Özet (TL;DR) @ 2018-08-09T14:59:00.000Z: Reuters, yılbaşından bugüne dolar karşısında yüzde 30 civarında değer kaybeden TL'de karşısında Merkez Bankası'nın devreye sokabileceği önlemleri 7 senaryoyla özetledi.
Reuters, yılbaşından bugune dolar karşısında yuzde 30 civarında değer kaybeden TL'de karşısında Merkez Bankası'nın devreye sokabileceği onlemleri 7 senaryoyla ozetledi.
Merkez Bankası'nın siyasi çekincelerle gerekli para politikası tepkisini vermekten çekinebileceği endişesi ve ABD Turkiye ilişkilerinin ambargolarla birlikte daha da kotuleşmesi TL'yi sert bir değer kaybına maruz bırakmaya devam ediyor.
TL yılbaşından bugune dolar karşısında yuzde 30 civarında değer kaybederken nisan başından beri gerçekleştirilen 500 baz puanlık faiz artışına karşın TL'de satış baskısı kuvvetini artırarak devam ediyor.
Dunya gazetesinin Reuters'tan aktardığı analize gore, TL'deki sert değer kayıplarının bankalara, doviz borçlu şirketlere ve ekonominin geneline etkisinden endişe ediliyor.
Reuters'a gore, Merkez Bankası'nın kur krizini hafifletmek için devreye sokabileceği 7 senaryo şoyle:
1- S ÖZLÜ MÜDAHALE
(C) AA /
Sozlu mudahale en kolay ancak en etkisiz yontemlerden biri olarak goruluyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ya da TCMB Başkanı Murat Çetinkaya yapabilecekleri açıklamalarla piyasayı sakinleştirmeye çalışabilir. Ancak yatırımcılar sozlu mudahalelerin kalıcı bir etki yaratmayacağını, en iyi ihtimalle geçici bir iyimserlik oluşturabileceğini duşunuyor.
Capital Economics'ten William Jackson, "Bu sureç sozlu mudahaleden çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyor" diyor.
2- BEKLER-G ÖR POLİTİKASI
TCMB son PPK kararına 'para politikası kararlarının gecikmeli etkileri'nin izleneceğini eklerken piyasalar bu soylem değişiklikiğinin bankanın bir sonraki adımı atmadan once bu gune kadar attığı adımların gecikmeli etkisini gormek istediği şeklinde yorumlandı.
TCMB'nin bir sonraki faiz kararı 13 Eylul'de gerçekleşecek ve bu toplantıya kadar bu soylemini surdurmesi de olası. Ancak yatırımcılar 13 Eylul'e kadar TCMB'nin herhangi bir faiz adımı atmadığı senaryoda TL'de sert kayıpların devam edebileceğini ve kredibilitenin zedelenebileceğini ongoruyor.
3- D ÖVİZ LİKİDİTESİNİ RAHATLATICI ADIMLAR
TCMB'nin geçmiş donemde faiz adımları oncesi gerek volatiliteyi sınırlamak gerekse bankacıların değimiyle 'gelişmeleri izliyorum' mesajı vermek adına donem donem zorunlu karşılıkları kullanarak piyasaya doviz genişletici onlemler alıyor. Bu onlemler genellikle faiz artışı oncesi atılıyor ve sozlu mudahaleler ile birlikte genellikte peyder pey yapılıyor.
Mayıs ayında TL'de yaşanan sert değer kayıpları doneminde TCMB 4-5 farklı zorunlu karşılık ve NDF adımıyla 10 milyar dolar likidite serbest bırakmış bunun yanında sozlu mudahale ve sadeleştirme de gerçekleştirmişti. Banka bu pazartesi gunu de benzer bir zorunlu karşılık adımıyla yaklaşık 2.2 milyar dolar dovizi serbest bıraktı.
4- G ÜÇLÜ PARA POLİTİKASI TEPKİSİ
Yatırımcılar TL'deki guven eksikliği kaynaklı satış baskının ortadan kalkması için ise en kuvvetli adımın TCMB'nin politika faizinde bir artış olduğu goruşunde. Bankacılara gore faiz artışı ile birlikte verilecek bağımsızlık mesajı atılacak adımın buyukluğunden bile değerli de olabilir.
