Özet (TL;DR) @ 2018-07-22 18:12:52.289946: Ajda Pekkan’la uzun süredir görüşmüyorduk. Geçen gün aradım, “Akşamüzeri havuz başına geliyorum sana, keyif yapmaya” dedim. “Hadi gel bekliyorum” yanıtını alınca, “Gelmişken sohbeti röportaja…
◊ 9 Temmuz 'daki Harbiye Açıkhava konserinde ses sistemi yuzunden sahnede problem yaşadın. Neymiş olayın içyuzu, oğrenebildin mi?
- Açıkçası içyuzunu biz de çozemedik. Şoyle çozemedik; sorduğun zaman ses sisteminin sahibi Staras çok uzgun. Organizasyon tarafındakiler de bu konuda uzman olmadıkları için bilmiyorlar. Sonuçta teknik bir aksaklık yaşadık.
◊ Konser sonras ı ortalığı yıkmışsındır...
- Hayır, vallahi ortalığı filan yıkmadım. Hiçbir şey demedim. Bilakis sonrasında herkesi aldım, yemeğe goturdum.
◊ Staras 'la artık çalışmayacağın soylendi...
- Bunlar etrafın spekulasyonu. Onlar da çok uzgunler. Sahneye çıkarken bana mikrofon verildi ama maalesef bağlantı yokmuş. Staras da kendini "O mikrofon bizim tarafımızdan verilmedi, kim verdiyse sorumlu olan o" diye savundu. Kimseyi suçlamak istemiyorum, yakışık almaz çunku. Kotu bir anı oldu.
◊ Moralman d uşmedin mi?
- Neyse ki sonrasını çok guzel toparladım. Yani oyle tuhaf bir durumdu ki, hayatımda kendimi ispat etmek için boyle bir mucadele vermemiştim.
◊ O da S uperstar tecrubesi olsun...
- Senelerin tecrubesi de, sabır de, kriz yonetme de, ne istersen de... Ben hakikaten şarkı soyleyen biri olmasam, ortamı toparlamak imkansız olurdu. Olayı sadece kendime de mal etmek istemiyorum. O kadar guzel sevenlerim varmış ki, seyirci sahip çıktı bana. O olayla kendimi kanıtladım. Boyle bir şey yaşanması bir bakıma çok guzel oldu.
SINGLE FURYASI BiTTi YENi ALB ÜMDE 10 ŞARKI VAR
◊ Yeni alb umde kaç şarkı olacak?
- 10 şarkı... Sinan Akçıl, Şehrazat, Serdar Ortaç ve Bulent Özdemir'in şarkıları olacak.
◊ Alb um bu yaz başında çıkacaktı, neden gecikti?
- Albumun aranjorluğunu Ozan Çolakoğlu yapıyor. Biliyorsun Ozan'ın yoğunluğunu. Bu aralar da işleri çok yoğun. Benim de oyle olunca geciktik, yetişmedik. Şimdi ekim ayı gibi çıkarmayı planlıyoruz.
◊ O kadar gecikecek mi? Okumalar ı yaptın mı peki?
- Altyapı olarak denemelerini yaptım, çok guzel oluyor. Esas okumaları yapmadım daha. Sonra duzenlemeleri yapılacak.
◊ Alb umdeki favori şarkın hangisi?
- Öyle bir şey ki, çalışmalar devam ederken başka yeni şarkı geliyor ve hepsinin onune geçebiliyor. Şu anda Şehrazat ve Sinan'ın şarkısı çok onemli. Ama ozellikle Şehrazat'ın şarkısı çok enteresan.
◊ İsmi ne?
- İsmini soyletmiyor Şehrazat.
◊ Sinan 'ınkinin ismi ne?
- "Canın Sağ Olsun". Onunki slogan bir şarkı. Maçlarda bile soylenebilir. Bir tane de Serdar'ın var, o da çok guzel. "Resim" şarkıma benziyor, adı "Sadece". O da herkesin diline duşecek bir şarkı.
◊ Alb um çıkana kadar neden bir single yapmıyorsun?
- Onu Samsun Demir istemiyor. Single furyası eskidendi. Şimdi oyle değil. Single, albumu aşağı çekiyor. Ve ustelik bir kazancı yok.
◊ Belki bir yaz şarkısı çıkarırsın diye duşunmuştum...
