Özet (TL;DR) @ 2018-07-25T12:54:00.000Z: Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, enflasyonun son derece kritik bir noktaya geldiğini belirtti. Bilecik, "Yapısal reformlar sözünü o kadar sık…
Turk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yonetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, enflasyonun yuzde 15.4 ile son derece kritik bir noktaya geldiğini belirterek, "Bu artış kontrol edilemezse Turkiye'nin uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin duşurulmesi mumkun olamayacağı gibi, uzun vadeli yatırım ve tasarruf davranışlarında da kalıcı bozulmalara sebep olabileceğini yetkililerle her daim paylaşıyoruz. Bunlar aşılamayacak sorunlar da değil" dedi.
(C) Sputnik /
Bilecik, Ekonomist dergisinin "40 Yaş Altı 40 Genç CEO 2018 Araştırması"nın odul toreninde yaptığı konuşmada, Yunanistan'ın başkenti Atina yakınlarında en az 77 kişinin olumune yol açan orman yangınından duyduğu uzuntuyu dile getirdi.
Torende odul alacak CEO'ları tebrik eden Bilecik, eskiden sadece kavurucu yaz sıcakları için kullanılan "Mevsim normallerinin uzerinde" tabirinin, bu yaz sadece hava sıcaklığı için değil, dunyada ve Turkiye'de siyasi, ekonomik ve toplumsal gundemin sıcaklığı için de kullanılabileceğini soyledi.
Bilecik, Turkiye'deki genç CEO'ların başarı haberlerine işaret ederek, Turk iş dunyası ve Turkiye ekonomisinin hararetini gençlerin gidereceğini soyledi. Bilecik, "Kısaca, memleketin havası size emanet! Önunuzde yapacak daha çok işiniz, gerçekleştirecek daha çok hayaliniz olduğu surece gençsinizdir. Mesele yaş meselesi değildir, çalışma ve uretme meselesidir" ifadelerini kullandı.
' BENİM HİKAYEM, '2 ŞEHİR, 1 HAYAT' DİYE ÖZETLENEBİLİR'
Erol Bilecik, kendi hayat hikayesinden ornekler vererek, şunları kaydetti:
"Ben kardeşlik ve hoşgoru şehri olan Antakya'da doğdum ve buyudum. Lisenin ilk donemlerinde muhendis olmayı hayal ettim ve hayallerimin peşinden İstanbul'a geldim. İTÜ'de o donemin en yeni mesleklerinden biri olan bilgisayar muhendisliği eğitimi aldım ve bu alanda Turkiye'nin ilk mezunlarından biri olarak hayata atıldım. İş hayatına kurumsal bir şirkette başladım ama bilirsiniz biz toplum olarak ozellikle Anadolu şehirleri başta olmak uzere, kendi iş hayatımızı kendimizin organize etmesini bir miktar one alırız. Hatta şu an TÜSİAD olarak da, butun STK'lar da, girişimciliğin onemini, yukselen bir değer olduğunu Turkiye meselesi olarak ortaya koyuyor. Ben de kısa bir sure sonra girişimciliğe geçiş yaptım ve kendi şirketimi kurdum. Bugun geriye donup bakınca şunu soyleyebilirim; sıfır noktasındaki bir hayalin hayata geçtiğini gormek inanın muthiş bir haz… Eminim sizler de kendi hayallerinizi gerçekleştirecek, bugunku gibi daha nice buyuk başarılara imza atacaksınız. Diyebilirim ki, omrumun hemen hemen uçte ikisi hayalleri yeşertmekle geçti. Bundan sonra da boyle devam edecek. Dolayısıyla benim hikayem, '2 şehir, sayısız hayal, 1 hayat' diye ozetlenebilir."
' SORUNLARIMIZI SİZLER ÇÖZECEKSİNİZ'
Erol Bilecik, içinden geçilen çağın "teknoloji ve dijital donuşum çağı" olduğunu belirterek, Turkiye'nin çağa uygun, yeni kalkınma hikayesinin "sanayinin dijital donuşumu" uzerinden yazılabileceğini kaydetti.
Genç yoneticilerin, Turkiye'nin dijital rekabetteki en buyuk kozu olduğunu, bu enerjiyle Turkiye'de dijital donuşumun ayak seslerinin daha da yukseleceğini ifade eden Bilecik, sağlam altyapıya dayalı ekonomilerin kolay kolay sarsılmayacağını soyledi.
