarışı kaybedenlerden bazılarının, işi millete hakaret etmeye kadar vardırmalarını aslında hiç de şuursuz bir tepki değildir. Bunlar, geçmişte hem devletin imkanlarını tepe tepe kullanmış hem de milletimizin değerlerine, inancına, kulturune savaş açmış faşist bir zihniyetin onumuzdeki temsilcileridir. Seçimler sonrasında sergiledikleri tavırlar da AK Parti'yi değil, milleti yenememiş olmanın hırsından kaynaklanıyor. Bu kesim, artık ulkemize ve milletimize olan duşmanlıklarını AK Parti'ye muhalefet ortusu altında gizleyemez hale geldi. Esasen tum bunları hayırlı gelişmeler olarak goruyorum. Turkiye tartışmaların, kodlar, şifreler, semboller değil, açık yureklilikle yapılabildiği bir ulke olmalıdır. Son gunlerde yaşanan hadiseleri de bu çerçevede değerlendiriyorum."Turkiye'ye yonelik açık bir ekonomik saldırının varlığına dikkati çeken Erdoğan, "Eskiden bu işler, daha sofistike, daha ortulu, daha dolaylı yollardan yapılıyordu. Şimdi bodoslama bir şekilde uzerimize geliyorlar" dedi. Buna karşı yapılacak iki şey olduğuna işaret eden Erdoğan, şoyle devam etti:"Bunlardan biri ekonomik, diğeri siyasi tavırdır. Ekonominin gerektirdiği tedbirleri aldık alıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile tum ilgili kurumlarımız bu konuda gece gunduz çalışıyorlar, çalışacaklar. Biz de tum sureci yakından takip ediyoruz. Yapabileceğiniz ikinci ve bana gore asıl onemli olan husus, siyasi duruşumuzu sağlam tutmaktır. Madem maruz kaldığımız saldırıların ekonomimizin gerçek durumuyla bir ilgisi yoktur, işin arkasında başka niyetler vardır, oyleyse bizim de kendimizi buna gore konumlandırmamız gerekiyor. Ekonomi alanında cari açık, faizler, enflasyon başta olmak uzere çozmemiz gereken bazı sorunlar olduğu gerçeğini elbette gozden ırak tutmuyoruz. Ama aynı zamanda ulkemizin uzun suredir uluslararası alanda gerçek ekonomik gucuyle ve potansiyeliyle mutenasip bir konuma yerleştirilmeye çalışıldığını da biliyoruz. Son saldırı, bu haksızlığın uzerine adeta dikenle gelinerek, cilalı sozleri, fiyakalı raporları, cafcaflı klasikleri anlamsız hale getirmiştir."Erdoğan, "Turkiye ismini kapatıp ulkemizin ekonomik verilerini yerli yabancı, dost duşman kime gosterirseniz gosterin ortada bir gariplik olduğunu fark edecektir" dedi.

CUMHURBA ŞKANI ERDOĞAN: ONLARIN iPHONE'U VARSA, ÖBÜR TARAFTA SAMSUNG VAR (VİDEO)

Cumhurba şkanı Erdoğan, Ankara'da, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından duzenlenen \"Kuruluşundan Bugune AK Parti Sempozyumu\"nda konuştu. Erdoğan, ''Dışarıdan dovizle aldığımız her urunun daha iyisini daha kalitelisini burada uretip biz dışarıya satacağız. Amerika'nın elektronik urunlerine biz boykot uygulayacağız. Onların iPhone'u varsa obur tarafta Samsung var. Kendi ulkemizde Venus var, Vestel var'' dedi.","streamid":"4fdf6935-0f68-408f-a7a4-6a166ae0b28b"} data-player- ishd=False data-player-forcehtmlplayer=false data-player-mostvisibleplay=true data-player-vod-token=5733aebb839a2037968b82913379aad45cef468c93c3b016 data- player-mute=false data-player-videowidget=false data-player-lazyload=false data-player-section=turkiye data-player-category=Video-Galeri data-player- target=gundem,siyaset,turkiye,son-dakika,ekonomi,vestel,recep-tayyip- erdogan,iphone,son-dakika-haberleri,teknoloji,samsung,cep-telefonu,abd ,ad6c188f-5f56-4637-aa3d-b12c33da7372,erdogan-onlarin-iphoneu-varsa-obur- tarafta-samsung-var-venus-var-vestel-var,haber-detay data-player-duration=0>

