Özet (TL;DR) @ 2018-07-24T13:50:34.000Z: CHP Lideri Kılıçdaroğlu, partisindeki olağanüstü kurultay ve bu kurultay için delegelerden imza toplanması ile ilgili tartışmaları değerlendirirken, "Değişmeyen bir şey varsa o da değişimdir.…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis'te, gazetecilerin, partinin bazı delegelerinin "Değişim ve Umut Kurultayı" adı altında olağanustu kurultay talebiyle başlattığı imza toplama faaliyetlerine ilişkin sorusunu yanıtladı.
Kemal Kılıçdaroğlu, son 10 yılda en buyuk değişim yaşayan partinin CHP olduğunu ifade etti. "Değişmeyen bir şey varsa o da değişimdir" diyen Kılıçdaroğlu, şunları soyledi:
"Goreceksiniz, yeni sureçte de partide ciddi değişiklikler olacaktır. Biz partiyi Turkiye'nin butun coğrafyasında konuşulur hale getirdik. Partiyi dar alanlarda tartışmanın otesinde çok daha geniş alanlarda tartışılmasını sağladık. Bu ulkede demokrasinin gelmesi için her turlu mucadeleyi verdik, vermeye de devam ediyoruz. Dolayısıyla değişim olacaktır, hiç kimse bundan endişe duymasın."
Kılıçdaroğlu açıklaması oncesinde ise partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, buradaki konuşmasında 23 Temmuz'un Erzurum Kongresi'nin 99. yıl donumu olduğunu anımsatarak, Falih Rıfkı Atay'ın kongrenin nasıl yapıldığı ve hangi kararlar alındığına ilişkin yazdığı hatıralarını paylaştı."Turkiye Cumhuriyeti devleti bir kişiye teslim edilecek bir devlet değildir. Ruhunda Kuvayımilliye vardır" diyen Kılıçdaroğlu, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile Kurtuluş Savaşı'nda mucadele verenlerin Batının egemenleriyle masaya oturduğunu, Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Sevr Antlaşması'nı yırtarak, çope attığını dile getirdi.Ataturk'un, "Siyasi, adli, iktisadi ve mali bağımsızlığı imha ve sonuç olarak yaşama hakkımızı inkar ve ortadan kaldırmaya yonelik olan Sevr Antlaşması bizce mumkun değil." dediğini ve çope attığını ifade eden Kılıçdaroğlu, sarayda oturan saltanatın imzaladığı anlaşmayı Mustafa Kemal ve arkadaşlarının reddettiğini soyledi.Lozan Antlaşması ile Turkiye'nin tapusunun tescil edildiğini belirten Kılıçdaroğlu, "O tapunun bize kadar gelmesini sağlayan iki onemli aktor vardır. Biri Gazi Mustafa Kemal Ataturk, ikincisi İsmet İnonu'dur" diye konuştu. Ataturk ve İnonu'nun her alanda bağımsızlığı savunduğunu, kişinin, sarayın kulu olmasının onune geçtiğini, cumhuriyeti ve eşit yurttaşlığı getirdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, bugunlere kanla, gozyaşıyla kazanılan zaferlerle gelindiğini vurguladı.Turkiye'nin binlerce yıllık devlet geleneği olduğuna, kimseye boyun eğmediğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şunları soyledi:"Saray boyun eğdi, sonra kaçmak zorunda kaldı. Duşman gemisiyle kaçmak zorunda kaldı ama bu ulkede yaşayanlar onurlarıyla yaşadı ve kendi geleceklerini onurlarıyla çizdiler. Turkiye Cumhuriyeti devletinin sınırları, anlaşmalarla kurulmamıştır; kanla, gozyaşıyla kurulmuştur. Avukat burolarında hazırlanmamıştır, insan hayatıyla bedel odenmiştir, yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla bedel odenmiştir. Ama uzulerek ifade edeyim ki odediğimiz bedeller yeterince genç kuşaklara anlatılmamıştır. Mustafa Kemal Ataturk'u genç kuşakların bir bolumu Kenan Evren'in gozuyle gormuş ve oyle tanımıştır. Gazi Mustafa Kemal Ataturk, o Ataturk değildir. İki temel değeri uzerinde durur Ataturk. 'Özgurluk ve bağımsızlık benim karakterimdir, ben hiç kimseye boyun eğmeyeceğim' der. 'Kendi ulkemde, bayrağımın altında aç da kalsam, ozgurce yaşayacağım' der. Bundan daha guçlu bir mesaj olabilir mi? Bağımsızlığın ne kadar değerli olduğunu bilen Mustafa Kemal, bağımsızlığın nasıl kurulması gerektiğini de biliyor. Ve şoyle diyor, 'savaş meydanlarında kazanılan zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa ulkenin bağımsızlığı tehlikeye girer.' Bugun geldiğimiz nokta budur. Ekonomik bağımsızlık yani Turkiye'nin uretimden koparılması Turkiye'yi farklı bir surece sokmuştur ve Turkiye bugun tefecilerin, dayattığı kurallarla yonetilir hale gelmiştir."
