Özet (TL;DR) @ 2018-07-22 18:13:55.409517: Dünyanın sağlık gündemine yön veren yazarımız Dr. Mehmet Öz’le İstanbul’da buluştuk. Hem çok faydalı tüyolar aldık hem de danışmanı olduğu ABD BaşkanıTrump’ın dedikodusunu yaptık: “Onunla çalışma…
[email protected] - Fotoğraf: LEVENT KULU

Herhangi bir kardiyolog de ğil o...
Sadece program ı 100'den fazla ulkede yayımlandığı ya da gittiği her yerde
bir 'rock star' gibi karşılandığı için de... Dokuz yıldır ekranda olan 'The
Dr. Oz Show'da ele aldığı konularla dunyanın sağlık gundemine yon veren bir
hekim Mehmet Öz. Sekiz
yıldır da yazılarıyla Hurriyet Pazar okurlarıyla buluşuyor. Ekibiyle birlikte
programının bu seneki temasını, 'Önemli olan ne yediğimiz değil, ne zaman
yediğimiz' şeklinde ozetleyen Öz'le İstanbul'da buluştuk. Trump'la birlikte
çalışmaktan eşiyle olan ilişkisine, hayatı boyunca aldığı en anlamlı hediyeden
evlerinde fındıklı çikolata kreması yenip yenmediğine kadar aklıma ne geldiyse
sordum. Bol bol sağlık tuyoları almayı da ihmal etmedim. Mesela: "İnsanlar
Aspirin'i genellikle sabah içer. Ama kalp krizi oranınızı duşurmek
istiyorsanız, Aspirin'i kesinlikle akşam içmelisiniz..."
* Herkes sizinle foto ğraf çektiriyor, çektirmese bile sizin fotoğrafınızı çekiyor. Sıkılmıyor musunuz?
- Sıkılmıyorum çunku hem az vakit alıyor hem de bu, onlara buyuk bir neşe ve heyecan veriyor.
* Sizi g orunce insanların yuzu guluyor...
- Bu benim için çok duygusal bir konu. Her şey bu son 15 sene içinde değişti.
' The Dr. Oz Show'la birlikte değil mi?
- Evet ama aslında ondan da once, Oprah'ın (Winfrey) programına çıkmamla başladı. 40 yaşıma kadar beni kimse tanımazdı. Oprah'ın programına çıktıktan sonra yanıma geliyor, fotoğraf çektiriyor, soru soruyorlardı. Ben de gençliğimde oğretmenlerime devamlı soru sorardım. Onların bana verdiği emeği ben de halka dağıtmak istedim. 10 saniye konuşabilsek bile bu bana mutluluk veriyor.
* Size en çok ne sorarlar?
- En çok nasıl kilo vereceklerini ve anksiyeteden nasıl korunacaklarını.
* Anksiyete epey yayg ın o zaman...
- Çok yaygın, inanılmaz! Pek çok ulkeye gittim, hepsinde aynı şikayet... Herkes kendini izole hissediyor. Toplum olarak, birbirimizi devamlı bağlantıda tutmamız gerek. Bu hissi son donemde biraz kaybettik.
* Birbirinden bu kadar farkl ı toplumları anksiyetede birleştiren ne peki? Siyaset mi?
- Siyaset değil çunku siyaset her zaman karmaşık bir şeydi. Bence sosyal medya! Herkes, başkasının ne yaptığına bakıp bir şeyler 'sanıyor' ama gorduğu şey aslında doğru değil. Şimdi biz, biraz once fotoğraf çekimi yaptık. Biz bunu yaparken yuruduk, yer aradık, biraz terledik, biraz stres olduk. Fotoğrafta bunların hiçbirini gostermedik, sadece neticeyi gosterdik. Ama arkadaşlarınız sizin için "İnanılmaz guzel bir hayat yaşıyor, Mehmet Öz'le ameliyathaneye girmiş" diyecek mesela...
* Kendinizi ka ç yaşında hissediyorsunuz?
- Geçen ay 58'ime bastım ama vucut yaşım 49.
* Do ğum gununuzde pasta yediniz mi?
- Bir dilim almanpastası yedim.
* Yemek, sadece yemek midir?
- Hayır değildir. Bu son senelerde ne yediğimizin değil de, ne zaman yediğimizin onemli olduğunu oğrenmeye başladım. Hugh Jackman yakın arkadaşım. 'Wolverine' rolunu oynamak için bir sure inanılmaz miktarda yemek yedi. Ama rolden sonra oyle dev kalmak istemedi tabii. Aralıklı oruç adında bir teknik kullandı. Hollywood'da çok yaygın.
