Özet (TL;DR) @ 2018-08-11T23:33:00.000Z: Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman, New York Times gazetesinde yayımlanan makalesinde Türkiye'deki ekonomik krizi değerlendirdi.
Nobel odullu ekonomist Paul Krugman, New York Times gazetesinde yayımlanan makalesinde Turkiye'deki ekonomik krizi değerlendirdi.
Turkiye'de cuma gunu liranın tarihin en duşuk duzeylerine gerilemesiyle birlikte yaşananların 1998 Asya Krizi'nin tekrarına benzediği yorumunu yapan Krugman, Asya'da yaşanan kriz uzerine çalışmalar yapanların bir suredir benzer olayların Turkiye'de yaşanıp yaşanmayacağını merak ettiklerini ve artık bu sorunun yanıtını almaya başladıklarını belirtti.
' BORÇLANMA DÖVİZLE OLUNCA'
Nobel odullu ekonomist şoyle devam etti:
"Senaryo şoyle: Bir ulke duşunun, bir anda nedeni ne olursa olsun yabancıların gozdesi haline geliyor ve yıllar içerisinde çok yuklu miktarlarda dışarıdan sermaye çekiyor.''
"Burada kritik olan borçlanılan paranın yerel para birimi değil, doviz cinsinden olması. Bu da geçmişte buyuk para girişlerinin gorulduğu ABD'nin dolar cinsinden borçlandığı için benzer şekilde kırılgan olmamasının nedeni aslında.''
' DAMAT GİBİ BİR SEBEPTEN PARTİ SONA ERİNCE'
"Ancak bir noktada, bu parti sona eriyor. Dışarıdan gelen borcun 'aniden durmasına' neyin neden olduğu çok da onemli değil: Bunun nedeni ekonomi politikalarının başına damadın atanması gibi iç gelişmeler olabilir, ABD faiz oranlarındaki artış olabilir ya da sizinkine benzer başka bir ulkede yaşanan kriz olabilir."
Partying like it's 1998: What Turkey needs to reduce the costs of crisis is a combination of short-run heterodoxy and credible assurances of a longer-run return to orthodoxy -- Paul Krugman (ht @_basjacobs) https://t.co/7idnzRPZJL
-- Robert Went (@went1955) 11 Ağustos 2018
' ÖLÜMCÜL SARMAL'
Bir nedenle para girişinin aniden kesilmesiyle birlikte doviz cinsi borçlanmanın da ekonomiyi olumcul bir sarmala sokacağı uyarısı yapan Krugman, bu sarmalı şoyle tarif etti:
"Guven kaybı, para biriminizin de hızla duşmesine, bu durum doviz cinsi borçların geri odenmesinin zorlaşmasına, bu da reel ekonominin zarar gormesine ve guvenin daha da azalmasına neden olur. Bunun sonucunda da para birimi tekrar duşmeye başlar ve bu dongu devam eder."
1998 ENDONEZYA ÖRNEĞİ
Krugman, bu yaşananların sonunda dış borcun gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının çok ciddi bir sıçrama yapacağına dikkat çekerek, Endonezya'nın kriz oncesi yuzde 60'ın altında olan dış borcunun GYSH'ye oranının 1998 yılında yuzde 170'e çıkmasını ornek gosterdi.
' HERKESİN İFLASINA DEK GİDER'
Etkili bir politikayla karşılık verilmediği surece ulkedeki herkes iflas edene kadar para birimindeki değer kaybının ve dış borcun GSYH'ye oranınındaki hızlı artışın sureceğine dikkat çeken Krugman, bir noktada para biriminin zayıf olmasının bir ihracat patlaması yaratacağını ve ekonominin de dış ticaret fazlasını temel alarak buyumeye, sonunda da krizden çıkmaya başlayacağını belirtti.
' KESTİRME AMA ZORLU YOL'
Ancak Krugman herkesin iflas etmesini beklemeden krizden çıkış için kestirme bir yol olduğunu ancak bunun zorlu bir yol olduğunu soyledi:
**
(C) AA /
'GELENEKSELİN DIŞINA ÇIKIP GELENEKSEL DÖNÜŞ SÖZÜ VERMEK'**
"Krizin maliyetini azaltmak için yapılması gereken şey kısa vadede geleneksel adımların dışına çıkan ancak aynı zamanda uzun vadede geleneksel politikalara geri donuleceğine dair guvenilir garantiler veren bir yaklaşım benimsemek.''
' SERMAYE KONTROLÜ VE DÖVİZLE BORÇLANMA YASAĞI'
"Bu şoyle işliyor: Panik sonucu yaşanacak sermaye kaçışını engellemek için geçici sermaye kontrolleri getirmek ve muhtemelen doviz cinsi borçları odemeyi reddetmek yoluyla, borç rasyosunun hızlı artışını durdurmak. Diğer yandan da krizin bitmesinin ardından mali açıdan surdurulebilir bir rejim oluşturmak için taşları dizmeye başlamak.''
' SONUNDA KONTROL KALKAR'
"Eğer her şey yolunda giderse, guven de kademeli olarak tekrar sağlanır ve sonunda da sermaye kontrolleri kaldırılır." ****
' MALEZYA, GÜNEY KORE YAPMIŞTI'
Krugman, 1998 yılında Malezya'nın bu reçeteyi uyguladığını, Guney Kore'nin de aynı donemde ABD desteğiyle benzer bir yol izlediğini belirtti.
' İZLANDA'DA KREDİLER KAMUYA YIKILMADI'
İzlanda'nın 2000'lerin sonunda girdiği krizden sermaye kontrolleri ve ozel bankaların verdiği kredilerin geri odeme sorumluluğunu kamunun ustlenmemesini içeren politikalarla çıktığına dikkat çeken ABD'li ekonomist, yazısını şoyle noktaladı: **
(C) AA /
**
' ARJANTİN BORÇLARINI ÖDEMEMİŞTİ'
"Arjantin de 2002 yılında gelenekselin dışına çıkan politikalarla iyi performans gosterdi ve birkaç yıl sonra borcunun uçte ikisini odemeyi reddetti. Ancak Kirchner rejimi, ne zaman durması ve geleneksel politikalara donmesi gerektiğini bilmiyordu. Bu da ulkenin yeniden krizin içine duşmesine neden oldu.''
' SORUMLULUK SAHİBİ, BECERİKLİ VE ÇOK DÜRÜST HÜKÜMET LAZIM'
**
(C) AFP 2018 / Alex EDELMAN
**"Ve belki de bu ornek, bu tarz krizlerle baş etmenin ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. Bunun için hem esnek hem de sorumluluk sahibi bir hukumete sahip olmanız gerek. Alınan ozel onlemleri uygulayacak kadar teknik yetkinliğe ve bu uygulamaların buyuk yolsuzluklara yol açmasını engelleyecek kadar durust olmasını soylemeye bile gerek yok.''
' ERDOĞAN'A DA TRUMP'A DA PEK BENZEMİYOR'
"Ne yazık ki, bunlar pek de Erdoğan'ın Turkiye'sine benzemiyor. Elbette ki, Trump'ın Amerika'sına da benzemiyor. Neyse ki, bizim borçlarımız dolar cinsinden."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.