Özet (TL;DR) @ 2018-07-28T08:21:09.000Z: Yapılan araştırmalara göre meme kanseri vakasında ciddi artışlar gözlendiği belirtiliyor. Birçok sebebe bağlanan bu artışın sebeplerinden biri olarak da kozmetik ürünlerin kullanımının artması…
İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Selin Kapan, " ' Kozmetik urunler kanser yapıyor' iddiası yıllardır konuşulan bir konu. Kozmetik urunlerin içeriğinde bulunan 'paraben' adlı maddeden dolayı bu iddialar ortaya atılıyor. Ayrıca yine bu urunlerde bulunan koruyucu katkı maddeleri, ambalaj ve kutularında bulunan BPA'lar elbette insan sağlığına zararlı maddeler. Ancak yapılan deneysel çalışmalar ve araştırmalarda bu konuda tam olarak kanıtlanmış bir şey yok" dedi.
" TEKNOLOJİ GELİŞTİ, TEŞHİS KOLAYLAŞTI"
Meme kanserinin, meme dokusunun en yoğun olduğu dış-ust katmanda oluştuğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kapan, " Deodorant gibi kozmetik urunlerin bu bolgeye yakın olarak kullanılması, doğal olarak akıllarda boyle soru işaretlerine sebep oluyor. Öte yandan gelişmişlik duzeyiyle kozmetik urunler kullanımının artması da, gelişmiş ulkelerde meme kanseri vakas ının artışıyla paralel olarak bir şuphe yaratıyor haliyle. Ancak gelişmişlik hususunda goz onunde bulundurulması gereken bir konu daha var: Gunumuzde goruntuleme teknolojisi çok gelişti" şeklinde konuştu.
Bu teknolojinin gelişmiş ulkelerde daha ulaşılabilir bir hal aldığını ifade eden Prof. Dr. Kapan, "Dolayısıyla meme kanserinin teşhis edilmesi eskiye nazaran daha kolaylaştı. Eskiden bir hasta meme kanser i olduğunu dahi bilemeden yaşamını yitirirken, bugun aynı bulgulara sahip bir hastaya, bu teknikler sayesinde rahatlıkla meme kanseri teşhisi koyabiliyoruz. Biraz da bu nedenle meme kanseri vakaları 45 yaş ustu kadınlarda gorulurken artık 20'li yaşlara kadar indi. Çunku hem yaşam suremiz uzadı ve gelişen goruntuleme teknikleri sayesinde benzer bir hastalığın taramasını yaparken meme kanserini de yakalayabiliyoruz" dedi.
2 B İN 400 YILLIK KOZMETİK MALZEMESİ
KADINLARDA ÇOK DAHA FAZLA GÖRÜLÜR"
Meme kanserinin yuzde 70 oranında 'kadınlık hormonu' olarak bilinen ostrojen hormonu esaslı bir kanser turu olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kapan, "Bu nedenle meme kanseri, kadınlarda erkeklere gore çok daha fazla gorulur. 100 kadın vakaya karşılık 1 erkek vaka gorulur diyebiliriz" dedi.
" GENETİK YATKINLIK DA ÖNEMLİ BİR ETMEN"
Meme kanserinin gelişmesindeki temel faktorleri 'hiç doğum yapmama veya geç doğum yapma ve az emzirme' olarak ozetleyen Prof. Dr. Kapan, "Endustriyel etkenler, sentetik urunlerin kullanımının artması, çevre kirliliği gibi etmenler de çevresel faktorlerdir. Ancak çok çocuk sahibi olanlarda da meme kanseri gorulebiliyor. Ayrıca genetik yatkınlık da onemli bir etmen. Meme kanseri vakalarının yuzde 9'unda genetik yatk ınlık soz konusu oluyor. Ailede bir veya birden fazla 35 yaş altı kişilerde meme kanseri gorulmesi, eş zamanlı rahim kanseri bulunmas ı veya ailede erkek meme kanseri bulunması durumlarında, hastada erken yaşta meme kanseri gozuktuğunde, her iki taraflı meme kanseri saptandığında genetik tarama yapılması gerekir" şeklinde konuştu.
" HER KADIN AYDA EN AZ BİR KERE KENDİSİNİ MUAYENE ETMELİ"
Yapılan araştırmalara gore 2015 yılında 27 bin kadının kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıklayan Prof. Dr. Kapan, "Bu 27 bin kadından 4 bini meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi Başkanlığı, 20 yaş ustu her kadının ayda en az bir kere meme kanseri açısından kendisini muayene etmesi gerektiğini ifade ediyor. Yılda bir kez doktor muayenesi , 40 yaş ustu kadınlar için de yılda bir kez mamografi oneriyor. Bu onerilere uyulduğunda meme kanserinden hasta kaybı yuzde 30 oranında azaltılmış oluyor" dedi.
'Kendi kendini muayene' işleminin detaylarını da aktaran Prof. Dr. Kapan konuşmasına şoyle devam etti:
"20 yaş ustu her kadın, adet gorduğu surece, menstrual donemin bitiminden 4 ila 5 gun sonra ellerinin iç tarafıyla her iki memenin arka goğus duvarına bastırarak kuçuk dairesel hareketlerle kendi meme muayenelerini yapabilirler. Bunu duzenli olarak yaptıklarında kendi meme haritalarını kolaylıkla çıkartabilirler. Memede fark edilen her kitle nin kanser anlamına gelmiyor. Burada onemli olan o kitlenin boyutu, şekli, sabit ve ya hareketli bir şekilde olup olmadığıdır. Memelerde gorulen 'kist' dediğimiz su dolu, kuçuk kitleler genellikle iyi huylu kitlelerdir. Fakat her durumda meme konusunda deneyimli cerrahi uzmanına danışmak şarttır. Memede kanlı akıntı, meme başı çekilmesi, portakal kabuğu gorunumu meme kanserinin ileri evrelerdeki belirtileridir. Meme kanserinin ilk belirtisi ağrısız 1-2 santimetrelik kitlelerdir. Bu kitlelerin oluşumu da 1-2 yıla tekabul eder."
" SAÇIM SAÇIN OLSUN" ŞİMDİYE DEK KANSER HASTASI 40 ÇOCUĞU SEVİNDİRDİ
" ETKİLEYEBİLECEK SENTETİK HER TÜRLÜ NESNEDEN UZAK DURMALI"
Kadınların meme kanserinden korunmak için o strojen hormonunu etkileyebilecek sentetik her turlu nesneden uzak durmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Kapan, "Bu sefer de akıllara şoyle bir soru geliyor, doğum kontrol hapları meme kanseri yapar mı? Hayır, doktor kontrolunde ve kısa sureli kullanımlarda kansere sebep olmaz. Çunku bu haplarda ostrojen hormonu minimal duzeydedir. Esas onemli olan menopoz sonras ı kullanılan haplardır" dedi.
ERKEN TE ŞHİS ÖNEMLİ
Prof. Dr. Kapan, "Ne kadar erken teşhis koyulursa tedavi sureci o kadar kısa ve hasta için de daha az travmatik olur. Meme al ımı ve koltuk altı kazıma işlemi yapılmamış olur. Sadece kitle çıkartılır ve kolay bir tedavi yapılır. Önemli olan hastanın ve memenin korunmasına yonelik bir tedavi yapılmasıdır" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.