Özet (TL;DR) @ 2018-07-23T18:35:00.000Z: ABD, Kanada, İngiltere ve Fransa'nın aralarında yer aldığı Batılı ülkelerin Beyaz Miğferler'i Suriye'den çıkarma çabaları İsrail Başbakanı Netanyahu tarafından doğrulandı. "Kimyasal provokasyonları"…
ABD, Kanada, İngiltere ve Fransa'nın aralarında yer aldığı Batılı ulkelerin Beyaz Miğferler'i Suriye'den çıkarma çabaları İsrail Başbakanı Netanyahu tarafından doğrulandı. "Kimyasal provokasyonları" ile bilinen Beyaz Miğferler'in Suriye'den tahliyesi hamlesini iki tecrubeli gazeteci, Musa Özuğurlu ve Ramazan Bursa, Sputnik'e değerlendirdi.
ABD ile muttefiklerinin, "yardım orgutu" olduğu iddia edilen ancak El Nusra Cephesi gibi çeşitli orgutlerle bağlantıları ortaya çıkarılan Beyaz Miğferler'i Suriye'den tahliye etme planlarının ortaya çıkmasının ardından İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'dan sureci doğrulayan bir açıklama geldi. Netanyahu, "Beyaz Baretler" olarak da bilinen Beyaz Miğferler'in tahliyesi için ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve başka liderlerin kendilerinden ricada bulunduğunu soyledi. İsrail Başbakanı "Bunlar, hayat kurtaran insanlar ve hayatları şimdi tehlikede. Önemli bir insani jest olarak onların İsrail uzerinden diğer ulkelere goturulmeleri için yetki verdim" açıklaması yaptı. Netanyahu'nun açıklaması, defalarca kez Suriye hukumetini suçlamaların hedef tahtasına oturtmaya yonelik olan ve kurgu olduğu ortaya çıkarılan saldırıların arkasındaki Beyaz Miğferler'in Suriye'den derhal çıkarılması için neden bu denli yoğun çaba sarf edildiği sorusunu gundeme getirdi.
Birkaç hafta once Amerikan CNN televizyonu da ABD, Kanada, İngiltere ve Fransa'nın aralarında yer aldığı Batılı ulkelerin, Beyaz Miğferler'in Suriye'den çıkarılması için adeta seferber olduğuna işaret etmişti. Heyet Tahrir el-Şam'ın ismi açıklanmayan yetkilileri ise ABD, İngiltere ve Kanada'nın Beyaz Miğferler uyelerini once Suriye'ye komşu ulkelere, daha sonra İngiltere, Almanya, Hollanda ve muhtemelen Kanada'ya tahliye etmeyi planlandığını açıklamıştı. Hatta AP ajansına konuşan bir Beyaz Miğferler uyesi "Zor saatlerden ve dakikalardan geçiyoruz. Bu, hayatımın en kotu gunu. Umarım, bizi çok geç olmadan kurtarırlar" ifadelerini kullanmıştı. Konuyu, soz konusu gelişmeler ışığında Gazeteci Musa Özuğurlu ve Ramazan Bursa Sputnik'e değerlendirdi.
' BEYAZ MİĞFERLER, BATILI ÜLKELERİN ÇIKARLARINA HİZMET İÇİN SURİYE'DEYDİ'
****Beyaz Mi ğferler'in Batılı ulkelerin Suriye'deki çıkarları için çalıştığına işaret eden Gazeteci Bursa "Beyaz Miğferler, Suriye krizi çerçevesinde onemli rol oynadı. Bilhassa Şam yonetiminin Doğu Guta ve Han Şeyhun'da kimyasal silah kullandığı yalanları, Beyaz Miğferler'in paylaşımlarıyla duyuruldu. Aslında bu grup, Suriye'de Batı'nın desteklediği ve Batı'nın çıkarlarına donuk bir grup idi. Bilhassa, Doğu Guta'da kimyasal saldırı yapıldığının iddia edilmesinin amacının ne olduğu açıkça ortada. Zira Doğu Guta saldırısının ardından yayınlanan videoda kimyasal saldırıdan etkilenmiş gibi gosterilen çocukların bir kısmı medyaya çıkıp Doğu Guta tezgahına ilişkin çok ciddi birçok ifşaat yaptı. Beyaz Miğferliler'in Suriye'de bilinçli bir şekilde Amerika, İngiltere ve diğer Batılı ulkelerin çıkarına uygun hareket etmek için eğitildiği ve onlara, bu çıkarlara hizmet etmek için sivil savunma eğitimi verildiği net bir şekilde ortada" dedi.
