Özet (TL;DR) @ 2018-07-29 21:02:56.047248: Star TV'nin yeni dizisi Nefes Nefese ile izleyici karşısına çıkmaya hazırlanan Uğur Yücel, "Kendimi izlediğimde beğenmiyorum. Hatta monitörden oyunuma bakarken bağırdığım oluyor. Tercihim; yazmak ve…



29.07.2018 - 10:59 29.07.2018 - 11:02 Son Guncelleme : 29.07.2018 - 11:02

Geçtiğimiz yıl İçerde dizisinin Kudret'i olarak ekranlarda boy gosteren U ğur Yucel Hurriyet'e konuştu. Nefes Nefese ile ekranlara doncek 61 yaşındaki usta oyuncu, bilinmeyenlerini ve yeni projesini anlattı. Son gunlerde herkes aynı şeyi soruyordur, ben de yeni dizinizle ilgili sorulara geçmeden once değinmeden edemeyeceğim; karşımda çok başka bir Uğur Yucel var. Kaç kilo verdiniz?

- Hayatımda kilo konusu kadar yorucu bir diyalog yok gibi. "Merhaba" diyen hemen cep telefonuna sarılıp fotoğraf çektirmek istiyor ve ilk lafı, "Çok zayıflamışsın" oluyor. Halbuki son uç yıldır 2002'deki kilomdayım. Üstelik seyircinin çoğu beni şu andaki kilomla biliyor. Hatta daha da zayıftım. Ama karşılaştığım herkes, "Çok kilo vermişsin" diyor. Bıktım. "Keşke zayıflamasaydım" diyorum bazen. Adımı 'Kilo Yucel' olarak değiştireceğim: "N'aber Kilo Abi?"

Nasıl verdiniz peki? Guzel yemekler yapmayı, yemeyi, içkinin tadına varmayı seven bir keyif insanıydınız. Sizi her yediğinin kalorisini hesaplayan, spor salonundan çıkmayan biri olarak hayal etmek zor...

- Şimdi sadece tadıyorum. O kadar. İştahım aynı. Yine yemek yapıyorum. Ben tadıyorum, arkadaşlarıma yediriyorum. Kilo da almıyorlar alçaklar!

Yeni dizinizin çekimleri Adana ve Antakya'da yapılıyormuş. Bir yandan sıcak, bir yandan nefis yemekler... Nasıl geçiyor gunleriniz?

- İlk dort bolumu serin zamanlarda çektik. Adana'nın kebabı, eti, Antakya'nın mezeleri, ev yemekleri muhteşem tabii. Adana'da Eski Mesut Kebabçısı, 40 yıldır gittiğim bir yer. Ev sıcaklığı derler ya... "Uğur Abimin keaabını vir!" Bu çok onemli. Uzaktan izliyorlar aklı başına geldi mi diye? Kebabı durmeden akıl başa gelmez oralarda. Sakallı Emmi de guzel. Yağlı karası çok iyi. Antakya'da en çok Hammuş'a gidiyorum. Arap Alevi koyu... Hammuş'un eşi Hatice ve ekibi olağanustu mezeler yapıyor. Şehirdeki Poc Kasabı da iyi. Emniyet'in orada da bir mahalle lokantası buldum tesadufen. Adı bile yok dukkanın. Şahane, tonton bir sahibi var. Borani enfesti. Bir de çok guzel çorbalar var birkaç dukkanda. Ama şişperek çorbasını ancak evlerde bulursunuz. Hele bir baklalı ve humuslu kahvaltıları var ki enfes. Vakıflı Koyu de çok huzur verici. Tabii şaşırtıcı olan balıklar...

İlk bolumde hem yonetmen hem başrol oyuncususunuz. Oyunculuğu pek sevmediğinizi ama bir yonetmen olarak oyuncuya yaklaşma, ondan 'oyun alma' konusunda kendinizi iyi bulduğunuzu biliyorum. Yonetmen Uğur Yucel'le oyuncu Uğur Yucel'in arası nasıl?

- Kendimi izlediğimde beğenmiyorum. Hatta monitorden oyunuma bakarken bağırdığım oluyor. Tercihim; yazmak ve yonetmek. Oyuncu ilişkileri konusunda şunu soyleyebilirim: Oyunculuktan gelip yonetmenlik yapan ilk insan mıyım neyim memlekette? Kendi yerime koyuyorum oyuncuları. Galiba şefkatle yaklaşıyorum onlara. Çok yalnızdır oyuncu sette. Kedi gibidir; vahşidir, bencildir, korkaktır, sinsidir. Ama başını okşayınca sokuluverir. Bir daha da gitmez. Ama ben kendimi okşayamıyorum çoğunlukla. Hep şuphedeyim.

Hatta 'performans anksiyeteniz' varmış. Nasıl başlamıştı bu?

- Evet, kamera karşısında hiçbir lafımı soyleyemeyeceğim endişesiyle başladı. Sıklıkla kabuslar gorurdum; tam sahneye çıkacakken hiç ezberim yokmuş... Seyirci dolu, sahne bomboş ve biri benim çıkacağımı bildiriyor. "Ben buraya oyun seyretmeye geldim" diyorum. Kimse dinlemiyor. Matrak aslında, yani oradan bakmaya çalışıyorum.

Yendiniz mi bunu?

- Hiçbir şeyi yenemedim. Vertigo ve panik atakla da yeni tanıştım. Kaymaklı kadayıf...

Yeni dizi 'Nefes Nefese'nin hikayesini siz nasıl anlatırsınız?

- Hayat, hikayesini guzel anlatacak olanlara verirmiş surprizleri... Buyuk tesadufleri... Başıma gelenleri guzel anlatıyorum ama senaryoları pek anlatmıyorum. Çok kısaca şoyle: Berlin'de yaşayan 'Ayaz Kıran' ve kızı 'Ruya' birbirlerini çok sevmekteler. Bir gun kız, doğumu sırasında olduğunu zannettiği annesinin Suriye'de olduğunu oğreniyor. İnternetten Suriye-Turkiye arası yasadışı işler yapan 'Boran'la tanışıyor. Annesini bulma umuduyla duşuyor yollara. Antakya'dan geçiş yapacakken yıllardır evinden çok trajik bir nedenle ayrı duşmuş 'Yusuf'un ailesinin, Alacanların içine giriyor. Sonra butun karanlıkların içinden 'Atmaca' lakaplı babası çıkacak. Bir yandan kayıp anne... Ruya'yı evlilik vaadiyle bekleyen Boran... Yusuf'un ve Alacanlar ailesinin Ayaz Kıran'ın yarattığı anaforun içine duşmesi... Daha anlatmayayım ya! Guzel çatışmalar... Öte yanda masalarından yemek, mutluluk, eğlence fışkıran koca bir aile... Ve butun guzelliklerin uzerinde kara bir bulut...