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
Bugunun, Basın Özgurluğu Gunu olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, basının baskı altında bulunduğunu savundu.Ece Sevim Özturk'un 15 Temmuz darbe girişimini araştırdığı için hapse atıldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, "15 Temmuz'un ayrıntılarından neden korkuluyor?" sorusunu yoneltti.Turkiye'nin basın ozgurluğunde, 180 ulke arasında 157'nci sırada bulunduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak ve 140'tan fazla gazetecinin hapiste olduğunu belirterek, "Biz demokrasiyi, medya ozgurluğunu savunacağız" dedi. Kılıçdaroğlu, televizyona çıkmak için kanal yoneticilerine çağrıda bulunarak, "Hangi gazeteci daha muhalifse onu da çıkar, katılmayan şerefsizdir. Ama asla çağıramazlar çunku halkın doğruları oğrenmesini istemiyorlar" ifadelerini kullandı.Tutuklu CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun da gazetecilik yaptığını anımsatan Kılıçdaroğlu, Berberoğlu'nun suçu olmamasına karşın iktidarın isteği uzerine hapishanede tutuklu, yani esir olduğunu ileri surdu.Berberoğlu'nun demokrasi kahramanı olduğunu vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:"Olay Enis Berberoğlu olayı olmaktan çıkmıştır. Olay, Berberoğlu ailesinin olayı da değildir. Olay CHP milletvekilinin tutuklu olması olayı da değildir. Olay bir Turkiye olayıdır, bir demokrasi olayıdır artık. Gonlumuzde yatan mahkemeler bağımsız olsun, herkes hukukun ustunluğune ve vicdanına gore karar versin ama talimatla karar veren mahkemeler var. Bakıyor, 'nasıl karar verirsem sarayın gozune girerim, Yargıtayın yolu açılır, terfi edebilirim' diye bunu duşunen kişiler asla ve asla hakim değildir, yargıç da değildir. Onlara unvan verilecekse onlara yakışan en guzel unvan, yargıya ihanet edenlerdir. Turkiye'nin şu an en temel sorunu yargıdır. Neden biliyor musunuz? Yargı tutsaktır, rehin altındadır. Rehin altında bir yargı olur mu? Rehin altında, ipotek altında, baskı altında."
Yargının Berberoğlu'na ilişkin kararı son gune kadar beklettiğini ifade eden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Adli tatilin başlayacağı gunden bir gun once kararlarını verdiler ve sonra hep beraber tatile çıktılar. O tatil size haram olsun" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, Anayasa Hukukçusu Kemal Gozler'in, Yargıtay'ın, Enis Berberoğlu kararı hakkındaki yazısını okudu.Yargının rehin altında olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Yine de yargıdan umidimizi kesmiş değiliz. Yurekli ve namuslu, hukukun ustunluğune inanan, vicdanına gore karar veren çok sayıda hakim ve savcı var. O yurekli insanları, yargının onurunu ve şerefini koruyan o insanları saygıyla selamlamak da bizim gorevimiz" diye konuştu. Eren Erdem'in tutukluğuna ilişkin değerlendirmede bulunan Kılıçdaroğlu, Erdem'in, "FETÖ'ye uye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek" ile suçlandığını aktardı.Tıpkı Balyoz ve Ergenekon olayında FETÖ'nun yaptıklarını, şimdi saray ve adamlarının yaptığını iddia eden Kılıçdaroğlu, "Demiştim ya, bir ipte iki cambaz oynamaz diye. İki cambaz vardı biri duştu diğer cambazımız duruyor" ifadesini kullandı. Erdem'in hayatı boyunca FETÖ ile mucadele ettiğini, "Nurjuvazi" diye bir de kitap yazdığını, bu kitabın toplatılması için onların seferber olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şimdi gelinen noktada Erdem'in, FETÖ'ye bilerek ve isteyerek yardım etmekle suçlandığını dile getirdi. Karşı gazetesinin sahibinin, Erdem'in cep telefonuna attığı mesajı anımsatan Kılıçdaroğlu, Eren Erdem'in bu mesajın uzerine gizli tanığı deşifre etmekle suçlandığını bildirdi. Kılıçdaroğlu, "Gizli tanığı deşifre eden tanığın kendisi. Yalan uzerine inşa edilmiş. Eren Erdem şoyle bir mesaj verseydi, 'Sen hiç meraklanma, senin vergi borçlarını ben kapatacağım' deseydi ne olacaktı? Eren Erdem oyle bir onursuzluk yapar mı? Asla yapmaz. Onurlu duruşunu asla bozmaz" diye konuştu. Erdem'in, yurt dışına kaçma şuphesiyle tutuklandığına değinen Kılıçdaroğlu, "Dokunulmazlığı kalktıktan sonra iki yıl boyunca 38 kez yurt dışına gitti geldi. Kaçan adam yurt dışına gider, niye gelir tekrar? Suçlu adam kaçar, suçlu değil ki. O davanın da takipçisi olacağız" ifadesini kullandı.