* Zor mu?
- Tam aksine, kolay bir teknik çunku hayat boyu uygulamak mumkun. Bu oruç hem hormonlarınızın seviyesini duzenliyor hem de vucudunuzda fazla şeker varsa, onu duşuruyor. Erken bunamayı geciktiriyor, bağırsakları rahatlatıyor, karaciğer ve şeker hastalıklarına karşı savaşıyor...
* Peki, nas ıl uygulanır bu aralıklı oruç?
- Birkaç değişik tarzı var. Seçeneklerden bir tanesi beş gun normal yiyip iki gun kısıtlı zaman diliminde yemek. Ama benim en çok sevdiğim metot, her gun yemek yediğiniz zamanı biraz kısıtlamakla uygulananı... Bunun sekiz saat olması şart değil. 12 saatle başlayın. Diyelim ki sabah 07.00'de kalktınız, akşam yemeğiniz 19.00'dan once bitmeli. Yaz akşamları herkes dışarıdayken yemekler daha geç yenebiliyor. Akşam yemeğiniz 22.00'de bitiyorsa, sabah kahvaltınızı 10.00'dan once yapmayın; vucudunuz 12 saat dinlensin. Genelde Batı'da (buna Turkiye de dahil) insanlar gunun 17 saatinde yemek yiyor. Bu yanlış! Atalarımız hiçbir zaman o kadar sık yemek yemezdi.
* "3 ana oğun, 3 ara oğun ye" diyen beslenme uzmanları var. Altı oğun yemek iyi bir şey mi?
- Fark etmez... Yeter ki bir şeyler yediğiniz zaman dilimi 12 saati geçmesin. Kilo kaybetmek isterseniz, sekiz saat içinde yemeniz gerek. Kilo vermek istemiyorsanız 12 saatte kalın. En buyuk menfaat, kilo kaybetmek değildir. Hormonları duzeltmek çok daha muhim. Bu oruç, işte bunu sağlıyor.
" En sevdiğiniz yemekleri seçin. Hangileri sağlıklıysa onları yiyin. Genelde insanlar tam tersini yapıyor; en sağlıklı yemeklerden en az nefret ettiklerini yiyor. Bu çok sıkıcı!"
Diyet yapanlar ın sıkıntısı bu surede yalnız kalmaları
* "Akşam 19.00'dan sonra yemek yeme" derler ama işten 18.00'de çıkan biri için bu mumkun değil. Nasıl yapacağız?
- Ben bunu onermiyorum çunku yapmasını çok zor buluyorum. Hiç kimse saat 19.00'dan once yemeğini bitiremez. Diyet yapmak isteyenlerin buyuk bir sıkıntısı var: Yalnız kalıyorlar! Arkadaşları yemeğe çıkıyor, onlar gidemiyor. Akşam arkadaşlarınızla beraber yemek yiyecekseniz, 22.00'den once bitirin, en az iki saat bekleyip uyuyun.
* Sa ğlıklı beslenmek sizce bir irade meselesi mi?
- Hayır. Yapmanız gereken basit: En sevdiğiniz yemekleri seçin. Hangileri sağlıklıysa onları yiyin. Genelde insanlar tam tersini yapıyor; en sağlıklı yemeklerden en az nefret ettiklerini yiyor. Bu çok sıkıcı!
* Ak şam yemeğinden sonra atıştırmak depresif bir ruh hali belirtisi midir?
- Evet, sıkıldığımız için yiyoruz. Akşamları canınız atıştırmalık istiyorsa, ıhlamur gibi kafeinsiz bir çay içebilir, yağsız patlamış mısır yiyebilirsiniz.
* Şu aralar dunyada hangi diyet revaçta? Pegan diyeti çok konuşuluyor, siz ne duşunuyorsunuz?
- Geçen sene bir suru insanı dahil ederek ABD'de en rağbet goren 10 diyeti araştırdık. İçlerinde iki tanesi en başarılı çıktı: Vegan ve Paleo diyetleri... İkisi de en çok kilo kaybedilen ve bu kilonun korunduğu diyetler. Veganlar, dışarıya çıktıklarında yemek bulmaları zor oluyor. Paleo diyetinde de yeterli derecede sebze yok. Bu ikisini bir araya getirdiğinizde, ortaya inanılmaz başarılı bir 'pegan' diyeti çıkıyor. Veganlar, diyetlerine biraz yuksek kaliteli et koyarlarsa hayatları çok daha rahat olur. Ama az miktarda tabii. Kırmızı eti de kabul ediyoruz ama balık olursa daha iyi.
