Özet (TL;DR) @ 2018-08-08T04:38:56.000Z: Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, son dönemde konuşulan konulara açıklık getirdi: Biz yeniden yapılandırma yapmıyoruz. Ne bir kesinti ne de iskonto istiyoruz. Yıllarca masanın öbür…
Ferit Şahenk onemli açıklamalar yaptı. \"Son 12 yılda 9 milyar dolar yatırım yaptık yuzde 81'i Turkiye'de... Bizim memleket sevdamızı herkes bilir\" dedi. Şahenk, Turk şirketlerinin bolgesel guç olması gerektiğine de vurgu yaptı. Şahenk yapılandırma tartışmaları içinse \"Biz elimizi taşın altına koyduk, ne bir kesinti ne de iskonto istiyoruz. Bu bir yapılandırma değil, vadelendirme\" dedi.","streamid":"d6ce9085-392d-4c01-9366-9715cdcae5e1"} data-player- ishd=False data-player-forcehtmlplayer=false data-player-mostvisibleplay=true data-player-vod-token=70dd026398657ad11767e9ee060e2a0fee1de4b8ad95ef6e data- player-mute=false data-player-videowidget=false data-player-lazyload=false data-player-section=ekonomi data-player-category=Video-Galeri data-player- target=ekonomi,kredi,dogus,dogus-holding,ferit-sahenk,204ddcdb-b19b- 4d63-bb15-db7243b206dc,ferit-sahenk-elimizi-tasin-altina-koyduk-ne-bir- kesinti-ne-de-iskonto-istiyoruz,haber-detay,no-ad data-player-duration=0>
Do ğuş Grubu Yonetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, 14 yıldır destekledikleri Uluslararası Bodrum Muzik Festivali için Bodrum'da bulunan bir grup gazeteciyle bir araya geldi ve gundemdeki soruları yanıtladı.
Do ğuş Grubu CEO'su Husnu Akhan, yonetim kurulu uyesi Ergun Özen, Levent Veziro ğlu, Nafiz Karadere, Nevzat Öztangut ve Naci Ba şerdem gibi kurmaylarıyla medya mensuplarının karşısına çıkan Şahenk son donemde konuşulan konulara da açıklık getirdi.
İşte Ferit Şahenk ve CEO Husnu Akhan'ın anlattıklarından bazı satırbaşları;
KRED İLERİN YENİDEN VADELENDİRMESİ
Ferit Şahenk: Bir kere şunu gonul rahatlığıyla soyleyeyim. Sağ olsun Husnu Bey'in (Husnu Akhan) oluşturduğu ekiple birlikte beraber çalıştığımız bankalarımıza (masanın da obur tarafında zamanında oturduğumuz için ve ne istediklerini bileceğimiz için) hak hukuk çerçevesinde en doğru olan nakit akışlarını çıkarıp bir program sunduk. Bunu daha onlar incelemeye almadan hassas analizleri yapılarak sunuldu, sonra bankalarımızla da detaya inildi. Tabii herkes dunyayı aynı şekilde gormeyebiliyor. Şu anda geldiğimiz noktada artık Husnu Bey bu olayı çok yeni bir aşamaya getirdi. Kısa zamanda en guzel biçimde bu olay ortadan kalkacak. Biz yeniden yapılandırma yapmıyoruz. Biz ne bir kesinti istiyoruz ne iskonto istiyoruz. Faiz piyasada neyse ona gore oluşmasına bakıyoruz. Kaldı ki, butun bu soz konusu kredi portfoyunun yapısını iki artı dort gibi, altı senelik olarak konuşuyoruz. İki yıl faiz odemeli, dort yıl ana para artı faiz odemelidir. Butun bankalarımız, burada teminatsız olan bankalarımız da vardı, hepsi yuzde 150'ye yakın teminatlanmış da oluyorlar.
BABAM BANA 'OĞLUM SEN İNANDIĞINI GÖSTER' DERDİHusnu Bey ilk gun bu çalışmayı beraber çalıştığımız bankalarımıza sunduğunda ana hissedarların da buna imza atacağını soyledi. Rahmetli pederin bir lafı vardı, derdi ki "Oğlum, sen inandığını goster ki, herkes inansın" Bu kadar net. Biz bu programa inanıyoruz. Biz kimseye ağırlık olmak istemiyoruz, istediğimiz şey 35 bin çalışan arkadaşımızla yeni oluşan stratejimizle ileriye donuk koşabilmek.
