Özet (TL;DR) @ 2018-07-28T11:50:00.000Z: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, "Başkan Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye'yle iyi ilişkilere sahip olma niyetinde olabilir. Kuşkusuz bu ilişkinin karşılıklı saygı ve müşterek çıkarlar temelinde…



Politika

11:50 28.07.2018(Guncellendi 11:57 28.07.2018) URL'yi kısaltın

Cumhurbaşkanlığı Sozcusu Kalın, "Başkan Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Turkiye'yle iyi ilişkilere sahip olma niyetinde olabilir. Kuşkusuz bu ilişkinin karşılıklı saygı ve muşterek çıkarlar temelinde gelişmesi halinde bu yaklaşım karşılık bulacaktır ancak Turkiye'yi tehdit etmek, ilişkilere zarar vermek dışında hiçbir sonuca hizmet etmez" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sozcusu İbrahim Kalın Daily Sabah gazetesindeki yazısında Turkiye-ABD ilişkilerini değerlendirdi.

Amerika Birleşik Devletleri'nin son yıllarda yaptıklarının, Turkiye'de hem resmi yetkililer hem de kamuoyu nezdinde ciddi guven krizine sebep olduğunu belirten Kalın, IŞİD ile mucadele etmek için kurulan uluslararası koalisyonun uyesi Turkiye'nin, teroristlerin İncirlik Üssu'nden vurulmasına izin verdiğini ifade etti.

Kalın, ancak ABD 'nin, Rakka operasyonunda Turk ordusu yerine CIA'in de YPG ile iş birliği yaptığını hatırlattı.

Washington'ın yaptığı bu anlaşmanın 'geçici, al-ver ilişkisine dayalı ve taktiksel' olduğunu soyleyerek kendini savunmaya çalıştığını kaydeden Kalın, "Ancak bu plan, geçen yıl Trump yonetimi tarafından tekrar onaylandı. Trump yonetiminin kendisini CENTCOM stratejisinden uzaklaştırmaya çalıştırdığı doğru. Bu kapsamda YPG'li teroristlerin, Menbiç'ten çekilmesi için bir yol haritası hazırlandı ancak somut bir politika değişimi olmaması, Turkiye- ABD ilişkisini bozmaya devam ediyor. Bu çerçevede ABD 'nin bugunlerde Esad rejimiyle goruşmelerde bulunan YPG ile iş birliğini sona erdirmesi, Turkiye'nin meşru bir talebidir" dedi.

Kalın, aynı zamanda Trump yonetiminin,FETÖ tarafından ABD topraklarında işlenen suçlarla 15 Temmuz darbe girişiminin soruşturulması ve cezalandırılması konusunda adım atmamasının Turkiye'de hayal kırıklığı yarattığını soyledi.

Bu sırada ABD Adalet Bakanlığının da Turkiye'nin, Fetullah Gulen'in iadesi için ilettiği talepleri otelemek dışında hiçbir şey yapmadığını belirten Kalın, "Bu durumdan duyduğumuz rahatsızlığa rağmen, hatta Mehmet Atilla'nın FETÖ tarafından uretilen sozde kanıtlara istinaden hedef alınması sonrasında bile sabırlı tavrımızı surdurduk" ifadesini kullandı.

' ANCAK MAHKEMENİN VEREBİLECEĞİ BİR KARAR'

Kalın, bu koşullar altında Turkiye Cumhuriyeti yetkililerinin, Trump yonetiminden gelen orantısız tepkileri, sosyal medyada tehditkar bir dil kullanarak Turkiye'de yargılanan bir ABD vatandaşının sorunlarını çozme hedefine matuf tavırlarını anlamasının oldukça guç olduğunu belirterek, yazısına şoyle devam etti:

"Defalarca ifade edildiği uzere, ulkemizin siyasi liderinin bağımsız yargının yetki alanına giren yasal bir surece mudahale etmesi gibi bir şey soz konusu değildir. Bahsi geçen ABD vatandaşı Andrew Brunson'ın hapse mi gireceği, ev hapsinde mi tutulacağı yoksa serbest mi bırakılacağı ancak mahkemenin verebileceği bir karardır. Son yıllarda ABD tarafından atılan bazı adımlar, bu ulkenin Turkiye'yle stratejik ortaklığına zarar vererek, guçlu ve karşılıklı çıkarlara hizmet eden bir ilişkiyi zayıflattı. Turkiye, bu ilişkinin kotuleşmesinde herhangi bir rol oynamadı. Sadece ABD ile ilişkilerimizi Washington'daki miyop politika yapıcılardan korumaya, iyi niyetle hareket etmeye ve milli çıkarlarımızı korumaya gayret ettik."

' ABD YÖNETİMİNİN TÜRKİYE'NİN GÜVENLİK ENDİŞELERİNİ ANLAMASI DURUMUNDA BU İLİŞKİYİ KURTARMAK MÜMKÜN'

Yazısında " ABD yonetiminin, Turkiye'nin guvenlik endişelerini anlaması durumunda bu ilişkiyi kurtarmak ve ileri goturmek hala mumkun olabilir" ifadesini kullanan Kalın, şunları kaydetti:

"Ancak NATO muttefikimizin, sınırlarımızın içinde ve dışında milli guvenliğimizi tehdit eden adımlarını gormezden gelemeyiz. Başkan Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Turkiye'yle iyi ilişkilere sahip olma niyetinde olabilir. Kuşkusuz bu ilişkinin karşılıklı saygı ve muşterek çıkarlar temelinde gelişmesi halinde bu yaklaşım karşılık bulacaktır ancak Turkiye'yi tehdit etmek, ilişkilere zarar vermek dışında hiçbir sonuca hizmet etmez. Trump yonetimi, gerek ABD --YPG iş birliği gerek ABD 'deki FETÖ şebekesi hakkında idari tasarruflarda bulunabilecek bir pozisyondadır. Bu adımların atılması, karmaşık yasal duzenlemeler gerektirmiyor. Zaten Turkiye hiçbir zaman ABD 'den yasal ve meşru olmayan taleplerde bulunmadı. Nitekim stratejik bir ilişki, sadece bir tarafın talepleriyle şekillenemez. Karşılıklı saygı ve çıkar birliği gerektirir. Hiçbir muttefik, kendi çıkarlarına zarar verecek bir durumu muttefikinin hatırına kabul etmez. Turkiye, nasıl ABD'nin çıkarlarına zarar veren gruplarla çalışmıyor ve bu yapılara yardım-yataklık yapmıyorsa aynı şeyi de ABD 'den bekliyor."