" Ivanka beni aradı, 'Sizi konseye koymak istiyoruz, halka yarın soyleyeceğiz' diye haber verdi. 'Hayır, beni oradan çıkar' desem ayıp olurdu..."
Uyudu ğunuz zaman beyin hucreleri arasındaki boşluk açılıyor
* Doktor Neal Barnard 'ın 'Peynir Tuzağı' adlı kitabı çok tartışıldı. Kitapta "Kalori, yağ ve kolesterolle yuklu peynir, kilo almanıza neden olurken, yuksek tansiyondan eklem rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığa sebep oluyor" deniyor. Peynir yemeyelim mi?
- Neal Barnard yakın arkadaşım. "Şeker hastalığının en buyuk nedeni doymuş yağ ve hayvansal yağlardır" diyor. Katiyen peynir, tereyağı yemez.
* Siz yiyor musunuz?
- Ben yiyorum çunku şeker hastalığım yok. Ama dediği doğru. Şeker hastalığınız varsa, uzak durmanız lazım. Vucudunuzu dunyada sizden daha iyi tanıyan kimse yok, olamaz da. Kimseye o rolu vermeyin. Şeker hastalığınız varsa et, doymuş yağ ve şeker yemeyin. Herkesin vucudu ve korkması gereken şikayetleri farklı. Bazı insanlar demans olacak, bazıları kanser, bazıları eklem ağrıları çekecek. Vucudunuzun gevşek kısmını oğrenin, ona gore beslenin.
* R oportaja başlamadan, vitaminleri bile hangi saatte aldığımızın oneminden bahsetmiştiniz.
- Evet, anlatayım... C ve B vitaminleri, 12 saat içinde vucuttan atılır. O yuzden vitaminin yarısını sabah kahvaltıdan sonra, yarısını da akşam yatmadan once için. Uyuduğunuz zaman beyin hucreleri arasındaki boşluk açılıyor, o boşluklardan beyin hucrelerini yıkayan sular geçmeye başlıyor. Biz hekimler o suların içinde B ve C vitaminlerinin olmasını istiyoruz. Koruyucu hucrelerimizin bazısı sabah kuvvetli oluyor, bazısı akşam... Kemoterapi, değişik değişik hucreleri etkiliyor. Uzmanlar yeni yeni kemoterapi ilaçlarını bazı hastalara sabah erkenden, bazılarına oğlen, bazılarına da akşam vermeye başladı. Çunku bazı kemoterapi ilaçları sabah farklı, akşam farklı etki ediyor.
* Aspirin peki?
- İnsanlar genellikle sabah içerler. Ama kalp krizi oranının en yuksek olduğu saat, sabaha karşı 05.00-06.00 arası. Çunku kanımız en çok o saatlerde pıhtılaşır. Akşam içilen Aspirin, pıhtılaşmayı onler.
" Herkesin vucudu ve korkması gereken şikayetleri farklı. Vucudunuzu dunyada sizden daha iyi tanıyan kimse yok, olamaz da. Kimseye o rolu vermeyin."
K ızım Defne gençliğinde kiloluydu ama ona bundan hi ç bahsetmedim
- Bir g ununuz nasıl geçer?
- Her gun 06.00'da kalkıyorum. Eklemlerimi açmak için yoga ve biraz barfiksle yedi dakikalık çabuk bir spor yapıyorum. Sonrasında duş ve tıraş, ardından yuz kremimi suruyorum. Bir erkek olarak hayatım boyunca aldığım en muhim hediye, yuz kremiydi. 50 yaşıma basarken bir arkadaşım verdi, tuhaf gelmişti. Ama kremi kullanmaya başlayınca yuzum çok fark etti. Neyse ben devam edeyim... Kremden sonra hastaneye ya da studyoya gidiyorum.
* E kahvalt ı etmediniz?
- Etmedim, aç değilim. Kahve de içmiyorum çunku duştan yeni çıktım, enerjim var. İnsanlar sabah kahve gerekiyor sanıyor. Halbuki bu sadece bir alışkanlık. Kahve içecekseniz, uyandıktan iki-uç saat sonra için. Hastane ya da studyoya gittiğimde boğurtlen, yoğurt, ceviz ve fındıktan oluşan bir kahvaltı ediyorum.
* T urk kahvaltısını ozlemiyor musunuz?