" HUZURUN, GÜVENİN, İSTİKRARIN TEMİNATI BİR ÜLKE DURUMUNDAYIZ"Son doviz kurunda yaşananlara bakılmasını isteyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:"Dolar, ulkemizin parası karşısında nasıl oldu da bir anda 4,8 seviyesinde nasıl oldu da 7'lere fırladı. 15 Temmuz sabahı 2,8 seviyesinde olan kurun iki yılda 4,8 seviyesine çıkmış olması dahi anlamsızken bu durumu nasıl izah edeceğiz. Ortada buna sebep olacak bir fevkaladelik, anormallik var mı diye baktığımızda gorduğumuz manzara şudur; Turkiye'nin 1994 ve 2001 krizinde veya 10 yıl onceki mortgage krizinde, Avrupa ve Asya'da olduğu gibi bankaları mı battı, hayır. Bugun ulkemiz her bakımdan dunyadaki en sağlam bankacılık sistemlerinden birine sahiptir. Borçlarımızı tıkır tıkır odediğimiz gibi..." Erdoğan, Turkiye'nin kamu borç stokunun milli gelire oranında Avrupa'nın en iyi ulkesi olduğunu belirtti. Erdoğan, şunları kaydetti:"Turkiye çok buyuk bir felaket yaşayıp, uretemez, ticaret yapamaz bir konuma mı duştu? Hayır. Hamd olsun ekonomimiz tıkır tıkır çalışıyor. İhracatta, turizmde, istihdamda rekorlar kırdığımız bir donemden geçiyoruz. Dunyada ornek gosterilen, turizmde adeta patlama yaşayan bir ulke konumundayız. Bir savaşa mı girdik, işgale mi uğradık, siyasi veya sosyal bir kaos mu yaşıyoruz? Hayır. Tam tersine kendi topraklarımızda da bolgemizde de huzurun, guvenin, istikrarın teminatı bir ulke durumundayız. Öyleyse bu soruna her zamanki klasik yaklaşım dışında bir bakış açısıyla bakmak, ona gore bir hareket tarzı belirlemek zorundayız. Bizim yaptığımız şu anda budur." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika'nın sadece Turkiye'yi değil, Çin'den Rusya'ya, İran'dan Avrupa'ya kadar pek çok yeri, hemen yanı başındaki Kanada'yı ekonomik bakımdan hedef aldığına dikkati çekti.Erdoğan, bu durumun tek başına Turkiye'de yaşananları izaha yetmediğini kaydetti.Turkiye'ye yonelik daha buyuk ve daha derin bir operasyonun olduğunu belirten Erdoğan, "Ekonomide geçtiğimiz 16 yılda ulkemizi 3,5 kat buyutmekle elbette çok onemli bir sıçrama yaptık. Bu sıçramadan rahatsız olanların bulunması gayet tabiidir. Yine de dunyanın toplamda 17'nci, satın alma paritesine gore 13'uncu buyuk ekonomisi olmamızın bu derece buyuk bir husumete yol açması akla ve mantığa uygun değildir" diye konuştu.Erdoğan, Turkiye'nin tum ticaretini, tum ilişkilerini "kazan kazan ilkesi" uzerinde kuran bir ulke olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:"Kendimiz kazandığımız kadar, iş yaptığımız yerlere ozellikle kazandırmaya dikkat ediyoruz. Dış ticaret rakamlarımıza baktığımızda gerek Avrupa, gerek Amerika'yla ticari ilişkilerimizde karşı tarafın bizden daha fazla kazandığını goruyoruz. Bu durum bizi, meselenin siyasi boyutuna çok daha dikkatle bakmaya yoneltiyor. Bunu soylerken, kendimizi dev aynasında gormek gibi bir yanlışa da asla kapılmıyoruz. Boyle bir durum soz konusu değil. Tabii ki kendimize guveniyoruz, bu noktada kendimize inancımız var ama eksiklerimizi de gayet iyi biliyoruz. AK Parti doneminde bizim yaptığımız en onemli değişim, devletimizle milletimizi barıştırarak, ulkemizin gucunu ekonomide katettiği mesafenin çok uzerinde bir yere taşımış olmamızdır. Sanıyoruz birileri asıl bu durumu kabullenemiyorlar, hazmedemiyorlar. Rahatsızlık burada.""Bunlar, sahada bize istediklerini yaptıramayınca da tıpkı diplomasi gibi, tıpkı askeri guç gibi, tıpkı sosyal ve siyasi istikrarsızlık gibi ekonomiyi de bir silah olarak kullanmaktan çekinmiyorlar" diyen Erdoğan, ekonomiyle ilgili kararları bu derece soğuk kanlı almalarının, adımları bu derece dikkatli atmalarının sebebinin bu arka plan olduğunu bildirdi.

