Özet (TL;DR) @ 2018-08-02T18:28:00.000Z: Rusya, Almanya, Fransa ve Türkiye'nin 7 Eylül'de İstanbul'da gerçekleştireceği dörtlü zirveyi Sputnik'e değerlendiren uzmanlara göre, zirve son zamanların "en önemli diplomatik atağı" ve Avrupa'nın da…



Rusya, Almanya, Fransa ve Turkiye'nin 7 Eylul'de İstanbul'da gerçekleştireceği dortlu zirveyi Sputnik'e değerlendiren uzmanlara gore, zirve son zamanların "en onemli diplomatik atağı" ve Avrupa'nın da ABD etkisi olmaksızın Turkiye ve Rusya'yla ilişki kurma niyetinin gostergesi.

Rusya, Almanya, Fransa ve Turkiye, 7 Eylul'de İstanbul'da dortlu zirve gerçekleştirecek. Zirveyi bizzat duyuran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Neler yapabileceğimizi goruşeceğiz. İstanbul'daki dortlu buluşmada, bolgesel konuları ele alacağız" açıklamasında bulundu. Erdoğan'ın gerçekleşecek bu toplantıyı duyururken ABD'nin "muttefikliğinin gereğini yapmadığı" yonundeki vurgusu da onemliydi. ABD'yi, Ankara'nın "teror orgutu" diye sınıflandırdığı ve PKK'nın Suriye uzantısı olarak gorduğu orgutlere verdiği silah desteğinden dolayı sert şekilde eleştiren Erdoğan "Bizim de geleceğe yonelik daha farklı projelerimiz var. Bizi bir yerden daha tehdit etmeye başladılar. Ne imiş F 35'leri vermeyebilirlermiş. 'Vermezseniz, uluslararası tahkime gideriz' dedik. Alternatifsiz bir dunyada yaşamadığımız unutulmamalı" sozleriyle Turkiye'nin alternatifsiz olmadığı yonundeki mesajını yineledi. Peki, gerek zirvenin ABD olmaksızın, ABD'nin iki NATO muttefiki olan Almanya ve Fransa'nın katılımıyla gerçekleşecek olması; gerekse Erdoğan'ın Washington'ı hedef alan açıklamaları ne manaya geliyor? Konuyu Dr. O. Can Ünver ve Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bolumu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan Sputnik'e değerlendirdi.

' SON ZAMANLARIN EN ÖNEMLİ DİPLOMATİK ATAĞI NİTELİĞİNDE'

Zirveyi son donemde gerçekleşen "en onemli siyasal ve diplomatik atak" olarak değerlendiren Ünver "Eylul başında Turkiye, Rusya, Almanya ve Fransa'nın katılımıyla İstanbul'da gerçekleşecek olan zirve, aslında son donemin en onemli siyasal, diplomatik ataklarından biri. Her şeyden once ABD bu sureçte yer almıyor. Aslında biz hepimiz biliyoruz ki (ABD Başkanı Donald) Trump, Almanya'yı Rusya'nın guven suyuna girmekle hatta daha sert bir ifadeyle esiri olmakla suçladı. Boyle bir ortamda, sadece Suriye bağlamında gibi gozukse de ABD'nin dışında kaldığı boyle bir diplomatik atak onem arz ediyor" dedi.

Zirvenin "ABD etkisinden bağımsız bir Avrupa duruşunun sonucu" olarak da okunabileceğine işaret eden Ünver "Turkiye hatta Almanya ve Fransa'nın bu adımı, genel olarak bir Avrupa duruşu çerçevesinde değerlendirilebilir. Çunku ABD Başkanı Trump'ın goreve geldiğinden bu yana, hem inişli çıkışlı hem de zaman zaman çok sert ifadelerle arabozucu bir tavır takınmış olduğunu goruyoruz. Her ne kadar bu hamlelerin bir kısmında geri adım atsa da, genel anlamda alışılmışın dışında bir tavrı var, devlet adamlığına yeni bir çeşni getirdi. Şimdiyse bu zirveyle birlikte, Suriye'de surecin sonuna gidilirken ABD'nin devre dışına doğru itilmeye başlanması da soz konusu olabilir" ifadelerini kullandı.

' AVRUPA, ABD'NİN ETKİSİNDEN BAĞIMSIZ OLARAK TÜRKİYE VE RUSYA'YLA İLİŞKİ KURMA NİYETİNDE'

Zirvenin İstanbul'da yapılacak olmasının bir aktor olarak Turkiye'nin onemini gosterdiğini, ABD'nin katılımının olmamasının da Avrupa'nın Turkiye ve Rusya'yla Trump etkisi olmaksızın ilişki kurma niyetini gosterdiğine değinen Ünver şu yorumda bulundu:

"Bu noktada Turkiye ve Rusya onemli bir aktor; Fransa ise onemli bir aktor olmaya, sahada yer almaya çalışıyor. Almanya'nın Suriye'yle çok yakın bir alakası yok. Ancak Avrupa'nın lideri olduğu ve ABD ile son donemdeki ilişkileri goz onunde bulundurulduğunda Almanya'nın da orada olması onemli. Doğrusunu soylemek gerekirse, ben bu zirveyi çok onemsiyorum. Turkiye'nin de yalnızca bolgede değil, bolge dışında da ne kadar onemli bir aktor haline geldiğini bir kez daha goruyoruz. Zirvenin onemi Fransa ve Almanya'nın Suriye'yle doğrudan ilişkisinden ziyade, Avrupa'nın Rusya ve Turkiye'yle Trump'ın etkisi dışında bir takım ilişkiler içinde olma isteği uzerinden de değerlendirilebilir."