- Ben çok single yaptım, artık suyunu çıkardım. Yok ona şarkı yap, yok onunla duet yap... Şimdi albumun dışında bir de Erol Evgin'in "Altın Duetler 2" projesinde yer alacağım. Erol'la duet yapacağım.
◊ Hangi şarkıyı soyleyeceksiniz?
- "İçimdeki Fırtına"... İşte o an bir fırtına kopar, sanki o an yer yerinden oynar.. .
◊ "Altın Duetler" projesinin ilkinde neden yer almadın?
- Prensip olarak d uet projelerine katılmıyordum. Ama sonra insanın duşunceleri farklı bir hale gelebiliyor. Seninle geçmişi olan insanlara değer biçmen gerekiyor. Yeni jenerasyonla duet yapıyorsan, kendi jenerasyonundan birine de bu kıymeti vermem lazım. Erol da benim için kıymetli. Ki benim boyle bir projem olsa, Erol da destek verir.
SEY İRCİMDE AJDA PEKKAN FETİŞİ VAR
◊ Harbiye A çıkhava konserinde sahneye "Game of Thrones" tahtıyla çıkmak kimin fikriydi?
- Bizdeki ekipten birinin fikriydi. Ben dekorla pek ilgilenmedim açıkçası. Ben daha çok sahnede konuk ettiğim Rubato ve Kafalar grubuyla yaptığım duetlerle ilgilendim. Ama onlar da çok aceleye geldi.
◊ Rubato ile daha once prova yapmamış mıydınız?
- Hayır. Ben Bodrum'daydım, konser gunu İstanbul'a geldim. Onlarla biraz daha çalışsam çok daha guzel olurdu. Birazcık boyle eklektik gibi durdu ama yine de çok keyifliydi. Herkese boyle hoş bir tat verdik. Konserde sadece Ajda Pekkan yoktu. Ama şunu da gordum; benim seyircim sadece Ajda Pekkan'ı istiyor. (Guluyor) Sahnede başka kimseyi istemiyorlar, garip bir kıskançlıkları var.
◊ "Ajda bize yeter" diyen bir seyircin mi var?
- Aynen oyle... Kemik bir seyirci kitlem var. Ben doğduğumdan beri ne şarkı varsa soyleyeyim, sabaha kadar oturup dinlemeye razılar. Ajda Pekkan fetişi var hepsinde. (Guluyor)
FARKLI JENERASYON BENİ ZORLUYOR
◊ Sen yaz aylar ını genellikle Bodrum'da geçirirdin ama bu yıl yazın ortasına gelmemize rağmen hala İstanbul'dasın. Neden?
- Bu yaz koşuşturma içerisindeyim. Hem Kıbrıs konserlerim var hem de orkestramda değişiklik yaptım.
◊ Ne gibi bir de ğişiklik?
- Orkestramda Ajda Pekkan'a guvenip de rehavete kapılanlar vardı. Ben dinamiği olan insanlarla çalışmayı seviyorum. Onlar gitti, yenileri geldi. Birkaç kişi değişince, provalara gerek duyduk.
◊ Yaz konserleri var m ı?
- Şimdilik uç Kıbrıs konseri gozukuyor. Ama daha da artabilir. Açıkhava'da konser olabilir yine... Yeni albumum çıksa her şey çok daha guzel olacaktı. Gerçi hayranlarım durumdan memnun. Davetlere gittiğimde herkes eski Ajda Pekkan şarkılarını soyluyor .
◊ Eski şarkılarını soylemekten sıkılıyor musun?
- Sıkılmıyorum ama ben hep bir yenilik peşindeyim.
◊ Bir s ure sonra insan bıkmaz mı aynı şarkılardan?
- Sen surekli kendini guncelliyorsun. Ama bir bakıyorsun karşı taraf, senin eski halinde kalmış. Ve hep eskiyi gormek istiyorlar. Sen yeniliği verdiğin zaman alkışlıyorlar ama hala eski formatını, eski şarkılarını seviyorlar. Yeniliği de sevenler var tabii. Gençler yeniliğe açık, eski seyircim klasiklerin peşinde. Jenerasyon farkı yuzunden bayağı gayret sarf ediyorum. Bu da beni zorluyor.
PROJE ALB ÜMÜ YAPACAĞIM
◊ O kadar proje alb um çıkıyor, neden Ajda'nın bir proje albumu yok? Yapmayı duşunmuyor musun?