" ZATEN ANAYASAL BİR DÜZEN YOK"
"Bir başka adaletsizlik orneği de Osman Kavala." diyen Kılıçdaroğlu, Kavala'nın bir iş adamı, aynı zamanda vatansever, insan hakları savunucusu, adaletten yana bir insan olduğunu savundu.Kavala'nın 19 Ekim 2017'de İstanbul'da gozaltına alındığını, 1 Kasım 2017'de tutuklandığını aktaran Kılıçdaroğlu, Kavala'nın "hukumet ve anayasal duzeni ortadan kaldırmaya teşebbus" ile suçlandığını belirtti.Kılıçdaroğlu, "Zaten hukumet kaldırıldı, anayasa ile kaldırıldı. Zaten anayasal bir duzen yok ki. Saray duzeni var" iddiasında bulundu.Kavala için henuz iddianame hazırlanmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Bana diyecekler ki, 'Turkiye'de adalet, hukuk, bağımsız yargı var.' Ben de sen onu benim kulahım anlat. Boyle bir şey yok Turkiye'de diyeceğim" dedi.
" SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENE BUNU NİYE YAPARLAR?"
Sozleşmeli oğretmenlerin mulakatla alınmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, "Sozleşmeli oğretmene bunu niye yaparlar? Girmiş sınava, yuksek puan almış, sozluye giriyor ama siz sozlude duşuk puan veriyorsunuz ve bunu kazandırmıyorsunuz" ifadesini kullandı.Danıştay'ın, "adayın mulakat puanı, KPPS puanının 3 puan aşağı ya da yukarısında verilebilir." şeklinde kararının bulunduğuna değinen Kılıçdaroğlu, ancak bu puanın karardan çok daha buyuk şekilde duşurulduğunu bildirdi.Kılıçdaroğlu, sozleşmeli oğretmenlik için yapılan guvenlik soruşturmasında izlenen uygulamayı eleştirdi.Sozleşmeli ve kadrolu oğretmen karşılaştırması da yapan Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti:"Butun bu olumsuzlukları kabul ederek, bu oğretmen adayı arkadaşlarımız, oğretmen olmak istiyorlar. Siz haksız ve hukuksuz bir şekilde bu gencecik çocuklarımız, oğretmenlerimizi, oğretmen seçtirmiyor, oğrenci ile oğretmeni buluşturmuyorsunuz. Benim size sozum, bu haksızlığı bu parlamentoda butun boyutlarıyla dile getireceğiz. Size sozum, hakkınızı alıncaya kadar mucadelenizi sonuna kadar surdureceğiz."Sağlık çalışanlarının karşılaştığı şiddet olaylarına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, Turk Tabipler Birliğinin bu sorunun ortadan kaldırılması için hazırladığı iki maddelik kanun tekliflerini okudu. Partisinin grup başkanvekillerine bu iki maddelik kanun teklifini hazırlamaları talimatı veren Kılıçdaroğlu, "Bu kanun teklifini verelim. İktidar partisi de sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanlara karşı, 'Biz de bunu doğru gormuyoruz' diyorsa, gelsinler destek versinler" dedi.
