Özet (TL;DR) @ 2018-08-12T10:04:00.000Z: AK Parti'nin kurucularından eski dışişleri bakanı, emekli diplomat Yaşar Yakış, ABD ile yaşanan kriz için "Türkiye'nin gördüğü zararla, ABD'nin gördüğü zarar kıyaslanmamalıdır, krizin kaybedeni…
Analiz
10:04 12.08.2018(Guncellendi 10:32 12.08.2018) URL'yi kısaltın
AK Parti'nin kurucularından eski dışişleri bakanı, emekli diplomat Yaşar Yakış, ABD ile yaşanan kriz için "Turkiye'nin gorduğu zararla, ABD'nin gorduğu zarar kıyaslanmamalıdır, krizin kaybedeni Turkiye'dir" dedi.
DHA
DW Turkçe'den Hilal Koylu'ye konuşan Yakış, Rahip Andrew Brunson'ın ABD'ye gonderilmesini ve krizin 'acilen' çozulmesi gerektiğini savundu.
NATO'nun karşısında muttefikler aramayı 'tarihi yanlış' olarak nitelendiren Yakış, Turk-ABD ilişkilerinde yaşananları değerlendirdi.
Yakış'ın açıklamaları şu şekilde:
Ankara-Washington hattındaki gerilim neden kaynaklanıyor?
-- " Siz gazeteci Deniz Yucel'i serbest bırakıp ulkesine iade etmişseniz, ABD dahil tum dunya kamuoyunun "Neden Rahip Brunson serbest bırakılmıyor" diye sorması çok normaldir. ABD ile bu konuda bir takım pazarlıklar yapıldığı, tum diplomatik tartışmaların kamuoyunun gozu onunde cereyan ettiği de devletin en ust yetkililerince dillendirilmiştir. Sessiz ve etkin diplomasi terkedilmiş, gurultu ve patırtıyla iş çozme devreye sokulmuştur. Ama bu diplomasi de sonuç vermemiştir. Turkiye-ABD ilişkilerindeki ince noktaları bilen birine konu danışılsaydı bu kriz çoktan çozulurdu. Gelinen noktada; gun geçtikçe Turkiye'nin krizi çozmek için elindeki seçenekler azalıyor, ulke her açıdan sıkışıyor, fakirleşiyor. Demek ki; ya ABD ile ilişkileri bilen birilerine doğru duzgun danışılmamış ya da diplomatların uyarıları "Siz monşerler ne bilirsiniz" denilip, geri plana itilmiş. Rahip Brunson serbest bırakılıp, kriz acilen çozulmelidir. Bu krizin temel kaynağı da, ABD ile iletişimin diplomaside deneyimli ellere değil, populer kişiliklere teslim edilmesidir. Ankara, hem komşularıyla hem de Rusya ve Amerika gibi buyuk aktorlerle ilişkilerde yapılan bir dizi hatanın sonunda koşeye sıkışmıştır. Krizde Turkiye'nin gorduğu zararla, ABD'nin gorduğu zarar kıyaslanmamalıdır, krizin kaybedeni Turkiye'dir.
Krizde Ankara 'nın 'diplomatik hataları' mı rol oynadı, ABD'nin hatası yok mu?
Elbette ABD'nin de hataları var. Turkiye ile ilişkileri tam bir iç siyaset malzemesi yaptılar. Kasım'da ABD'de seçim var ve Rahip Brunson'ın arkasındaki Evanjelistlerin bu seçimlerde buyuk etkisi olacak. ABD bu yuzden Turkiye'ye ağır baskı yapıyor. Turkiye zarar gorurken, ABD'de de yara alıyor ancak ABD'nin gorduğu zarar yuzde bir ise Turkiye'nin gorduğu zarar yuzde 50'yi geçiyor. Turkiye'nin tum bunları iyi okuyan bir diplomasi ile dunyayı anlamaya çalışması gerekirdi. Ne yazık ki son donemde; diplomasideki incelikleri bilen, hukumete doğru tavsiyeler veren diplomatlara aktif gorev verilmedi.
' TÜRKİYE, İDLİB'DE BÜYÜK BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA'
T urkiye'nin hataları nerede başlıyor, Suriye'de mi?