KRED İLERİMİZİN SADECE % 42'Sİ MASADA
H usnu Akhan: Bizim için bu bir anlamda bir yeniden vadelendirme. Bankalarımızla şu anda bizim yeniden vadelendirmeye soktuğumuz total kredi portfoyumuz, butun kredi portfoyumuzun yuzde 42'sine tekabul ediyor. Dolayısıyla biz tamamını masaya koymuş değiliz. Bu bence çok onemli bir şey. İkinci olarak, bu, yeniden vadelendirmeye tabi tuttuğumuz portfoyumuzun yaklaşık uçte ikisinden fazlası açık kredi. Yani hiçbir şekilde teminatlı değil. Ama şimdi bankalarımıza % 150 bir teminat veriyoruz. Dolayısıyla butun kredi portfoyu teminatlı hale geliyor. Bu çok onemli. Buna ilave olarak bizim bankalara sunduğumuz programa sadece biz değil aynı zamanda ana hissedarlar da arkasında olduğu için teminatlarımıza ilave olarak gayrimenkul ipoteği ve şirket rehni teminatları da ilave olarak Şahenk Ailesi imza veriyorlar. Dolayısıyla bu anlamda biz bu programa çok inanıyoruz, bankalarımız bu programa son derece olumlu yaklaşmış durumdalar. Tamamıyla ana hissedarlarımızın da arkasında olduğu elini taşın altına koyduğu bir program. Tahmin ediyorum en kısa zamanda artık bir imza aşamasına geleceğiz. Ve o çerçevede de bir yol haritamızla artık yolumuza bakacağız.
Ş AHENK AİLESİ'NİN DE TEMİNATI VAR
H usnu Akhan: Şoyle soyleyeyim. Şu andaki rakamlara baktığımızda, beş şirketimizin altındaki yaklaşık 2.3 milyar euro tutarındaki kredilerimizi yeniden vadelendirmeye tabi tutuyoruz. Ve bunlar için de yaklaşık 3.6 milyar euro tutarında bir teminat havuzu ortaya koyuyoruz. Gerek gayrimenkullerimiz gerek şirket hisseleri, ilave olarak Şahenk Ailesi'nin imzalarını veriyoruz. Bir anlamda vadeyi iki sene otelemiş oluyoruz.
YILLARCA B İZ MASANIN ÖBÜR TARAFINDA OLDUK
Ferit Şahenk: Bunu bir kopru kredisi gibi gormek lazım. Biz değişik donemleri yaşadık Turkiye'de. Bunlara alışığız. Ben son donemdeki yapılan açıklamalar ve yapılan toplantılarda doğru kararların, mesela bu kredi kartlarıyla ilgili alınan kararların çok doğru olduğunu goruyorum. Ekonominin belirli bir sure soğutulmasının, cari işlemler açığı olsun tasarruf anlamında yani aslında devletimiz de şu anda faiz dışı fazla verebilmesi için doğru onlemleri alıyor. Bizim bir kere bunların arkasında olmamız lazım. Kısmen belirli bir olçekte şu anda Doğuş Holding'in kendi içinde yaptığını Turkiye Cumhuriyeti devleti yapıyor. Onun için bu orta vadeli planda da biz nasıl kendimize nakit akışı çıkarıp olayımızı goruyorsak, devlet de bunu yapıyor. Burada guzel olan şey, bu orta vadeli planda butun ekonomideki paydaşlara gorevler duşmesiydi. Bunun parçası olabilmemiz, paylaşımcı olması çok onemli. Kısa vadede tabii ki bu mali politikaların, tasarruf demeyeyim de ticarette biraz baskısı olabilir. Ama rakamlar duzeldikçe, benim hiçbir endişem yok sermaye piyasalarıyla ilgili. Bono yatırımcısı, yabancı sabit getiriye yatırım yapan yatırımcılar belli fiyatlarda belli durumlarda muhakkak gelirler, Turkiye'de satın almaya başlarlar. Burada onemli olan, bu programın açıklanması ki, çok guçlu açıklanacağına ben inanıyorum. Bunun arkasında toplum olarak olmamız ve bunun uygulandığını piyasaya gosterdiğimiz zaman doğru reformlarla bu işin arkası rahat gelir. Çunku Turkiye gibi inanın ki şu anda boyle fırsatları olan çok az ulke var. Bence Turkiye şu anda en ucuz donemini yaşıyor. 2002, 2003'teki yaşadığımız bazı olaylara bakıyorsunuz, bugun Turkiye bankacılık sektoru çok daha guçlu. Biz yıllarca masanın obur tarafını zamanında yaşadığımız için ekonomiye nasıl bakıldığını biliyoruz.