- Duşunuyorum. Olacak ama daha sonra.
◊ Unutulmaz Ajda şarkılarını başkası mı soyleyecek, yoksa duetler şeklinde mi olacak?
- Her ikisi de olabilir. Ama yapacağız. Çok guzel olacağına inanıyorum.
◊ Sana gelen tekliflerin hepsine evet desen, ne olurdu?
- Kendi albumumu yapamazdım. Mesela son olarak Mustafa Ceceli'yle "Peşindeyim" diye bir şarkı yaptık, çop oldu.
◊ Niye?
- Üstunde durulmadı şarkının. Ama çok guzel bir şarkıydı.
KEŞKE KAZARA ÇOCUĞUM OLSAYDI
◊ Tarkan, ge çtiğimiz gunlerde kızı Liya'yı kucağına aldı. Arayıp tebrik ettin mi?
- Yok, daha konuşamadık. Onların işi başından aşkın şimdi. Ama bu vesileyle çok tebrik ediyorum. Allah bağışlasın. Ne kadar guzel bir duygudur anne-baba olmak. Muthiş bir şey olsa gerek.
◊ Sen bir çocuğun olmamasının eksikliğini yaşadığını hep soyluyorsun zaten.
- Evet, çocuk sahibi olmak muthiş bir şey. Keşke kazara olsaydı. Gerçi o donem kendi ayaklarımın ustunde zor duruyordum, nereye bastığımı bile bilmiyordum.
◊ "Keşke bu kadar erken yaşta şohret olmasaydım" dediğin oluyor mu?
- Bir suru insana şohret çok erken geliyor. Hepsinin de evlatları var. Ben bu
konuda çok fazla ileri duşunceliydim galiba.
Fazla realisttim.
◊ Ne gibi?
- Daha hayatın içinde nerede olduğumu bile bilmediğim bir donemde, çocuğumun istikbali ve terbiyesiyle uğraşamayabilirdim. Tabii ki bir ana olarak çocuğumun ustune duşerdim. Çunku ben fedakar bir insanım. Ama eminim o zaman da çocuğum beni çok kullanırdı. Beni deli ederdi! Kısmet işte... Gerçekten başka bir şey bulamıyorum diyecek... ****
MUSTAFA CECEL İ VE SİNEM GEDİK'İN BİRBİRLERİNE YAŞATTIKLARI ACIMASIZCA
◊ Az once "Yaptığımız duet çop oldu" diyerek Mustafa Ceceli'den bahsettin. Ceceli'nin eski eşi Sinem Gedik'le yaşadıklarına ne diyorsun?
- Sen ne diyorsun?
◊ Korkun ç...
- Ben bir şey diyemiyorum. Hayat insanları nasıl bu şekle eviriyor, anlamıyorum. Allah kimseyi şaşırtmasın. Ne yaşadıklarını bilemem ama birbirlerine bu yaşattıkları çok acımasızca...
◊ Son d onemde gundemde olan bir başka konu da çocuk istismarı. Buna ne diyorsun?
- Çok fena! Önceden vardı da biz mi bilmiyorduk acaba? Sosyal medyanın iyi ve kotu tarafları var. İyi tarafları, bize bunları gostermesi. Eskiden bunlar bu kadar yazılmıyor, konuşulmuyordu. Şimdi artık gozumuze sokuyorlar. Çocuk istismarı, hayvan istismarı... Bunlar nasıl şeyler? Niçin bunlara imkan veriliyor?
◊ Senin çocukluğundan kalan bir travman var mı?
- Benim de annemle babam birbirlerini yiyordu. Bazen dayak kotek de oluyordu. Ama babam bana sadece bir kere tokat attı. Akşam 7'den sonra eve geldik diye. Onu da annem doldurmuş, "Bu kızların sokakta ne işi var" diye.
◊ Karde şin Semiramis'le son donemde aranız nasıl?
- İyi çok şukur.
◊ İki kız kardeşin anlaşması zordur, siz de zorluklar yaşadınız zaman zaman...
- Ya gerçekten çok zor. Didişmek, kuçukken itişip kakışmak anlamına geliyordu. Ama insan olgunlaştıkça daha bilgeleşiyor, farkındalığı artıyor. Şimdi birbirimizde sevmediğimiz şey "Ben olsam boyle yapardım, sen de şoyle yapmalısın" gibi mudahalelerimiz. Herkes kendi tercihlerini yaşıyor. O yuzden bu yaştan sonra bir başkasının "bence"leri biraz saçma geliyor. Ama onun da artık katı kuralları yok. Eskiden daha koşeliydi, o koşeleri torpuledi.