Turkiye, Ortadoğu batağına gerektiğinden fazla bulaştı, yanlış tarafta yer aldı. Zaman zaman doğru tarafta olduğunu duşundu ancak arkasına uluslararası camiayı alamadı. Ofsayta duştu. Dunya ulkeleri, Suriye'de aşırı İslamcılara gonderdikleri silahların yanlış ellere gittiğini gorunce desteklerini kestiler. Ama Turkiye boylesi desteğini en yavaş kesen ulkelerden oldu. Şimdi İdlib'te buyuk bir sınavla karşı karşıya Turkiye. İdlib'te aşırı radikallerin destekçisi gorunuyor. Suriye rejimi İdlib'i de aşırı radikallerden kurtarırken, ordaki aşırı dinciler ya oldurulecek ya da Turkiye'ye gelecek. Turkiye'ye gelenlerin arasında Çeçen varsa, Rusya onları isteyecek. Peki Turkiye onları iade ederse, o insanlar idam edilecek. Turkiye, diyelim o insanları iade etmedi, onları Turkiye içinde rehabilite edebilecek mi? Aynı şekilde Doğu Turkistan Tugayı birlikleri, Sultan Murat Tugayları var İdlib'te. Suriye'deki rejimin 'terorist' dediği bu insanlar için ne yapabileceğini duşundu mu Turkiye? Açıkçası, ABD ile kriz tırmandıkça Turkiye'nin Suriye'de olanı biteni algılaması, yurutmesi daha da zorlaşacak. Turkiye, son donemde dış politikadaki bir dizi hatasının bedelini bugun ağır oduyor.
D ış politikadaki 'bir dizi hata'da Suriye'den başka neler var?
Mısır'la bozuşmamızın hiç gereği yoktu. Askeri darbeye karşı çıkmak doğruydu ancak Sisi başa gelince butun dunya onunla iletişim kurdu, Turkiye ise halen hapiste yatan Mursi'yi devlet başkanı kabul eden tek ulke oldu. Irak'ta da yanlış yaptık. Ahmet Davutoğlu, dışişleri bakanı olarak Kuzey Irak'a gittiği zaman "Sunni Turkmenleri ziyaret etti, Şiileri etmedi" diye haberler çıktı. Neydi bu haberler. Turkiye neden Kurtlere, Turkmenlere bolgedeki butun gruplara eşit mesafeli duramadı. Neden herkes bundan şikayetçi oldu. Sonra Turkiye ne yaptı? Rus uçağı duşurdu. İşte en buyuk hata buydu. Turkiye'nin Rusya'dan ozur dilemesiyle aslında o kriz bitmedi. Rusya, Turkiye'yle iletişim kuruyor ama halen o krizin faturasını Turkiye'ye odetiyor.
' ABD'YE KIZIP KÜRTLERE DAHA DA ÇATMAK YANLIŞ OLACAKTIR'
ABD-T urkiye krizi Suriye'ye nasıl yansıyabilir?
(C) REUTERS / Ümit Bektaş
Suriye krizinde yedi yıl geride kaldı, Kurtler bolgedeki konumlarını krizden onceki doneme gore daha guçlendirdiler, ileri noktaya taşıdılar. Otonom bolgeler kurdular. ABD, Kurtlere krizin başından beri askeri malzeme desteği sağlıyor. Bunu da belki eskiden beri desteklediği Kurt davasını ileriye goturup, İsrail'e dost bir devlet yaratmak için, belki de Suriye'de demokratikleşme sureci başladığında Suriye rejimi uzerinde Kurtler aracılığıyla baskı kurmak için yapıyor. Turkiye'nin sıkıntısı hem Rusya'nın hem de ABD'nin Kurt davasına sahip çıkmasından kaynaklanıyor. Turkiye, iki super devletin desteklediği Kurtleri karşısına almış durumda. O yuzden Suriye'deki Kurtlerle gereksiz yere kesilen iletişimin yeniden kurulması gerekiyor. ABD'ye kızıp Kurtlere daha da çatmak yanlış olacaktır.
Erdo ğan, ABD Başkanı Trump'ı Turkiye'ye baskı uygulamakla suçluyor, Turkiye'nin ABD'nin karşısına yeni muttefiklerle çıkabileceğini soyluyor. Turkiye'nin yeni muttefik arayışına girmesi ne tur sonuçlar doğurur?
Trump Erdoğan'ın bam teline dokunan açıklamalar yaptıkça Erdoğan da altta kalmak istemiyor. ABD ile bir onur meselesi yaşandığını soyleyip, halktan destek istiyor. Ancak bu soylemin krize acil çozum uretmesi mumkun gorunmuyor. Turkiye'nin NATO'nun karşısına yeni muttefiklerle çıkmaya çalışması ise son derece tehlikelidir ve tarihi bir yanlış olur. Ankara-Washington krizi derinleştikçe NATO muttefiklerinin Turkiye'ye guveni ciddi şekilde sarsılacak ve Turkiye'nin dahil olmadığı toplantılarda kararlar almaya başlayacak. Turkiye'nin NATO'daki konumu, pozisyonu tamamen zarar gorecek. Bu yuzden Turkiye'nin NATO'ya alternatif muttefik aramak yerine NATO'nun guçlu bir uyesi olarak kalıp, Rusya ve Çin'le de iyi ilişkiler goturmesi şarttır. Yoksa Turkiye'nin daha tehlikeli sulara surukleneceği aşikardır."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.