YEN İ ORTA VADELİ PROGRAM ÇOK ÖNEMLİHusnu Akhan: Tabii burada onemli olan bir iki tane şey var. Bir defa, sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı 100 gunluk programa baktığımızda bu 100 gunluk programın esasta ekonomiye yeni bir ivme vereceğini goruyoruz. Tabii şu anda 400 tane projenin açıklanmasıyla yaklaşık 250 binin uzerinde bir istihdam yaratacak ve 65 milyarlık bir teşvikli yatırıma yol açacak bir program açıklandı. Bu çok onemliydi bence. Fakat bunun yanında daha da onemlisi, ağustos ayı içinde açıklanmasını beklediğimiz orta vadeli program. Orta vadeli program ne kadar kapsamlı ve ne kadar gerçekçi olursa o kadar toplumda ve ekonomi oyuncularında, hatta uluslararası piyasalarda guven yaratacağına inanıyoruz. Buna ilişkin de birtakım olumlu ipuçları var. Özellikle sayın bakanımız Berat Albayrak'ın açıkladığı fiyat istikrarını esas alan ve enflasyonla mucadeleye odaklanan bir program olacağı goruluyor. Bu esasında Turkiye için çok onemli bence. Turkiye'nin şu anda temel problemi çunku siz de biliyorsunuz, yuksek enflasyon ve Merkez Bankası da son enflasyon raporunda bir anda enflasyon beklentisini 5 puan yukarıya aldı ve yuzde 13.8'e getirdi ki, piyasa bunun da uzerinde bir enflasyon bekliyor bu sene. Tabii bunun beklenmesi onumuzdeki sene enflasyonla mucadeleyi de zorlaştırıyor. Ama orta vadeli programın enflasyon duşurme odaklı bir program olarak açıklaması bence çok onemli. O herkese bir guven verecek ve o anlamda da piyasaların onunu açacak diye duşunuyorum.
TASARRUF SADECE DEVLET İN YAPACAĞI BİR ŞEY DEĞİL
Ferit Şahenk: Aslında işin biraz da ozu, biz de bunu kendi şirketimizde yapıyoruz; Turkiye gerçek anlamda bu artıyı verebilmesi için birkaç sene belki iki sene sahiden tasarruf denen işi hanesinden şirketine toplumun her tarafında yapıp bundan geçilmesi lazım. Bu sadece devletin yapacağı bir şey değil.
TALEB İN BASKILANMASI OLUMLU
Husnu Akhan: Tabii Turkiye ekonomisinin esasında baktığımızda hani geleneksel problemlerinden biri de tasarruf açığı. Yatırım/tasarruf dengesi Turkiye'de maalesef tasarrufların aleyhine bir oranda % 13-14'lerde ki, OECD ortalaması %23-24'lerde. Tabii bu Turkiye'de bir cari açık verilmesine neden oluyor. Hele ki bu sene de petrol fiyatlarının 70 dolara gelmesi geçtiğimiz seneden çok daha fazla bir cari açıkla karşı karşıya kalmamıza da yol açtı. Ama Turkiye'de bir anlamda talebin baskılanması hem enflasyona baskıyı azaltacak hem de tasarruf eğilimini ve oranını yukseltecek. Turkiye için bu tabi son derece olumlu bir gelişme olur diye duşunuyoruz.
