Özet (TL;DR) @ 2018-07-23T19:14:00.000Z: ABD’nin İran’a uygulayacağı yaptırımlarla ilgili ABD’den gelen bir heyetin Ankara’yı ziyaretini değerlendiren İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkan Yardımcısı Hakkı Uygur, İran’ın komşusu olan…
ABD'nin İran'a uygulayacağı yaptırımlarla ilgili ABD'den gelen bir heyetin Ankara'yı ziyaretini değerlendiren İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkan Yardımcısı Hakkı Uygur, İran'ın komşusu olan Turkiye'nin diğer ulkelerden farklı bir konumda olduğunu ve Turkiye'nin İran'la ekonomik ilişkilerini sıfırlamayacağını belirtti.
Uygur, İran'a uygulanacak ABD yaptırımlarından muafiyet konusunda Turk- Amerikan ilişkilerinin seyrinin belirleyici olacağını ifade ederek "Ben Turkiye'nin bir muafiyeti kabul ettirebileceğini duşunuyorum, bu anlamda Turkiye'ye bir ayrıcalık tanınabilir. Çunku Turkiye'nin konumu farklı, İran'la sınır komşusu" dedi.
ABD'nin terorizmin finansmanıyla mucadeleden sorumlu Hazine Bakan Yardımcısı Marshall Billingslea başkanlığındaki ABD Dışişleri ve Hazine bakanlıkları yetkililerinden oluşan heyet, Ankara'da ABD'nin İran ile nukleer anlaşmayı askıya alınmasının ardından yeniden başlatacağı yaptırımlarla ilgili goruşmelerde bulundu.
ABD heyetinin Turkiye'den "uygulama takvimi" istediği haberleri basına yansırken goruşmeyle ilgili gazetecilere bilgi veren Turk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, "İran gerek ekonomik ve ticari ilişkilerimiz gerek enerji ithalatımız bakımından onemli bir komşumuzdur. Bu nedenle ABD'nin bu alanda uygulayacağı yaptırımlar yakından izlenmeye devam edilecektir" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu da daha once ABD'nin İran'a yaptırımlarına dair, Turkiye'nin yaptırımlara karşı olduğunu belirtmiş ve ABD'nin tek başına karar alıp "diğer ulkeler benim aldığım kararı izlesin" şeklindeki tutumunu doğru bulmadıklarını soylemişti.
Ankara'daki goruşmelerinin ardından gazetecilere açıklama yapan ABD heyeti başkanı Billingslea, ise "Turkiye, İran'ın komşusu ve İran ile ticaret konusu konuşmamız gereken bir konu. Bunun Turk ekonomisine yansımaları konusunda hassasız. Bu nedenle her iki ulkenin de endişelerini çok detaylı bir şekilde goruşuyoruz" demiş, "Önumuzde çok az zaman var. Bu yuzden Turk şirketlerin ve Turk bankaların, yaptırımlar başlamadan once işlerin ayarlamasına zaman kalması için 180 gun tanıdığımızı anlaması gerek. Bu noktada somut adımlar gormeliyiz, kararımızı bu adımlar etkileyecek ifadelerini kullanmıştı.
" TÜRKİYE, İRAN'A UYGULANACAK YAPTIRIMLARDAN MUAFİYETİ KABUL ETTİREBİLİR"
Ankara merkezli duşunce kuruluşu İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkan
Yardımcısı Hakkı Uygur, ABD heyetinin ziyaretini ve Turkiye'nin İran'a
uygulanacak ABD yaptırımları konusunda nasıl bir yol izleyeceğini Sputnik'e
değerlendirdi.