Bilecik, konuşmasını şoyle surdurdu:
"Turkiye'nin bugun duşunce ve ifade ozgurluğu, basın ozgurluğu, toplumsal uzlaşma, eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği ve dış ilişkiler alanlarında muhtelif yapısal sorunları var. Bu sorunların çozumu için ulkemizin duşunen, fikir yuruten ve sorun çozen insanlara her geçen gun daha fazla ihtiyacı var. İyi bir yonetici olmak, sadece şirketlerinizi değil, ulkenizi ileri goturmeyi hedeflemektir. Sorunlarımızı enerjinizle, heyecanınızla, olaylara ve dunyaya guncel bakış açınızla sizler çozume gotureceksiniz. Bu bence zaten ulkeye olan borcunuz… Turkiye'yi dunya siyaseti ve ekonomisinde etkili kılan en buyuk guç kaynakları her zaman demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ve ozgurlukler olmuştur. Turkiye'nin geleceği için çok onemli bir seçim donemini geride bıraktık. Şimdi artık toplumsal uzlaşma ve reform zamanı. Özellikle ekonomide son derece hassas bir donemin içerisine girmiş bulunmaktayız."
' YÜKSEK ENFLASYON, FONLAMA MALİYETLERİNİN DÜŞMESİNİN ÖNÜNDEKİ TEK ENGEL'
Bilecik, Turkiye ekonomisinin 2009 krizinden bu yana son 9 yıldır kesintisiz olarak buyumeyi başardığını, aynı donemde başta hizmet sektoru olmak uzere onemli olçude istihdam yaratıldığını ancak bunları sağlarken onemli olçude finansal riskin de biriktirildiğini aktardı.
Enflasyonun yuzde 15.4 ile son derece kritik bir noktaya geldiğine dikkati çeken Bilecik, şunları kaydetti:
' KUR RİSKİ CİDDİ KIRILGANLIK YARATIYOR'
"Bu artış kontrol edilemezse Turkiye'nin uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin duşurulmesi mumkun olamayacağı gibi, uzun vadeli yatırım ve tasarruf davranışlarında da kalıcı bozulmalara sebep olabileceğini yetkililerle her daim paylaşıyoruz. Bunlar aşılamayacak sorunlar da değil. Halihazırda ozel sektorun Doviz cinsinden yuklu miktarda borçlu olmasının nedeni, uzun vadeli TL fonlama imkanının olmayışıdır. Yuksek enflasyon, vadelerin uzamasının, fonlama maliyetlerinin duşmesinin onundeki neredeyse tek engel… Kur riski, yatırım yapan, elini taşın altına sokup risk alan ozel sektorun uzerinde ciddi bir kırılganlık yaratmaktadır. Bunları devlet yetkilileri ile, ozellikle yeni kabinedeki bakanlarla paylaşıyoruz."
' DIŞ İLİŞKİLERİMİZİ NE KADAR İYİLEŞTİRİRSEK TİCARİ FAALİYETLERİMİZİN DE ÖNÜ O KADAR AÇILIR'
(C) AA / Onur Çoban
Erol Bilecik, TÜSİAD olarak onerdikleri programın, "finansal istikrarın sağlanması", "yapısal reformlar ile ekonomide yapısal donuşumun sağlanması" ve "kuresel ilişkilerin iyileştirilmesi" olmak uzere 3 ana bacağı olduğunu bildirdi.
Bilecik, programa ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yapısal reformlar sozunu o kadar sık kullanmaya başladık ki, bu hem muazzam bir ihtiyacı gostermekte, aynı şekilde de neredeyse kelimenin içini boşalttık. Bugun iş dunyası olarak, gozumuzun bir tanesi ekonomimizin uzerinde, diğeri ise dış dunyada… Turkiye ekonomisinin, dış ilişkilerimizden bağımsız yorumlayamayız. Dış dunya ile ilişkilerimiz pek çok açıdan ekonomimizi etkiliyor. Turkiye'ye yonelik dış dunyadaki algı maalesef son yıllarda yaşanılan pek çok olumsuz gelişme nedeniyle geriledi. Başta AB ile olan ilişkilerimiz olmak uzere dış ilişkilerimizi ne kadar iyileştirirsek ticari faaliyetlerimizin de onu o kadar açılır. İyi haber, bunların hepsinin artık fazlasıyla farkında olan bir kabine sistemi olduğunu goruyoruz."