' NATO MÜTTEFİKLERİ ARASINDAKİ FİKİR AYRILIKLARI İŞBİRLİĞİNİ ZORLAŞTIRIYOR'

Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bolumu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sezgin Mercan, zirvede goruşulecek konuların başında Suriye krizinin geleceği ve sığınmacıların durumu olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:

"Zirvede ozellikle Rusya'nın yer alması nitelik olarak içeriğin bolgesel politikaları aşan yone de kayabileceğine işaret ediyor. Turkiye ve Rusya Suriye krizinin doğrudan içinde yer alan ulkeler. Boyle bir ulke daha var o da ABD. Fakat ABD'nin bu zirvede olmayacağı anlaşılıyor. Bir suredir uluslararası piyasalarda ABD'nin onculuk etmesiyle gorulen korumacılık dalgası ve rotası değişen kuresel ticaret, NATO muttefikleri arasındaki fikir ayrılıkları, İran'la yaşanan nukleer muzakere gerginliği, ABD'nin, ozellikle de Trump yonetiminin giderek işbirliği zor bir konuma suruklenmesine yol açıyor. Bu konuda Fransa ve Almanya'nın zorlandığı goruluyor. Bu noktada, ticaret fazlasını azaltması yonunde ABD'nin surekli Almanya'ya telkinlerde bulunmasını da hatırlamak gerek."

' GEREKTİĞİNDE ABD'DEN BAĞIMSIZ POLİTİKA OLUŞTURULMASI AMAÇLANIYOR'

Suriye krizi ile ilgili olarak ABD'nin adeta bir kilitlenme yaşamış olduğunun da altını çizen Mercan "ABD krizi aşmaya yonelik oneri ve manevralar anlamında askeri girişimlerin otesinde yeni açılımlara pek gidemez gorunuyor. Bu konuda kilitlenmeyi Turkiye, Fransa, Almanya ve Rusya, gerek çatışmaların durdurulması, gerekse de insani koşulların iyileştirilmesi kapsamındaki yeni hamlelerle aşmaya çalışıyor. Bu hamleler Almanya ve Fransa için bolgesel ve uluslararası etkinliği artırmak yonunde yeni imkanlar sunuyor. Bunu hem bu ulkelerin Ortadoğu siyasetini etkileme hem de ikili ilişkileri derinleştirme şeklinde ele almak mumkun" ifadelerini kullandı.

2016'dan itibaren guvenlik ve savunma politikasında değişikliğe giden Almanya'nın savunma harcamalarını artırıp uluslararası askeri misyonlarda "daha fazla gorev almaya istekli bir profil" ortaya koymaya başladığına değinen Mercan "Rusya ile ilişkilerinde de siyasi gerçekliklerle normatif tercihleri ayıran bir tutum içine girdi. Ortadoğu etkinliği Almanya için onemli bir hedef. Fransa da kuresel stratejisini askeri mudahaleleri de yeri geldiğinde barındıran aktif dış politika, çok taraflı duzen kurma, uluslararası kurumları ve BM uyeliğini uluslararası etkinlik yonunde işlevsel kılma, uye olduğu uluslararası orgutleri harekete geçirme, ayrıcalıklı ilişkilerin olduğu yerlere ağırlık verme ve gerektiğinde ABD'den bağımsız bir politika oluşturma gibi noktalara dayandırıyor. Bu çerçevede Almanya ve Fransa hem AB kapsamında hem de AB dışında işbirliğini yuruten kuresel aktorler olarak one çıkıyor. Avrupa ulkelerini yakından ilgilendiren multeci krizi ya da sığınmacı meselesinin siyasi, ekonomik ve sosyal açılardan olumsuz etkilerinin azaltılması için inisiyatifi almış gorunuyorlar. Turkiye de Suriye krizinin yarattığı guvenlik tehditlerini ve insani koşulların olumsuzluğunu bertaraf etmeye yonelik girişimlerde bulunuyor. Suriye'nin geleceğinde teror unsurlarının etkisizleştirilmesine çalışıyor. Astana sureci uzerinden Rusya ile yakın diyalog halinde bulunuyor" diye konuştu.

' ÜÇ ÜLKE DE RUSYA'YLA İŞBİRLİĞİNİ ÇEŞİTLENDİRME NİYETİNDE'

Zirvenin bolgesel politikalardan uluslararası politikaya uzanan bağlamda işbirliği imkanına zemin yarattığına işaret eden Mercan "Bu gibi girişimlerle aynı zamanda AB ulkelerinin de guvenliğini sağlayan bir rol ustleniyor. ABD ile Rusya arasındaki uluslararası rekabet ve guç mucadelesi kapsamında Rusya, ABD'nin yarattığı boşlukları diplomatik manevralarla yeni işbirlikleri uzerinden kapatma yonunde hamleler yapıyor. Boylece Fransa ve Almanya gibi ulkelerle enerji kaynaklarının otesinde işbirliği kanallarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Her ne kadar bu zirve planı anlık cevap verilmesi gereken spesifik meselelere odaklı gorulse de bolgesel politikalardan uluslararası politikaya uzanan bağlamda işbirliği imkanına zemin yaratmış olarak kabul edilebilir. Üç ulkenin Rusya ile işbirliğini çeşitlendirme yolunda olduğu açıktır. Yine her ne kadar ABD bu zirvede olmayacak olsa da, Suriye'de varlık gosteren kuresel bir aktor olarak onun by-pass edildiği gibi bir çıkarım yapmak rasyonel olmaz" diye ekledi.