- Turk kahvaltısını ancak hafta sonları, evimize yakın guzel bir Turk lokantasında yapabiliyoruz. Kahvaltıdan sonra program için bir bolum çekiyorum. Artık oğlen oldu ama hala yorulmamış oluyorum. Program için bir bolum daha çekiyorum. 12.30 suları sebze ve balık yiyorum. Her gun 13.30'a doğru 10-15 dakika siesta yapıyorum. 15.00 suları çikolata veya fındık, badem, patlamış mısır... Sonra toplantılar, goruşmeler vs... 19.00 suları akşam yemeği yiyorum, sonra da mutfak kapanıyor. Akşamları ıhlamur içiyorum, 22.30'a doğru da uyuyorum.
* Ben sizin k ızınız olsaydım, "Onu yeme, bunu içme" der miydiniz? Sizin evinizde çikolatalı fındık kreması yeniyor mu mesela?
- Yeniyor. Evdekilerin ne yediğine karışmam. Kızım Defne gençliğinde kiloluydu ama ona bundan hiç bahsetmedim. Genç kadınlara kilodan bahsetmek tehlikeli çunku yemek yemek, onlarda zaten bir zorluk! Anoreksiya ortaya çıkmaya başlarsa, bu çok tehlikeli. Evde devamlı iyi beslenmeye çalışırım, ne yediğimi goruyorlar. Bilgi isterlerse anlatırım. Ama hiçbir zaman "Bunu yeme" demem, ozellikle de eşime. (Guluyor)
Dr. Mehmet Öz'un kızı Nur Defne de bir televizyon programcısı. Hatta geçen seneki Emmy odullerinde baba-kız yarışıp rakip oldular.
* E şiniz Lisa, evde mercimek çorbasını çok sık pişirirmiş.
- Evet. Cacığı ve taze fasulyeyi de çok sık pişirir, imambayıldıyı inanılmaz guzel yapar mesela. Turk yemeklerini çok seviyor. Zaten vejetaryen olduğu için zeytinyağlılar ona çok uygun.
Ne yapsam Lisa 'yı yenemem... IQ 'su 160!
* E şinizle yazdığı yemek kitabı vesilesiyle uç sene once roportaj yaptığımızda 30 yıllık evliydiniz. Diğer çiftlerden neyi farklı yaptığınızı sormuştum, ilişkide kibar olmanın, haklı olmaktan onemli olduğundan bahsetmişti.
- Evet, doğru. Haklı olmanın ne manası var? İnsan eşini yenmek istemez ki, ondan bir şeyler oğrenmek ister. İyi bir ilişki için yarışmamak lazım. Benim Lisa'yı yenmem zaten zor çunku IQ'su 160! Ne yapsam yenemem. Surekli "Lisa'dan ne oğrenebilirim" diye duşunuyorum çunku onun goruşleri, benimkilerden çok farklı. Benimkiler doğru ya da yanlış değil, sadece farklı! Bir şeyi ikimiz birlikte duşunduğumuzde, bilgilerimizi paylaştığımızda kendimi daha kuvvetli hissediyorum.
* İş konusunda da danışır mısınız Lisa Hanım'a?
- Tabii. Program konuları seçerken de fikrini alırım. "Sence faydası var mı? Kadınlar bu işi tartışıyor mu? Halkı ne rahatsız ediyor? Neyin uzerine gitmemiz gerek?" Az once konuştuğumuz anksiyete konusuna odaklanmam da bu şekilde oldu. İnsanlar eskiden siyaseti çok takip etmezdi, "Zaten yapılacak pek bir şey yok" diye duşunurlerdi. Dunya eski zamanlara gore çok daha emniyetli bir yer. Ama biz bunu hissetmiyoruz. Buna insanları ikna etmek çok zor. Onun için yeni bir yol gostermemiz gerek. Programda bu tip psikolojik konuları daha çok işlemeye başladık. Bu yıl dokuzuncu Emmy odulumuzu kazandık ve reytinglerimiz arttı.
* Psikolojik konulardan oturu mu arttı?
- Sırf vucuttan bahsetmiyoruz, sağlığın ne kadar duygusal ve ne kadar beyne bağlı bir şey olduğunu kabul edip bunun uzerine gidiyoıruz. Amacım bu mevzuları aydınlatmak. Devamlı değişiyoruz. Hepimiz. Mesela evlendiğimizde, yeni bir işe başladığımızda, hormonlarımız değişiyor. Bu hormonların muddeti de altı-yedi sene.
