Özet (TL;DR) @ 2018-07-21 13:39:54.298596: Star TV’nin yetenek avcılığı yarışması ‘Geleceğin Starı’, yaz akşamlarına şakalı komikli skeç şov olsun, arada genç yıldızlar da keşfedilsin gibi iyi niyetlerle başlasa da türünün en acıklı…



Turkiye'de televizyon yakın tarihinin en tekduze devrini yaşarken hep daha cıvıl cıvıl zamanlarına duyduğu nostaljiyle hareket ediyor. Eski T urk filmlerine, 90'ların coşkulu, absurt eğlence programlarına, Levent Kırca'nın, Hamdi Alkan'ın, Yılmaz Erdoğan'ın skeçlerine, gazino sahnelerine, Huysuz Virjin varyetelerine, Mehmet Ali Erbil taşkınlıklarına gobeğini tuta tuta gulmek istiyor insan. Dansozlu, peçete atmalı, ceket yakmalı, eller havaya enerjisiyle kopası var herkesin. Ama maalesef guzelim yaz gunlerinde bile kopyala-yapıştır romantik komedilere ve kahkahayı karın ağrısı gibi içerde bırakan guldurulere talimiz.

Vasatl ık bataklığında...

'Geleceğin Starı', parlak oyuncular aramak için elbette iyi niyetlerle, guzel umutlarla yola çıkmış bir yarışma. Aceleyle kotarılmış formatı, son dakika toparlanmış gibi duran ekibi bir yana, Fırat Parlak'ın, Hamdi Alkan'ın juri koltuğunda guven veren tavrıyla açıkları da ortulurdu.

Ama o zavallı gencecik çocuklara yazılan ilkokul musamere skeçlerini izleyebilmek için hepimizin çelikten bir sabra ihtiyacı var. 18-19 ya şında, belki gerçekten parlak, yetenekli, hevesli çocukları bir vasatlık batağında yok etmenin talihsizliği ve kotunun kotusu esprilere guluyormuş gibi yapan bir salon dolusu insana, takdir eden juriye afallamak bir yana, epey tatsız bir 2.5 saat... Sahnede Sadri Alışık, Turkan Şoray, Kenter Tiyatrosu posterleri, fırfırlı, janjanlı perde, acayip klişe bir sunucu ve neredeyse histeri içinde bas bas bağırtılan oyuncuların curcunası çok acayip bir karışım. Rukuş bir nostalji, selfie esprilerine eşlik ediyor. Bodrum beach'leri arka plandayken, 90'ların kokonaları şezlonga yayılıyor. Neredeyse hiçbir komiklik seyirciye geçemiyor. Her hareket amat orluğun plastik zırhında sekiyor. Ve ardından juri muthiş tuhaf bir paralel evrendeymişizcesine, "İnanılmaz komiktiniz, kahkahalarımı tutamadım. Muhteşemsiniz" derken, rollerini sahnedeki oyunculardan iyi yapıyor.

Halbuki geçen hafta elenen Dilara da, ilk gunden tum şartlara rağmen ışıldayan Yiğit de bu fırsattan yararlanıp harika ekran yuzleri olabilirler. Hatta bu sahnede debelenmeye zorlanmasalar da olabilirlerdi. Belki g osterdiklerinin bin katı yetenekli çocuklara daha akıllıca şeyler yazmak, yeteneklerini sergileyebilecekleri çeşitlilikte roller vermek bu kadar zor olmamalı. Yoksa ikinci bolumu reytinglerde zar zor ilk 30'a giren yarışmada unutulup gidecekler.

_ O zavallı ilkokul musamere skeçlerini izleyebilmek için gerçekten hepimizin çelikten bir sabra ihtiyacı var. _