Özet (TL;DR) @ 2018-08-11 03:00:09.554920: Bu sonbaharda 30. sezonu yayımlamaya başlayacak olan animasyon dizi ‘The Simpsons’ için gündemle yakından ilişkili bir aile parodisi diyebiliriz herhalde. Bir de 1999 - 2013 arasında yedi sezon…



Muzikte Turk ezgileri de olsun
istedim...

TheSimpsons'ın 1989'da yayımlanan bir bolumunde, Donald Trump'ın ABD başkanı olduğundan ve ulkeyi iflas ettirdiğinden soz ediliyordu. Dizinin gunumuz teknolojisiyle ilgili birçok başka kehaneti de oldu. 'Disenchantment' bu açıdan nerede duruyor? - Trump meselesi o zaman abs urd bir şakaydı; alternatif bir dunyada başkan olmuştu. Aslında şu an tam da o alternatif dunyada yaşıyoruz ve bu şakayı duzeltmemiz gerek ki geleceği de duzeltebilelim. 'Disenchantment'a gelince... Dizi ortaçağda geçiyor, bizim dunyamızla doğrudan ilişkisi yok. Ama tabii insan ilişkileri bakımından benzerlikler kaçınılmaz.

◊ S oylendiği gibi 'Game of Thrones'la paralellikleri var mı dizinin?

- Üç yıl one 'Disenchantment' için çalışmaya başladığımda 'Game of Thrones' izlemeyi bıraktım, etkinlenmeyeyim diye. Ekipçe de oradaki hiçbir şeyi kullanmama kuralı koyduk kendimize. Yani benzeyen şeyler varsa da, ki olabilir, benim haberim yok. Ayrıca bayılıyorum 'Game of Thrones'a ve izlemeyi çok ozluyorum. Her yıl yeni sezon galasına davet ederler.

◊ 'Futurama' ve 'The Simpsons'da aileler merkezdeydi. Yeni dizide durum nasıl?

- 'Disenchantment'ta da bir aile var tabii ama dizi daha çok buyumekle, kendini bulmakla ve arkadaşlıkla ilgili. Merkezdeki karakterimiz (Prenses Bean) ilk kez bir kadın. O da dizideki diğer karakterler gibi arızalı biri. Fantezide eğilim iyi ve kotu arasındaki çelişkiden yanadır genellikle. Bizde iyi insanlar da tamamen iyi değil. Prenses sorunlu biraz, çok içiyor, hırsızlık yapıyor, yağmalıyor, çok bencil. Hep yanında olan iki dostundan biri Elfo epey saf bir karakter ama o da hırsızlık yapıyor. Şeytan Luci ise gerçek bir şeytan ama dizinin en tatlı karakterlerinden biri.

Muzikte Turk ezgileri de olsun
istedim...

◊ İlk kez bir platformla, Netflix'le çalışıyorsunuz. Platformlar televizyon izleme alışkanlığını nasıl değiştirdi?

- Çok ani gelişmiş ve henuz bitmemiş bir 'eğlence' devriminin ortasındayız. Televizyon konusunda, tarihsel olarak mecranın en heyecan verici donemlerinden birindeyiz şu an bence. Ben buyurken her şey televizyon reklamları etrafında donuyordu. Reklam olmadan televizyon izlemek olağanustu bir şey. Netflix'e gelince, Fox'la çalışmaktan çok memnunum ama yeni bir şey denemek istedim. Tanıdığım butun yaratıcı insanlar, Netflix deneyiminden muhteşem bir şey olarak bahsediyordu, ben de istedim dahil olmak.

◊ 'The Simpsons' 30 yıldır ekranda ve artık çok izlenen başka birçok animasyon dizi var. Nedir 'The Simpsons'ı bunca yıl ayakta tutan ve farklı kılan?

- Başladığında eşi benzeri yoktu; hala ayakta olmasının nedenlerinden biri bu. Ayrıca bence gayet iyi bir dizi. Ondan sonra birçok şahane iş geldi. Aslında 'Simpsons' olmasa animasyon dunyası nerede olurdu ben de merak ediyorum ara ara. Halihazırda başka dizilerin olması bizi pek etkilemiyor çunku 'Simpsons' tek bir dizi değil aslında, çok kişilikli bir dizi: Aile dizisi, politik bir dizi, komedi dizisi, surreel bir dizi... Genç animatorlere fırsat tanıyor, kendilerini gostermeleri için zemin sağlıyoruz. Guillermo Del Toro'dan Banksy'ye kadar herkes 'Simpsons'da yer aldı. Fakat dizinin kalbi, aslında herkesin sevdiği o aile. "Niye bitmiyor" diyorlar da, arkadaşlarımı niye işsiz bırakayım? Hayatı boyunca bu dizide çalışan tanıdıklarım var benim. Ve esas mesele, biz hala eğleniyoruz.

◊ Hah, tam da bunu soracakt ım, motivasyon bu kadar uzun sure nasıl korunuyor?

- Animasyon, hikaye anlatmanın en muhteşem yolu. Gerçekte olmayan bir dunya kuruyorsunuz. Karakterlere can veriyorsunuz, onları konuşturuyorsunuz. Bir ruyayı gerçekleştirmek tam da bu işte. İzlediğim her bolumde, bunu nasıl yapabildiğimize yeniden hayret ediyorum. Kendi adıma, 'Simpsons'ın en başında hissettiğimiz buyuk zevki de yeni işlerle yeniden yakalamaya çalışıyorum. 'Disenchantment' da bunlardan biri. Umarım en sonuncusu değildir.

◊ Ge çenlerde 'The Simpsons'daki Hintli Apu karakteri uzerinden 'ırkçılık' demeyelim de duyarsızlıkla suçlandınız. Politik doğruculuk çağında komedi yapmayı surdurmek zor mu?

- Evet zor. Duyarlılık fazla. İnsanların buna kafa yorması tabii ki iyi bir şey. Bazı şeylere bazı insanlar daha çok alınıyor, bunun da onune geçmek zor ama mizahtan yanayım ben. Tabii bana saldırılınca hiç hoşuma gitmiyor, ayrı...

◊ 'Disenchantment'ın epey oynak, bizim kulağımıza yabancı gelmeyen bir muziği var. Nasıl seçildi?

- Dizinin en gurur duyduğum yanlarından biri. Haklısınız, Turk muziği ezgileri de var. Besteci Mark Mothersbaugh'yu ilk tanıdığımda Devo isimli bir grubun solistiydi. Komik, çılgın bir tur muzik yapıyorlardı. Devo buyuk bir grup oldu, sonraları Mark da film muzikleri yapmaya başladı. Dizi için ona "Bize Turk, Doğu Avrupa, Balkan ezgileri taşıyan bir şey yapar mısın?" dedim. Bakalım Turkiye'de nasıl bulacaklar.