Özet (TL;DR) @ 2018-08-03T11:27:10.000Z: Matematik eğitiminin nobeli sayılan Leelavati Ödülü, Prof. Dr. Ali Nesin’e verildi. Nesin, “TÜBİTAK, köyümüzü yılda 30-40 bin lira gibi cüzi bir miktarla destekleseydi, büyümek zorunda kalmazdık,…
Matematik eğitiminin nobeli sayılan Leelavati Ödulu, Prof. Dr. Ali Nesin'e verildi. Nesin, "TÜBİTAK, koyumuzu yılda 30-40 bin lira gibi cuzi bir miktarla destekleseydi, buyumek zorunda kalmazdık, dolayısıyla bu odulu de alamazdık" dedi.
(C) AP Photo / Emrah Gurel
Nesin, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamasında "Bu odulu buyuk olçude Matematik Koyu sayesinde aldım. Matematik Koyu'nu de ben tek başıma oluşturmadım tabii ki. Üç beş kişi de oluşturmadı. Matematik Koyu'nun arkasında yuzbinler vardır. Yoksa benim etim ne budum ne? Projenin başını çektiğim için odul bana veriliyor, ben de emek verenlerin namına, hepimizin adına odulu alıyorum" ifadesine yer verdi.
' SEVAN NİŞANYAN'IN CESARETİ OLMASAYDI, BU KÖY OLMAZDI'
"Ülkeden kovmayı becerdiğimiz Sevan Nişanyan'ın cesareti olmasaydı bu koy olmazdı" diyen Nesin, sozlerine şoyle devam etti:
Fields Medals
"Yaratıcılığı ve becerisi olmasaydı da bu koy bu kadar guzel olmazdı. Sevan'ın sevimli olmaktan başka hayatta beceremeyeceği hiçbir şey yoktur! Yarattığı guzelliklerin bedelini 3,5 yıl hapis yatarak ve yurdundan kaçarak odemiştir. Bu odul onundur da. Başlangıçta, çalı çırpıdan içine girilemeyen 10 donumluk bir arazi ve Sevan'la ortak kurduğumuz hayallerimiz vardı. Bir de bir haftada biteceğini ongoremediğimiz 20.000 dolar gibi bir para. Çalı çırpıya ve hayallerimize ilk bağışı verenin adını (rahatsız olur diye) soylemeyeceğim. Bize inandı ve cebindeki son uç beş kuruşunu verdi. koyun ilk kahramanlarındandır. Bu odul onundur da.
' 200.000 DOLARIN ÜSTÜNDE BAĞIŞ GELDİ'
"O para da bitince halka sığındık. Ama ortada bir şey yok, sadece ham hayaller var. Ham hayallere kim para verir? İşçiden, koyluden, memurdan, oğretmenden, emekliden, gençlerden ve hatta harçlıklarını biriktiren çoluk çocuktan 200.000 doların ustunde bağış geldi. İnanılır gibi değil. Ama kaçınılmaz biçimde yine para bitti. Yine halka başvurduk. Yine bitti. Sonra Felsefe ve Sanat koyleri dedik. Yine karşılık buldu çağrımız. Bu Koy babamın ifadesiyle 'varından değil, yoğundan veren' halkımızın katkısıyla vucut bulmuştur. Bu odul onlarındır da.
' HALKIMIZIN BU GÜVENİ BABAMIN SAYESİNDE'
"Tabii halkımızın bu guveni babamın sayesinde. Bu odul onundur da. Dedim ya paramız yoktu. Vakıf çocukları, benim çocuklarım ve oğrencilerim ve başka okullardan gelen oğrencilerden teşekkul, 14-24 yaş arası 50 kişilik bir gonullu amele ordusuyla inşa ettik bu koyu. Açık havada yattık, yemeğimizi taşın ustunde pişirdik, el ele, omuz omuza verdik. Bu odul onlarındır da.
"Bir inşaat yapmak ya da bir kurum kurmak zor olabilir, ama sonuç olarak sonu olan bir uğraştır. Sonu olan uğraşlardan korkmamak lazım. Ama sonu olmayan uğraşlar insanı kendinden eder. Tecrubeyle biliyorum. Koyu kurduk, iyi guzel de, bu koyu nasıl yaşatacağız? Sağ olsunlar, Turkiye'nin ve dunyanın dort bir yanından meslektaşlarım gonullu ders vermeye geldi. Alexandre Borovik birincisiydi. Önceden tanıdığım ya da tanımadığım yuzlerce hoca tatilinden kıstı, ailesinden çaldı, yol parasını bile kendi cebinden odeyerek buyuk bir fedakarlıkla her yaz Koy'e geldi. Bu odul meslektaşlarımındır da.
' ÖDÜL, GENÇ ÇALIŞANLARINDIR'
(C) Fotoğraf : Twitter
"Koye gelenler bilir, genç bir çalışan kadromuz vardır. Gece gunduz demezler. Fedakar, ozverili, durust, çalışkan, yardımsever. Bu Koy onların evidir, ailesidir, yurdudur. Neredeyse varlıklarının nedenidir. Bu odul onlarındır da. Peki ya oğrenciler olmasaydı? Yuz binlerce oğrenci olmasaydı bu koy yaşayabilir miydi? Bin yaşasınlar ve çoğalarak yaşasınlar!
' TÜBİTAK DESTEKLER DİYE DÜŞÜNDÜK, YANILDIK'
"Başlangıçta kuçucuk bir koy kuracaktık. Taş çatlasa 100 kişilik. Devlet ve TÜBİTAK programlarımızı destekler diye duşunduk. Yanıldık. Burokrasi gerekli inşaat izinlerini vermedi. Koyu kaçak yapmak zorunda kaldık. TÜBİTAK da bir yıl sonra siyasi nedenlerle Koyu desteklemeyi reddetti. Destek almak bir yana, bir de ustune para cezaları odedik. İkinci yıl, yaşamak için buyumek zorunda olduğumuzu anladık. Yukarıda da değindiğim gibi halkımıza başvurduk. Eğer o yıllarda TÜBİTAK Koyumuzu yılda 30-40 bin lira gibi cuzi bir miktarla destekleseydi, buyumek zorunda kalmazdık, dolayısıyla bu odulu de alamazdık. Ödul onların değil hiçbir biçimde, ama doğrusu bir teşekkuru hak ediyorlar!
(C) AFP 2018 / GURCAN OZTURK
' ÖNÜMÜZDE LİSE PROJESİ VAR'
"Şimdi onumuzde bir lise projesi var. Sıradışı, olağanustu, eşi benzeri gorulmemiş bir proje. Eğitim hakkındaki duşuncelerimizi sarsabilecek çapta bir proje. İzin almak için denemediğimiz yol kalmadı. Dort ayrı cepheden ret cevabı aldık, hem yerel yonetimlerden hem de merkezi yonetimden. Tıkandık. Sanki ulkeye duşman geldi! Ne istesek reddediyorlar. Önunde sonunda bir okul kurmak istiyorum. Umarım bu odul bize bu kapıyı açar. O zaman her zamanki gibi yine sizlere başvuracağım. Bizim sizden başka kimsemiz yok ki. Matematik Koyu ve diğer koylerimiz, yeryuzunde eşi benzeri gorulmemiş, goz yaşartıcı bir imece orneğidir. Emeği geçen herkesi paylaştığımız odulden dolayı kutlarım."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.