YATIRIMLARIMIZIN Y ÜZDE 81'İ MEMLEKETİMİZDE
Ferit Şahenk: Ben bugun gururla bir daha soyluyorum ki zor zamanlarda 94'u, 98'i, 2001'i, 2008'i ve 2010'un Turkiye'sindeki dunya gelişmeleri ve bazen kendi dinamiklerimizden de olan geçici problemleri yaşarken biz hep muşterimize baktık. Buradan muşteriyle çıkılır diye baktık. Tabii o zaman regulasyonlar çok daha değişikti. Bankanın karlılığını da sağlayan ticari muşteridir. Bu anlamda Garanti Bankası'ndayken biz sadece kredi vermek için değil iş ortağı olup bizim bu SME dediğimiz kurumlara da daha neler yapabiliriz diye duşunduk ki Garanti Bankası gitti software yaptı mesela. Biz SME bankacılıkla bu işletmelerin ki, Nafiz Bey zannediyorum o zaman bunlarla ilgileniyordu. Patronların ailelerin bankacılığını yaptık, bunları konsolide ettik, riski analiz etmeye çalıştık. Bu ilktir Turkiye'de ve belki dunyada bu anlamda ama şoyle bir şey vardır. Nasıl gunluk repo yapılır, mevzuat yapılırken bankayla konuşulursa tuccar da her zaman bazen bazı gerçeklerden dolayı sıkıştığında veya atağa kalktığında bankasıyla ozel olarak goruşur. Banka muşteri goruşmeleri çok boyle ortaya duşup de yanlış yerlere gitmesi gerekmeyen şeylerdir. Aslında bizim bu yaptığımız dunyanın her yerinde, bakın 2008'de Amerika'da Ford'lar, Chryslerlar, GM'ler, GE'ler Citibank'ler buna benzer şeyleri yaptı. Bunlar ticaretin gerçeğidir. Bunlar bankalarla konuşulur, hiç piyasaya da duşmeden aşılır gidilir. Bu biraz konjonkturun getirdiği bir refleksle değişik yerlere gittiği, bu bana "2001 - 2002'deki hangi bankada ne kadar Eurobond portfoyu var, ne kadar açık pozisyonu var"ın sokakta konuşulduğu gunleri hatırlattı. Aslında bunların çok normal karşılanması lazım. Bakın Turkiye 80'lerden sonra çok açılmaya başladı. Bizim finans aleminde iş dunyasındaki problemlerimiz, yaptıklarımız, gelişmelerimiz çok sofistike hale geldi. Toplumun bunu gorebilmesi, alışabilmesi bu tip olaylarda maalesef ilk olmak sıkıntı oluyor. Ama aslında bu Turkiye'nin ne kadar buyuduğunu artık boyle problemleri gorebildiğini gosteriyor. Ben bu anlamda hiçbir zaman uzulmedim. Tabii yanlış anlaşıldığımızı gorduğum bir iki konu oldu, onlar beni uzmuştur. Yoksa biz her zaman bankalarımızla bizim de inandığımız, çunku her zaman masanın karşısındaki insana siz doğru davranmanız lazım ki aynı davranış size yapılsın. Hiç gocunmadım. Biz devam ediyoruz, belli zamanlarda memleketimizde biraz da bu girişimciliğin gerektirdiği risk ve ilk hamle yapısını hep yaptığımız için yanlış anlaşıldık. Bizim dostlarımız bizim ne olduğumuzu bilir, memleketimize olan bağlılığımızı bilir. Kaldı ki 2005-2017 yılları arasında grubumuz, 9 milyar dolarlık yatırım yapmıştır. Bunun 8.6 milyar dolarını işlerimize, 400 milyon dolara yakınını da sosyal sorumluluk projelerine imza atmıştır. Yaptığımız yatırımların % 81'i memleketimizdedir. %19'u da demin bahsettiğimiz restoranlar olsun marinalar olsun yutdışınadır. Ben onlara finans sistemini ve dunya gerçeklerini biraz anlamaktan uzak duşen insanların yaptığı yorum olarak bakıyorum.
' TÜRK ŞİRKETLERİ BÖLGESEL GÜÇ OLSUN DEDİK' DIŞARI AÇILDIK
Ferit Şahenk: Yurtdışına açılma konusundaki yanlış anlaşılmada benim mantık olarak yapabileceğim bir şey yok. Biz demiyor muyduk ki Turk şirketleri bolgesel guç olsun. Bunların olabilmesi için yurt dışına da yatırım yapabilmeniz lazım. Bunları hep ben diyorum, Turkiye'deki kapitalizmin, globalleşmenin buyumesiyle olan yeni şeyler. Bu jargonları da insanlarımıza hepimiz anlatacağız, oğreteceğiz ve bunları geçip gideceğiz. Normal bunlar.