BANA YAKIŞTIĞI SÜRECE ŞARKI SÖYLEYECEĞİM
◊ Keyfin yerinde mi? 2018 senin i çin nasıl geçiyor?
- Sağlığım sıhhatim yerinde olunca keyfim de yerinde oluyor. Dunyaya, çevreme baktıkça Allah'ıma şukrediyorum. Öyle bir çemberin içindeyiz ki, şukretmemek imkansız. Tabii ki çok yorucu bir hayatım var. Ama bana yakıştığı surece şarkı soylemek istiyorum. Ajda Pekkan'ı yetiştirdim, getirdim bugunlere. Bundan sonra Ajda Pekkan'la keyif almaya, onunla guzel yaşamaya çalışıyorum.
◊ Eskiden Ajda ile bu kadar bar ışık değil miydin?
- Değildim. Nedenini de bilmiyorum. Ama şimdi çok eğleniyoruz beraber.
BEN SETLERDE TACİZE UĞRAMADIM
◊ M uzik dunyasında kimleri dinliyorsun son donemde?
- Ülkemizden kimseyi dinlemiyorum. Çunku tesir altında kalmak istemiyorum. Daha çok dunya muziği, caz dinliyorum. İnternet radyolarım var. Sabah bir çalmaya başlıyorum, gece uyuyuncaya kadar. Kışın da dizi izliyorum.
◊ Şu an en çok sevdiğin dizi hangisi peki?
- Yaz aylarında başlayan dizileri bilmiyorum. Ben heyecanla "Kadın", "İstanbullu Gelin" ve "Yasak Elma"nın yeni sezon bolumlerini bekliyorum. Bir de "Yasak Elma"nın akıbetini merak ediyorum. Ne olacak Talat Bulut'a Cengiz?
◊ Bilemiyorum, belki diziden g onderilir. Sen ne diyorsun, ne yapılmalı?
- Biraz abartıldı mı acaba diye duşunuyorum ben. Ama ortada 19 yaşında bir kız var ve iddialarını ciddiye almak durumundayız tabii. Eskiden Yeşilçam'da bunlar "taciz" olarak adlandırılmazdı. Neler neler yaşanırdı o zamanlar. Ama artık dunya değişti. Talat Bulut'un kariyeri zarar gorecekse uzucu ama 19 yaşındaki kadının da yanındayım tabii.
◊ Ye şilçam yıllarında senin başına boyle bir şey geldi mi hiç?
- Yok.
◊ Cesaret mi edemediler?
- Yo, ne alaka? O zaman Ajda Pekkan ismi bu kadar marka değildi ki. Bu tip olaylar da birbirleriyle samimi olan insanlar arasında yaşanıyordu.
◊ Hi çbir yonetmen ya da yapımcı sizinle yakınlaşmak istemedi mi?
- İstemez mi... Yakınlaşmak için kur da yapmış olabilir. Ama taciz boyutunda hiç olmadı.
ALEYNA'YI ÇOK TAKDİR EDİYORUM
◊ Aleyna Tilki 'yi nasıl buluyorsun? Onda kendi gençliğini goruyor musun?
- Hiç alakası yok. Keşke onun bugunku olanakları bende de olsaydı. Ben kendi çabalarımla Ajda Pekkan'ı yaratmaya çalıştım. Aleyna şimdi tum olanaklara sahip. Teknik, proje ve sosyal medya olarak... İnşallah iyi kullanır. Ben onu çok beğeniyorum.
◊ Ona bir tavsiyen var m ı? Malum, şohret tehlikelidir...
- Evet, şohret tehlikelidir. Şohret bir zehirdir. Yetenekliysen o zehri içmeden olmaz. Ama sonra mutlaka hayatında o zehri dengeleyecek panzehri bulmak zorundasın. Panzehri bulmazsan olursun. O panzehir kimi zaman aşk, kimi zaman gerçek başarıdır. Hayatta onları iyi dengelemek lazım. Ama bu yaşta Aleyna bayağı akıllı konuşuyor. Ama içsel olarak da oyle mi? Bilmiyorum. Çok akıllı. Çok takdir ediyorum. Kendi yaşının Turkiye'de çok guzel bir orneği. İnşallah yolu açık olur. Benim için çok ornek bir kız.