ABD'nin İran'a uygulayacağı yaptırımlarla ilgili Turk yetkililerin, İran'ın onemli bir komşu olduğuna vurgu yaptığını ve ilişkileri sıfırlamayacaklarını soylediklerini kaydeden Uygur, "Turkiye ne yapar? Şu an itibariyle petrol ihracatımızın yuzde 50'si İran'dan yapılıyor. Bunu sıfırlamamız mumkun değil. Biz bu kadar İran petrolune dayanırken 'Size Ağustos ya da Kasım ayına kadar sure veriyoruz, bunu sıfırlayın' gibi şartların yerine getirilmesi zordur. Ben Turkiye'nin bir muafiyeti kabul ettirebileceğini duşunuyorum, bu anlamda Turkiye'ye bir ayrıcalık tanınabilir. Çunku Turkiye'nin konumu farklı, İran'la sınır komşusu. Bunun siyasi ve insani boyutlarından soz etmiyorum ama ekonomik olarak da Turkiye'yi çok fazla etkileyecektir, 2 milyon turistten tutun orada iş yapan şirketlerin durumuna kadar. Tahminim bu şekilde gidecektir, enerji ithali azalabilir ama ilişkileri surdurmeye çalışacağız" dedi.
" TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNİN SEYRİ DE İRAN'A YAPTIRIMLAR KONUSUNDA
TÜRKİYE'NİN TAVRI ÜZERİNDE BELİRLEYİCİ OLACAK"
Turkiye'nin, petrol ithalatının yarısını İran'dan yaptığına dikkat çeken
Uygur, "İran'dan petrol alımında ciddi miktarda azalma olabilir ama sıfırlamak
bana çok gerçekçi gelmiyor. Butun ulkenin ithalatının yuzde 50'sinden
bahsediyoruz. ABD'nin asıl hedefi kısa vadede sonuç almak. Bunun en onemli
ayaklarından biri finans alanı. Dolayısıyla bu açıdan bir muafiyet alsak bile
yine Obama doneminde olduğu gibi muhtemelen bunun parasını İran'a transfer
edemeyeceğiz. Dolayısıyla Trump'ın elde etmek istediği amaç hasıl olacak.
Belki onun için bir muafiyet olabilir. Çunku sizin o parayı resmi yollarla
sizin İran'a sokmak mumkun olmayacaktır. Para oraya gitmeyince İran hukumeti
uzerindeki baskı da artacaktır" diye konuştu.
İran'a uygulanacak yaptırımlar konusunda Turkiye'nin tavrı uzerindeki onemli bir değişkenin, Turk-Amerikan ilişkilerinin seyri olduğunu vurgulayan Uygur, "Turkiye'nin ABD ile ilişkileri olumlu gitmiyor, zigzaglar var. Bir taraftan Trump'ın iyi ilişkiler geliştirmek istediği soyleniyor, diğer taraftan ABD'li rahibin Turkiye'de tutuklanması, S-400 meselesi gibi ilişkilerde gerilimin tezahuru olan konular var. Bunlar çozulurse, Suriye'de Menbiç'te işbirliği artarsa Turkiye'nin ABD ile ilişkileri etkilenir. Turk-Amerikan ilişkileri gergin kalırsa, bu İran'la ilişkilere de yansır diye duşunuyorum" diye konuştu.
" ABD, BAŞKA ŞEYLERİN PAZARLIĞINI YAPIYORSA MUAFİYET VERMEYEREK TÜRKİYE'Yİ
KÖŞEYE SIKIŞTIRMAYA ÇALIŞABİLİR"
İran'a uygulanacak yaptırımlar konusunda Ankara'yı ziyaret eden ABD heyeti
başkanı olan Billingslea'nın bazı ulkelerin yaptırımdan muaf tutulması
olasılığıyla ilgili "Şu an yaptırımlardan muafiyet gibi konuları dile getirmek
için çok erken. Şimdi durumu anlamalıyız ki, Washington'da bu konuyu
değerlendirip mumkun olan en iyi tavsiyelerde bulunabilelim" sozlerini de
değerlendiren Uygur, şoyle konuştu:
"Eğer ABD Turkiye'yle başka şeylerin pazarlığını yapıyorsa bu muafiyeti vermeyerek Turkiye'yi koşeye sıkıştırmaya çalışabilir. Turk-Amerikan ilişkileri çok boyutlu ilişkiler. Kapıyı kapatmamaları bundan. Genel bir politika çerçevesinde 'Turkiye'yle anlaşabilirsek bu konuda anlayış gosterebiliriz. Anlaşmazsak aksine bir şey olabilir' mesajı var. Mesela Saddam doneminde Ürdun'un ozel bir yeri vardı. Irak'a ilaç ve gıda dışında hiçbir şey giremiyordu. Ama Ürdun orada belli kazanımlar elde etmişti Ürdun'un Batı'yla olan ozel ilişkileri sebebiyle. Dolayısıyla Turkiye'nin durumu nereye evrilecek, onu gormemiz lazım. Çunku Turk-Amerikan ilişkilerinde de Suriye, YPG, yaptırımlar gibi birçok konu var. Turkiye'ye yaptırımlar da konuşuluyor. Butun bunlar çok daha buyuk bir dosyanın birer alt başlığı aslında."
