Özet (TL;DR) @ 2018-07-18T14:54:00.000Z: Helsinki'de gerçekleşen Putin-Trump zirvesini değerlendiren EPPEN Başkanı Özdemir "Amerikan çıkarlarının Trump yönetimi ardından yeniden tanımlandığını düşünürseniz Amerika için artık en büyük…



Goruş

14:54 18.07.2018(Guncellendi 14:55 18.07.2018) URL'yi kısaltın

Helsinki'de gerçekleşen Putin-Trump zirvesini değerlendiren EPPEN Başkanı Özdemir "Amerikan çıkarlarının Trump yonetimi ardından yeniden tanımlandığını duşunurseniz Amerika için artık en buyuk tehdidin Rusya değil, Çin ve Avrupa olduğunu kavrarsınız. Dolayısıyla Trump'ın hedefi Çin ve Avrupa ulkeleri olacaktır" dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump'ı Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de bir araya getiren zirve, Amerikalı yetkililerin Trump'ı hedef alan açıklamalarıyla başlayan çatışmanın golgesinde kalsa da; son derece olumlu bir havada geçti. Zira, Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov da, goruşmenin hemen oncesinde yaptığı açıklamada, iki ulkenin soz konusu zirveyle birlikte uluslararası arenada işbirliğine geri dondurecek adımların atılabileceğini ifade etmişti. Uşakov'un vurgu yaptığı uzere; Rusya Lideri Putin, goruşmenin ardından "işbirliği" mesajı verirken; Trump ikili goruşmeyi "'iyi bir başlangıç" olarak niteledi. Zirvenin iki ulkenin ilişkileri açısından olası yansımalarını ise Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitusu (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir, Sputnik'e değerlendirdi.

' ABD TRUMP'LA BİRLİKTE KÜRESELLEŞME YANLISI ULUSLARARASI SERBEST TİCARETİ BİR KENARA BIRAKTI'

Zirvenin, Trump'ın ABD'nin uluslararası serbest ticaret yanlısı bir politikasını bir kenara bırakarak ticarette korumacılığın egemen olduğu politikalar uyguladığını ve zirvenin de bu yeni durumla tutarlı olduğunu anlatan Özdemir şu değerlendirmede bulundu:

"Bence Trump'ın izlemiş olduğu politikalar şaşırtıcı değil. Kendisi goreve başlamadan oncesinden bu yana, şu anki politikaları izleyeceğini soyluyordu. Trump'ın uluslararası sistem açısından en onemli politikaları, ticaret duzenlemelerinin yeniden ele alınması oldu. Amerika Birleşik Devletleri Trump'tan once, kureselleşme yanlısı, uluslararası serbest ticaret yanlısı bir politika izliyordu. Hatırlatmakta fayda var. Uluslararası ticaret uygulamaları yalnızca ticari değil aynı zamanda bir ulkenin sanayileşme politikası ve onunla birlikte en az onun kadar onemli olarak da jeopolitik kurgusunun bir aracıdır. Dolayısıyla olaya sadece ticari açıdan bakmamak lazım. Trump'ın ABD'nin yuksek dış ticaret açığı verdiği Çin'e ve Avrupa'ya karşı almış olduğu tedbirler, uygulamalar, gumruk tarifelerinin artırılması aslında uluslararası ticarette korumacılığın egemen olduğunu ve ABD'nin artık kureselleşmeden vazgeçtiğini gosteren politikalardır. Eğer kurguyu boyle ele alırsınız ve Amerikan çıkarlarının Trump yonetimi ardından yeniden tanımlandığını duşunurseniz Amerika için artık en buyuk tehdidin Rusya değil, Çin ve Avrupa olduğunu kavrarsınız. Çunku ABD ve Rusya arasında kayda değer bir ticaret yoktur. Dolayısıyla Trump'ın hedefi Çin ve Avrupa ulkeleri olacaktır."

' ABD YENİ MÜTTEFİK ARAYIŞI İÇİNE GİRDİ, RUSYA DA BUNA ADAY'

ABD'nin izlediği yeni politikanın Rusya'nın da ulusal çıkarlarına hizmet etme ihtimaline vurgu yapan Özdemir "Bu manzaraya Rusya'yı oturttuğunuzda, o zaman Amerika'nın duşman algısı Rusya olmayacaktır ve Rusya da bu yeni Amerika politikasını kendi ulusal çıkarlarını arttırmak için bir fırsata çevirmeye çalışacaktır. Zaten olan biten de tam da budur. Ayrıca Trump'ın kendi ulkesinde ciddi anlamda eleştirilmesinin sebebi de budur" ifadelerini kullandı.

Trump'ın temelini attığı yeni politikalarla birlikte yeni muttefik arayışı içine gireceğini aktaran Özdemir "Trump'ın daha once uyguladığı politikalar duşunulduğunde, bu zirvenin bu politikaların bir sonucu olduğu goruşundeyim. İster istemez Trump, Rusya'yla yakınlaşmak isteyecektir. İkili arasındaki temel konu başlıkları uluslararası guvenlik meseleleridir. Ukrayna ve Suriye meselesinin yanı sıra stratejik silahların azaltılması meselesi dahil olmak uzere yeni bir kurgu soz konusu. Bu zirve, Amerika ve Rusya'nın ust perdeden açık goruşmelere başladığının da gostergesi" diye konuştu.

' RUSYA KENDİ NÜFUZ ALANINDA RAHATLAYABİLİR'

"ABD Başkanı'nın soyleyip de yapmadığı bir şey yok. Trump son derece açık ve tutarlı bir biçimde kendisini oraya getiren guçleri temsil edercesine, kendi çıkarları kapsamında korumacılığı yaygınlaştırılması ve bunu temel alan yeni bir jeopolitik kurgunun artık hayata geçirilmesi olarak yorumluyor. Son derece tutarlı gorunuyor" diyen EPPEN Başkanı şoyle devam etti:

"Rusya, Trump'ın politikalarıyla birlikte Obama yonetiminin aksine ABD'nin birincil hedefi olmaktan çıktığı için kendi yakın çevresinde, kendi jeopolitik nufuz alanında daha fazla rahatlayacaktır. Bence en onemli sonuç bu. Trump'ı eleştiren gruplar da var; Amerika'daki seyre bağlı olarak Rusya-ABD ilişkilerinin çeşitli jeopolitik konu başlıklarında yumuşama donemine gireceğini tahmin ediyorum."

' TRUMP POLİTİKALARINI UYGULAMADA BAŞARILI BİR İSİM'

Trump'ın kendi politikasını uygulamada "başarılı" olduğunu aktaran Özdemir "Trump'ın bundan sonra başarılı olup olmayacağı Amerika'daki farklı grupların duşuncelerine de bağlı olacaktır. Bu dinamik bir sureç ve her iki tarafa da kayabilir. Ancak Trump uluslararası sistemi değiştirmeye çalışıyor ve onun Çin gibi Avrupa gibi guçlu oyuncularına cephe alıyor. Bunu yaparken de başka uluslararası aktorlerin de yanında olmasını ister. Trump bu anlamda eski muttefiklerini terk edip yeni muttefikler arıyor. Yeni muttefik adaylarından biri de Rusya. Tabii, burada Amerika'daki guç mucadelesinin Rusya-Amerika ilişkilerini nereye kadar etkileyebileceğini de duşunmek gerekiyor. Trump'ın ne olçude başarılı olacağını bu değişkenlerin de etkisinde onumuzdeki donemde goreceğiz" diye ekledi.