Doğuş Grubu'nun kurucu desteğiyle gerçekleşen 14. Bodrum Muzik Festivali
kapsamında sahne alan dunyaca unlu piyanistimiz Fazıl Say, Yuruyen Koşk
resitali ile izleyicileri buyuledi.
d.REAM B İR RÜYAYDI GERÇEK OLDU
Ferit Şahenk: Yurt dışında Turkiye'nin ismini benim hep "soft power" diye değerlendirdiğim şekilde oğretmeye başlayan bir konsept var. son donemde birkaç markamızla, bu Nusret olsun Gunaydın olsun, şimdi Ruya adlı yeni Turk lokantamız ile birlikte, bu konsepti yaşıyoruz. Turk ve Anadolu mutfağını en iyi şekilde yurt dışına anlatan bir grup haline geldik. Bu sektoru kayıtlı ekonominin bir parçası haline getirmek, bunun yanında turizmin genelde dunyada en buyuk eksiği olan lisan ve eğitim bakımından bu sektoru bir yere getirmek de bizim misyonumuz diye bakıyoruz. Çok onemsediğimiz bir iş ve çok kısa zamanda dunyada bu işi yapan pek çok şirketiyle, girişimcileriyle de tanışma fırsatı bulduk. Sizlerin de yardımlarıyla bu son senelerde bizi doğru duyurma fırsatı bulduk ama daha fazla yapacağız bunu. D.ream bir ruyaydı. Sağ olsun Levent'le (Levent Veziroğlu) bir seyahatte bir beyaz sayfanın uzerine "Biz bunu yapsak ne olur, boyle bir eksiklik var" diye çizdik. Çunku Levent Bey eskiden benim ofisimin başkanlığını yapıyordu. Araştırmalar yaptık, gorduk ki dunyada gelir arttıkça her şeye rağmen turizm arttıkça yeni inşaatlarda artık eskisi gibi mutfakların metrekaresi azaldıkça insanlar daha fazla dışarıda yemek yemeye başlıyor. Bunun yanında hem yemek yemek hem de eğlenmeyi bir arada gorecekleri bizim "eatertainment" adını koyduğumuz konsepte donuluyor. Biz bunu yaparken birçok restoranımızda artık sadece yemek yiyip misafirlerimizi gondermek değil, onların daha uzun kalacağı ortamlar yaratmaya çalışıyoruz. Bizim için eğitim çok onemli. Bu anlamda d.ream akademi ismi altında muthiş bir organizasyonumuz var. d.ream belirli olçude Naci Bey'in (Naci Başerdem) başkanlığını yaptığı, bizim hospitality dediğimiz otel grubuyla da iç içe çalışıyor. Şimdi artık otellerde dunyada şu trendi goruyoruz: Oteller restoranlarını, hatta yeme içmedeki room servislerini dahi uçuncu kişilere, bu işi yapanlara vermeye başladı. Bu anlamda dunyada çalıştığımız, konuşmaya başladığımız kurumlar da var. Ama en onemlisi Maris gibi belirli otellerimizde de d.reamleturizm grubunun beraber çalışması var. Son donemde Nafiz Bey'in de (Nafiz Karadere) grubumuza katılmasıyla ki -zaten grubumuzdaydı- esas baba ocağına Doğuş Holding'e gelmesiyle eğlence tarafında da yeni atılımlara başlıyoruz. Zaten hepsi de benden bu açılışı yaptıktan sonra sizlerle bunları paylaşmak için can atıyorlardı. Belki biraz benim sessizliğim onları da sessiz kalmaya itti.
Ruya, Anadolu'nun zengin mutfak geleneğini modern bir tasarımla buluşturuyor.
YEME İÇME VE OTELCİLİKTE 7-8 MİLYAR DOLARA ULAŞIRIZ
Ferit Şahenk: Bir memleketin ismini cismini duyurması, gelen misafirlerin daha uzun sureli kalması için bu eğlence ve yemek işleri sahiden çok onemli. Bunu da goruyoruz ki, sporda, kulturde, tarihte olduğu gibi yemek yani culinary dediğimiz olay memleketlerin kulturunun daha fazla anlaşılmasını, insanların daha sempatiyle bakmasını sağlıyor. Çunku ağız tadı çok onemli bir şey, bir memleketin soft power dediğimiz gucunu oluşturuyor. Bunu da verimli bir şekilde yapabiliyorsak ki, yapacağımıza ben çok inanıyorum. Amacımız burayı rahatlıkla 7-8 milyar dolarlık bir buyukluğe getirmek. Her şey yerine oturur merak etmeyin.