" 15 TEMMUZ EN ÇARPICI ÖRNEK"

"Biz, sizinle stratejik ortak değil miyiz? Biz, sizinle Somali'de beraber olmadık mı? Biz, sizinle Afganistan'da herkes bir tarafa dağılırken orada beraber olmadık mı? Kosova'da beraber olmadık mı? Peki bu yaptığınız nedir? Ne yapmak, nereye varmak istiyorsunuz?" diye soran Erdoğan, şoyle konuştu:"Şunu bilmeniz lazım, bu milletin karakteri sağa, sola savrulan bir karakter değildir. Şunu da soyleyeyim, yaşadığımız surecin bize bir maliyeti vardır ama operasyonu gerçekleştirenlere de bir maliyeti olduğu şuphesizdir. Zira Turk milleti, istiklali ve istikbali soz konusu olduğunda canıyla, malıyla, dişiyle, tırnağıyla tum varlığını ortaya koyacağını defaatle gostermiştir. 15 Temmuz bunun en son, en buyuk ve en çarpıcı orneğidir. Dun milletimizle birlikte tankların, topların, uçakların, helikopterlerin, namluların karşısında dimdik durmuştuk. Hiç kimsenin şuphesi olmasın ki bugun de milletimizle birlikte doların, kurun, enflasyonun, faizin karşısında aynı kararlılıkla duracağız. Ben, milletime inanıyorum. Milletimin bu konudaki kararlılığına inanıyorum. Onların yoğun bir şekilde şu anda Turk Lirası'nı hemen alıp, doları bankalarda bozdurduğunu goruyorum. Mesele bu."Erdoğan, dolar bozdurulup, Turk Lirası'nın onurunu korumanın en guzel cevap olduğunu belirterek, "Dun siyasi ozgurluğumuzu birbirimize kenetlenip çıplak ellerimizle darbecilerin silahlarına galebe çalarak korumuştuk, bugun de ekonomik ozgurluğumuzu yine birbirimize kenetlenip, imkanlarımızı seferber ederek koruyacağız" diye konuştu.

" DAHA ÇOK TER DÖKECEĞİZ"

"Buradan milletimize, ozellikle de iş dunyamıza sesleniyorum; ekonomik tetikçilere vereceğimiz en guzel cevap, işimize dort elle sarılmak olacaktır. Daha çok ureteceğiz, daha çok ihraç edeceğiz, depoları kilitlemenin anlamı yok. İhraç, ihraç, ihraç...'Üretimi askıya alalım.' Çok ciddi yanlış yaparsınız. Üretim, uretim, uretim... Yola devam." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Daha çok istihdam oluşturacağız, daha çok ter dokeceğiz, daha çok emek vereceğiz. Dışarıdan dovizle aldığımız her urunun daha iyisini, daha kalitelisini burada uretip, biz dışarıya satacağız. Amerika'nın elektronik urunlerine biz boykot uygulayacağız. Onlar ın iPhone'u varsa, obur tarafta Samsung var. Kendi ulkemizde Venus var, Vestel var. Biz bunları uygulayacağız. Ne yaptığımızı, ne yapacağımızı anlasınlar. Dolayısıyla biz, kendimize yeteceğiz. Olmayanı da ureteceğiz. Dışarıya para verip yaptırdığımız her işin daha guzelini yapıp biz dışarıya servis edeceğiz. Bu millet bunları yapmaya muktedirdir."

