Özet (TL;DR) @ 2018-07-21 13:40:48.151037: Usta gazeteci Alev Er, Türkiye’deki 1968 hareketini ele aldığı ve dönemin en önemli aktörleriyle konuşarak ortaya koyduğu eseri ‘Bir Uzun Yürüyüştü 68’i, genç meslektaşı Eray Özer’le omuz omuza…
Bazı klişe tanımlara, gerçekten oyle hissedildiği için değil artık dile pelesenk olduğu için, başka turlu soylenmesi yakışmayacağı duşunulduğunden başvurulur. Tecrubeli bir gazeteciyi anarken 'usta' sıfatını yapıştırmak da boyledir. Ama şimdi sarf edeceğim 'usta' sozcuğu bence yerli yerine oturuyor.
Kli şelerin otesinde usta bir gazeteci olan Alev Er, hazır 50'nci yılı gelmişken, Turkiye'deki 1968 hareketini ele aldığı onemli eseri 'Bir Uzun Yuruyuştu 1968'i hiç zahmet çekmeden yeniden yayımlayabilirdi (Donemin isimleriyle roportajlardan oluşan kitap, ilkin 1988'de Cumhuriyet gazetesinde bir yazı dizisi olarak yayımlanmıştı). Ama Er, hem zamanın getirdiği yeni sorularla hem değişen dunyada değişen kendi duşuncelerinin ışığında kitabı yenilemeye karar vermiş; bizim ku şağın one çıkan gazetecilerinden Eray Özer ile omuz omuza vererek yeni roportajlar uretmiş. Eski versiyondaki isimlere yenileri eklenmiş, bazılarına yeniden yeni sorularla gidilmiş; ortaya geçmişi hatırlamakla kalmayan, bugune dair de bir şeyler soyleyen bir kitap çıkmış.
1968 neydi? Cevabı zor, ustelik karmaşık da ama kitabı baştan sona okuyunca tatmin oluyorsunuz. Neden zor bir soru olduğunu, o donemde ODT Ü'de oğrenci hareketinde yer alan yazar, çevirmen Mufit Özdeş'in 68'i 'korun fili tarifi'ne benzetmesinden anlayın: "Çok sayıda korun kendi tuttuğu yerden, Kemalistlik, komunistlik, ozgurlukçuluk diye tarif ettiği bir file. Ve bu korlerin hepsi bir olçude haklıydı, çunku biz 'korler' 68'i birbirinden çok farklı ve çelişkili bir biçimde yaşamıştık."
Alev Er
Her şeyi kendi zamanıyla yargılamak gerekir
Alev Er'in en onemsediği tarifin, 1968'i, hareketin içinden gozlemleyen Frans ız sosyolog Alain Touraine'den geldiğini not edelim (ustelik bu tarif, 68'de yaşananların dumanı tutuyorken yapılmış): "(...) Mayıs 68, endustri toplumunun son, bilgi teknolojisine dayalı endustri sonrası toplumun ilk sınıf mucadelesi eylemiydi; 68, her iki toplumun kavşağında yaşandı. Biri bitip oteki başlarken. Mucadele de eski toplumdaki gibi burjuvazi ile proletarya arasında değil, teknokratlarla kamu hizmetinden yararlananlar arasındaydı. Gelecekte toplumsal mucadelenin artık boyle seyredeceğini mujdeleyen bir şimşekti 68."
Touraine'in bir makalesini de içeren kitapta, 1968'in Turkiye'deki en onemli aktorleri konuşuyor. Öğrenci liderleri, sendikacılar, yayıncılar... Ertu ğrul Kurkçu, Atıl Ant, Fahri Aral (Bir ara not: Kitapta Turkiye'deki 1968'in problemleri arasında kadınların azlığına dikkat çekiliyor, haliyle kitapta konu şulan kadın sayısı çok az, sadece uç. Sendikac ı Çimen Keskin Turan'ın o donemde devrimci isimlerin arasında bile kadınların nasıl ikinci plana itildiği yonundeki sozleri dikkat çekici)...
Bu isimlerin çoğu 1968 için bedel odemiş, hapis yatmış, kaçak yaşamış. Sonra da ulkenin onemli aydınları, akademisyenleri, siyasetçileri, gazetecileri (kimi zaman da işadamları) arasına girmişler. Turkiye'yi şekillendirmeye devam etmişler. Kimileri değişmiş, kimileri donuşmuş... Alev Er, "Hiçbir şeyi kendi zamanınla yargılama, her şeyi kendi zamanıyla yargıla" diyor bu kitap için yazdığı sunumda. Bu roportajları, bu sozun ışığında okumak gerek.
_Eray Özer
_Zamanın hızı baş dondurucu. Yıllar geçtikçe, 1968'den giderek uzaklaşırken
biz neredeyiz, 68 nerede? ' Başkaldırı 50 Yaşında-Bir Uzun Yuruyuştu
68' hem yakın
tarihi hem bugunu anlamak için kuçuk bir hazine niteliğinde.
Çoğuna Özer'in imza attığı yeni roportajlar, Alev Er'in 30 yıl once yaptıklarıyla sırıtmadan yan yana durabiliyor. Kitabın tamamı, Er'in orijinal versiyonu bir yazı dizisi olarak yayımladığı ilk gunku keşif duygusuyla hala okunabiliyor.
Kendi adıma, bu kitap madem yeniden uretildi, t ıpkı kitabın yazarı gibi 1968'de gencecik olan eskinin gungormuşlerinin (aynı zamanda 1968'in aktorlerinin) yanına bugunun eyleyenlerinden de (mesela Gezi'nin aktorlerinden, oğrencilerden) gençlerin dahil edilmesini isterdim.
68'in bir şekilde devam edip etmediğini, yakın tarihin bugune eklenip eklenmediğini (ya da zincirin nerede kırıldığını) gormek için...
Frans ız sosyolog Alain Touraine, "Gelecekte toplumsal mucadelenin artık boyle seyredeceğini mujdeleyen __bir şimşekti 68" diyor. _
Ba şkaldırı 50 Yaşında-Bir Uzun Yuruyuştu 68 _Alev Er, Eray Özer Do ğan Kitap 248 sayfa / 24 TL
Gezegenin t um ezilenleri beraber
_(Kitaptaki r oportajlardan bolumler)
_ Masis K urkçugil anlatıyor: "Troçki'nin bir lafı vardır, 'Olayların onunde koşmayın' der. 1968'de olayların çok onunde koşuldu ve maalesef duvara toslandı. Birçok deney de heba oldu. Tabii bugun dunyada da durum belli, ama madem bizden konuşuyoruz. Bizim 68'imiz maalesef sıçrama yapamadı ve bunun urunlerini 12 Eylul arifesinde de gorduk."
İ lkay Alptekin Demir anlatıyor: "68'in universiteli gençleri hiç de 'ah vah' demedi. Butun dunyada bu yeni durumu tersine çevirdiler, kendilerine biçilen yeni rolde kent ve kırın kol emekçileriyle, gezegenin tum ezilenleriyle birleştiler. 68'in elli yıl sonra bile anılıyor olması tek tek 68'lerin ozelliklerine ya da bireylerin yaşadığı olağandışı anılara değil, işte tam da buna bağlı bence."

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.