RESTORAN İŞİ KENDİ NAKİT AKIŞINI SAĞLIYOR
Ferit Şahenk: d.ream şu anda bizim grubumuzun bir parçası, son yaptığımız transactionda ise finansal ortak olarak Metric Capital Partners ve Temasek de 1.2 milyar dolar olarak tescillendi. Aynı çarpanlarla bugun baksanız, aynı girişin değeri 1.5 milyar doların altında değil ama bizim tam Ergun Bey'lerin yatırım bankacılık değeriyle olçtuğumuz bazı markalarımızı da buyutuyoruz. Onları da belli şekilde sermaye piyasalarıyla ve ozel yatırımcılarla paylaşacağız. İnşallah bu 7'li 8'li rakamlara yakın zamanda geliriz. Bu işin en guzel tarafı, restoran işi belirli bir marjda kendi nakit akışını sağladığı zaman kendi kendini buyutebilme imkanına sahip. Bir de kazandığınız parayı sene sonunda, pek Ergun Bey'in (Ergun Özen) eski işine benzemeyen yanıyla hissedar olarak alabiliyorsunuz. Bu bankalarda biraz daha az oluyor.
d.REAM 'İN SATIŞI DİREKT DOĞUŞ'A GELDİ
Ferit Şahenk: Doğuş Grubu'nun yurt dışındaki butun yatırım yaptığı işlerin ustunde yapı olarak hep Doğuş Holding vardır. Yani biz d.ream'in %17sine MCP ve Temasek'i 200 milyon dolara finansal ortak olarak aldık. Bu anlamda direkt d.ream uzerinden Doğuş Holding'e gelmiştir. Bizim bir iki tane daha boyle yaptığımız iş var. Onları da zamanı gelince paylaşırız.
YEME İÇME İŞİNİ EĞLENCE İLE BAĞLADIK
Ferit Şahenk: Bu iş 1 milyar dolar olur mu olmaz mı diye tartışıyorduk. Biraz geçti. Geçecek. Ama tabi orada biz bu sektorde bir portfoy yatırımcısı olarak kendimizi goruyorduk. Bunun içine tabii bizim kendi urettiğimiz hem eğitimiyle hem konseptiyle bu formasyona girince olay çok daha hızlı gelişmeye başladı. O anlamda beklediğimizin ustunde oluştu. İlk başta bir iki sene kendi içimizi organize etmek için maliyetler oluşturduk. Bunun bazen tam olmasa da değişik dedikodularını da duyduk ama şu anda geldiğimiz seviyede artık grubun gittiği noktada yeme içme (food&baverage) işi entertainmentla (eğlence) beraber oyle bir yola doğru gidiyor.
BU YAZ RESTORANLARIMIZ Y ÜZDE 40-50 BÜYÜDÜ
Ferit Şahenk: Mesela dort gun evvel Dubaimall'da Gunaydın'ın kofte-doner konseptini açtık. Üç gunde dunyadaki 40 Gunaydın içinde ikinci sıraya oturdu. Tabi bazı yerlerdeki ekonomik olçekler de çok geniş. Genel olarak da bu yaz restoranlarımızda yuzde 40-50'ye yakın bir artışımız var.
40 şubesi bulunan Gunaydın'ın, en son Dubaimall'da kofte-doner konsepti
açıldı.
TASARRUF YAPARIZ AMA G ÖBEKLİTEPE DURMAZ
Ferit Şahenk: Sosyal sorumluluk faaliyetlerimize baktığımızda ise anlaşma yaptığımız bankalarımıza karşı, onların mudilerine karşı sorumluluğumuzu gostermemiz lazım. Tasarrufumuzu yapmamız lazım. Grup yine hak ettiği şekilde bir yere gelmeye başladığında yaptığımız anlaşmayla yine bu sosyal sorumluluk projelerini devam ettiririz. Çunku memleketimizin problemlerine grup olarak çozulmesinde katkıda bulunabilmek, memleketimizin daha iyi tanıtılabilmesi için bu şart. Ben gurur duyuyorum. İnşallah sizlerle Gobeklitepe'ye de gideriz. Boyle guzelliklere imza atabilmek, Turkiye'nin dunyanın tarihini değiştiren boyle projelerinde yer alabilmek guzel bir şey. Ama şu anda artık zaman bizim gerçeklerimizde tasarruf yapma zamanıdır. Durdurmayacağımız bir Gobeklitepe vardır, bir iki başka projemiz vardır ama obur projelerden bir iki sene affınızı rica edebiiriz.