Erdoğan, ABD'nin, Turkiye insansız hava aracı istediğinde "Kongre izin vermiyor" dediğini hatırlatarak, "Kotu komşu bizi ev sahibi yaptı. Şimdi bunları biz uretiyor muyuz, uretiyoruz. Sıkıntımız var mı, yok. Hem de istediğimiz kadar uretiyoruz. Ve şimdi ihraca başlıyoruz, mesele bu" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Turk milletinin "kazan kazan" politikasına gore hareket ettiğini anımsattı. Ham maddeden yarı mamule, yarı mamulden mamule, mamulden yuksek teknolojiye, yuksek teknolojiden tasarıma doğru işleri geliştireceklerini ifade eden Erdoğan, "Fabrikalarımızı daha çok çalıştıracağız, fazla çalıştıracağız. Yatırımlarımıza ara vermeyeceğiz. Pazarlarımızı genişletmek için dunya kazan biz kepçe daha çok çalışacağız" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta içinde Batı'da, uluslar arası camiada yapacakları birçok goruşmenin olacağını soyledi.Hazine ve Maliye Bakanı Beraat Albayrak'ın bazı ulkeleri dolaştığını aktaran Erdoğan, kendisinin de telefonla irtibatları kurduğunu, kurmaya devam edeceğini anlattı.Erdoğan, "Sağ olsun Batı'dan dostlar aradı, onlarla goruşuyoruz, goruşmelerimizi devam ettireceğiz ve Turkiye'de bir araya gelmenin gayretleri içerisindeyiz, onlarla bir araya geleceğiz. Dayanışmamızı bu şekilde surdureceğiz" dedi.Salondaki bir vatandaşın "Bir kapı kapanırsa bin kapı açılır" sozlerine Erdoğan, "Ama onlar bundan anlamaz, ondan biz anlarız" karşılığını verdi.

KAYNAKLAR DI ŞARIDAN İÇERİYE AKTARILACAK

"Ülkemize yatırım yapmayı duşunenleri daha çok teşvik edeceğiz" ifadesini kullanan Erdoğan, imkanı olanlara seslenerek, kaynakların içeriden dışarıya doğru değil, dışarıdan içeriye doğru akıtılacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şoyle surdurdu:"Bunları başardığımızda onumuze konan engellerin birer birer devrildiğini, kurulan tuzakların birer birer bozulduğunu, yazılan senaryoların birer birer yıkıldığını, yırtıldığını goreceğiz. Millet olarak bunu daha once defalarca başardık. Bunu Çanakkale'de, İstiklal Harbi'nde, merhum Menderes'le, Özal'la, AK Parti'yle 16 yıldır başardık mı? Başardık. İnşallah bu defa da başaracağız. Hep soylediğim gibi, bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Turkiye olalım. İnanın bana gerisi çok kolay."Allah'ın yardımının yakın olduğunu belirten Erdoğan, "Hiç endişe etmeyin" dedi. Recep Tayyip Erdoğan, "(Bekle gor) anlayışıyla uretimi durdurursak, 'ihtiyat' diyerek ticareti aksatırsak, 'onumuzu gorelim' diyerek yatırımları ertelersek, paramızı 'eyvah tehlike var' diyerek dovize yonlendirirsek inanın asıl o zaman duşmana teslim olmuş duruma duşeriz. Sakın. (Dovize gidersek kurtuluruz) yok. O zaman batarsın. Sen Turk'sun, sen Turk Lirası'yla beraber yoluna yuruyeceksin" değerlendirmesini yaptı.

" VATAN TOPRAĞINDAN VAZGEÇMEKLE EKONOMİDEN VAZGEÇMEK ARASINDA FARK YOK"

Vatan toprağından vazgeçmekle uretimden, yatırımdan, ticaretten, ekonomiden vazgeçmek arasında bir fark olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ikisinin de sonucunun aynı kapıya çıkacağını, buna meydan vermeyeceklerini vurguladı.Milletle, iş dunyasıyla, ureticilerle, ihracatçılar ve çalışanlarla birlikte gonul gonule, el ele, omuz omuza verip bu meselenin ustesinden geleceklerine işaret eden Erdoğan, "Biz siyasi hayatımızın her doneminde olduğu gibi, bu hadise karşısında da asla kuçuk duşunmuyoruz. Bizim asıl hedefimiz bu konjonkturel krizi aşmak değil, 2023 hedeflerimize ulaşmaktır. Çunku bu hedeflerimize ulaşamazsak daha çok krizle karşı karşıya geleceğimizi biliyoruz" diye konuştu.Erdoğan, Malazgirt Savaşı'nın tarihi olan 26 Ağustos'un yaklaştığını anımsatarak, "26 Ağustos'ta yeniden Malazgirt'ten yola çıkacağız, unutmayın. Yeniden bir diriliş olacak inşallah" dedi.Geçen 16 yılda, Turkiye'nin buyumesinden, gelişmesinden, zenginleşmesinden Turkiye'de yaşayan 81 milyon vatandaşın her birinin istifade ettiğini vurgulayan Erdoğan, sozlerine şoyle devam etti:

"Bununla da kalmadık, bolgemizdeki ve dunyadaki tum mazlumlara, gariplere de el uzattık. Ne diyor bu beyefendiler, 'Dunyanın en zengini biziz.' Sorun bakalım, en az gelişmiş ulkelere ne kadar yardımları, destekleri olmuş. Biz bir numarayız. Onlar arkamızdan geliyor. Niye? Ya bizim gonlumuz zengin, gonlumuz. Gayrisafi milli hasılaya gore zaten devamlı onlar arkamızdan geliyor, biz onden gidiyoruz. Bundan sonra da bu boyle devam edecek."

