Özet (TL;DR) @ 2018-08-03T12:47:00.000Z: Türkiye ve ABD'nin içerisinde bulunduğu siyasi krizi Sputnik'e değerlendiren Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz "ABD, FETÖ'yü iade etmezken ve iki ülke arasında Halkbank'a olası ceza dahil birçok sorun…
Goruş
12:47 03.08.2018(Guncellendi 12:55 03.08.2018) URL'yi kısaltın
Turkiye ve ABD'nin içerisinde bulunduğu siyasi krizi Sputnik'e değerlendiren Emekli Tumgeneral Ahmet Yavuz "ABD, FETÖ'yu iade etmezken ve iki ulke arasında Halkbank'a olası ceza dahil birçok sorun masada dururken çozum beklenmemeli" dedi.
(C) REUTERS / Darren Ornitz
Turkiye-ABD ilişkileri, son tezahuru ABD'li rahip davası olarak bilinen ve Andrew Brunson'ın "casusluk" ve "teror orgutu adına suç işlemek"ten yargılandığı dava olan bir siyasi krizin içerisinde. ABD, Turkiye'nin S-400 alımını da kapsayan sureçte Turkiye'yi hem siyasi hem ekonomik hem de savunma politikası anlamında kıskaca almaya yonelik adımlar atarken; Turkiye de FETÖ Lideri Fethullah Gulen'in iadesi ve ABD'nin PKK uzantılı orgutlere yardımın kesilmesi dahil ABD'nin yapmayı kabul etmediği pek çok beklenti içinde. Ancak gelinen noktada çozumu imkanlı gorulmeyen bu sorunlar, ilişkileri korduğum etmiş gibi gorunuyor. En azından krizin, ozellikle ABD tarafından soylemin otesinde eylem boyutunda yansımaları var. ABD Senatosu'nun Turkiye'nin uluslararası kuruluşlardan kredi ve ABD'den F-35 almasını engelleyen tasarının ardından şimdi de Turkiye Adalet Bakanı Abdulhamit Gul ile İçişleri Bakanı Suleyman Soylu ABD'nin hedefinde. Peki bu kriz nereye evrilir? Krizin iki taraf açısından da olası sonuçları neler olur? Sputnik'in bu sorularını, Emekli Tumgeneral Ahmet Yavuz yanıtladı.
' ABD'NİN TÜRKİYE'Yİ AÇIKTAN AÇIĞA HAFİFE ALMASI KABUL EDİLEMEZ'
Amerika Birleşik Devletleri ile Turkiye arasında bir suredir siyasi krizin devam ettiğinin altını çizen Yavuz " Bu kriz, çeşitli alanlara zaman zaman yansıyor. Rahip Brunson olayı bu surecin dışavurumu. Çunku ABD Rusya, İran ve Turkiye'yi aynı anda ama çeşitli oranlarda karşısına aldı. (ABD) bir yandan İran hariç bu ulkelerle iletişimini devam ettirmek istiyor; diğer taraftan da bu ulkeleri elinden geldiği kadar cezalandırmak istiyor. Rahip Brunson olayında ne olup bittiğini tam olarak bilmesek de Amerika'nın bu konudaki tutumunun kabul edilir bir tarafı yok. Turkiye'yi boyle mustemleke gibi değerlendirip, şu şu cezaları veriyoruz tavrı kabul edilir bir şey değil. Ama tabii bunun arka planında ne var, ne pazarlıklar yapıldı, sureç nerede tıkandı; bunları bilmediğimiz için yalnızca şunu soyluyoruz: Bir ulkeyi, devleti açıktan hafife alan bir tavır içerisinde olmak işleri daha da onarılmaz bir hale sokar. Çunku bu işin devletlerarası hukuk ve uluslararası ilişkiler boyutu var. Bir de, halklardan geçen yanı var. Vatandaş olarak ben şahsen ABD'nin gosterdiği tepkiyi asla benimsemiyorum. Bu noktaya Turkiye'nin kendi hatalarından gelinmiş olsa dahi bu yapılanları tasvip etmiyorum" dedi.