◊ B ulent Ersoy'la da barıştınız bu arada...
- Evet, nihayet barıştık. Birbirimize opucukler yolluyoruz. Ben zaten onu çok seviyorum. Beni bilirsin Cengiz, ben oyle kavga eden, onune geleni mahkemeye veren biri değilim. Ama oyle bir saldırıya uğradım ki, ne olduğumu şaşırdım. Mahkemeye vermesem olmazdı. Ama Allah'tan birbirimizi anladık. Şimdi birbirimizden kıymetlisi yok. Çunku bizim gibisi bir daha çıkmayacak... Gerçekten çok guzel sesi olan, mustesna bir sanatçı Bulent Ersoy. Ben kimseye bulaşmam, oyle kenardan kenardan gitmeyi seviyorum. Yengeç burcuyum ya...
NUR BENDEN DAHA KAPR İSLİ
◊ Moda d unyasına da adım attın. Bazı markalar için koleksiyonlar hazırladın. Ama bu maceran kısa surdu...
- Turkiye'de marka değerini bilen yok ki. Herkes ismini kullanıyor, uzun sureli bakmıyor.
◊ Neden i şbirliklerin uzun soluklu olmadı sence?
- Bilmiyorum, karşı tarafın goruşu... Ben tutup da "niye uzatmıyorsun" diyemezdim.
◊ Sen kendine en son ne ald ın?
- Doğruyu mu soyleyeyim...
◊ Elbette...
- Öyleyse soyluyorum; iç çamaşırı aldım. Sokağa filan çıkamadığım için online alışveriş yapıyorum.
◊ Sahne k ıyafetlerini Nur Yerlitaş hazırlıyor. Başka isimlerin tasarımlarını beğenmiyor musun?
- Beni başkaları farklı bir yere goturmuyor. Nur anatomi olarak beni ezberledi. 15 yıldır gidip geliyorum. Birbirimizin kusurlarını hoş goruyoruz. Arada kaprisler oluyor ama... Sakın yanlış anlama; ben yapmıyorum ha, karşı taraf daha çok yapıyor! (Guluyor)
İLİŞKİM BİR KÜS BİR BARIŞIK SÜRÜYOR
◊ A şk hayatın nasıl gidiyor? Bulent Çavuşoğlu ile ilişkiniz devam ediyor mu?
- Evet, devam ediyoruz.
◊ Ka ç yıl oldu?
- 8 yıl.
◊ İlişkiniz nasıl?
- İyi. Bir kus, bir barışık devam ediyor işte...
◊ Sizi hi ç beraber gormuyoruz...
- Dışarı çıkmıyoruz ki.
◊ Evde mi oturuyorsunuz hep?
- Evet, ne yapacağız dışarı çıkıp da? Yaşayabildiğimiz kadar yaşıyoruz. Gunler pat pat gidiyor. Nereye gittiğimizi bile bilmiyoruz...
ESK İDEN ABARTILI ÜZÜLÜR ABARTILI SEVİNİRDİM
◊ Bunca y ıl zirvede kalacağını tahmin eder miydin?
- Tahmin etmezdim. Çunku hep evlenip kaçmak istedim. Ne kadar saçma fikir değil mi?
◊ Zaman ında evlenip kaçtın zaten...
- Kaçtım da ne oldu? Herkes beni Ajda Pekkan olarak goruyordu. Ama bir yandan dinlendim. 6 sene yok oldum, çalışmadım. Sonra kaldığım yerden yine zirvede başladım.
◊ O 6 y ıllık ara, kariyerinin en buyuk hatasıydı...
- Evet, ne buyuk aptallık. Ama ben eskiden hislerimi kontrol edemeyen bir kadındım. Her şeye abartılı uzulur, abartılı sevinirdim. O dengeleri evliliğim sayesinde kurdum. Bir de o donemde Emir'in (Semiramis Pekkan'ın oğlu Emir Karacan) hastalığı ortaya çıktı. Onun vefatı beni çok vurdu. Emir'i kendi çocuğum gibi goruyordum. Baktım kafayı yiyeceğim, ya alkolik olacağım ya da kendimi oldureceğim, kaçtım.