" FAİZLE NASIL UĞRAŞACAKSIN MERAK EDİYORUZ"
Kılıçdaroğlu, Turkiye'nin yuksek faizler odediğini, tefecilere bir anlamda teslim olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da faizler konusunda rahatsızlığını ifade ettiğini anımsattı. Erdoğan'ın, faizler konusundaki değerlendirmeleri ile uyarılarını aktaran Kılıçdaroğlu, "Sevgili Erdoğan, boyle saygısızlık olmaz. Doğruya doğru. Sana saygısızlık yapan adam hakkında niye bir şey yapmıyorsun? Tefecilerden mi korkuyorsun?" diye konuştu.Erdoğan'ın, "24 Haziran seçimlerini atlatalım, siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şununla bununla nasıl uğraşılır goreceksiniz" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Yetkiyi aldın. Faizle nasıl uğraşacaksın merak ediyoruz. Duşurursen bu kursuden seni oveceğim. Duşurmezsen halka verdiğin sozu yerine getirmedin, o koltukta oturmayacaksın" ifadesini kullandı. Son 16 yılda devletin içerideki rantiyelere odediği faizin 693 milyar lira, dışarıya ise 155 milyar dolar faiz odediğini savunan Kılıçdaroğlu, "Faiz duşecek diyorlar defalarca. Duşurduk diyorlar. Rakamlara bakalım. Bana inanmayan gitsin Merkez Bankasının internet sitesine baksın." dedi.Merkez Bankasının bu yılki haftalık repo faizleri ile gecelik repo faizlerini aktaran Kılıçdaroğlu, bu oranların, diğer ulkelerin oranlarıyla karşılaştırmasını yaptı. Kılıçdaroğlu, tefeciye teslim olan bir siyasal iktidarın bu ulkeyi yonetemeyeceğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:"Gerçekleri kimse unutmasın. Osmanlı'nın batışı bu nedenledir. Duyun-u Umumiye kurulmuştur. Osmanlı'nın gelirlerini Duyun-u Umumiye toplamıştır. Şimdi toplanan gelirleri rantiye sınıfı, faizciler alıyor. Bir kısmı Londra'da, bir kısmı Turkiye'de. Bunların fabrika, işçi, banka kredisi diye bir derdi yok. İşçilerin ucretini zamanında odeyecek miyim diye dertleri yok. Bunların elinde bir kadeh viski, otuyorlar, hukumete diyorlar faizi artır, artırmazsan para yok. Bu da paraya bakıyor. Yalvarıyor. Bakanları, burokratları gonderiyor. Ne olursunuz beni sıkıştırmayın diyor. İyi de yakayı tefeciye ben mi teslim ettim? 16 yıldır bu ulkeyi tefeciler yonetiyor, sen yonettiğini sanıyorsun. Şimdi gerçeklerle karşı karşıyayız."
TER ÖRLE MÜCADELE DÜZENLEMESİ
Terorle mucadelede yeni duzenlemeler içeren, Bazı Kanun ve Kanun Hukmunde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine de değinen Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından parlamentoda kabul edilen Olağanustu Hal (OHAL) uygulamasının gerekçesini okudu.Kılıçdaroğlu, soz konusu uygulamanın gerekçesinin tam tersinin uygulandığını iddia etti, OHAL surecinde yaşananları anlattı. Kılıçdaroğlu, OHAL'in surdurulmesi için parlamentoya bir kanun teklifinin geldiğini belirterek, şu goruşlere yer verdi:"Gorevden çıkarma var. Eskiden gorevden çıkarma Bakanlar Kurulu kararıyla oluyordu. Resmi Gazete'de yayınlanıyor, bizler kaç kişinin gorevine, hangi kurumda kaç kişinin gorevine son verildi bunları gorebiliyorduk. Şimdi yeni duzenlemeyle bunu goremeyeceğiz. Bir onayla kişinin gorevine son verilebiliyor. Hukuksuzluk kamuoyundan gizlenebiliyor. Savunma hakları ellerinden alınıyor. Uğradığı haksızlığa karşı tazminat davası açamıyor. Eğer kişi, haksız olduğunu kanıtlar ve ispat ederse gorevine iade guvencesi de yok. Haksız işlem yapanların, insanları mağdur edenlerin, kuru ekmeğe muhtaç edenlerin hiçbir sorumluluğu yok.Seyahat ozgurluğune, toplanma ozgurluğune kısıtlama geliyor. Adil yargılama hakkı zaten yok. Gozaltı sureleri uzatılıyor. Sadece suçlu olduğu sanılan kişi değil onun eşinin de pasaportuna el konuluyor. Hiç kimsenin can ve mal guvenliği yok. Ama çok onemli bir duzenleme daha geliyor. TMSF doğrudan saraya bağlanıyor."Elini vicdanına koyup butun vatandaşların duşunmesini isteyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Haksızlık varsa, bu haksızlık benim şahsıma karşı yapılan bir haksızlık değil, ben onun hesabını sorarım ama sıradan vatandaşa yapılan bu zulum, bu haksızlığa karşı eğer siz susarsanız dilsiz şeytansınız. Bu kadar açık, bu kadar net. Devlette yetki ve gorev varsa yetkiyi kullanan kişinin sorumluluğu var."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.