Doğuş Grubu'nun, "Doğuş'tan iyi bir gelecek" vizyonu ile desteklediği
Şanlıurfa'daki Gobeklitepe UNESCO Dunya Miras Listesi'ne dahil edildi.
GALATAPORT EN GE Ç 2020'DE BİTECEK
Ferit Şahenk: Galataport inşallah hep beraber en geç 2020'nin Şubat'ı Mart'ı gibi tamamlanacak. Bir de dikkatinizi çekerim Galataport gibi bir projenin odenmesi, kredilenmesinin yapıldığı zamanlara bakarsanız bu bizim biraz sorumluluğumuzu ve Turkiye'ye inancımızı da gosterir. Burada bir oz değerlilik vardı. Peninsula Grubu dunyanın en luks ve en ozel eski otel gruplarından bir tanesidir. İlk defa gayrimenkule ve araziye eş ortak olarak bu projeyi yapıyorlar. Bu aslında boyle bir grubun da Turkiye'ye gosterdiği çok buyuk guvendir. Şahsen başkanları bilfiil uğraşıyor. Yuzde 50-50 ortağız. Peninsula Grubu yaklaşık 225 milyon euro koyuyor.
MARKALARIMIZIN DE ĞERİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUZ
Nafiz Karadere: Biz grup olarak markalar ımızın değerini en iyi şekilde biliyoruz. Size oncelikle bunu soyleyeyim. Babylon 2019 yılında 20'nci yılını kutluyor olacak. Yine çok çok değerli bir markamız. Babylon'daki çalışmalarımız devam ediyor. Cappadox'un da inşallah beşinci yılı olacak onumuzdeki yıl. Babylon şu anda biliyorsunuz sadece Bomontiada'mızın içinde var. Bomontiada konseptini İzmir'e de taşıyoruz. Babylon da yine İzmir'deki bu Bomontiada projesinin içerisinde yer alıyor alacak. İstanbul dışında İzmir'de de faaliyetlerine devam ediyor olacak.
Ferit Şahenk, Ara Guler ve Husnu Akhan
ARA HOCA 'NIN 3 MİLYON FOTOĞRAFINI TARIYORUZ
Ferit Şahenk: Ara Hoca (Ara Guler), Leica'nın dunyadaki ilk 20 fotoğrafçısından biri seçildi. Son 70 senede ona ozel bir odul verdiler. Bilinen ve bilinmeyen çok ozel fotoğraflarını Bomontiada'da gorebileceksiniz. Muthiş bir arşivleme ekibi kurduk. Bir hastane ameliyathanesindeki titizlikle eski fotoğrafların arşivleyip, negatifler yeniden depolayıp restore ediyoruz. Ara Hoca'nın çekilmiş 3 milyondan fazla negatifi var. Bunlara yeniden hayat verip kendisiyle beraber kurduğumuz vakıfta çok şey yapacağız. Bomontiada'da Leica galerinin uzerindeki uçuncu kat tamamiyle uluslararası standartlara uygun muazzam bir arşiv ve dijitalleşme merkezi oluyor. Yangına dayanıklı arşivleri ve dolapları var.
YEME İÇME VE OTELCİLİKTE LOUIS VUITTON OLMAK İSTİYORUZ
-Bizim belli çerçevede yapmak istediğimiz, gitmek istediğimiz hedef var. O da şu: Hepiniz Louis Vuitton grubunu biliyorsunuz. Tabii biz bir Louis Vuitton grubu değiliz ama yapmak istediğimiz yeme içme ve otel grubumuzun mini bir Louis Vuitton olması. Dikkat ederseniz biz hiç otellerimizi aynı isimle değil kendi ozellikleriyle başlangıçta arz ettiğim gibi hikayeleriyle oluşturmak istiyoruz. Tabii bunlar belli şekilde yatırımcıların da ilgisini çekiyor.-İnşaat gibi ana sektorlerimiz devam edecek. -Benim çok onem verdiğim bir işkolu da otomotiv. Son zamanlarda otomotivle ilgili duyumlar çıktı uzuldum ben. Otomotiv bizim için buyumeye de devam edeceğimiz bir sektor. Çok iyi bir bayii yapısına sahibiz.
-E-ticarette n11 en değerli markalarımızdan biri, kendini ispatladı ve çok başarılı oldu. Son 6-7 aydır da butçe anlamında artıya geçti. Bu alanda birkaç yıl içinde Turkiye'nin en buyuk şirketlerinden biri olmaya aday.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.