" TÜRK ŞİRKETLERİNİN ABD YAPTIRIMLARINA RAĞMEN İRAN'DA İŞ YAPMALARI MÜMKÜN
GÖRÜNMÜYOR"
Billingslea'nın "Turk şirketlere ne yapacağını dikte etmiyoruz ancak,
yaptırımların uygulanacağı alanlarda bilinçli karar vermeleri gerek. Şunu
bilmeliler ki, İran ile iş yapmaya devam ederlerse ABD pazarında ve finansal
sisteminde bir daha iş yapamayacaklar" açıklamasını da değerlendiren Uygur,
Turk şirketlerinin ABD'nin tehdidi karşısında İran ile ekonomik bir etkileşime
girmesinin mumkun gorunmediğini ifade ederek şoyle konuştu:
"Aynı konuyu biz Almanya, Fransa hatta Rusya gibi orneklerde goruyoruz. Mesela
Rusya, İran'a siyasi olarak en çok destek veren ulke ama Lukoil İran'dan
çekiliyor. Almanya'da Siemens, Fransa'da Total orneği var. Çunku sizin ulkeniz
İran'ı siyasi olarak desteklese bile bugunku kuresel finans sistemi goz onune
alındığında her şirketin gozetmesi gereken çok daha buyuk çıkarları var.
Dolayısıyla sizin ulkeleriniz her zaman sizi koruyamıyor. Uluslararası finans
sistemi tamamen ABD'nin kontrolunde ve ABD bunu Obama doneminde de yaptı.
Dunyanın en buyuk finans devletlerinden olan İngiliz HSBC'ye bile çok buyuk
cezalar kesildi. Halkbank dosyası ortada. Dolayısıyla Turk şirketleri,
ozellikle de kuresel iş yapan şirketler muhakkak bu endişeleri goz onune
alacaklardır ve İran'dan uzak duracaklardır diye tahmin ediyorum."
" ABD İLE İTTİFAK İLİŞKİSİ İÇİNDEKİ ÜLKELER ABD'YE 'HAYIR' DİYEMEYECEKTİR"
Trump'ın İran'a yaptırımlar konusunda sert bir politika izleyeceğinin
işaretini verdiğini kaydeden Uygur, "Çunku Obama, hiç olmazsa o donem
uygulanan yaptırımlar konusunda birçok ulkeye muafiyet tanıyordu. Birleşik
Arap Emirlikleri'ne, Turkiye'ye muafiyet tanınmıştı. Bu şekilde petrol
ithalatını azaltarak yaptırımlardan bir olçude kurtulabilmişti. Ama Trump şu
anda ısrarla muttefik ulkelerden İran ile ticari ilişkilerini azaltmalarını
değil sıfıra indirmelerini istiyor. Ki buna olumlu cevap veren ulkeler oldu,
Japonya gibi. Guney Kore'nin de buna uyacağı soyleniyor. Burada ulkelerin ABD
ile ilişkileri onemli. ABD ile çok yakın ittifak ilişkisi içindeki ulkeler
ABD'ye hayır diyemeyeceklerdir diye duşunuyorum. Japonya, Guney Kore,
Hindistan gibi ulkeleri duşunursek bunlar ABD ile yuz milyarlarca dolar
ticaret hacmine sahip ulkeler, bunlar ABD'ye hayır diyemeyeceklerdir" diye
konuştu
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.