Özet (TL;DR) @ 2018-07-23T15:55:00.000Z: Dr. Onur Okan Demirci, bağımlılık psikolojisinin sadece alkol, sigara veya uyuşturucu maddeler için geçerli olmadığını söyledi. Demirci, uzun süreli aşk acısı çekmenin bu tür bir duruma örnek…
Yaşam
15:55 23.07.2018(Guncellendi 16:04 23.07.2018) URL'yi kısaltın
Dr. Onur Okan Demirci, bağımlılık psikolojisinin sadece alkol, sigara veya uyuşturucu maddeler için geçerli olmadığını soyledi. Demirci, uzun sureli aşk acısı çekmenin bu tur bir duruma ornek olabileceğini belirtti.
İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Öğretim Üyesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Onur Okan Demirci, bağımlılık psikolojisinin sadece alkol, sigara veya uyuşturucu maddeler için geçerli olmadığını soyledi. "Bağımlılık başka bir insana veya nesneye karşı da gelişebilir. Bu tur durumlar uyuşturucu maddeye benzer etkiler yaratır ve o kişinin veya nesnenin yokluğunda tıpkı madde yoksunluğundaki gibi belirtiler ortaya çıkar" diyen Demirci, uzun sureli aşk acısı çekmenin bu tur bir duruma ornek olabileceğini belirtti.
Demirci, sozlerine şoyle devam etti:
"Arada sevginin ve saygının olmadığı fiziksel veya psikolojik şiddet içeren ilişkiler de bu duruma ornek olabilir. Bağımlılığın tedavisinin ilk ve en onemli basamağını bağımlılık yapan durumun ve bu durumu hatırlatan tum etkenlerin hayatımızdan tamamen çıkarılması oluşturmaktadır."
İnsanlık tarihi boyunca zihinsel sureçleri etkileyen birçok bitki ve yapay madde keşfedildiğini vurgulayan Demirci, "Eski donemlerde insanlar deneyerek bazı bitkilerin zihinsel sureçleri etkilediğini bulmuş. Kimi zaman bulan kişiler bu maddelere bağımlı hale gelmişler. Tarihsel sureç boyunca bu maddeler hep var olmuştur ve var olmaya da devam edecekler" şeklinde konuştu.
' TATMİN DUYGUSU YAŞAYAMAMIŞ KİŞİLER MADDELERE YÖNELİYOR'
Bağımlılığa neden olabilecek her turlu etkenin, kullanan kişi için keyif verici bir etki yarattığını dile getiren İGÜ Dr. Ögr. Üyesi Demirci, "Size verilen oyle bir odul duşunun ki, bu odul hayatınızda en çok keyif aldığınız etkinlikten, en çok sevdiğiniz kişiden, hayatınızın en guzel anılarından daha fazla zevk ve tatmin duygusu veriyor" dedi.
Maddenin surekli aldığında, bu duruma bağışıklık kazanıldığında ve artık kişiye eskisi kadar keyif vermediğinde ise olabilecekler hakkında açıklamalarda bulunan Demirci, şoyle dedi:
(C) Flickr /
"Artık kişiye keyif verebilecek ne bir madde, ne bir insan, ne bir yaşam şekli kalıyor. Hiç bir arkadaş, dost, aile, sevdikleri, değer verdikleri bu kadar kuvvetli bir zevk mekanizmasının yerini tutamıyor. Bu da kişinin sevdiklerini hayatından çıkarmasına sebep oluyor ve kişi giderek yalnızlaşıyor. Bu tur maddeleri kullanmaya ihtiyaç duyan kişilerin yaşamında bu tur hazlardan mahrum yetiştiğini belirten Demirci, "İyi bir çocukluk yaşamı olmayan, sevgi ve merhamet duyguları oğretilmemiş, yeterince tatmin duygusu yaşayamamış kişiler bu maddelere kolaylıkla yonelebilir."
' TEDAVİ İÇİN BİR ÖMÜR BOYU PSİKOLOJİK MÜCADELE GEREKİYOR'
Bağımlılık tedavisinin bir omur boyu sureceğinden fakat bunun surekli ilaç kullanmak zorunda olunacağı anlamına gelmediğini dile getiren İGÜ Dr. Öğretim Üyesi Psikiyatri Uzmanı Onur Okan Demirci, "Tedavi için bir omur boyu psikolojik olarak mucadele etmek gerekiyor ve bu mucadelede gereken her turlu desteği ve yardımı alabilmek. Evet, bu zorlu bir sureçtir fakat hiç bir bırakma mucadelesi maddeyi kullanmak ve etkileri ile mucadele etmekten daha zor değildir" diye konuştu.
(C) Sputnik /
' MÜCADELE BİREYSELDEN ZİYADE TOPLUMSAL OLMALI'
Uyuşturucu madde kullanımının tedavisinden daha kolay ve daha etkili bir mucadele yolu olduğundan, onun da uyuşturucu madde kullanımını engelleme yontemlerinin geliştirilmesi olduğuna dikkatİ çeken Demirci şunları soyledi:
"Engellemekten kasıt yasaklamak değil, toplumu, her bir bireyi bilinçlendirmek, eğitim duzeylerini geliştirmek, sevgi ve saygı temelli bir toplum yaratmak, sağlıklı bir toplumsal psikoloji seviyesine erişmektir. Uyuşturucu maddeler ile mucadelede bireysel mucadeleden ziyade toplumsal bir mucadele daha onemli yer tutmaktadır. Daha guzel ve sağlıklı bir gelecek için birlikte, el ele, sevgi ve saygı ile yol almalıyız. Varoluşumuzun geleceğine giden yol oncelikle kişisel mutluluğumuzdan daha sonra da toplumsal mutluluğumuzdan geçmektedir."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.