Özet (TL;DR) @ 2018-08-06T20:01:00.000Z: Türkiye’nin ‘dış mihraklar’a ihtiyaç kalmayacak bir şekilde iyi yönetilmediğini söyleyen Mustafa Sönmez’e göre ABD ile gerilim, ekonomide zaten kötü giden gidişata ivme kazandırmış oldu. Sönmez,…



Turkiye'de Dolar ve Euro kuru, ABD ile yaşanan Rahip Brunson geriliminin ardından haftanın ilk işlem gunu olan pazartesi gunu rekor seviyeleri gordu. Doviz kurlarında yaşanan bu yukselişle birlikte Turkiye ekonomisinde enflasyon ve cari açığın da ciddi sıkıntılar olarak devam ettiği goruluyor.

Turkiye ekonomisinin durumunu ve doviz kurlarındaki artışı iktisatçı yazar Mustafa Sonmez ile konuştuk.

' ABD İLE GERİLİM KÖTÜ GİDEN GİDİŞATA İVME KAZANDIRDI'

Mustafa Sonmez, ABD ile gerilimle birlikte kotu gidişatı ivme kazanan Turkiye ekonomisinin, bu gerilim olmasa da iyi bir pozisyonda olmadığını vurgularken, Turkiye'deki seçimle birlikte belirsizliğin ortadan kalkmadığının altını çizdi:

''ABD ile gerilim, ekonomideki gidişata bir ivme kazandırdı. Ama ABD ile bu gerilim yaşanmasaydı da gidişat iyi gorunmuyordu. Normalde bir ulkede seçim olduğunda belirsizlikler ortadan kalkar, gelen siyasi heyete bir zaman tanınır, 'bakalım ne yapacaklar' diye bir tur guven kredisi açılır. Bu seçimden çıkan ve yeni olmayan heyete anladığım kadarıyla iç ve dış kamuoyu, ekonomi aktorleri tarafından boyle bir kredi açılmadı. Zaten tanıdık, bildik aktorler olarak yorumlandılar. Seçimlerin getirdiği zaman verme ve guven kredisi imkanı olmadı. Zaten olumsuz giden gostergeler, guven kredisi açılmayınca kendi mecrasında kotuleşmeye devam etti. Örnek olarak enflasyon, en net olumsuz gosterge. TÜFE'de yıllığı yuzde 16'ya geldi, uretici fiyatlarında da yuzde 25'e geldi ki bu tip bir enflasyon bir tek Arjantin'de var. O da IMF'nin bakımına alınmış durumda. Dolayısıyla negatif seyrediyor birçok şey, tabii Turkiye ekonomisinin buyuk olçude dış kaynakla donuyor olmasından dolayı, yabancıların bir guven gostermesi ve para akışını devam ettirmesi ya da zamanı gelmiş borçların çevrilmesi konusunda tolerans gostermesi gerekiyor. Onlar yapmıyorlar, uzak duruyorlar bundan dolayı Turkiye'nin risk primi yuksek seyrediyor. Buna ABD meselesi eklendi ve daha negatif gidiyor.''

' MERKEZ BANKASI, YENİ REJİMLE BİRLİKTE ÖZGÜR BİR AKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI'

Sonmez, dovizde artışın yaşandığı durumlarda faiz arttırımı gibi hamlelere başvuran Merkez Bankası'nın ozgur bir aktor olmaktan çıkmasından dolayı artık duruma mudahale edemez halde olduğunu belirtti:

''Merkez Bankası bir faizle duruma mudahale etmiyor. Eskiden bu denklem işliyordu. Yani Merkez Bankazı Turk Lirası'nı cazip kılarak, dolara ya da dovize yonelişi engelliyordu. İnsanlara 'dovizinizi satın bakın Turk Lirası'na çok iyi faiz veriyoruz, gelin buraya' diyordu. Onu artık yapamıyor. Merkez Bankası bir kere ozgur aktor olmaktan çıktı, ozellikle bu yeni rejimin devreye girmesiyle. Merkez Bankası'nı damat Albayrak'a bağladılar, o da tamamen Cumhurbaşkanı'na bağlı. Onun için başka bir şey yapılamıyor. Yapılabilir mi?''

