Özet (TL;DR) @ 2018-08-10T09:38:53.000Z: Seyitgazi ilçesinde MÖ 3500 ile 1900 yılları arasında 1600 yıl kesintisiz yerleşik hayat sürülmüş "Eskişehir'in bilinen en eski şehri" olarak adlandırılan Küllüoba'daki kalıntılar, 35 kişilik ekibin…
Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde 1996 yılından beri surdurulen ve MÖ 3500 ile 1900 yılları arasındaki Tunç Çağı'nda 1600 yıl boyunca kesintisiz yerleşik hayat surulen "Eskişehir'in bilinen en eski şehri" olarak adlandırılan Kulluoba, kazı çalışmalarıyla gun yuzune çıkarılıyor. Kazı başkanı Prof. Dr. Turan Efe ile Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Arkeoloji Bolumu Başkanı ve Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Murat Turkteki'nin onculuğundeki 35 kişilik ekiple her yıl 2 ay suren kazılar sonucu ortaya çıkarılan ve Eskişehir'deki ETİ Arkeoloji Muzesi'nde sergilenen eserler, bolgenin "Buyuk Kervan Yolu"nda yer aldığının ip uçlarını veriyor.
Kazı başkanı Efe, Kulluoba hoyuğunun Yukarı Sakarya Ovalarının batı kesiminde, Seyitgazi'nin 15 kilometre kuzeydoğusunda yer aldığını belirterek, yaklaşık 300x150 metre ebatlarındaki hoyukte kultur katlarının kalınlığının azami 9 metre olduğunu kaydetti.
Geç Kalkolitik sonları MÖ 3500'den, MÖ 1900'lu yıllar olan Orta Tunç Çağı başına kadar olan Prehistorik donemleri kesintisiz içerdiği anlaşılan hoyuğun eteklerinde ve ozellikle guneybatı ve doğuya doğru olan tarlalarda ayrıca Hellenistik donem yerleşmesinin de yer aldığını aktaran Prof. Dr. Efe, şoyle konuştu:
Ş EHİRCİLİĞİN İLK ADIMLARI GÖRÜLÜYOR
"Kulluoba'da bu donemde mimaride şehirciliğe doğru giden bir gelişmenin ilk adımlarının atıldığı izlenimi ediniliyor. Bunun en onemli gostergesi, kamuya ait bağımsız yapıların giderek ortaya çıkmaya başlaması. Bunlardan 'Kompleks II' olarak adlandırdığımız 31x24 metre ebatlarındaki yapı kompleksi, yerleşmenin ortasındaki buyuk avluda yer alıyor. Bu yapı olasılıkla yerleşmenin beyine ait. Kulluoba kazıları sonucunda MÖ 2400-2200 yılları arasına denk gelen Erken İlk Tunç Çağı III'te, Çukurova ve dolayısıyla Mezopotamya ile Troya (Çanakkale) arasındaki kulturel ve ticari ilişkilerin, zannedildiği gibi Akdeniz ve Ege kıyıları boyunca denizyolu ile değil de birbiri ardına doğudan batıya doğru sıralanan Konya, Akşehir, Yukarı Sakarya, Eskişehir ve İznik-İnegol ovaları uzerinden karayoluyla kurulmuş olduğunu destekleyici somut ek kanıtlar ele geçirildi.
Bu ulaşım hattını 'Buyuk Kervan Yolu' olarak adlandırdığını belirten Turan Efe, "Kulluoba'da bulunan Mezopotamya kokenli malzeme içinde 'Suriye Şişeleri' olarak adlandırılan seramik malzeme en başta gelmektedir. Bu yerleşme, Eskişehir'in bilinen en eski şehridir" dedi.
1600 YILLIK KES İNTİSİ YERLEŞİM YERİ
Murat Turkteki de 1600 yıl boyunca kesintisiz yerleşilmiş Kulluoba'da basit konut yapılarının dışında buyuk anıtsal bir yapının soz konusu olduğunu belirterek, bu yapının burada bir yonetici sınıfın varlığını, dolayısıyla şehirciliğe giden yolda sosyal tabakalanmanın ortaya çıktığını gosterdiğini soyledi. Bu seneki kazı çalışmalarını "Aşağı yerleşme"de yoğunlaştırdıklarını ifade eden Turkteki, şunları kaydetti:"Yine Tunç Çağı II donemine ait yapılar bunlar. Diğer bir çalışma alanımız Orta Tunç Çağı'na geçiş donemi dediğimiz MÖ 2200-1900 tarihlerine uzanan yerleşmenin mimarisinin ortaya çıkarılmasına yonelik. Henuz yazının olmadığı bir donem olduğu için uygarlık ismi vermemiz mumkun değil. Bu donemi kultur olarak adlandırıyoruz. Çağdaşı olan MÖ 3000'lerden itibaren Mezopotamya'da yazı var ama Anadolu'da henuz yazı ortaya çıkmadığı için uygarlık ismi veremiyoruz." Doç. Dr. Turkteki, 20'si oğrenci 35 kişilik ekiple kazı çalışmalarını yuruttuklerini de sozlerine ekledi.
" GÖZYAŞI KABININ BULUNMASINA ŞAHİT OLMAK HEYECAN VERİCİ"
Eskişehir Kultur ve Turizm Mudur Vekili Şennur Azade de ulkedeki medeniyetlere ait izlerin ortaya çıkarılmasından mutlu olduklarını ifade ederek, "Bakanlığımız bu yıl 90 bin lira katkı sundu bu kazıya. Biz de il mudurluğu olarak elimizden geldiğince destekliyoruz. Kazıda gozyaşı kabının bulunmasına şahit olmak heyecan verici. Geçmiş kulturlerini gun yuzune çıkarıp halkımızla paylaşmak bizleri mutlu ediyor. Bulunanlar Eskişehir Eti Arkeoloji Muzesi'nde sergileniyor." diye konuştu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.