' ABD'NİN SURİYE'DE YARATMAK İSTEDİĞİ DEVLETÇİK TÜRK HALKININ OLAN BİTENİ ANLAMASINI SAĞLADI'
ABD'nin Turkiye tarafından PKK ile bağlantılı olduğu ve bu sebeple "teror orgutu" saydığı DSG gibi orgutlere yardım yapılmasına yonelik itirazlar yapıldığına ve bu surecin Turk halkının nezdinde Amerikan politikalarına ilişkin farkındalık yarattığına işaret eden Yavuz "Bir kriz anında 3 hareket tarzı one çıkar. Bu krizi buyutecek misiniz, soğutacak mısınız yoksa ortadan kaldıracak mısınız? Bunu devletin ilgili organları tum yonuyle bilir. Bizim bilmediğimiz şeyler varsa, değerlendirmelerimizde de eksikler olacaktır haliyle. Burda tabii genel gidişata bakılıca onemli bir kriz olduğu ve ABD'nin ozellikle Suriye uzerinden yapmak istedikleri yapılmak istenenin vatandaş tarafından da fark edilmesine sebep oldu. Yaratılmak istenen devletçik, vatandaşının neler olup bittiğini daha iyi bir şekilde kavramasına sebep oldu. Ama biz devletin elinde nasıl bir master plan var, onu bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.
' KRİZİN DAHA FAZLA BÜYÜME OLASILIĞI YÜKSEK'
Turkiye'nin krize yonelik atacağı tavrın da belirleyici olacağına işaret eden Yavuz "Kriz buyutulmek istenirse, yapılacaklar belli. İncirlik Üssu kapatılabilir, ABD, Suriye'de tamamen devre dışı bırakılabilir. Ardından Kurecik Radarı kullanıma kapatılabilir. Butun bunlar karşı adımları da beraberinde getirir. F-35 sevkiyatı ortadan kalkar, iki ulke arasındaki siyasi kırgınlık yerini kopukluğa bırakabilir. Bu istikamet oraya gider. Öbur istikamette kriz soğumaya bırakılabilir, halk nezdinde aşağıda kalınmadığını gosteren bazı adımlarla yenilebilir. Ya da kriz çozulmeye çalışılabilir" dedi ve şoyle devam etti:
Ancak Turkiye de bir yandan anti-emperyalist bir politika izleniyor gibi gosterilse de halka; obur taraftan Amerika'yla atılan her kuçuk adım da buyutulerek sunuluyor. Örneğin Menbiç'te bir devriye gezme olayı çok onemli ve buyuk bir şey gibi takdim edildi. Halbuki onların sonuçları ne, henuz bilmiyoruz. Ancak bu olasılıklardan hangisi one çıkıyor diye sorarsanız, bana gore krizin buyume ihtimali daha yuksek gorunuyor. Tabii yine de tablonun tamamını gormeden, o al-ver'lerin geçmişini bilmeden dışarıdan bakarak bu kadarını soylemek mumkun."
' ABD, SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ İÇİN ADIM ATMIYOR'
Turkiye ve ABD'yi krize goturen sureçte ABD'nin "yapmadıklarının" gozardı edilmemesi gerektiğine değinen Yavuz şoyle devam etti:
"Sorunların giderek buyuyeceğini değerlendiriyorum. Çunku sorun çozmek için adımlar atılmıyor ve sorunlar çozulecek gibi gorunmuyor. ABD'nin bolgeye yonelik adımların da hiç bir değişiklik yok. O adımlar değişmezken, Turkiye'nin adımlarının da değişiklik olmasını beklememek lazım. FETÖ'yu iade etmiyorlar, orada bir suru bu işlere bulaştığı belli olan kişi var, onları iade etmiyorlar. Halkbank Genel Mudur Yardımcısı'nın cezasını Turkiye'de tamamlaması maksadıyla bir taleple gidildiyse, onu iade etmiyorlar. Ekonomik yaptırımlar çerçevesinde belki Halkbank'a ceza kesileceği meselesi var. Butun bunlar masada dururken bu Brunson meselesinin giderek abartıldığı goruşundeyim. Biraz da iktidarın da şoyle işine geliyor. Kamuoyunda Amerikan karşıtlığı yukseliyor. Halkı içerideki sorunlarla ilgilenmekten de uzaklaştırıyor. Doğalgaza zammı kimse konuşmuyor. Dolayısıyla iktidarın masasında, kafasında ne var, bunu da bilmediğimiz için tam bir yorum yapmak da mumkun değil."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.