Özet (TL;DR) @ 2018-07-27T08:03:00.000Z: HaberTürk yazarı Murat Bardakçı, ABD'li din adamı Andrew Brunson ile ilgili olarak sert değerlendirmede bulundu. Bardakçı, ABD'nin müttefik hukukuna uygun davranmadığını söyleyerek, "İngilizce'de…



Turkiye

08:03 27.07.2018(Guncellendi 08:06 27.07.2018) URL'yi kısaltın

HaberTurk yazarı Murat Bardakçı, ABD'li din adamı Andrew Brunson ile ilgili olarak sert değerlendirmede bulundu. Bardakçı, ABD'nin muttefik hukukuna uygun davranmadığını soyleyerek, "İngilizce'de boyle bir muttefike bu aşamadan sonra verilebilecek tek kelimelik bir cevap vardır, o kelime dort harften ibarettir ve ilk harfi de 'F'dir" diye yazdı.

Bardakçı bugunku (27 Temmuz 2018) yazısında  ABD'li din adamı Andrew Brunson'ın cezaevinden tahliye edilerek ev hapsine alınması sonrası ABD'nin Turkiye'yi yaptırımla tehdit etmesine ilişkin sert bir yorum yaptı.

Brunson olayını değerlendirerek şunları kaydetti:

' TRUMP HER ZAMAN YAPTIĞI GİBİ BELİNDEKİ TWITTER'I ÇEKİP TETİĞİNE ASILDI'

"Amerikan Başkanı Donald Trump ile yardımcısı Mike Pence, İzmir'deki Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği adli kontrol kararı ile cezaevinden çıkartılıp ev hapsine gonderilen tutuklu papaz Andrew Brunson'ı serbest bıraktırabilmek hayaliyle dun sanki Afrika'da yahut Okyanusya taraflarında mevcudiyetleri yeni farkedilmiş ilkel bir kabileye hitap ediyormuşcasına Turkiye'ye tehdit ustune tehdit yağdırdılar.

Hani ucuz macera filmlerinde hiç eksik olmayan bir sahne vardır: Amerikalı'nın biri dunyanın taaa oteki ucundaki vahşi memlekette tutuklanır, mesele buyur ve Beyaz Saray'a kadar uzanır, Başkan yahut yardımcısı yanına tutuklunun karısını, kızını, oğlunu, akraba ve taallukatını alıp kameraların onune geçer, gozlerini ağlarcasına kısar, dramatik bir ses tonuyla ve boğazına duğumlenen hıçkırıklarla da sık sık yutkunarak "Siz bizi biliyor musunuz? Biz, Amerikayız! Yakarız, yıkarız, vururuz, kırarız, ona gore!" diye bağırıp çağırır ya…

Başkan Yardımcısı Pence dun işte o havaya burunmuştu; konuşurken arada bir sustu, yukarılardan manevi bir işaret beklercesine derinlere daldı ve sonra tehditlerini sıralamaya başladı. Trump da her zaman yaptığı gibi belindeki Twitter'ı çekip tetiğine asıldı, Amerikalılar'ın işitmeye pek bir bayıldıkları 'buyuk bir Hıristiyan', 'iyi aile reisi'  ve 'mukemmel insan' kavramlarını mermi niyetine tepe tepe kullandı!

' YÜZ VERDİN KEDİYE GELDİ BİLMEMNE ETTİ HALIYA'

(C) AA /

Butun bu olup bitenlerden sonra ortada bir hatanın mı, yanlış anlamanın mı, yoksa Washington'un "dediğim dedik" tavrının mı mevcut bulunduğu, açıkçası pek farkedilmiyor. Gerilime sebep olan Andrew Brunson isimli papaz iddia edilen o suçları hakikaten işledi ve etrafa da tehlike saçıyor diyelim; o halde hapishaneden çıkartılıp evine neden gonderildi? Şayet içeride kalması artık gerekmiyor ise Amerikalılar bunu anlamadılar mı, yoksa bal gibi anladılar da Donald Trump meseleyi çozebilecek tek çarenin her zamanki efelenme politikası olduğunu mu duşundu?

Her ne oldu ise olmuş, kim nasıl duşundu ise duşunmuştur ama Washington'dan aylardır gelen 'Papazı serbest bırakın!' taleplerine karşı tam bir iyiniyet gosterisi teşkil eden ev hapsi kararının ardından Donald Trump ile Mike Pence'in dunku pervasız sozleri 'Yuz verdin kediye, geldi bilmemne etti halıya' sozunun mukemmel bir orneği olmuştır, o kadar!

Amerikan Yonetimi'nin en tepesindeki iki kişinin tehditleri bizim için artık bir izzetinefis meselesidir ve vermemiz gereken cevap Ankara'dan dun akşam art arda yapılan 'şanssız ifadeler', 'kabul edilmesi mumkun olmayan sozler' yahut 'muttefik bir ulkeye yakışmayan tehditler' gibisinden klişe sozlerle dolu kuru açıklamalar değil, hukuki kararlardır.

' VERİLEBİLECEK TEK KELİMELİK BİR CEVAP VARDIR'

Boylesine tehditlere muhatap olan birçok memlekette savcılık buyuk ihtimalle mahkemenin Papaz Brunson'ın ev hapsine çıkartılması kararına itiraz eder ve Brunson, papazı olduğu tarikatin meşhur "With tears of anguish I lament", yani "Keder gozyaşları akıtarak dovunuyorum" ilahisini davası bitene kadar eski koğuşunda terennumle meşgul olur!

Muttefikiniz olduğu iddiasındaki bir memleket duşunun: İadesini istediğiniz ne kadar darbeci varsa hepsini kanatları altına alacak, Halk Bankası'nın eski Genel Mudur Yardımcısı Hakan Atilla'yı aylarca hapiste tuttuktan sonra "Aslında iyi bir adam ama bize kurban lazım" diye mahkum edecek fakat iş ciddi suçlamalar ile karşı karşıya bulunan kendi vatandaşına gelince super guç olmanın verdiği kustahlıkla "Asarız, keseriz, hesap sorarız, yaptırımlar geliyor haaaa" demeye başlayacak!

İngilizce'de boyle bir muttefike bu aşamadan sonra verilebilecek tek kelimelik bir cevap vardır, o kelime dort harften ibarettir ve ilk harfi de 'F'dir."