Özet (TL;DR) @ 2018-07-24T09:02:00.000Z: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu , yeni yönetim sisteminde yargının bağımsızlığının yanında bozulan yargının da tekrar tamir edilmesi gerektiğini vurguladı. Çavuşoğlu, "AB sürecinde en azından…
Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu , yeni yonetim sisteminde yargının bağımsızlığının yanında bozulan yargının da tekrar tamir edilmesi gerektiğini vurguladı. Çavuşoğlu, "AB surecinde en azından negatif bir ortamdan notr, pozitif bir ortama geçebiliriz" dedi. Çavuşoğlu, yumuşamayla ilişkilerde olumlu adımların geleceğini soyledi.
Cumhuriyet'ten Şehriban Kıraç'a mulakat veren Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Yeni başkanlık sistemine geçtik, dış politikada birden denklemler, prensipler değişmez. Dış politikada yeni bir hukumet kuruldu, her şey radikal değişecek diye bir şey yok" dedi. Bakan , Avrupa Birliği'yle (AB) ilişkileri guçlendireceklerini, AB'ye sırt donmenin doğru olmadığını da ifade etti.
-Yeni d onemde Dışişleri ile AB bakanlıkları birleşti. Nasıl yureyecek işler?
"İki bakanlığın birleşmesi iyi oldu. Çunku hem AB Bakanlığı hem Dışişleri Bakanlığı bazen aynı konuları takip ediyordu. Herhangi bir çekişme ya da sorun olmadı. Ama bazen eksiklikler olabiliyordu. Vize konusuna mesela Dışişleri Bakanlığı bakıyor, diğer başka bir teknik konuya AB Bakanlığı bakıyor. 8 ay Avrupa Bakanlığı yaptım. Muzakerecilik de yaptım. AB konularını da iyi biliyoruz. Teknik konular kolay, ama her şey o kadar da kolay değil. AB surecimiz bu kadar basit değil. Bir de Avrupa Birliği'nin kendi içinde sıkıntıları başladı. Şu anda İtalya'yı dahi AB'den çıkaralım diyen ulkeler var. Amerika'yla şimdi sorunları var. Ama AB ile veya AB uyesi ulkelerle belki şimdi hiç yapamayacaklarımızı bir kenarda tutup daha pozitif bir atmosfer oluşuncaya kadar birlikte adım atacağımız konuları on plana çıkarmakta fayda var. Bunlardan bir tanesi vize serbestisi. 7 olan kriter 6'ya duştu. Yakın zamanda onlarla bir araya geleceğiz. Biz en son teklifimizi verdik, onlar da çalıştılar. Bizler de ust duzey yoneticiler olarak bir araya geleceğiz AB ile. Gumruk Birliği'nin guncellenmesi ve buna benzer terorle mucadele, goç konusundaki iş birliği, bu konularda olumlu adımlar atarsak, onumuzdeki sureçte ilişkilerimizde belki daha pozitif bir ortam oluşur. O zaman diğer konuları da tekrar masaya getirebiliriz.
-T urkiye, insan hakları ve demokrasi konusunda adım atacak mı?
Reform tabii ki bizim onceliğimiz olacak, tabii ki adımlar atılacak. OHAL'in kalkması onemli bir adımdı. Fakat her şey bizim atacağımız adımlara bağlı olur dersek fazla iyimser oluruz. Bugun ne olursa olsun Turkiye'nin AB'ye uye olmaması için çaba sarfeden ulkeler var. İsteyenlerin sayısı daha fazla ama istemeyenlerin sesi daha çok çıkıyor. Ama tabii biz ne olursa olsun reformlarımıza AB uyeliği konsunda ivme kazansak da kazanmasak da devam etmeliyiz. Belki uyelik surecinde çok fazla adımlar atılmayabilir ama diğer konularda işbirliğimizi guçlendirebiliriz. En azından negatif bir ortamdan notr, daha pozitif bir ortama geçebiliriz. Bu iki tarafın da yararınadır. Gumruk Birliği'nin guncellenmesi sadece bizim yararımıza değil. Yeni donemde var olan sorunları çozmek için de daha fazla çaba sarf edeceğiz. Gerek komşu ulkeler gerek arabuluculuk gerekse Irak'ın yeniden imarı. Hollanda ile ilişkilerde normalleşme başladı. Almanya'yla ilişkilerimiz daha iyiye gidiyor. Fransa'yla da iyi bir diyaloğumuz var. Önumuzdeki sureçte Avrupa içinde uçlu dortlu toplantılar hayata geçecek.
' AB'YE SIRTIMIZI DÖNMEMİZ DOĞRU DEĞİL'
-Yeni sistemle birlikte d ış politikadaki iddianız nedir?
Bu yeni sistemle Turkiye daha pratik, daha istikrarlı olacak, kararlar hızlı alınıp uygulanacak. Guçler ayrılığı daha net bir şekilde ortaya çıkacak. Yeni sistemde tabii yargının bağımsız ve tarafsızlığının yanında bizim bozulan yargıyı tekrar tamir etmemiz gerekiyor. Gerek FETÖ gerek başka sebeplerden dolayı. İçeride ne kadar guçluyseniz dış politikada, masada o kadar guçlusunuz. Yeni başkanlık sistemine geçtik, dış politikada birden denklemler, prensipler değişmez. Nedir bizim dış politikamızın felsefesi: Yurtta sulh cihanda sulh. Komşularla sıfır sorun. Bu da bir anlayıştır. Şimdi bizim dış politikamızın temel amacı girişimci ve insani dış politika. Girişimcilik sadece çıkarlarınızı arama değil. İnsani dış politikada dunyada en onde gelen ulkeyiz. 8 milyar dolara çıktı geçen yıl yaptığımız insani yardım, rakam olarak ABD'nin onune geçtik. Sonuçta bizim gibi bu coğrafyadaki bir ulke son derece aktif bir dış politikanın yanında dengeli bir dış politika izlemek zorunda. Bir taraftan Rusya, bir taraftan ABD, bir taraftan NATO vs. Bize bazen 'eksen kayması mı var' diyorlar. Bizim bunlardan birisini tek başına seçmemiz doğru değil, tek başına AB'ye yonelmemiz de doğru değil. Ama diğer taraflarda iyiyiz diye AB'ye sırtımızı da donmemiz doğru değil.