_ "Evlendiğimizde hormonlarımız değişiyor. Yedi sene dolduğunda tekrar aşık olmanız gerek. Ama bu sefer aynı insanın içindeki o yeni insana..." _
Yedi senede bir tekrar aşık olmamız gerek
* E ne yapaca ğız yedi sene dolunca?
- Bu yedi sene dolduğunda değişiyorsunuz. Tekrar aşık olmanız gerekiyor. Ama bu sefer değişik bir insana aşık oluyorsunuz.
* Nas ıl yani, anlamadım?
- Aynı insanın içindeki o yeni insana aşık oluyorsun. Anlatayım: Bir erkek, tam istediği kadını bulup evleniyor ve onun değişmesini hiç istemiyor. Ama kadın hem değişmek istiyor ve erkek de değişsin, daha iyi olsun istiyor. Erkek değişmek istemediği surece munakaşa ediyorlar. Yani yedi sene sonra tekrar bir araya gelmek gerekiyor. Tekrar tanış, yedi sene daha vakit bul. Ben eşim Lisa'yı yedi değişik insan gibi kabul ediyorum.
* Siz nas ıl değiştiniz?
- Eskiden daha asabi, sabit fikirli ve agresiftim. Kalp cerrahı olmak istiyordum, buna odaklanmıştım. Evet, kalp cerrahı oldum, başarılı da oldum. Ama zamanla hayatın sadece bundan ibaret olmadığını gordum. Lisa benden farklıydı, mesela şiir yazıyordu. Dunyanın ne kadar ilginç bir yer olduğunu kabul ederek yaşıyordu. Benim uzerimde buyuk etkisi oldu. Televizyon programı yapmaya biraz da bunu goze alarak başladım. Eskiden beni bunun için aradıklarında cevap bile vermezdim.
* Cesaretiniz mi yoktu?
- Hayır, ilgisi yok. Ben ameliyat yapmak istiyordum! Sonra oğrendim ki hastalarımı gerçekten eğitmek istiyorsam, hastaneye gelmeden once onlara bazı şeyleri anlatmam gerekiyor. Peki, bunu nasıl yapacağım? Televizyon, gazete veya mecmuayla...
* ABD 'de değil Turkiye'de olsaydınız aynı Mehmet Öz olur muydunuz?
- Hayır ama Turk olmasaydım da Mehmet Öz olamazdım. ABD'deki toplum bu yeni sağlık hucumuna hazırdı ama bence Turkiye hazır değildi. 20 sene once besinlerin ne kadar muhim olduğunu anlatmaya çalıştım. ABD'de 20 yıl once kinoa yazmayı bile bilmezlerdi. Turk olmasaydım, gonlum açık olmazdı ve bunu akıl edemezdim.
* ABD 'deyken İstanbul'un en çok neyini ozlersiniz?
- İnsanlarını. İnanılmaz enerjik ve canayakın bir topluluk. Hepimizin kalbinde iyilik ve kotuluk var. O iyiyi biraz durtmemiz gerekiyor. Bunu yapmazsak, toplumlardaki farklılıkları çok daha buyuturuz.
Trump 'ı batırmak mı çocukları eğitmek mi?
- Bu aralar g undeminizde neler one çıkıyor?
- Siyasi konulara bakalım... Genelde sağda yuzde 50 insan var, solda da oyle... Neden tam ortadan bolunuyor ve neden birbirlerini anlamıyorlar? Sırf sağ olsa veya sırf sol olsa olmaz! Her ikisi de gerekiyor.
* ABD Ba şkanı Donald Trump'ın spor, sağlık ve beslenmeden sorumlu danışma konseyine dahil oldunuz. Siz sevilen, sempatik bir figursunuz ama Trump pek değil. Birlikte çalışmaya tereddut etmediniz mi?
- Çok! Çok ettim! Ama o konseyde benim vazifem, çocukları eğitmek. Benim için hangisi daha muhim? Trump'ı batırmak mı çocukları eğitmek mi? Bunu duşundum. Bir de şu var: İnsanların yuzde 50'sinden fazlası Trump'ı seçti. E biz bir ulkeyiz. Onun için kim seçildiyse onu desteklememiz gerek. Ben sırf istediğim insanlara yardım edersem bencilce olurdu. Ivanka beni aradı, "Sizi bu konseye koymak istiyoruz, halka yarın soyleyeceğiz" diye haber verdi.
* E size s oz hakkı verilmemiş...
