Özet (TL;DR) @ 2018-08-03T11:51:00.000Z: Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül, Seyr-i Sabah programında Ankara'nın yoğun gündemini değerlendirdi. Gül, Türkiye'nin papaz Andrew Brunson olayında beylik sözlere rağmen pazarlıktan…



Seyr-i Sabah

11:51 03.08.2018(Guncellendi 12:09 03.08.2018) URL'yi kısaltın

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gul, Seyr-i Sabah programında Ankara'nın yoğun gundemini değerlendirdi. Gul, Turkiye'nin papaz Andrew Brunson olayında beylik sozlere rağmen pazarlıktan yana bir tutum içinde olduğunu duşunduğunu dile getirdi.

Ankara'nın gundemi ulke gundemine damga vurmuş durumda. ABD ile ilişkilerin gerilmesinden HDP'den ABD'ye karşı hazırlanan metin için imza istenmemesine, CHP'nin kurultay için imza polemiğinden partinin mahkemelere taşınmamasına kadar birçok konu gundemdeki ağırlığını koruyor.

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gul, Seyr-i Sabah programında gundeme ışık tutarken, CHP genel merkezinin 'yeterli imza yoktur' dedikten sonra yerel seçim çalışmalarını hızla başlatacağını duşunduğunu soyledi.

' TÜRKİYE KAVGADAN YANA DEĞİL'

(C) REUTERS / Ümit Bektaş

Gul, ABD-Turkiye gerilimiyle ilgili, "Biz herkesin yaptığı gibi hamaset ve tribune yonelik sozler dışında gerçek durumu irdelemeye çalıştık gazetede. Gorunen o ki beylik laflar dışında Turkiye'nin tepkisi o kadar çok sert değil. Ortada bir kapışma hali var onu surdurelim diye değil, bir çıkış olabilir mi oraya nasıl varabiliriz şeklinde gidiyor. Öyle anlaşılıyor ki Turkiye çeşitli çevrelerden yukselen Turkiye aynı tondan karşılık vermelidir, ABD'li bakanların Turkiye'de varsa mal varlıklarına misilleme yapılmalıdır yerine ABD'nin yaptığı pazarlıklarla doğru ilerlenmek isteniyor. Bugun Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun mevkidaşı Mike Pompeo ile goruşmesi kritik onemde. Zaten anladığımız kadarıyla ABD'nin ofkeli kararı bu pazarlığın gozlerden ırak bir biçimde surduğunu, ama bir turlu nihayete varamayışı ABD'de yarattığı ofkeden kaynaklanıyor" dedi.

' DEVLET İNSAN HAKLARININ DIŞINA ÇIKMAMALI'

(C) AA /

Gul, "ABD'ye gonderilen tepki metninde HDP'den goruş alınmamasıyla ilgili, şunları soyledi:

"Dun ABD'ye gosterilen tepki metninin yazımında HDP'den goruş alınmadı. Anladığım kadarıyla HDP'ye karşı çozum surecinin bitmesi, dokunulmazlıkların kaldırılması, Selahattin Demirtaş'ın hapisten çıkarılmaması tutumları bu meselede de suruyor. ABD'nin gundemi kaplayan ambargosu dışında kalan cenaze meselesinde de okların HDP'ye yoneldiğini gorduk. Bence doğru bir şey değil. HDP'nin oyları MHP'den fazla. Yeni bir donemin başlangıcı olmasına rağmen meclisteki ilk uluslararası tavırda HDP'nin dışlandığını goruyoruz. Mustafa Destici, AKP ve MHP ile birlik yapan bir partinin genel başkanı. 90'larda duyduğumuz tartışmalardan biri olan devlet rutinin dışına çıkar mı çıkmaz mı tartışmalarına benziyor Destici'nin HDP için soylediği PKK ile aynı muameleyi gorebilirler sozleri. Dileyelim ki devlet insan haklarının dışına çıkmaz, diyelim ve orada durmaya çalışalım."

' BENCE YETERLİ İMZA YOKTUR DEYİP KONUYU KAPATACAKLAR'

Gul, olağanustu kurultay seslerinin yukseldiği CHP'yle ilgili ise şu değerlendirmeleri yaptı:

"CHP'de imza sureci devam ederken iki taraftan gelen açıklamaları hatırlayalım: Muharrem İnce için imza toplayanların girişimin başındaki Gaye Usluer açıklamalar yapıyordu. 500 kusurdan başladılar, 600 dediler. Genel merkez imzaları gormemiş olmasına rağmen yeterli imza yoktur dedi. Yine aynı noktada duruyorlar. Bu sefer Usluer elimizde 630'un ustunde imza var deniyor. Genel başkan yardımcısı Muharrem Erkek yok bu sayı, bazıları fotokopi diyor. Bir de geri çekenler var diyor. Geldiğimiz noktada genel merkez ulaşılan sayı bakımından da tuzuğun gerektirdiği çoğunluğu gormediği kanısında. 550-570'ler civarında bir imza tahmin ediliyor genel merkezden. Biz gazeteci olarak sayılarla ilgilenmiyoruz. Gelinen noktada iki tarafın uzlaşamayacağı açık.

' PARTİ İKİ KAMPA AYRILDI'

(C) Fotoğraf : DHA

Surecin bir aşamasında 600 civarında imzamız var dediklerinde genel merkez yeterli imza değil bu ama getirin biz genel merkez olarak o sayıyı beklemeyip, partiyi yormayıp kurultaya gidelim dedi. Ancak parti içi muhalefet 'biz tuzukteki suremizi bekleyip, imzaları bulup size oyle getireceğiz' açıklamasında bulundu. Benim bakış açıma gore sıkıntı şuradan kaynaklanıyor: 24 Haziran oncesi Muharrem İnce, bizzat Kılıçdaroğlu tarafından cumhurbaşkanı adayı gosterildi. Sonra seçim bitti, uç gun sonra eşleriyle birlikte 3 saatlik yemek yediler. 3 saatlik yemekten sonra İnce ben genel başkan olacağım deyince iplerin koptuğunu duşunuyorum. Parti iki kampa ayrıldı ve bu kamplar delegeyle de danışarak birlikte iş yapma şansını azaltmış durumda. CHP'nin sorunu kurultay sorunu olmaktan ote partiden uzaklaşan seçmeni nasıl partiye kazandıracaklarını bulmaktan geçiyor.

' CHP'NİN SIKINTILI BİR SÜRECE GİRECEĞİNİ ÖNGÖREBİLİRİZ'

Partinin mahkemelik olma kısmında İnce 'partimi mahkemelere duşurmem' dedi. Dun imzayı verenler de partiyi AKP mahkemelerine duşurmeyiz dediler. Bunlar birer soz. Ama geçmişte de sozler verildi. Daha once MHP'deki mahkeme sureçlerini hatırlıyoruz. MHP'deki kurultay aşamasında acayip mahkemelik bir sureç izledik. Mahkemelerin siyasileştiği bir sureci gorduk ki o aşamada MHP ve AKP yakınlaşması doğdu. Bir mahkemelik sureç olursa, bu yerel seçimlere de yakın olursa CHP'nin sıkıntılı bir surece gireceğini ongorebiliriz. Ben imzalar konusunda genel merkezin uzatmayıp kurultay için yeterli imza yoktur dolayısıyla kurultay da yoktur diyeceğini zannediyorum. Yerel seçim çalışmalarını başlatıyoruz diyeceğini duyuyor ve hissediyorum."