BETAM Direktoru Profesor Doktor Seyfettin Gursel, bugun yayımlanan soyleşisinde "Eğer cumhurbaşkanı para politikasının mevcut koşulların gereklerine uygun bir şekilde yurutuleceğini açıkça ilan eder TCMB de bununu aldığı kararlarla ispatlarsa TL'de kayıp durur" dedi.
Başta yabancılar olmak uzere yatırımcıların TL'deki sert kayıplara karşın bankanın politik gerekçelerle faizleri sabit tutmak istediği duşuncesi TL'deki değer kaybının katlanarak artmasına neden oluyor.
Bu endişe son enflasyon raporunda Çetinkaya'ya sorulduğunda ise "Hangi sebeple olursa olsun sizle paylaştığımız enflasyon tahmin patikasından belirgin ve kalıcı bir sapma olacağı kanısı kurulda oluşursa gerekli adımlar atılır, bunun karşılığı ilave bir parasal sıkılaştırmaysa bu gerçekleştirilir" demiş ve "gerekiyorsa ilave sıkılaştırmayı da kurul tereddut etmeden gerçekleştirir" sozleriyle bankanın araç bağımsızlığını savunmuştu.
Yatırımcıların artan risk algısı nedeniyle artık Turkiye'den daha fazla reel faiz istediğine dikkat çeken Jackson, "Enflasyonunun yuzde 16'ya yaklaştığı bir yerde faiz oranları da yuzde 20'nin uzerinde olması gerekiyor. Şuanda yuzde 17.75'te" dedi.
5- ALI ŞILAGELMİŞİN DIŞINDAKİ PARA POLİTİKASI
TCMB daha sıkı bir para politikası bileşimi için PPK kararına ise mecbur değil. Bankanın bir kaç gun içinde PPK'yı toplamadan TL fonlama politikasını farklılaştırarak 300 baz puana ulaşan sıkılaştırma adımı atması da mumkun.
Banka faiz koridorunun en ust bandından fonlama yaparak ortalama fonlama maliyetinin yuzde 17.75 seviyesindeki politika faizinin 300 baz puan uzerinde yuzde 20.75'te oluşturulabilecek bir para politikası bileşimine de sahip.
Bu adımın TL'ye ilk etkisi neredeyse politika faizi artışı kadar kuvvetli goruluyor. Çunku teknik olarak atılacak adım bir uzeri kapalı da olsa bir faiz artışı. Ancak kısa sure once tamamlanan sadeleşme adımından vazgeçmek anlamına geleceği için bu adım bankanın planlarına bugun için tam olarak uymuyor. Uzun donem etkileri de duşunulduğunde piyasa ustu kapalı bir faiz adımı beklemiyor.
6- DO ĞRUDAN DÖVİZ MÜDAHALESİ
Bu ihtimale de TCMB'nin soylemleri ve nispeten duşuk net rezervleri goz onune alındığında ihtimal verilmiyor. Bankacılar TCMB'nin net rezervlerini 20 milyar dolar olarak hesaplarken bankanın toplam 100 milyar dolar rezervi bulunuyor.
TCMB'nin de dile getirdiği uzere uluslararası merkez bankacılığında artık doğrudan doviz mudahalesi kabul gormeyen bir politika aracı. Gelişmekte olan merkez bankaları net rezervlere etkisi sıfır olan NDF gibi uygulamalara yonelmeyi tercih ediyor.
7- SERMAYE KONTROLLER İ
Bazı yabancı bankaların notlarında bir ihtimal olarak gosterilse de sermaye kontrolu hem siyasiler hem de Merkez Bankası yetkilileri tarafından boyle bir kararın "değerlendirmeye dahi alınmadığı" bir çok kez dile getirildi.
Piyasa dostu olmayan adımlar olarak da nitelendirilen sermaye kontrolu, dalgalı doviz sisteminden ve kambiyo rejiminde geriye gidiş yetkililer ve siyasiler tarafından uygulanabilir bir politika olarak gorulmuyor, konunun değerlendirmeye dahi alınmadığına dikkat çekiliyor.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.