-Eskiye g ore temel fark ne olacak?
Dış politikada yeni bir hukumet kuruldu her şey radikal değişecek diye bir şey yok. Önumuzdeki 100 gunde, 6 ayda, 1 yıl içinde neler yapacağız bunların uzerinde çalışacağız. Dış politika felsefeniz değişmez. Sonuçta aktif olacağımız çok alan var ama burada koklu bir değişiklik olmaz. Dış politika ekonomide faizlerin değiştirilmesi, tarımda teşviklerin değiştirilmesi gibi bir alan değil. Birden bir konudan bir konuya geçeceksiniz radikal kararlar alacaksınız… Hollanda'yla ilişkilerin duzelmesi, bizim dış politikada dostluklara verdiğimiz onemin bir gostergesi. Bunlar devam edecek.
-Suriye 'den Turkiye'ye sığınanların donuşuyle ilgili bir gelişme var mı?
Yeni donemde bir; terorle mucadelede rehavete kapılmamamız lazım. İkincisi Suriye'de çatışmasızlık bolgelerini devam ettirmemiz lazım. Üçuncusu ise siyasi surece ivme kazandırmamız lazım. Cenevre'nin yeniden harekete geçmesi lazım. Anayasa komisyonunun kurulması, ukenin yeniden seçime hazırlanması konusunda Turkiye olarak uzerimize duşeni yapıyoruz. Ama rejim ve rejimi destekleyenler ne kadar siyasi çozum istiyor, o başka bir konu. Guvenli bolge diye adlandırdığımız bolgelere de gonullu donuş konusunda daha aktif çalışmamız lazım. AB ulkeleri, ABD, Japonya, Çin gibi ulkelere tekliflerimiz oldu. Turkiye'den 200 bin civarında Suriyeli Fırat Kalkanı bolgesine dondu mesela. Şartlar biraz daha iyi olsa, bu rakam 300, 400 bine çıkacak. İnsanları zorla alıp goturemezsiniz, insanlar donmek istiyor.
FET Ö'NÜN İADESİNDE İYİMSER TABLO İÇİN ERKEN
-Ak ın İpek'in iadesi soz konusu olacak mı?
Eyluldeki mahkemede goreceğiz ama bu işi ciddiye aldıklarını soyleyebilirim.
-FET Ö meselesi ABD ile ilişkileri geriyor, bu konuda yeni gelişmeler var mı?
(C) AA /
Şu anda yeni deliller de veriyoruz. Bir çalışma grupları oluşturduk. En son goruşmelerimizde bu konuya ciddi yaklaştıklarını, onem verdiklerini soylediler. FBI'ın FETÖ'yle ilgili Amerika içindeki faaliyetleriyle ilgili başlattığı soruşturma var. Bizim için asıl onemli olan FETÖ'nun ve orgut uyelerinin iadesi. Bizim ısrarlı tutumumuzdan sonra konuya biraz daha ciddi yaklaştıklarını soyleyebilirim ama iyimser bir tablo çizmek için de erken.
- İran yaptırımları ABD ile Turkiye ilişkilerine olumsuz yansır mı?
ABD'den bir heyet geldi. Biz bu yaptırımlara katılmayacağımızı soyledik. Biz petrol alıyoruz. Bir de uygun şartlarda alıyoruz. Nereden alacağız, seçenek ne? Siz uzaktan konuşuyorsunuz ama biz bunlara uyamayız. Turkiye olarak bu yaptırımlara uymayacağımızı izah ederken, prensip olarak ABD'nin bu yaptırımlarını da doğru bulmadığımızı soyluyoruz.
-Sisi 'den sonra gerilen Turkiye Mısır ilişkilerinde bir yumuşama olacak mı?
Mısır'la ilişkileri duzeltmek isteriz. Ama hiçbir şey olmamış gibi, darbe rejimiyle bir gunde hadi geç şu işi unutalım da el sıkışalım olmaz.
-Akdeniz 'de Kıbrıs Rum tarafının tek taraflı doğalgaz sondaj çalışmaları var, orada nasıl bir politika izleyeceksiniz?
Bir taraftan engelleme politikası bir taraftan da bizim artık plaformumuz var, biz de sondajlara başlayacağız. Sonbaharda eğer Rum tarafı tek taraflı adımlar atarsa biz de sondajlara başlarız.
- Çozum gormuyor musunuz?
Federal sistem için çok yoğun muzakereler surdurduk. Herkes gordu Turkiye'nin ne kadar haklı olduğunu. Hep muzakere yap muzakere yap olmuyor. Şimdi Yunanistan'la, İngilizlerle uç garantor ulke olarak anlaştık. Rum tarafıyla henuz boyle bir temasımız olmadı. Ama şu konuda anlaştık: Önce neyi muzakere edeceğimizi ve çerçevesini belirleyelim. Yani başka bir başarısızlığı biz kaldıramayız artık. Önumuzdeki sureçte de bu temaslarımızı gayri resmi bir şekilde surdureceğiz. Çok acele edip de oturup da tekrar başarısız olursak bir daha muzakere olmayabilir. Bu konuda ben epeyce kafa yordum. Şimdi onceliklerimizden biri de bu konu olacak.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.