' HERKES KENDİNİ 'ENFLASYON CANAVARINDAN' KORUYOR, KİMSE 'YASTIK ALTINDAN DÖVİZİ ÇIKAR'A İTİBAR ETMİYOR'

Yukselen enflasyon oranlarına karşı herkesin kendisini korumaya çalıştığına dikkat çeken Sonmez'e gore 'yastık altından dovizlerini çıkarın' çağrılarına artık kimse itibar etmiyor:

''Şoyle bir yere saplandı kaldı rejim: Dovizi bıraksa, doviz çıkıyor yani dovize laf geçiremiyor. Yani cuma gunu 'yastıklarınızın altından çıkarın dolarlarınızı, bozdurun' komutu geldi ama kimsenin umurunda değil. Yani AKP'ye oy vermiş olanların da umurunda değil. Çunku herkes Turkiye'de kendisini enflasyon canavarına karşı koruyor, çok da haklı olarak. Yani paranız varsa, bu şimdilik yuzde 16'lık enflasyona karşı hangi liman sağlamsa oraya doğru yonelirsiniz, ister AKP'li olan ister CHP'li. O nedenle kimse oyle 'yastık altından çıkar, vatan millet Sakarya', buna itibar etmiyor.''

' BELİRSİZLİK ORTADAN KALKMIŞ DEĞİL, DÖVİZ BORCU OLANLARIN ÇOK CANI YANACAK'

(C) AA /

ABD ile gerilimin nereye varacağının bilinemediğini ve belirsizliğin ortadan kalkmadığına dikkat çeken Sonmez, 'doviz borcu olanların çok fena canı yanacak' dedi:

''Şimdi doviz 'gidiyor'. Neden gidiyor? Bir kere birtakım belirsizlikler var. ABD ile gerilim nereye dumen kıracak bilinmiyor, bir anlaşma mı olacak yoksa zıtlaşma devam mı edecek? Bu senaryolar ustunden hala insanlar doviz alıyorlar. Bakın dolar 5.20'ye yaklaştığı halde doviz alıyorlar, daha beteri olabilir diye. Bir defa bu belirsizlik ortadan kalkmış değil. İkincisi, Turkiye ekonomisinde hiçbir iyileşme yok, yani enflasyonda bir gerileme yok, gerileme ihtimali yok, dış dunyadan işte butun bu Turkiye ile ilgili rapor yazan, kredi derecelendirme kuruluşlarından hiç umut veren bir sinyal gelmiyor. Bir de bu para veren kurum ve kuruluşların boyle bir muhtaçlıkları yok, yani sadece Turkiye'ye odaklanmaları gibi bir durum yok. Dunyada herkes para istiyor, herkes paranın peşinde. Turkiye'nin tabii risk primi yuksek olunca ona gore fiyat koyuyorlar, hatta vermiyorlar, yonelmiyorlar, gelmiyorlar. Şimdi burada doğal olarak herkes oturup seyrediyor, yani bu olağan durum nereye gidecek, ne olacak, faiz artmıyor, doviz artıyor, bu işler ne olacak? Tabii doviz borcu olanların çok fena canı yanacak.''

' FİRMALARDAN BAŞLAYIP BANKA SİSTEMİNE ULAŞACAK KÖTÜ BİR VİRÜS YAYILIYOR'

(C) AA /

Turkiye'deki firmaların 217 milyar dolara varan doviz açıklarına değinen Sonmez'e gore bu firmaların borçları uzerinden banka sistemi ciddi kan kaybediyor:

''Turkiye'deki firmaların 217 milyar dolar net doviz açıkları var. Yani vaktinin gelmiş olması onemli değil, duşunun ki siz bankadan doviz borcu aldınız ve bunu Turk Lirası olarak odeyeceksiniz. Ne kadar borcunuz var, 217 milyar dolar firmaların. 217 milyar dolar her gun kur arttıkça bunun Turk Lirası karşılığı inanılmaz artıyor. Firma bu parayı nereden bulacak? Yani bankalardan nasıl kredi temin edecek? Öz kaynakları eriyor. Firma durduğu yerde eriyor. O nedenle bir yandan firmalar ciddi olarak kan kaybediyorlar, firmaların uzerinden de banka sistemi aslında kan kaybediyor. Yani banka sistemi bu firmalardan açtığı kredileri tahsil edemediği takdirde çok ciddi bir banka krizi geldi gelebilir. Bu çok ihtimal dahilinde. Zaten bu Fitch, S&P gibi kuruluşlar bankalarla ilgili çok ciddi uyarılar yazıyorlar, rakamlar var. Maalesef firmalardan başlayan banka sistemine ulaşacak bir kotu virus yayılıyor.''

