Özet (TL;DR) @ 2018-07-27 09:41:48.946973: Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Dilek Oğuz: Şu anda elimizde bulunan ilaçlar mikrobu karaciğerden tamamen atamıyor ve ya da uzun yıllar sonra atabiliyor. En doğru olanı…
Tedavi edilmediğinde siroz ve karaciğer kanserine neden olabilen hepatit B'de, mevcut ilaçlarla mikrobun karaciğerden tamamen atılamadığı, ancak aşılama programları sayesinde hastalık riskinin duşurulerek aynı aşıyla hepatit D'nin de onlenebildiği belirtildi.
Turk Gastroenteroloji Derneği Yonetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Dilek Oğuz, yaptığı açıklamada, hepatitin karaciğer iltihabı anlamına geldiğini belirterek buna birçok durumun yol açabileceğini soyledi.
Hastalık yapıcı etkenlerin başında ilk sırada viruslerin geldiğini ifade eden Oğuz, bağışıklık sisteminde genetik bozukluk, ilaçların zararlı etkileri veya alkol kullanımının da onemli faktorler arasında yer aldığını vurguladı.
Oğuz, hepatit A, hepatit B, hepatit C, hepatit D, hepatit E'nin en bilinen mikroplar olduğunu anlatarak hepatitle ilişkisi tartışılan başka viruslerin de bulunduğunu belirtti.
Etken virusler içinde A ve E'nin şiddetli hepatite neden olduğu, B, C ve D'nin uzun donemde hepatite yol açtığını aktaran Oğuz, bunların tedavi edilmediğinde karaciğer sirozu ve karaciğer kanserine neden olabildiğini bildirdi.
HEPAT İT B HALA ÜLKEMİZDE HALK SAĞLIĞI SORUNU
Hastalık yapıcı virusler içinde Turkiye'de gorulme sıklığı açısından hepatit B'nin onem taşıdığını aktaran Oğuz, "Çunku hepatit B virusu hala ulkemizde halk sağlığı sorunudur. Turkiye hepatit B ile karşılaşma konusunda dunya ulkeleri arasında orta sırada." dedi.
Oğuz, dunyada yaklaşık 240 milyon kişinin hepatit B ile enfekte olduğunu ifade ederek ABD gibi aşılama programını uygulayan ve belli seviyedeki gelişmiş ulkelerde hastalığın gorulme sıklığının az olduğuna dikkati çekti.
Hastalığın erken donemlerde siroz olana kadar belirti vermeyebildiğini dile getiren Oğuz, şu değerlendirmeleri yaptı: "Bazı insanlar bu durumu sarılık şeklinde geçirebilir. Kan ve kan urunleri, kirli bisturi, iğne gibi cerrahi malzemeler, diş hekimlerinin kullandığı malzemelerle bulaş olabilir. Bu nedenle kan ve kan urunleri hepatit mikropları yonunden taranır. Erkek berberlerinin kullandığı usturalar, kadın berberlerinin kullandığı manikur pedikur makasları ortak kullanıldığında bulaş riski vardır. Ayrıca virus, anneden bebeğe geçebilirken, erken çocukluk çağında aynı evde yaşayan kişilerde, bakım evlerinde ve yurtlarda yaşayanlarda da virusun bulaş riski yuksektir. Bu nedenle kişisel koruma tedbirleri tum toplum için onem taşır."
" HEPATİT B ORANLARINDA DÜŞÜŞ KAYDEDİLDİ"
Prof. Dr. Oğuz, Turkiye'de 1998'den bu yana aşılama yapıldığını anımsatarak
aşıyla omur boyu korunmanın mumkun olduğunu vurguladı.
Aşılama yapıldıkça hepatit B'ye bağlı siroz ve karaciğer kanseri gorulme
sıklığının giderek azalacağına işaret eden Oğuz, bu yapılmadığında sonuçların
olumcul olabildiğini bildirdi.
Hepatit B bir kez bulaştığında kişinin olene kadar karaciğerde kaldığını anlatan Oğuz, hastalık olduktan sonra karaciğerdeki bulguların kotuye gitmesini engelleyen ilaçlar bulunduğunu soyledi.
"Ancak şu anda elimizde bulunan ilaçlar mikrobu karaciğerden tamamen atamıyor ve ya da uzun yıllar sonra atabiliyor. En doğru olanı mikrobu vucuda almamak. Bunun için aşılanmak onem taşıyor." bilgisini paylaşan Oğuz, Turkiye'de tum yeni doğanların, ilkokul çağına kadar tum çocukların, 18 yaşına kadar tum gençlerin Sağlık Bakanlığınca uygulanan program dahilinde aşılandığını aktardı.
Prof. Dr. Oğuz, aşılama programıyla Turkiye'de de hepatit B oranlarında duşuş kaydedildiğine dikkati çekerek "Önceki yıllarda yuzde 5 olan hepatit B taşıyıcılığı yuzde 4'ler civarına doğru hafif duştu ama bu mikrobu kendiliğinden alıp sessiz taşıyanlar ve hastalara bakıldığında Turkiye'de hepatit B ile karşılaşma oranı yuzde 35'lerin uzerinde. Bu ise toplumda nerdeyse her 3 kişiden birinin hepatit B virusu ile karşılaştığını gosteriyor. Bu nedenle korunma ve aşılanma her şeyden onemli." diye konuştu.
"HEPATİT C'NİN AŞISI YOK"
Karaciğer sirozuna yol açan hepatit C virusunun de gorulme sıklığının tum dunyada yaklaşık 180 milyon olduğunu ancak Orta Asya ulkelerine ilişkin kesin veri bulunmadığından sayının daha yuksek olduğunun ongorulduğunu soyleyen Oğuz, hastalığın bulaşma yollarının hepatit B ile aynı olduğunu ancak hastalıktan korunmak için bir aşı bulunmadığını bildirdi.
Turkiye'de hepatit C sıklığının yuzde 0,5-2 arasında olduğunu anlatan Oğuz, en fazla diyaliz hastalarında gorulduğunu dile getirdi. Oğuz, korunmanın çok onemli olduğuna işaret ederek "Gunumuzde son 2 yılda yeni ilaçlar bulunduğundan artık hepatit C tamamen tedavi edilebiliyor." bilgisini paylaştı. Hepatit D virusunun hepatit B olmadan yaşayamadığı için B mikrobu bulaşmış kişilerde gorulduğunu belirten Oğuz, şunları kaydetti: "Tedavisi çok başarılı değil ve B mikrobu ile birlikte alınabilir veya B olan bir kişiye sonradan bulaşabilir. Birlikte alınanlarda bağışıklık sistemi hepatit B'yi yenerken D'yi de yenebilir. Sonradan alındığında ise ağır karaciğer hastalığına neden olur ve hızla siroza çevirir. Hepatit B onlenirse D de ortadan kalkar. Korunmak için hepatit B'ye karşı aşı yaptırılmalı."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.