Özet (TL;DR) @ 2018-08-05T15:43:00.000Z: Adnan Oktar'ın Bakırköy Akıl Hastalıkları Hastanesi'nde yattığı dönemde ilk psikiyatri muayenesini yaparak kendisini 8 ay takip eden Prof. Sefa Saygılı, "O dönemde de akıl sağlığı yerindeydi, bugün…



Adnan Oktar'ın Bakırkoy Akıl Hastalıkları Hastanesi'nde yattığı donemde ilk psikiyatri muayenesini yaparak kendisini 8 ay takip eden Prof. Sefa Saygılı, "O donemde de akıl sağlığı yerindeydi, bugun de. Mehdilik konusu açılınca sapıtıyordu. 19 sayısına takıntısı vardı, her şeyi 19'a bağlıyordu" dedi.

Psikiyatrist Sefa Saygılı ile Adnan Oktar'ın ilk teması 1987 yılında Oktar'ın 'ummetçilik propogandası yapmak' suçundan yargılanıp mahkeme kararıyla Adli Tıp Kurumu'nun 'akıl sağlığı yerinde değildir' raporu sonrasında oldu.

(C) AA /

Prof. Saygılı'nın Oktar'ı ilk goruşu akıl hastası raporuyla gorev yaptığı hastaneye gelmeden bir yıl oncesine dayanıyor. Saygılı, Oktar ismini ilk kez 1987'nin başlarında Sultanahmet'te bir kitap fuarında gorup duyduğunu belirtiyor.

Saygılı, ismini ilk kez duyduğu Oktar'ı o kitap fuarının yapıldığı tarihten birkaç ay sonra Bakırkoy Akıl ve Ruh Hastalıkları Hastanesi'nde hastası olarak kabul etmişti. Adli Tıp Kurumu'nun 'ceza ehliyeti yoktur' dediği Oktar, 1987'de muhafaza tedavisi uygulanması için akıl hastalıkları hastanesine sevk edilmişti.

' PARANOİD ŞİZOFRENİ TANISIYLA GELMİŞTİ, SÜREKLİ MİSVAKLA DİŞ FIRÇALARDI'

Haberturk'ten Öznur Karslı'ya konuşan Prof. Saygılı, 8 ay boyunca gozlemlediği Oktar'ı akıl hastalarından ayrı ozel bir odaya aldığını belirterek, şunları soyledi:

"Adnan Oktar paranoid şizofreni tanısıyla bize gelmişti. Akıl hastalarından ayrı bir ozel bir odaya almıştım onu. Hep guler yuzluydu, obsesif takıntıları vardı. Abdesti alırken sureyi uzatır, surekli dişlerini fırçalardı misvakla. Telkin ve ikna gucu yuksekti, insanları konuşurken çok etkilerdi, gozlerinin içine bakardı."

Oktar'ın annesiyle ozel bir bağı olduğunu belirten Saygılı, şoyle devam etti:

"Hastaneye yattığında 32 yaşındaydı. Ziyaretçi yasaktı ama annesiyle ozel aşırı bir bağı vardı aralarında. O sureçte Adnan'ı ziyarete gelen olmamıştı. Aşırı kendini beğenmişlik, seçilmiş ve gorevli olduğunu duşunuyordu. Megalomanya durumu vardı. Luks ve pahalı giysiler, ayakkabılar giyerdi. Her gun takım elbisesi vardı. Bugunku ihtişamı yine aynıydı."

Oktar'ın mehdilik konusunda saplantılı olduğunu belirten Saygılı'ya gore Adnan'ın o donemde de akıl sağlığı yerindeydi, bugun de. Saygılı, "O gunku Adnan Oktar bugun de aynı. Mehdilik konusu açılınca sapıtıyordu, 19 sayısına takıntısı vardı, her şeyi 19'a bağlıyordu. 38 yaşına geldiğinde mehdi olarak açığa çıkacağını soyluyordu" diye konuştu.

' BABUNA'YA STAJ YAPARKEN ÇENGEL ATTI'

Oktar'ın sağ kolu olduğu ifade edilen doktor Oktar Babuna ile tanışmasının da akıl hastanesi gunlerine dayandığını soyleyen Prof. Saygılı, şoyle devam etti:

"Doktor Oktar Babuna'yla tanışması ise Çapa Tıp Fakultesi oğrencileri hastanemize staja geliyorlardı. Oktar, ilk defa Babuna'ya orada çengel attı. Oktar babuna onun ilgisini çekti. Hastaneye gelip adli servisi dolaşıyorlardı, bilgi alıyorlardı. Ben de anlatıyordum. Hastaları, buraya ne amaçla geliyorlar, ne kadar kalıyorlar, çıkmaları nasıl oluyor, girmeleri nasıl oluyor, rapor almaları nasıl oluyor, onun staj için geliyorlardı. Oktar Babuna'ya da hemen mehdiliği anlatmaya başladı, konu Babuna'ya da değişik gelmişti."

' YALNIZLIĞI SEVEN, SAÇLARINI ORTADAN AYIRAN BİR ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ'

Prof. Saygılı, Oktar'ın tedavi surecinin ardından onun hastalığına ilişkin Mecit Uysal'la birlikte bilimsel bir de rapor hazırlamıştı. Raporda Adnan Oktar o donem 32 yaşındaydı, annesiyle yaşayan, lise yıllarından sonra içine kapanmış, yalnızlığı seven, saçlarını ortadan ayıran bir universite oğrencisi olarak tarif edilmişti.

Yine rapora gore Oktar'ın gundelik gorevlerini yerine getiremediği, okulda hiçbir sınavına girmediği anlatıldı, hafızasının çok guçlu olduğuna dikkat çekildi, mehdilik hezeyanından bahsedildi. Taburcu olduktan sonra yazdığı kitaplar da rapora giren Oktar'ın tedavi surecinde hezeyanlarında değişiklik olmadığı soylendi.

' ZİNCİR BAĞLAMADIK, DELİ GÖMLEĞİ GİYDİRMEDİK'

Oktar'ın akıl hastanesindeki tedavi surecinin uzerinden 31 yıl geçti. Oktar'ı o donemde gozlemleyen psikiyatrist Saygılı'nın bugunku gorev yeri ise Adli Tıp Kurumu Gozlem Dairesi uyesi. Operasyon sonrası tutuklanan Oktar'ın yine akıl sağlığı raporu istenirse Oktar'la Saygılı 31 yıl sonra yeniden karşı karşıya gelecek. Saygılı bu durum için şunları soyledi:

(C) AA /

"Paranoya teşhisi koyduğum için kendi televizyonunda beni çok eleştirdi ama ustume çok gelemedi. Hekim arkadaşlarımdan akıl sağlığı yerinde raporu almış. Televizyonda gorduğunuz gibi bugun de akıl sağlığı yerinde. Yine rapor istenirse hasta hekim ilişkisi içinde normal gorevimizi yapacağız. Olağanustu birşey değil yani, bu şekilde çok kimselerle goruştuk."

Saygılı, Oktar'ın son ifadesinde akıl hastanesi doneminde ayağına zincir bağlandığı iddiasını yalanlayarak, "Kesinlikle boyle bir şey yok. Kendisi duşunce suçlusuydu, diğer hastalar gibi cinayet suçu işlememişti, zararsız, şiddet eğilimi yoktu. Deli gomleği diye bilinen gomleği bile giydirmedik" diye konuştu.