Bilecik, bu yılki, 40 başarılı genç CEO arasında sadece 6 kadın bulunduğuna işaret ederek, bunun çok daha yukarıya çıkması gerektiğini soyledi. Turkiye'nin kalkınması için, temeli Cumhuriyet devrimlerine dayanan toplumsal cinsiyet eşitliği alanında daha fazla ilerlemek gerektiğini vurgulayan Bilecik, kadınların gucunun hayatın her alanına dahil edilemediği surece ekonomik, insani ve sosyal kalkınmanın mumkun olamayacağını kaydetti.
"Hedefimiz, kadınların eğitim, çalışma hayatı ve siyasette onunun açık olduğu bir Turkiye olmalıdır" diyen Bilecik, eğitimin, bir ulkenin kalkınmışlık duzeyinin olçutu ve geleceğinin guvencesi olduğunu belirtti.
Bilecik, gençleri 21. yuzyıl becerileriyle donatmak için analitik, ozgur ve yaratıcı duşunme başta olmak uzere bilgi çağının gerektirdiği becerileri onceliklendiren, kapsamlı bir eğitim reformunun hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. TÜSİAD olarak fen, teknoloji, muhendislik, matematik disiplinlerinin birbiriyle bağlantılı şekilde ele alındığı ve sanatın da dahil edildiği "STEM+A" eğitim yaklaşımına verdikleri oneme işaret eden Bilecik, bunu artık gundemin ust sıralarına taşıdıklarını bildirdi.
GEN Ç YÖNETİCİLERE TAVSİYELER
(C) AA /
TÜSİAD Yonetim Kurulu Başkanı Bilecik, rekabet gucunu artırmanın yolunun insana yatırımdan geçtiğini belirterek, kendi deneyimlerinden yola çıkarak bazı tavsiyelerde bulundu. Hayallerin çoğaltılması onerisini yineleyen Bilecik, devamla şunları kaydetti:
"Zor şeyler birlikte başarılır. Network'unuzu daha çok geliştirin. Yeni insanlarla tanışmak ve onlarla goruşmek için çaba sarf edin. Hepimizin bu guzel ulkeye fazlasıyla borcu var. Bu topraklardan aldığınızı bu topraklara geri vermenizin en guzel yollarından biri sivil toplum kuruluşlarında gorev almaktır. Bana bugun geriye donup baktığımda 'neyi farklı yapardım' diye sorulursa, emin olun, 'STK'larda daha erken yaşlarda gorev alırdım' derim. Hayatta seyirci değil, mutlaka oyuncu olun. Taşın altına elinizi daha fazla sokun, çekinmeyin, korkmayın. Bazı şeylerin değişmesi gerekiyorsa değişime liderlik yapan siz olun. Hedefinize giden yolda asla pes etmeyin, asla vazgeçmeyin ve hiçbir zaman karamsar olmayın. Daha iyi gunler gelecek emin olun, umudunuzu kaybetmeyin. Biliyorum, bunun aksini soyleyenler olacak onlara inanmayın. Umut, korkudan daha guçlu tek duygudur. Bugun dunyada buyuk bir rekabet var. Bu rekabette Turkiye'nin guçlu olması için sizin gibi iyi, guçlu, genç liderlere ihtiyacımız var. Sizler, bizlerin yarınlarısınız."
' ATATÜRK'E SADECE TÜRK MİLLETİ DEĞİL, BÜTÜN DÜNYA SAYGI DUYUYOR'
Erol Bilecik, bazı liderlerin şirketlerinin, bazı liderlerin ulkelerinin, bazı liderlerin ise dunyanın kaderini değiştirdiğini dile getirerek, "Sizler, dunyanın kaderini değiştiren bir liderin neslisiniz. Sizler, Ataturk'un bu ulkenin geleceğini emanet ettiği Turk gençliğisiniz. Mustafa Kemal, bizim temelimizdir, bir yondur. Ülkemizi daha iyi yerlere taşımak için o yolu devam ettirecek olan sizlersiniz. Ataturk'e ve Cumhuriyet'e olan minnet borcunuzu asla unutmayın. Herkes bilmelidir ki, Turk insanını, hatta en çok da Turk kadınını yucelten, insanımızı çağdaş uygarlıklar seviyesine layık goren Ataturk'e sadece Turk milleti değil, butun dunya saygı duyuyor. Unutmayalım ki, laiklik, demokrasi ve Cumhuriyet; var oluşumuzun sigortasıdır" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.