◊ O s ureçte neler yaptın?
- Evliyken modacı olmak için çabaladım. "Ajda Çay Bardakları" çıktı. Ama kimse beni bardakları tescil etmem konusunda uyarmadı.
◊ Biraz daha a çsana şu bardak hikayesini...
- Beykoz'da, Paşabahçe mağazasının orada oturuyordum. Beykoz Findanlığı'na yuruyuşe giderken hep Paşabahçe'ye uğrardım. O zaman bir muduru vardı. Ona "Aklımda bir model var, yapabilir miyiz?" dedim. O da "Kalıp çıkarmak lazım, en az 100 tane yapabiliriz" dedi. Ben de kabul ettim, fazlasını konu komşuya dağıtırım diye duşundum. Dağıttım da. Kimse de bana "Bu bardakları tescil ettirdin mi" demedi.
ANNEMİN ÖLÜMÜNDEN SONRA SIRTIMI AYŞE'YE DAYAMIŞTIM
◊ Ge çen sene yakın dostun yapımcı ve yonetmen Ayşe Ersayın, senin evinde kalp krizi geçirerek yaşamını kaybetti. Ayşe gittikten sonra hayatında neler değişti?
- Ayşe'yi çok anıyorum. Her gun nurlar içinde yatsın diyorum. O çok farklı bir insandı, cennetlik bir kadındı. Çunku kotuluğe aklı ermiyordu. Fazla iyiydi bu dunyaya gore. O da iyi olduğunu ve istismar edileceğini bildiği için içine kapanık yaşıyordu. Aynı frekansta değildik aslında. Hiç kendiyle ilgilenmiyordu, kendine ozen gostermiyordu çunku. Bu yuzden hep kızıyordum ona. Ama kardeşim olduğu için sonunda hep anlaşırdık. Ben evde kendi kendime uzulur sevinirim, hep bunlara ortaktı. O gidince çok boşlukta kaldım. Sağ kolum gibiydi.
◊ Nas ıl tanışmıştınız?
- 1995 yılında bir klibimin çekiminde tanıştık. Annemin olumunden sonra bir tek ona sırtımı yasladım. Çunku ben yalnız yaşayamayan bir insanım. Ablam, kız kardeşim gibiydi.
◊ Şimdi kim var evde yanında?
- 10 yıllık koreografım Deniz. Artık asistanım oldu. Bazı akşamlar benimle burada kalıyor. Hatta kedisini de getirdi. Kedimizle, kopeğimizle burada yaşıyoruz.
◊ Hani bu villadan ta şınacaktın?
- Evet, taşınacaktım ama sonra buradan Arnavutkoy'e yerleşmek bana zor gorundu. Çunku oradaki evimde bahçe yok. Bir de orman gormekten sıkıldım, artık biraz deniz filan da gormek istiyorum. Öyle bir arayış içerisindeyim, istediğim gibi bir ev bulursam oraya taşınacağım.
◊ Bu evin çok buyuk, yine boyle buyuk bir ev mi istiyorsun?
- Hayır, yeni evimin burası kadar buyuk olmasını istemiyorum. Gerçi çalıştığım için buranın buyukluğunun de pek farkında değilim ama...
◊ Evinin yan taraf ını studyo yapmışsın...
- Evet, yan tarafı studyo yaptım. Bir de ben artık sokağa çıkmıyorum, hep buradayım.
◊ D ışarıya saçın başın dağınık çıkma hakkın bile yok değil mi? Bu yoruyor mu seni?
- Çok fena değil mi? Surekli fotoğraflarımın çekilmesi nedeniyle biraz mağdurum. Bazen tuvalette bile fotoğraf çektirmek isteyenler oluyor. Kimseyi de kırmak istemiyorum.
Ama bu sefer de bir bakıyorum ki Instagram'a saçma sapan fotoğraflarım yuklenmiş. Şohret demek, bu demek herhalde. Bazen de sokakta muhabir çocuklar geliyor. Hepsi çok tatlılar ama ayakustu ne konuşacağını bilmiyorsun. Mesela Kıbrıs'tayken "Denize girecek misiniz?" diye soruldu, "Nasıl gireyim siz varken" dedim. Ama sonra ne yaptım biliyor musun? Üstumdeki kıyafetlerle dayanamayıp denize girdim! Neyse ki beni o halde yakalayamadılar...

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.