' BLACKWATER BATI'NIN SERT GÜCÜYDÜ, BEYAZ MİĞFERLER İSE YUMUŞAK GÜCÜ'
****Beyaz Mi ğferler'in Suriye'de defalarca kez "kimyasal provokasyonlar" aracılığıyla Suriye yonetimini hedef haline getiren faaliyetlerde bulunduğunun altını çizen Gazeteci Bursa "Aslında ABD, hem Irak işgalinde hem de şimdi de Yemen saldırılarında Blackwater ve benzeri şirketleri veya oluşumları kullandı. Bu Blackwater ve benzeri silahlı oluşumlar, ABD ve diğer Batılı ulkelerin 'hard power'ı (sert gucu) idi. Beyaz Miğferler ise ABD ve diğer Batılı ulkelerin 'soft power'ı (yumuşak gucu) olarak gorev yaptı. Aslında Beyaz Miğferler, 'hard power' olarak gorev yapan Blackwater'dan bile daha etkili oldu. Beyaz Miğferler'in etkisini, Doğu Guta'daki kimyasal silah iddiaları taşıyan paylaşımlarını değerlendirdiğimiz zaman, daha net bir şekilde anlayabiliriz. Blackwater'ın faaliyetleri dunya kamuoyunun tepkisini çekerken; Beyaz Miğferler'in yaptıkları dunya kamuoyunda Şam yonetimine karşı tepkinin oluşmasına neden oldu. Tabii, sonradan ortaya çıkan goruntuler, bunların yalan olduğunu ortaya çıkardı" değerlendirmesinde bulundu.
' BEYAZ MİĞFERLER DAĞITILMADI, YEMEN VEYA BİR AFRİKA ÜLKESİNDE YENİDEN KARŞIMIZA ÇIKABİLİR'
****Beyaz Mi ğferler'in Suriye'den çıkartılmasının, orgutun dağıtılması anlamına gelmediğine dikkat çeken Bursa "Şimdi Beyaz Miğferler, Suriye'den sağ salim çıkartıldılar ve Kanada, Almanya ve İngiltere'ye gittiler. Ancak Beyaz Miğferler ekibi lağvedilmedi; sadece Suriye'de saha farklı bir şekilde şekillendiğinden ve artık anayasa yazım sureci de başlayacağı için Suriye'de yapacakları fazla bir şey kalmadığı için tahliye edildiler. Ondan dolayı Amerika ve İngiltere yumuşak guç olarak gorev yapan bu guçleri yalnızca geri çekti. Belki bu Beyaz Miğferler, coğrafyanın başka ulkelerinde yine aynı gorevi ifa etmek için karşımıza çıkabilir. Belki Yemen ve belki de başka bir Afrika ulkesinde bu oluşumla yeniden karşılaşabiliriz" ifadelerini kullandı.
' BEYAZ MİĞFERLER, 2012-2013'TEN BU YANA SURİYE HÜKÜMETİNİ SAHADA VE MASADA SIKIŞTIRMAK İÇİN KULLANILDI'
****Gazeteci Musa Özuğurlu ise, Batılı ulkelerin Beyaz Miğferler için giriştiği seferberliğin olası nedenlerini, orgutun ortaya çıktığı donemden bu yana içinde bulundukları faaliyetlere işaret ederek yorumladı.
Özuğurlu "Beyaz Miğferler, 2012-2013'ten itibaren ortaya çıkmaya başladılar. Batı dunyasının Suriye'ye karşı savaşında kullandığı bir takım gruplar var ve bu grupların kullanılmasının arkasında Suriye'ye mudahaleye temel oluşturmak yatıyordu. Beyaz Miğferler de, ulkenin her tarafında çatışmalar meydana gelmeye başlayıp Suriye ordusu operasyonlarını yoğunlaştırınca Suriye ordusuna karşı provokasyonlar yapacak, orneğin kimyasal saldırılar gibi bir takım olaylara imza atacak ve yine aynı şekilde birtakım donum noktaları oncesi Suriye yonetimini hem sahada hem masada zor durumda bırakacak icraatlara imza atacaktı" diye anlattı.
