Özet (TL;DR) @ 2018-08-10T00:24:00.000Z: Rus yazar Dmitriy Lekuh, ABD’nin izolasyon politikalarının Çin’in Rusya ve Türkiye ile ticari ilişkilerini daha da geliştirmeye ittiğini, söz konusu politikaların Pekin, Moskova ve Ankara’yı küresel…
Analiz
00:24 10.08.2018(Guncellendi 00:26 10.08.2018) URL'yi kısaltın
Rus yazar Dmitriy Lekuh, ABD'nin izolasyon politikalarının Çin'in Rusya ve Turkiye ile ticari ilişkilerini daha da geliştirmeye ittiğini, soz konusu politikaların Pekin, Moskova ve Ankara'yı kuresel ekonomide yaşanan doğal bolgeselleşme sureçlerine yonelttiğini vurguladı.
Lekuh, Sputnik için kaleme aldığı makalede ABD'nin izolasyon politikalarının tetiklediği gelişmelere değinerek, şoyle devam etti:
"Çin Gumruk İdaresi'nin dunku açıklamasında Rusya ve Çin arasındaki ticaret hacminin yılın ilk 7 ayında yuzde 25.8 arttığı ve 58.35 milyar dolara ulaştığı belirtildi. İki ulkenin 2016'daki değerlere gore hızlı bir artış gerçekleştirerek geçtiğimiz yıl 84.07 milyar dolara ulaşan dış ticaret cirosu ise bu yıl 100 milyar doları aşabilir.
ABD 'NİN ÇİN'E TEDARİK ETTİĞİ LİKİT DOĞALGAZ DİBE VURDU
Bu arada Reuters'in Suudi Arabistan'ın istatistiklerine dayandırdığı haberinde ABD'nin Çin'e tedarik ettiği likit doğalgaz (LNG) hacminin geçtiğimiz temmuzda yıllık bazda dibe vurarak, 130 bin tona gerilediği belirtildi. Daha geçen mayısta ABD Çin'e yaklaşık 400 bin ton, marttaysa 445 bin ton gaz tedarik etmişti.
Diğer yandan Avustralya, Endonezya, Malezya, Papua-Yeni Gine gibi ulkeler Çin'e LNG satışlarını arttırdı. Çin'e aktarılan LNG'nin toptan hacmindeki en onemli pay ise Rusya'ya duşuyor.
Elbette, ABD'nin Çin'e aktardığı LNG'nin hacmindeki duşuş, iki ulkenin arasında yaşanan ticari ihtilaf ortamında meydana geldi. Çin zaten ABD'den likit gaz alımlarını Trump'a yonelik iyi niyet jesti olarak değerlendiriyordu, Washington ise bu jesti bir turlu takdir etmedi ve şimdi, piyasa oyuncularına gore Çin, alternatif LNG kaynakları arayışına girdi ve bu kaynakları kuresel rakipleri arasında değil de anakaradaki komşuları arasında araması gayet doğal bir durum.
Buna ek olarak Turkiye'den de ilginç haberler geliyor.
T ÜRKİYE'NİN NÜKLEER PROJESİ ÇİN ORTAKLIĞIYLA HAYATA GEÇİRİLEBİLİR
Nukleer enerjide Turkiye'nin batısında uçuncu santral için yer tespit çalışmalarında sona yaklaşıldığını belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Donmez, projenin Çin ortaklığıyla hayata geçirileceğini duyurdu.
Bu kararın siyasi olduğu açıkça ortada. Gorunuşe gore bu konu, Turkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping'in Johannesburg'da duzenlenen 10. BRICS zirvesi çerçevesinde yaptığı goruşmelerde az ya da çok kesin bir biçimde ele alındı.
Buyuk bir olasılıkla iki lider bu kararı Rus mevkidaşlarının bilgisi dışında almadı.
T ÜRKİYE AVRASYA ENERJİ PLATFORMUNA GEÇMİŞ OLACAK
Rusya ile anlaşmaya varılan Akkuyu ve Çin ortaklığıyla yapılması planlanan Trakya nukleer projelerinin hayata geçirilmesi durumunda, Turk Akımı ve Mavi Akım boru hatları uzerinden yapılan gaz tedarikleri de dikkate alınacak olursa Turkiye aslında tamamen Rusya'nın kontrol ettiği Avrasya enerji platformuna geçmiş olacak.
Hatırladığımız uzere Turkiye, bir NATO uyesi olarak 'uygar Batı ulkelerinin' ve ABD'nin resmiyette hala muttefiki konumunda ve tum bu gelişmeler, 'sansasyonel yeni birliklere' işaret etmeyip, kuresel ekonominin sistemli bir şekilde bolgelere bolunmesi anlamına geliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın garip tutumunun bu gelişmelerle alakası olmayıp, kendisinin yuruttuğu politika, olup bitenlerin nedeni değil, sadece bir katalizoru. Doğrusu Rusya ve Çin, 'trendleri şekillendirmekten' çok şu anda sadece ekonomi alanında sınırlı kalarak gelişen doğal kuresel sureçleri takip etmekte.
ABD'nin yine tamamen doğal ekonomik nedenlerin etkisiyle kendini giderek daha fazla izole etmesi de soz konusu sureçlerden biri.
Bu tur hikayelerde her zaman olduğu gibi siyaset, bir parça gecikmeli olarak ekonomiyi takip ediyor."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.