Özet (TL;DR) @ 2018-07-19T06:27:00.000Z: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türkiye'nin yeni yönetim sisteminde cumhurbaşkanının tek başına karar vereceğini vurgularken mekanizmalarda sorun olması ihtimali için de "Bir gecede bu…
Turkiye
06:27 19.07.2018(Guncellendi 06:28 19.07.2018) URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Turkiye'nin yeni yonetim sisteminde cumhurbaşkanının tek başına karar vereceğini vurgularken mekanizmalarda sorun olması ihtimali için de "Bir gecede bu uyumsuzlukları yaratanlar gider, yerlerine işi doğru yapacak kişiler gelir" dedi.
(C) REUTERS / Thomas White
Uçum'un açıklamalarından bir kısım şoyle:
"Politika kurulları talep ve ihtiyaçların tespitiyle, genel politika yaklaşımlarının geliştirilmesinde devreye girecek. Yani bu analizler kurullara geldiğinde, kurullar toplumun ve ulkenin talep ve ihtiyaçları uzerinden genel politika belgeleri geliştirecek. Butun bunlar kime gelecek? Cumhurbaşkanına. Kurullardan çıkan taslakların kararını kim verecek? Cumhurbaşkanı verecek. Cumhurbaşkanının niye tek başına karar vermesi lazım. Çunku bu yeni yapılanmada siyasi sorumluluğu olan kişi Cumhurbaşkanıdır.
' SİSTEMSEL PROBLEM DEĞİL, UYGULAMA PROBLEMİ OLUR'
Se çilmiş kişiyi bir kenara bırakırsak, patron kim sorusunun yanıtını arıyor Turkiye. Bakan mı yardımcısı mı ofis başkanı mı, kurul başkanı mı? Yurutmede bir yetki karmaşası olur mu?
Sistem, sistemsel olarak çatışmaya elverişli değil. Bireysel tercihlerle çatışma olursa da onu tasfiye etme imkanlarına sahip. Yani bu sistem tam tersine sizin dediğiniz gibi herkesi iş birliği içerisinde çalışmaya yonlendiriyor. Çunku tek irade var halkın seçtiği kişidir. Siyasi sorumluluğu vardır ama onun tek irade olması her şeyi tek başına yapacağı anlamına gelmez. Zaten yapamaz da. Bu tek irade, siyasi sorumlu olan tek kişi ne yapacaktır, diyelim ki Hazine de Maliye de bu kararları verebilecek kişiye yetkisini delege edecektir. Dolayısıyla yetkisini delege ettiği makam, orneğin yatırım ofisiyle de finans ofisiyle de politika kurullarıyla da uyumlu çalışacaktır. Herhangi bir yerde uyumsuzluk ortaya çıktığında bu bir sistemsel probleme donuşmez, bir uygulama problemi olur. Bunun anlamı nedir? Bir gecede bu uyumsuzlukları yaratanlar gider, yerlerine işi doğru yapacak kişiler gelir.
' HATA YAPAN SONUÇLARINA KATLANIR'
Bir kere atanan yardımcı ve bakanlar için soylenen 'sadece Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olan, hukuki ve cezai sorumlulukları olan, ancak siyasi sorumluluğu olmayan bir kişi hata yaparsa sisteme zarar vermez mi?' sorunu sistemdeki tali bir meseledir. Öncelikle seçilmiş iradenin yapacağı atamalarda hata olmayacağı varsayımı uzerinden bakmak gerekir. Yani başlangıçta guven esastır. Peki hata yapılmaz mı? Yapılabilir. İşte o zaman sistemin diğer iki ilkesi devreye girer. Birincisi hata yapmayı en aza indirecek tedbir ilkesi, ikincisi hata yapıldığında uygulanacak yaptırım ilkesi. Guven, tedbir ve yaptırım. Sistemi boyle kurduğumuzda, oncelikle hata ihtimali ortaya çıktığında bu hata gerçekleşmeden fark edilmesini sağlamak, yani icraya geçmeden, zararlandırıcı sonuç doğurmadan fark edip gereğini yapmak. Buna tedbir mekanizması diyebiliriz. Eğer ortaya zararlandırıcı bir sonuç çıkarsa da hem bu sonuçları telafi etmek hem de yaptırım uygulamak. Dolayısıyla tedbir ve yaptırım mekanizmaları açısından sistem iyi kurulmuştur. Sistemsel olarak, bu mekanizmalar iyi işlediğinde sozunu ettiğiniz sorunlar ortaya çıkmaz. Hata yapan da hatasının sonuçlarına katlanır. Nasıl katlanır? birincisi siyasi anlamda siyasi programa aykırı davranırsa gorevden alınır, bir daha oyle bir gorevi zor ustlenir. İkincisi hukuka aykırı davranırsa hukuki yaptırımlar uygulanır. Üçuncusu cezai yaptırım gerektiren eylemi olursa ceza hukuku devreye girer. Ayrıca belirtelim ki, yeni sistem hiyerarşileri insanlar arasında değil, pozisyonlar arasında kurmaktadır. İnsanlar arasındaki ilişki yatay, hiyerarşiler arasındaki ilişki dikeydir. Boyle baktığınızda kişilerle uğraşan değil, sureç yonetimi uzerine odaklanan ve iş yapmayı esas alan bir sistem kurulduğu gorulmektedir.
' DÜNYAYA ESİNLENDİRİCİ MODEL OLACAK'
İddialı olacak belki, bizim bu siyasal sistem butun boyutlarıyla devreye girdiğinde 21.yuzyılın demokrasisi açısından butun dunya için esinlendirici, ornek bir model ortaya koyacak diye duşunuyorum. Cumhurbaşkanı hukumet sistemine geçiş bir reform surecinin sonu değildir. Bir reform surecinin başlangıcıdır. Bu reform son derece dinamik bir sureçtir. Ben birinci donem bitince ortaya çok iyi işleyen bir yapı çıkaracağımızı umut ediyorum. Eğer mecliste siyasi partiler uzlaşırsa anayasa değişiklikleri de olursa, anayasal reformlar bile yapılabilir. Ama ikinci donemde anayasal sistem ve genel olarak hukuk reformunun tamamlanacağını on goruyorum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.