Erdoğan, Turkiye'nin garip gurebanın yanında yer aldığını, gelişmeyen ulkelere ilk koşanın Turkiye olduğunu hatırlattı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Butun bunların hurmetine bu millet evelallah batmayacak, dimdik ayakta durmaya devam edecek. Biz ulkemizi alan el iken veren el durumuna getirdik. Siyasi goruşu ne olursa olsun akıl ve vicdan sahibi herkes bugunku Turkiye'nin AK Parti kurulduğu donemdeki Turkiye'den çok ileride olduğunu kabul edecektir" diye konuştu.2023 hedeflerinde Turkiye'nin bugunden daha ileride olacağını dile getiren Erdoğan, "2023 hedeflerimize ulaştığımızda kişi başına duşen milli gelirimizi iki katından fazla artıracağımız için her vatandaşımız şu anda olduğunudan iki kat daha zengin hale gelecektir" ifadesini kullandı.Milletle beraber devletin de zenginliğinin, gucunun, imkanının artacağına dikkati çeken Erdoğan, boyle bir Turkiye'yi kimsenin doviz kuru oyunlarıyla, enflasyon ve faiz baskısıyla koşeye sıkıştırmayı duşunemeyeceğini vurguladı.Erdoğan, Turkiye'nin uretimleriyle, ihracatlarıyla, pazarlarlarıyla, markalarıyla dunyada hakettiği yeri aldığında cari açık, enflasyon, faiz gibi sorunlarının olmayacağına işaret etti. Turkiye'nin ihtiyacını her alanda karşılayacağını, dunyaya yuksek teknoloji, tasarıma ve markaya dayalı urunler satacağını anlatan Erdoğan, savunma sanayinde kimseye muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra Turkiye'ye dost olanlara da el uzatacak duruma gelineceğini soyledi.

" TÜRKİYE'Yİ GENÇLERİMİZLE HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAĞIZ"

Gelişmiş ulkelerin nufusları hızla yaşlanırken Turkiye'nin genç, eğitimli, dinamik ve uretken nufusuyla bolgenin ve dunyanın parlayan yıldızı haline geleceğini ifade eden Erdoğan, Turkiye geliştikçe, ekonomik olarak buyudukçe gençlerin onunun daha da açılacağını belirtti.Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:"Bu ulkede kendine aydınlık bir gelecek kuramayan, dunyanın hiçbir yerinde boyle bir şans elde edemez. Bazılarının, ozellikle gençlerimizi tahrik etmek için yurt dışı guzellemeleri yaptıklarını goruyorum. Şundan emin olunuz, yurt dışında verdiği emeği ve ortaya koyduğu gayreti burada sergileyen herkes, ulkemizde çok daha iyi bir hayat seviyesine kavuşacaktır. Kendi ulkesinde ortalama bir işle oldukça iyi bir standartta yaşamayı yurt dışında sefalet içinde hayatını surdurmeyi tercih eden varsa, elbette kendi bileceği bir iştir. Ama bununla kalmayıp bir de ulkesini karalamayı tercih edenlere biz 'mankurt' diyoruz. Bizim mankurtlara ihtiyacımız yok. Bize bu ulkenin kalbi iman dolu, kafası zehir gibi çalışan kendilerine eğitimden spora, sağlıktan teknolojiye her turlu imkanı sağladığımız gençler yeter. AK Parti davası işte bu gençliği yetiştirme davasıdır. Bunun için 2053 ve 2071 vizyonlarımızı gençlerimize emanet ettik. Önumuzdeki donemde ozellikle bu davamıza, hedeflerimize daha sıkı sahip çıkacağız. Turkiye'yi gençlerimizle birlikte hedeflerine ulaştıracağız."Sempozyumdaki oturumların, partilerinin kuruluş yıl donumunde ve buyuk kongrelerinin arefesinde delegelere, partililere, gençlere ufuk açacağını ifade eden Erdoğan, azim ve gayretle yollarına devam edeceklerini dile getirdi.

Erdoğan, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" vurgusu yaparak, bu ozelliklerle geleceğe yuruyeceklerini kaydetti.