' SURİYELİLERİN TEK BAŞINA OLUŞTURDUĞU BİR GRUP OLMADIĞI ORTADA'
Beyaz Miğferler'in ardından çeşitli devlet veya istihbarat orgutlerinin olduğu yonundeki kuvvetli kanıya işaret eden Özuğurlu "Beyaz Miğferler'in Batı basını tarafından 'insanlık adına çalıştıkları' iddiasıyla çok buyutulduğunu, ovulduğunu gorduk. Hatta kendilerini konu alan bir filmin de odul almasına şahit olduk. Ancak doğrulamak mumkun olmasa da, bu grupla ilgili çeşitli iddialar var. Örneğin bu grubun İngiliz istihbaratıyla bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Ayrıca El Nusra'da militan olduğunu fotoğrafları, isimleriyle bildiğimiz bazı insanların, aynı şekilde Beyaz Miğferler'le de fotoğraflarını goruyorduk. Tabii, Beyaz Miğferler'in çok geniş imkanlarla çalışması da dikkat çekiciydi. Herhangi bir sivili toplum kuruluşunun, savaşın ve ağır bombardımanın olduğu bir yerde, bu şekilde imkanla, belli bir takım kıyafetler, luks sayılabilecek mudahale aracı ve ambulanslarla oralarda bulunmaları (normal şartlarda) imkansız. Bir orgut kendisine ancak bir devlet veya istihbarat orgutu yardım ederse bunu gerçekleştirebilir. Dolayısıyla Beyaz Baretliler'in Suriyelilerin kendi başlarına oluşturduğu bir sivil toplum kuruluşu olduğunu mantık kabul etmiyor" diye konuştu.
Özuğurlu "Bu grupla ilgili bir diğer iddia ise, çeşitli Korfez ulkelerinin istihbarat orgutu gorevlilerin de bu grubun içerisinde yer alıyor olduğuydu ki savaşın en başından beri pek çok yabancı istihbarat yetkilisi Suriye'de yakalandı. Bir kısmı çeşitli pazarlıklar sonucu iade edildi. Kısacası Beyaz Miğferler ile ilgili olumlu bir şey soylemek pek mumkun değil. Öte yandan, İsrail'in bu gibi kişileri oradan çıkarmış olması bile başlı başına bunun uluslararası bir mesele olduğunu gosterir nitelikte" dedi.
' SURİYE ORDUSUNUN ZAFERİ SÖZ KONUSU DEVLETLER TARAFINDAN KABUL EDİLMİŞE BENZİYOR'
****Beyaz Mi ğferler'in tahliyesinin Suriye'deki savaşın bittiği şeklinde yorumlanabileceğine işaret eden Özuğurlu "Bu gelişmenin bir anlamı grubun Suriye'deki işinin bittiği, bir diğer anlamı ise Suriye'deki savaşın artık sonuna gelindiği ve Suriye hukumetinin operasyon duzenlenecek bir kaç bolge hariç ulkenin onemli bolumune hakim olduğunun kabul edildiği. Çunku eğer bu durum kabul edilmemiş olsaydı, bu gibi orgutlerin faaliyeti devam ederdi; onu destekleyen ulkeler, bu orgutlerin faaliyetinin devamını isterdi. Bu meselenin bitirilmesi hususundaki uluslararası pazarlıkların da bu sonuçta etkili olduğu goruşundeyim" ifadelerini kullandı.
"Suriye'de Beyaz Miğferler yerine başka isimde bir orgut yerleştirilir mi veya soz konusu orgut bir başka bolgede kullanılabilir mi?" sorusuna ise Özuğurlu şoyle yanıt verdi:
"Suriye içerisinde bunların yerine yeni bir orgut geleceğini ben zannetmiyorum çunku artık surecin sonuna gelindi. Ama onumuzde İdlib orneği var. Turkiye'nin hakim olduğu topraklar ile Kurtlerin hakim olduğu bolgeler var. Buralara yonelik operasyonlarda, Beyaz Baretler yeniden sahneye çıkar mı, bunu kestirmek mumkun değil. Ama diğer yandan 'Bu orgut başka yerlerde kullanılır mı?' sorusuna şu an net cevap vermek pek mumkun olmasa da; bu, oldukça yerinde bir soru. Çunku bu orguttekiler onemli tecrube kazandılar ve eğer bunların kullanılabilirlik değeri olmasaydı devlet bunları Suriye dışına çıkarmazdı. Eğer oyle olmasaydı ya kaderlerine terk edilirlerdi ya da İdlib'e nakledilen orguttekilerin kılığına girip oraya nakledilirlerdi. Belki de, içlerinde bulunan istihbarat elemanlarının açığa çıkmaması için bu hassasiyet gosterilmiş olabilir. Daha sonrasında Yemen'de veya Irak'ta ya da bir başka adreste kullanılıp kullanılmayacağı şu an için belirsiz, şu an için yalnızca duşuk bir ihtimal" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.