' BRICS DÜNYA EKONOMİSİNİN DIŞINDA DEĞİL, ÇİN PARAYI HAYRINA VERMEZİ PİYASA FİYATI NEYSE ÖYLE VERİR'

Sonmez, BRICS organizasyonunun dunya ekonomisinin dışında olmadığını, Çin'den alınacak kredinin bir 'kurtuluş' olarak gorulemeyeceğini, bu kredinin piyasa fiyatından alınacağını soyledi:

''BRICS bir ekonomik organizasyon değil, işleyen, çalışan bir organizasyon da değil. Yani kendi içinde birtakım alışveriş, koordinasyonları var ama bir kulupten çıkıp başka gireceğiniz bir kulup değil. Sonuç olarak dunya ekonomisinin bir dizi aktorunun kurduğu bir başka kulup. Ama bunlar dunya ekonomisinin dışına çıkarak bunu yapmıyorlar. Dunya ekonomisinin kuralları burada geçerli. Çin dahil olmak uzere BRICS ulkelerinden para almaya kalkarsanız, dunyada paranın fiyatı neyse o fiyattan satarlar size. Kimse kara kaşınıza, kara gozunuze tamah edip farklı bir fiyattan satmaz. Çin bankaları, Çinliler, bakarlar 'ABD'de faiz nedir, onun ustune Turkiye'nin risk primi nedir, ikisini ust uste ekleyip kardeşim paranın fiyatı budur', 'bu parayı verirsen sana borç para veririz', derler. Yoksa yani Çin niye parasını satsın başka turlu? Birtakım jeopolitik, politik faydalar belki biraz fiyatı indirir ama o kadar değil. Üstelik Turkiye'nin 12 ayda 230 milyar dolar para bulması lazım, bunun 180 milyar doları kısa vadeli borçlar, 50 milyar doları da cari açığın finansmanı. Şimdi bu 230 milyar doları oyle Çin'den vesaire bulamazsınız. Daha doğrusu Çin kalkıp da size bu parayı havadan vermez, piyasada fiyatı neyse ondan verir.''

' TÜRKİYE YANLIŞ YÖNETİLDİ VE KENDİ AYAĞINA 'SIKTI', ABD'NİN 'SIKMASINA' GEREK YOK'

Turkiye'nin 'dış mihraklara' ihtiyaç duymayacak şekilde iyi yonetilmediğini soyleyen Sonmez'e gore kendi ayağına 'sıkan' Turkiye'ye, ABD'nin 'sıkmasına' gerek yok:

''Turkiye kendi ayağına sıkmış vaziyette, ABD'nin sıkmasına gerek yok. Yani sizin bu kadar enflasyonunuz varsa, duşunmeden bu kadar borçlandıysanız, bu kadar iç pazara donuk her şeyi kurmuşsanız, 'beton ekonomisi' yaratmışsanız siz zaten kendi ayağınıza sıkmışsınız. Bunun için ayrıca ABD'nin gelip size vurmasına gerek yok, ABD zaten sizin durumunuzu goruyor: Yani dokunsa duşecek. Onun için boyle 'dış mihrak, dış komplo' vesaire bunların hepsi hikaye. Hiç bunlara gerek yok. Turkiye yanlış yonetildi, dunya iklimini goremedi, dunyadaki eğilimleri goremedi, borçlananları zamanında uyaramadı, işte yok 'kalfalık, çıraklık, ustalık' bilmem ne deyip, 2013 sonrası durmaları gerekirken tersine 2013 sonrası alabildiğine dışardan borç para aldılar. Şimdi bakalım ne olacak. 'Hurmalar-tırmalar' denklemine dondu. Tatlı tatlı yenen hurmalar şimdi 'tırmalar'.''

' KURULAN FİRMA SAYISIYLA SERMAYENİN GELİP GELMEMESİNİN İLGİSİ YOK, MEDYAYA BAKIP ZEHİRLENMEMEK LAZIM'

Mustafa Sonmez son olarak, kurulan firma sayısıyla bir ulkeye yabancı sermayenin gelip gelmemesi durumunun birbiriyle ilgisi olmadığını ve bu verilerle medyadan 'zehirlenmemek' gerektiğini soyledi:

''Bir ulkeye yabancı sermayenin gelip gelmemesi orada kurulan firmaların sayısına bağlı değildir. Suriyelilerden, İranlılara kadar bu ulkede oturum izni almak için gelirler şirketi kurarlar, ondan sonra şirketlerin hepsi boyle tabela şirketi olur. Ondan sonra da bu rakamlara bakarak Anadolu Ajansı neresinden tutacağını bilmiyor. Dikkatli olmak gerekiyor. Turkiye'ye gelen yabancı sermaye miktarı odemeler dengesine bakar. Yani miktar nedir, ne biçimde giriyor diye. Yoksa kurulan firma olçu değildir. Bu tam bugunlerin A Haber modeline denk duşuyor. Dikkatli olmak, zehirlenmemek lazım.''