Özet (TL;DR) @ 2018-08-02T14:45:00.000Z: Anayasa Mahkemesi, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik iddialarından dolayı tazminata mahkum edilmesini 'hak ihlali' sayarak, 20 bin lira manevi tazminat…
Anayasa Mahkemesi, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, Kayseri Buyukşehir Belediyesi'ne yonelik iddialarından dolayı tazminata mahkum edilmesini 'hak ihlali' sayarak, 20 bin lira manevi tazminat odenmesine hukmetti.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, 2010 yılında TBMM Genel Kurulu'nda ve partisinin grup toplantılarında, basın açıklamalarında ve televizyon programlarında, Kayseri Buyukşehir Belediyesi'ndeki yolsuzluk ve ruşvet ile ilgili bazı iddiaları paylaştı.
Bu konuşmaları nedeniyle aleyhine manevi tazminat davaları açılan ve 7 davada toplam 25 bin lira tazminat odemeye mahkum edilen Kılıçdaroğlu, yerel mahkeme kararlarının Yargıtay tarafından da onanmasının ardından Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaptı.
Kılıçdaroğlu, başvuru dilekçesinde konuşmalarında, davacıların ismini zikretmediğini ve davacıların şahsına saldırı teşkil edecek hiçbir beyanda bulunmadığını belirterek, ifade ozgurluğunun ihlal edildiğini savundu.
Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, Kılıçdaroğlu'nun, Kayseri Buyukşehir Belediyesi'ne yonelik iddialarından dolayı tazminata mahkum edilmesini hak ihlali saydı ve net 20 bin lira manevi tazminat odenmesine karar verdi.
Mahkemenin gerekçesinde, ifade ozgurluğunun Anayasa'nın 26. maddesiyle guvence altına alındığına değinilerek, çoğunluğa muhalif olanlar da dahil duşuncelerin her turlu araçla açıklanması, açıklanan duşunceye paydaş sağlanması, duşunceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna etme çabaları ve bu çabaların hoşgoruyle karşılanmasının çoğulcu demokratik duzenin gereklerinden olduğu vurgulandı.
' KAMU GÖREVLİLERİ DAHA FAZLA HOŞGÖRÜ GÖSTERMELİ'
Demokratik toplumlarda ifade ozgurluğu uzerindeki sınırlamanın, zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yonelik ve istisnai nitelikte olması gerektiği kaydedilen gerekçede, kamu gorevlilerinin, gordukleri işlev nedeniyle kendilerine yonelik eleştirilere diğer vatandaşlara gore daha fazla hoşgoru gostermeleri gerektiğine işaret edildi.
(C) AA / Murat Kaynak
Somut olayda, başvurucunun iddia ettiği konuların kamusal çıkarlarla ilgili olduğuna işaret edilen gerekçede, şu tespitler yapıldı:
"Kamusal hizmetler sunan bir belediyenin gorevlilerinin adının karıştığı soruşturmaların bir siyasi parti lideri olan başvurucunun sıkı ve yakın denetimi altında olması tabiidir. Derece mahkemeleri, başvurucunun kullandığı sert sozlerin hedefinin davacılar olduğu sonucuna, başvurucunun konuşmalarını değil konuşmada sozu edilen soruşturma dosyasını esas alarak ulaşmıştır. Başvurucu, konuşmalarında davacıların kimliklerini açıklamamıştır. Doğrudan hedef almadığı halde dolaylı bağlantılarla davacıların kimliklerinin ortaya çıktığı veya çıkma tehlikesinin bulunduğunun kabul edilmesi aşırı bir yorum olarak değerlendirilmiştir. Aksinin kabulu kamusal konuşmaları imkansız hale getirecektir. Başvurucunun konuşmalarında kullandığı bazı ifadelerin incitici ve rahatsız edici olduğu açıktır ancak siyaset adamlarının kullandıkları bazı sozler açıkça polemik çıkarmaya, şiddetli tepkiler yaratmaya ve taraftarlarını konsolide etmeye yonelik siyaset usluplarının bir parçası olarak kabul edilebilir."
Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesinde, ifade ozgurluğunun ihlaline yonelik sonuçların ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğuna dikkat çekilerek, derece mahkemelerince yapılması gereken işin, oncelikle ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal sonucuna uygun yeni bir karar verilmesi olduğu hatırlatıldı.
KAR ŞI OY GEREKÇESİ
(C) AA /
Çoğunluk goruşune, Anayasa Mahkemesi Üyesi Rıdvan Guleç katılmadı. Guleç, karşı oy yazısında, başvurucunun belediye çalışanlarına yonelik sarf ettiği kimi sozlerin kişisel saldırı içerdiğini ve eleştiri sınırlarını aştığını vurguladı.
Karşı oy yazısında, başvurucunun konuşmalarında belediye çalışanlarına yonelik sarf ettiği '17 kişilik çete', 'ruşvet çarkı' şeklindeki sozlerin ise belediye çalışanlarının kişilik haklarını ihlal etmediğini soylemenin guç olacağı aktarıldı.
KILI ÇDAROĞ'LUL ÖZHASEKİ DAVASINA YAPTIĞI BAŞVURUYA RET
Kılıçdaroğlu, aynı iddialarla ilgili yaptığı konuşmalar nedeniyle o tarihteki Kayseri Buyukşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki tarafından açılan tazminat davasında ise 12 bin lira tazminata mahkum edildi.
(C) AA / Kayhan Özer
Kılıçdaroğlu, bu kararın onanması ve itiraz surecinin sona ermesi uzerine Anayasa Mahkemesi'ne ayrı bir bireysel başvuruda bulundu.
Bu başvuruyu da inceleyen Anayasa Mahkemesi, Yargıtayın karar duzeltme talebinin reddine ilişkin nihai kararının oğrenildiği 14 Mayıs 2014 tarihinden itibaren 30 gunluk başvuru suresi geçtikten sonra 16 Şubat 2015'te bireysel başvuruda bulunduğunu tespit etti.
Yuksek Mahkeme, bu nedenle "başvurunun sure aşımı nedeniyle kabul edilemez" olduğuna karar verdi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.