- Doğru, verilmedi. "Hayır, beni oradan çıkar" desem ayıp olurdu ama muhim olan o değil. ABD'de Healthcorps adında buyuk bir vakfım var. Bu vakıfla ulkenin her yerinde çocukları eğitiyoruz. Benim eğitebileceğim, yardım edebileceğim çocuk sayısı çok daha yuksek. Bunu Amerikan hukumetini kullanarak yapmam daha da kuvvetli olacaktı. Başlangıçta bana kızanlar oldu ama sonra "Sizi anlıyoruz" dediler.
* T urkiye'de de yakın zamanda bir seçim atlattık. Bunun sağlığımıza etkisi var mı?
- Eğer bu konulara meraklıysanız çok faydalı. Çunku bu konuları tartışan insanlar akıllı ve kabiliyetlidirler, sizi eğitebilirler. Ama korku içinde yaşıyorsanız veya kalbinizde kızgınlık varsa bu mitingleri, siyasileri gormek stres verir, hayatınızı bozar. Mesela ben Dunya Kupası'nı seyrederken Turkiye olmadığı için rahattım, anksiyete duymadım. Rahat rahat izleyip oyuncuların ne kadar kaliteli olduklarını gorebildim. Ronaldo nasıl çalım atacak, maçtan once iyi uyudu mu uyumadı mı merak ettim. Ronaldo benim aynı zamanda ortağım. Bir uyku şirketimiz var. Sleep Score isminde bir uygulama yaptık. Ne kadar uyuduğunuzu, uykunun kaliteli olup olmadığını olçuyor.
* Siz futbol oynar m ısınız?
- Üniversitede Amerikan futbolu oynuyordum. Ama Turk futbolu bence daha iyi çunku sporcuların beyni daha az hasar alıyor.
* Bizde de futbolcular sahada çok agresif...
- Agresif olmayan bir futbolcunun iyi futbolcu olması daha zordur. Cerrahlar için de bu boyle... İngilizcede 'controlled arrogance' derler yani kontrollu kibir. Biraz kibir yoksa bıçakla insanın goğsunu açmaya cesaret edemezsin. Seni korku içinde yaşayan bir cerrah ameliyat etsin ister misin? İşte futbolcular da sahada "Topu bana ver de ben şut atayım" diyor. Ona cesaret edebilecek insanda biraz kibir olacak. Ama tabii, biraz...
M ulteciler umut beslemeye devam ediyor
* Ge çen haftalarda Suriye ve Nizip'teki multeci kamplarına gittiniz. - Kamplardaki sağlık merkezlerini ziyaret ettim. Ezcane, laboratuvar ve muayene odalarına baktım, sunulan sağlık hizmetini anlamaya çalıştım. Birçok multeciyle konuştum. Hepsi umut beslemeye devam ediyordu. Bu bana çok dokundu. Bu umudun kaybolmaması için gençleri dunyanın geleceğine kazandırmamız gerek. Stres sonrası bozukluğu için James Gordon gibi tecrubeli uzmanlardan yardım aldık.
* Baz ı multecileri muayene de ettiniz, değil mi?
- Turkiye tarafinda ciddi rahatsızlığı olan herkes, bir şekilde çozum buluyor, Turkiye Suriyelileri bu konuda kendi vatandaşlarından ayırmıyor. Ama Suriye tarafında 12 yaşında mor renk bir kız gordum. Fallo tetrolojisi hastalığı var. Bir kalp hastalığı. Duzelmezse, olecek. Suriye tarafında yonetim olmadığı için gidecek bir merkez de yok. AFAD, sınırın otesinde de onlara yardım etmeye çalışıyor.
* G obeklitepe'ye de gittiniz, nasıl buldunuz?
- UNESCO Dunya Mirası listesindeki yerlerden biri. İnsanlık tarihini daha da geçmişe goturen bir keşif. Antikçağlara olan ilginin artmakta olduğuna inanıyorum. Dunya eğer barışı arzuluyorsa bu bolge, keşfetmeleri gereken harika bir yer. Tum dunya Gobeklitepe'nin ne kadar muhim bir yer olduğunu anlasın istiyorum. Neolitik çağda, 10 bin yıl once bunlar gibi buyuk heykeller yaratan insanlar, insanlığın tarihini değiştirdi.
_' The Dr. Oz Show' hafta içi her gun saat 12.30'da Sony Channel'da (Digiturk 51. kanal ve D-Smart 52. kanal) yayımlanmaktadır. _
Lor Peynirli Mantar Dolması | Mucize Lezzetler

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.